İLKBAHAR ŞİİRLERİ

İLKBAHAR ŞİİRLERİ

Ataol Behramoğlu

Yüzümü bulutlara kaldırıp
Dua eder gibi mırıldanıyorum
Kuşlarla, otlarla yıkanıyorum
Rüzgarla, ilkbaharla

Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor
Ah! Güvenilmez ilkbahar güneşi
..

Devamını Oku
Melih Cevdet Anday

Hava ne kadar güzel öğretmenim
Yollar, ağaçlar, kuşlar ne kadar güzel
Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.
Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın
Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya
Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar

..

Devamını Oku
Necdet Evliyagil

Ilık rüzgârlar
Saçlarını okşadı,
Nemli bulutlar
Yağmurunu bıraktı;
Filizi anılar
Bu ışıklı mevsimde,
Boğaziçi’ne ulaşamadı..
..

Devamını Oku
Salih Bolat

diyelim ilkbaharı ikiye böldük
nasılsa yarısı kullanılmadan atılıyor
rüyalarımızı uyguladık yarısına diyelim
yüzümüzde geleneksel bir gülümseme
diyelim zor yetiştik, sirkeci iskelesinden
sessizce batıp giden bir bir gemiye.

..

Devamını Oku
Ahmet Necdet Sözer

1.
Ey şair! Nice
Haiku'lar döktürdüm ben
çoğu bilgece,
Şimdiyse tanka denen
Bir aşk: Otuz bir hece!

..

Devamını Oku
Rabindranath Tagore

Gün sona ermeden önce
Benim bu arzumu yerine getirmelisin
Yalnız bir defa için,
Bahar çiçeklerini
Beraberce toplamağa gidelim.
Senin bahçene
İlkbahar ayları
..

Devamını Oku
Küçük İskender

Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakın
Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak
Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman
Raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına
Bu gece yağmur yağacak ona dur deme sakın
Su yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak

..

Devamını Oku
Can Dündar

O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla, o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...

O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, o'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, o'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...

Dünyanın en güzel yeri o'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... Hayat o'nunla güzel ve onsuz müptezelse (=değersizse) ... Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, o'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

Her şiirde anlatılan o'ysa... Her filmin kahramanı o... Her roman o'ndan söz ediyor, her çiçek o'nu açıyorsa... Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa... iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
..

Devamını Oku
Alper Gencer

Bu sene yaz gelmek bilmedi. Uzun bir bahar yaşadığımızı da söyleyemeyiz. Mevsimlerin arasında, iki arada bir derede kaldık. Yaza duyulan özlemi, bu sene daha fazla duyumsadım. Çocukluğumu ve ilk gençliğimi Van’da geçiren biri olarak, yoğun kış şartlarının bile yazı bu kadar söylettiğini hatırlamıyorum. Bütün mevsimlerin birbirlerine üstünlük kurdukları taraflar vardır. Benim muhayyilemde yaz, hiçbir tarafıyla diğer mevsimlere üstünlük kuramazdı. Ta ki, Ramazan yaz aylarına denk gelmeye başlayana kadar…

Güzü ve geceyi çok severim. Güz oldu mu hep güz, gece oldu mu hep gece kalsın isterim. Yaz mevsiminin bendeki karşılığı, güze bir adım daha yaklaşıyor olmaktır. Zaten soğuğu da, sıcaktan daha çok severim. Sıcak mayıştırır, uyuşturur, asabileştirir. Hani neredeyse bir çaresi de yoktur sıcağın. Klima deseniz, hak getire! Lise yıllarını İzmir’de geçiren biri olarak sıcağın tadını da iyi bilirim. Allah’ın bizi ne için ateşle uyardığına da, bu sayede irkilirim!

Soğuk ise diri tutar, uyanık tutar, zinde kılar insanı. Asabileştirmez, aksi gibi sakinleştirir de. Ayırmaz, dayanıştırır soğuk. Isınmak için insanların birbirlerine sarılması, bu açıdan pek manidardır. Milyonlarca insan, evsiz ve yoksul bir biçimde geçirmese soğuğu, tıpkı güz ve gece gibi soğukta da diretirdim. Ama gönlüm el vermiyor, onlar için bir an evvel bahar gelsin istiyorum. Zehir gibi bir soğuk vardığında haneme, “Allah’ım sen bu soğukta dışarıda kalanlara yardım et! ” diye anamdan kalma bir duam bile var.

Güz, ölümü çağrıştırır bana. Yazın o alabildiğine canlılığı bağıran parlak renkleri, güz geldi mi pastele bürünür birden. Yeşiller; soluk sarıya, kahverengiye, turuncuya, soluk kızıla döner. İşte her şeyin faniliği gün gibi ortadadır. Turgut Uyar’ın da dediği gibi; “her şey akıp gider, bir katı hüzün kalır / her zaman geceleyin kalır o, bazen gündüzün kalır”. Artık memleketim olan İstanbul’a da, güzü yakıştırırım en çok. Bu arada ben, kapalı havaları açık havalardan daha çok severim. Çünkü öyle rahat ederim.
..

Devamını Oku
Attila İlhan

Zarif bir hüzündür bembeyaz dolaşan kuğuya bakarsak
Mücevher titreşimleriyle mütereddit bir akşam suya bakarsak
Fazlasıyla ısındı deniz kaynadı kaynayacak
Dipten bir deprem yaklaşıyor suyun üzerindeki buğuya bakarsak
Ne kadar yoksul ve çıplak görünürse görünsün ağaçlar
O kadar yakındır ilkbahar özsuyu yürümüş dallara uğultuyla bakarsak
..

Devamını Oku
Yılmaz Erdoğan

Sus pus olmuş puslu bir İstanbul muydu yüzünyoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne.
Dolmabahçe'de, çay tadında...
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi...Hani akrep'i seven ama yüreği takvim yokuşlarında...
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının...Sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün içime...Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde...Ve ben amerikanca bir filmi kürtçe seyrediyorum.
Kadın, Beyoğlu'nda bir kış akşamında, üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan muzdarip yürüyordu...Adam da...Yürümek hiçbir şeyi çözmüyordu, bazı aralık akşamlarında...Parmağında yaralı bir öyküyü taşıyordu adam...Kadının yüzünde bir hüzün...Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi küçültülmüş, daraltılmış..İlk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler, yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen yazlar...Yaşananlara bir beden büyük geliyor artık hayat!
..

Devamını Oku
Edward Estlin Cummings

beniâdem yaşadı şirin mi şirin bir kasabada
(salınır durur bir yukarı bir aşağı çanlar)
ilkbahar yaz sonbahar kış
şakıdı beceriksizliklerini gösterdi hünerlerini.

Kadınlar ve erkekler(tümü de ufak tefek)
umursamadılar beniâdemi hem de hiç
..

Devamını Oku
Edip Cansever

Guz ve kis ve ilkbahar gecti
Yaz carcabuk gecti
Hepsi tekrar tekrar gectiler
Bu bana uzun geldi

Gecem avurtlarim gibi coktu
Ve coktum
..

Devamını Oku
Ezra Pound

Safranların yaldızlı phaloi’si
Saplanır ilkbahar havasına.
Ölü tanrılardan hiçbir şey yok burada
Fakat bir festival yürüyüşü var,
Bir yürüyüş, ey Giulio Romano,
Ruhunu şeneltmeye çok uygun.
Gecen üstümüzde, Dione.
..

Devamını Oku
Rainer Maria Rilke

İtiraf et, -düşlediğin bir ilkbahardı,
aydınlık ideallerle dolu bir dünya,
o zamanlar yaşamın parıltılar saçan kupasında
gençliğin henüz köpüren iksiri vardı.

Zavallı yüreğim! Sen kaçırdın mutluluğunu,
Kasvetli günler gelmekte,-ve de- geçmekte…
..

Devamını Oku
Attila İlhan

'sabiha bu adamlar beni alıp götürecek
sakın ha ağlamanı istemiyorum
soracakları varmış yıllardır sorarlar
anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek
ilk götürülüşümü bak hatırlıyorum
sendikaya yazıldığım günlerdi sanıyorum
otomobil farlarına yağmur yağıyordu
..

Devamını Oku
Oyhan Hasan Bıldırki

Yârla kesti aramı
İlkbahar rüzgârı
İlkten sona selâmlarımı götürmemiş
İlkbahar rüzgârı

Simsiyah yağmur bulutlarını katmış önüne
İlkbahar rüzgârı
..

Devamını Oku
Hüseyin Cayıklı

böyle ilkbahar yağmuru gibi elime düşmemeliydin.ben sonbahardaydım.yeşilenmeden kurumuştu yapraklarım.surgün gibi bir mevsimdi.böyle gelmemeliydin.adına yakışan bütün güzellikleri hayatımda soyutlamalıydım oysa hep somut anlamında kaldılar.sebepsiz suratımın arkasında biraz iyimser biraz kemiren biraz dalgalı adam oturuyor oysa.böyle ilkbahar zamanı gibi geldin oysa kıştı mevsim.şimdi yokluğun bir ocak ayının soz zamanlarında esiyor.havaya bakıyorum biraz bulutlu yaşama dair sana bir yağmur ben akıyorum.
..

Devamını Oku
Aşık Mahmut Çelikgün

Çayır, çimen bürüyünce dağları
İlkbahar da coşar bizim yaylalar
Açıp güller, ötüşünce bülbüller
İlkbahar da coşar bizim yaylalar...

Tarlalar sürülür, mahsül ekilir
Fidanlar aşlanır,bağa dikilir
..

Devamını Oku
Orhan Altinbasak

Yeşillenir tepeler
Coşkun akar dereler
Herkes neşeyle güler
Ne güzeldir ilkbahar

Gökte bulutlar gezer
Hafif bir yağmur çiler
..

Devamını Oku