Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ZANAAT Konulu Şiirler - zanaat Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "zanaat" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "zanaat" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. zanaat Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

121  

EĞİL

Vatandaşlık zor zanaat,kimse seni kaale almaz,
Mazlumların ahı varken,dünya zalime kalmaz...

Kimse adam saymaz seni,yoksa paran,ya adamın,
Bu vatan senin değil,vergi rekortmeni madamın...

Adam sayılmak istersen,olmalı sırtında kürkün,
Postu giymiş Yahudi,Rum,mintanı yoktur Türk'ün...

Don alacak para yokken,'sıkın' derler,kemerleri,
Sırtımız nasır tuttu,indirin şu semerleri...

Medya arkanda olsa,kabarırsın hindi gibi,
Yarı yolda bırakırsa,boylarsın hemen dibi...
........... devamı >>
 
Mustafa Asım Çankaya
    
    
    

122  

ELEKTRİK

Her evin tavanında demir çengele asılı bir lüks dururdu. Gaz yağı ile çalışır, saatte bir pompalamak gerekirdi. Aydınlatmada kullanılan bu lükslerin tamiri için de ayrı bir zanaat oluşmuştu Reyhanlı’da. Alman yapımı su soğutmalı iki elektrik motoru çalışırdı. Bu nedenle santral dediğimiz binanın hemen güneyinde kocaman bir su havuzu vardı. Su devir daim yapar ısınan bu motorların soğumasını sağlardı. İlk zamanlar bu motorlar sabahın erken saatlerinde çalışır.akşamın altısında da dururdu. İşte o zaman bu, gazyağı ile çalışan lüksler devreye girer aydınlatma sağlanırdı. Teknoloji Almanya’dan olunca en ufak bir arızada ilçe günlerce elektriksiz karanlıkta kalır, soğuk su içebilmek için Serkis’in değirmeninde imal edilen buzdan alabilme uğruna izdiham yaşanırdı. İkindi saatlerinde çıkan buzlardan alabilmek için insanlar birbiri üzerine yığılınca çözümü Serkis’in değirmeninde çalışanlar kendilerince sağlardı. Amonyak tüplerini kalabalığa doğrultur insanların üzerine bu gazı sıkarlardı.
Elektrik santralındaki en son arıza yeni şeylerin başlangıcı oldu. Arızanın giderilebilmesi için Almanya’dan yedek parça getirilmesi gerekiyordu. Bu üç ayımızı aldı. İlçe üç ay elektriksiz kalınca yerel yönetim Ulusal Elektrik Şebekesine bağlanabilmenin çaresini aradı. Elektrik direkleri güçlendirildi, teller yenilendi. Elektrikte ulusal şebekeye bağlanmakla beraber, eski mezbahanenin yerine yapılan soğuk hava deposu insanımızı rahatlattı. Artık buz alabilmek için Serkis’in değirmeni önünde insanlık dışı manzaralar yaşanmıyordu. Bu vesileyle dönemin belediye başkanı Abdürrezzak Alkan’ı rahmetle anıyorum.
........... devamı >>
 
Muhib Yeşil
    
    

123  

BALIK AYNALARI TAŞIRKEN PULLARIMLA

hiçbir mısranın izini taşımadım yaşamımda.
beni sezgilerim bu hale getirdi.
büyüdüm, kavradım, aşka kalmadım kükürtle yıkanmış olarak
saymadım ki ne olacaktı sanki tartışmalarım.
benim yüzümü döndüğüm bir dağ vardı,
o dağdan aldım bütün aşkımı, meşkimi,
sahibi olmadım hiçbir bulutun,
bağışlamadım bana küsenleri,
üzüldüm yosunların takılıp kalmalarına ırmaklarda taşlara,
zahmet ettim hayal kurdum rüyalarımla,
rüyalarımla büyüttüm aşkımı, aşıma katık ettim başkalarını.
saçımı uzatmadım hiç.
belliydi aynalara bakışımın esbabı,
olmadıydı küçük gözlerimle yaşattığım geleceğim gerçek,
hayal kurdum ve kurmadım olanca döşeğimle evlerimi,
........... devamı >>
 
Mehmet Elçin
    
    
    

124  

! ..ŞİİR KIZININ YALANI...!

güneş yüzümdeki hüzne inat açıyor..
aylardan şubat, yoksa ellerim buyüzdenmi titriyor..?
bağırıp çağırıp kusmak isterken öfkemi
dilime şiir sürüyor kalemim ben yine yazıyorum...

seni düşünüyorum anne..
oysa herkes işinde gücünde..
kime kızacağımı şaşırdım..
seni beni üzenlerin eşgali belli ama karşılarına çıkıp sorgulayamıyorum..
bilirsin ezelden korkağım ben..
bu sigarayı kim içti dediğinde bile,
izmarit kokan ağzımla inkar ederdim..
ne çok kızardın sen ne çok..
ama o bela şeyden daha bela neler var ki ömrümde
söküp atamıyorum ciğerlerimden
senin bir dal sigaramdan istediğin ne..?
........... devamı >>
 
Dilek Eğri
    
    

125  

DELİ TAKLİDİ YAPAN ADAM

Bazen Bathesta havuzunun beş kemerinden biri.
Bazen kararlı,
kurgulu...
Bazen çok sesli,
su gibi...
Bu takındığım hastalık hastası bir rol.
Bazen bende,
bazen sende.
Bu sadece bir yansıma,
yanılsama...

Agora’nın orta yerinde başı çiçekli bir adam.
Dudakları nemli,
her yanı kıllı.
Bir önceki günün ürkek bakışları;
bildik, duymadık.
Delirmiş!
Neresinden tutarsan tut,
Aslı -nda ermiş!
........... devamı >>
 
Engin Örüm
    
    
    

126  

DENGELİ DURMASI İÇİN MASANIN AYAĞININ ALTINA SIKIŞTIRILMIŞ KAĞIT PARÇASI

biliyorum
istemeden söylemiş bulundun,
bir anda çıkıverdi ağzından…
benim de sık sık başıma gelir bu!
insanoğlu topraktan yaratıldıysa bile
her yerin toprağı bir değil ki!

neyse!
sen
şu zalim ‘ortayaşlı’ kelimesini
sarf edene dek
hiç aklıma
yaşlanmakta olduğum düşüncesi takılmamıştı…
üzüldüğümü zannetmezsin herhalde!
bu daha çok
beklemekte olduğun trenin
aslında çoktan geçmiş olduğunu öğrenmek gibi bir şey…
hani
gayri ihtiyari bir
“Tüh! ”
deyiverirsin
başka da
ne diyebileceğin bir şey
vardır,
ne de
sızlanmana kulak asacak birisi etrafında…
........... devamı >>
 
Turgay Kaygı
    
    

127  

KEFARET

İçimde çözülmez bir kara düğüm,
Döndükçe döner de olur kördüğüm.
Şimdiye dek yokken gece gördüğüm,
Gecemle gündüzüm oldu kördüğüm.

Bu gece gökyüzü bir başka kara,
Gecenin ışığı yetmiyor bana.
Bir ıslak yalnızlık karanlığıyla
Seni hatırlatır, özletir bana.

Bir korku sarar bütün benliğimi.
Islanır yanağım, seni özlerim.
Sevdan şekillenir dudaklarımda.
Gelmesen de yine seni beklerim.

Bekledim, özledim, bir seni sevdim.
Sabahlara kadar yıldız gözledim.
Gün döndü, vakit gece, gök karardı;
Bulutları gördüm, seni görmedim.
........... devamı >>
 
Gül Aycan
    
    

128  

MEHMEDİM'DEN MEKTUP...

Şehitlik...
Bizim mesleğimiz
Bu böylece biline
Muhammed(s.a.v) gül
Biz fesleğeniz
Ruhlara bayramdır
Tevhid-i kelime
.....................................................
Galu belada...
Öğrendik biz bu işi
Zor zanaat vesselam
Hatun yada er niyetine
Gider her kişi
' La ilahe illallah
Muhammeden Rasulullah'tır
Son kelam
.............................................................

Tarihten beri...
Nice mertebelerden geçtik
Vatan,millet, bayrak, din uğruna
Küffar ile cenk ettik
Ecel ile ödeştik
Ne cennet, ne de cehennem
Sadece Hak nuruna...
..............................................................
........... devamı >>
 
Reyhan Tataroğlu
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 05:44:30

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim