Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ZANAAT Konulu Şiirler - zanaat Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "zanaat" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "zanaat" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. zanaat Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

113  

SIRLAR İMANI SEVER Mİ?

İman denen şirke hayret
Sırlar imanı sever mi?
Kalbinde sır yoksa şayet
Sırlar imanı sever mi?

Fıtratı kararıyorsa
Firaset yalpalıyorsa
Ümmet birken millet derse
Sırlar imanı sever mi?

Hallac demiş dünyaya af
Nebi demiş künyeye af
Aklımızı dondurmuş Kaf
Sırlar imanı sever mi?

Aziz nesin yoldan çıkmış
Kısakürek yola girmiş
Yunus emre kime sormuş
Sırlar imanı sever mi?

Basıyorken hafakanlar
Rahmet bekler ulu canlar
Toprağı boğuyor kanlar
Sırlar imanı sever mi?
........... devamı >>
 
Ekrem Akbunar
    
    
    

114  

HAYATLA TİCARETİN SONU

Kampanyasız başlamıştım hayatla ticarete
Ne ön ödemesiz alış veriş,
Ne her alış verişe bir fiş.
Ne bir alana bir bedava, ne uzun vadeli taksit.
Her aldığımı peşin ödemiş olsamda
İskonto bile yapılmamıştı bana.
Hal böyleyken bir gün
Ömrümün kırkyedi yıllık dökümünü
Tek bir faturayla önüme koyuvermişti hayat.

Ey hayat! ..
Nelerin faturasını kesmişsin bana
Her kalem mala yıllarımı vermişsin.
Yediklerim içtiklerim,
Sevdiklerim sevmediklerim
Dostlarım, dost görünenlerim
Neşeli günlerim, üzüntülü anlarım
Yollarım, yolculuklarım
Güldüğüm ve ağladığım zamanlar
Hepsi burada.
Ne kadar ince ayrıntıya girmişsin
........... devamı >>
 
Kemal Eyüpoğlu
    
    

115  

ANKARA’DA CUMARTESİ

Ankara’da bürokrasi giyinmiş bir cumartesi sabahı
Yaşlı bir konaktan seyirdeyiz Ankara’yı
Kıravatlı bir bürokrat Ankara
Benim baktığım yerden gözükür yırtık paçası…
Çekik gözlü konukları var Ankara’nın
Birde ben varım
Birde bir şair…
Şair yabancı değil eski bir dost
Kızılay’da buluştuk onunla
Bir bardak çay içmek bürokrasinin kokusundan
Konuşmak şiiri…

Ben inattayım
Kiremit rengi olmalı krizantem çiçekleri
Fuji dağının etekleri gibi kokmalı
Salyangozlar bile bu kokudan hoşnut kalmalı…
........... devamı >>
 
Murat Gevrek
    
    
    

116  

KÖYDE KIŞ(ÖĞRETMEN)

Bugün yılın ilk karı yağdı
Dedemin sakalı gibi her yer ağardı
Yer beyaz gök beyaz
Umutlar kara

ve bugün gurbetin ilk karı yağdı
pirifanileşti yer gök ağardı
beyaz cüppesini giydi tabiat
camlara işlendi ince zanaat

Camlarımızın tül perdesi yoktu
Şimdi desen desen.
Karıma dedim:”gördün mü”
Al başımın etini yediğin
Her gün istediğin perdelerin
Öldün mü?

yer beyaz gök beyaz umutlar kara
Allah’ım sen acı fukaralara
kar yağdı kapandı bütün kapılar
eski çığlığıyla çağlamaz sular
uzaklardan geçer bir kara tren
her hançer sirenle çığ yekindiren
beyazın sunduğu kara korkular
evlerin burnundan isli kokular
........... devamı >>
 
Abdulvahap Ateş
    
    

117  

ANLAYAMADIM 2

ANLAYAMADIM II

Hak ne kalmamış, nankör olmuş toplum,
Bu nasıl bir iştir anlayamadım,
Emek ziyan oluyor, can kötürüm,
Bu nasıl bir iştir anlayamadım...

Garibiz deyip, uysal olunca baş,
Mazlumun sırtına vurdukları taş,
Sendelemeye gelmiyor, işler yaş,
Bu nasıl bir iştir anlayamadım.

Sırtında taşıdıkça insanı, hoş!
Müsaade isteyince, lafımız boş,
'Bey, Paşa' olmuş şimdi, dünkü kodoş,
Bu nasıl bir iştir, anlayamadım.
........... devamı >>
 
Arif Babacan
    
    
    

118  

EĞİL

Vatandaşlık zor zanaat,kimse seni kaale almaz,
Mazlumların ahı varken,dünya zalime kalmaz...

Kimse adam saymaz seni,yoksa paran,ya adamın,
Bu vatan senin değil,vergi rekortmeni madamın...

Adam sayılmak istersen,olmalı sırtında kürkün,
Postu giymiş Yahudi,Rum,mintanı yoktur Türk'ün...

Don alacak para yokken,'sıkın' derler,kemerleri,
Sırtımız nasır tuttu,indirin şu semerleri...

Medya arkanda olsa,kabarırsın hindi gibi,
Yarı yolda bırakırsa,boylarsın hemen dibi...
........... devamı >>
 
Mustafa Asım Çankaya
    
    

119  

BALIK AYNALARI TAŞIRKEN PULLARIMLA

hiçbir mısranın izini taşımadım yaşamımda.
beni sezgilerim bu hale getirdi.
büyüdüm, kavradım, aşka kalmadım kükürtle yıkanmış olarak
saymadım ki ne olacaktı sanki tartışmalarım.
benim yüzümü döndüğüm bir dağ vardı,
o dağdan aldım bütün aşkımı, meşkimi,
sahibi olmadım hiçbir bulutun,
bağışlamadım bana küsenleri,
üzüldüm yosunların takılıp kalmalarına ırmaklarda taşlara,
zahmet ettim hayal kurdum rüyalarımla,
rüyalarımla büyüttüm aşkımı, aşıma katık ettim başkalarını.
saçımı uzatmadım hiç.
belliydi aynalara bakışımın esbabı,
olmadıydı küçük gözlerimle yaşattığım geleceğim gerçek,
hayal kurdum ve kurmadım olanca döşeğimle evlerimi,
........... devamı >>
 
Mehmet Elçin
    
    

120  

ELEKTRİK

Her evin tavanında demir çengele asılı bir lüks dururdu. Gaz yağı ile çalışır, saatte bir pompalamak gerekirdi. Aydınlatmada kullanılan bu lükslerin tamiri için de ayrı bir zanaat oluşmuştu Reyhanlı’da. Alman yapımı su soğutmalı iki elektrik motoru çalışırdı. Bu nedenle santral dediğimiz binanın hemen güneyinde kocaman bir su havuzu vardı. Su devir daim yapar ısınan bu motorların soğumasını sağlardı. İlk zamanlar bu motorlar sabahın erken saatlerinde çalışır.akşamın altısında da dururdu. İşte o zaman bu, gazyağı ile çalışan lüksler devreye girer aydınlatma sağlanırdı. Teknoloji Almanya’dan olunca en ufak bir arızada ilçe günlerce elektriksiz karanlıkta kalır, soğuk su içebilmek için Serkis’in değirmeninde imal edilen buzdan alabilme uğruna izdiham yaşanırdı. İkindi saatlerinde çıkan buzlardan alabilmek için insanlar birbiri üzerine yığılınca çözümü Serkis’in değirmeninde çalışanlar kendilerince sağlardı. Amonyak tüplerini kalabalığa doğrultur insanların üzerine bu gazı sıkarlardı.
Elektrik santralındaki en son arıza yeni şeylerin başlangıcı oldu. Arızanın giderilebilmesi için Almanya’dan yedek parça getirilmesi gerekiyordu. Bu üç ayımızı aldı. İlçe üç ay elektriksiz kalınca yerel yönetim Ulusal Elektrik Şebekesine bağlanabilmenin çaresini aradı. Elektrik direkleri güçlendirildi, teller yenilendi. Elektrikte ulusal şebekeye bağlanmakla beraber, eski mezbahanenin yerine yapılan soğuk hava deposu insanımızı rahatlattı. Artık buz alabilmek için Serkis’in değirmeni önünde insanlık dışı manzaralar yaşanmıyordu. Bu vesileyle dönemin belediye başkanı Abdürrezzak Alkan’ı rahmetle anıyorum.
........... devamı >>
 
Muhib Yeşil
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


30.08.2008 13:58:01

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Sağlık   » Hastane   » Çiçekçi   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim