Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

YUZLESMEK Konulu Şiirler - yuzlesmek Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "yuzlesmek" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "yuzlesmek" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. yuzlesmek Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

153  

Bİ KIZ VARDI HATIRLIYORUM

Bi kız vardı hatırlıyorum. Gözleri onu hep yalancı çıkarırdı. O da aynı hayat gibiydi; Hayata benzetirdim onu ben; felek gibi çarkı kendi elinde; kafasına göre çeviriyor sanki kaderin sırları elinde yazılıydı kimselere de tutturmazdı elini bana da yapardı; zoruma gidiyor. Bi kız vardı hatırlıyorum. Güzelliğini anlatamam; bakakalırsın ya, sabahlarsın kaldırımlarda. tanıyamazsın kendini bazen. hoş tannısan ne çare sen zaten gözlerindesin. Kenevir zehriyle izler, hapsolur, kaybolursun Şair olmaktan karkarsın. Kanatlarını göstermeyen sıkılgan bir peri olduğunu düşünürsün. Bazen huysuzlaşır; Beklenmedik bir anda gökyüzüzne uçar efkarlı şarkılar söyletir Ağlatır Dilediğince yaşatır Dilediğinde yaşarken öldürürdü. Ne saçma geliyor değil mi?
........... devamı >>
 
Erhan Ekmekçi
    
    
    

154  

SEN MİYDİN YOKSA O'NA BENZEYEN

o diyorlar bana...
hayret!
ağızların içinden
müzik çalsa birden
titriyor besbelli
ulaşmak deniliyor bana
kim sarılır?

gümüş balıklarının karanfile değdiği andır
içmek istiyoruz ey güneş senden
yüzleşmek
bazen...

sevilir denir bana
herşey sevilir
basbaya bir çirkin
çelimsiz bir oğlan
bulmayın beni..

o'ymuşum oysa
tiyatrolar, sinemalar
filimler, kalabalıklar
birinin birisine vermek istediği ömür
çalınır birden
İşte o, oymuş beni seven
........... devamı >>
 
Arif Emrah Toyoğlu
    
    

155  

NE ARIYORSUN?

Kaçmış bu şehirden, dar gelmiş yüreğine.
Uzaklara koşmak isterken gözleri,
Ayaklarına dolanan eski püskü bir etek,
birde ellerine batmış solgun bir gül,
Dermansız dizleri atmış O nu Venedik`e.

Güneş denize kavuşmuş,
Acı bir kızıl ateş vurur O nun saçlarına.
Yorgunluktan düşmüş goldolun bir yanına,
Aydan kaçıp, güneşe kavuşurken,
Buz gibi eli serin sularda ne arar?

Saçlarında süzülen meltem,
yetmez mı ateşine?
Kaçtığın şehirde bıraksaydın acını,
doldurdun avuçlarına bıraktın sulara,
Ellerin serin sularda,
gözlerin ne arar?
........... devamı >>
 
Sezai Özdemir
    
    
    

156  

YİNE BİR KASIM GÜNÜ...

Sabah mahmurluğunda hayata karşı uyanmaya çalışırken uzaklardan, umutlarını yüklediği, hasretlerini bezediği diyarlardan bir dost selamı geldi sanal ortama inat bir sıcaklıkta... 12 yıllık dostluktan yansıyan bu sıcaklığı bir anda ruhsal titremeye, duygusal kıvranmaya bürüyen ise dostunun onunla paylaştığı şarkı oldu...

Nilüfer’den... İnkar etme...

Şarkıyı açıp dinlediğinde ilk düşündüğü, ilk hissettiği şey aşksızlığa mahkum kalışıydı... Aşkı özlediğiyle yüzleşti önce... Sonrasında aşka dair korkularıyla... ‘Aşkta gözüm yok, hatta istemiyorum, zaten aşka gücüm ve inancım yok! Ama bari az da olsa birinden hoşlanabilseydim’ diye mırıldandı, derinliklerinde haykırarak... Aşka dair hasretiyle, aşka dair korkulu güvensizliklerinin oluşturduğu ritmik senfonin hüzünlü ezgisi çınlıyordu yine ruhunda... Unutmaya çalıştığı geçmişi, yaşayamadığı bugünü ve gözlerini belirsizliğe diken geleceği nota nota çınlıyordu işte yine...
........... devamı >>
 
Funda Gülseven
    
    

157  

HAYATA VE HÜZÜNLERE DAİR

Yağmurlu bir gündü. İçimizdeki kayıp kentlere, asla ehlileştirilemeyen
bakışlarımızın ateşinin isyanını haykırıyorduk. Ölümün tüm acımasızlığıyla teslim aldığı bedenlerin çaresizliği gibi damlıyordu alnımızdan bir bir hatıralarımız. Kanayan yanlarımızı sarmaya çalışırken, içimize ıslak tenimizin yorgun teri dökülüyordu. Ellerimizle yüreğimize daldıkça yaşanan onca acılarımıza karşı, direniş dinamiklerimiz iflas ediyordu sanki. Eşsiz yanan bir ışığın karanlığa düğümlenmesi gibi teslim aldı bizi zaman içinde sessiz yaşadıklarımız. Onca yaşanan ve dilimizde defalarca tekrarı söylenen hüzünlü melodilere biat etme yerine, baş kaldırıyı tercih etmiştik. Ve bu başkaldırı yazgımıza karşı bir intikam değildi. Belki de tenimizde yeni bir ölüm yaşama telaşıydı yada yeni bir ölüm yaşama hazırlığı. Ölmek ve gökyüzünün bizim için söyleyeceği yeni şarkılara uyanmak istiyorduk. Bunun içinse kaç tane yıldızın duasını almamız gerektiğini yada kaç kutsal meleğin gücünde yakarışta bulunmamız gerektiğini bilmiyorduk. Yinede ne olursa olsun, bir yerlerde yaşanılan baharlardan taze bir gül kokusu geliyordu burnumuza ve hızlı adımlarla gitmeye çalışıyorduk gül kokusunun geldiği yere doğru. Avuçlarımızda biriken sorunlar konuştukça hafifliyor, kirpik uçlarımızdan süzülür gibi yer küreye karışıyordu ve biz göz bebeklerimizde yenileniyorduk.
........... devamı >>
 
Orhan Demirtaş
    
    
    

158  

BEN OLMAK ZOR DEĞİLDİ

Kapıyı açtığımda o değildi beklediğim, aslında bendim. Bana tıpatıp benzeyen düşüncelerimi aynen bilen ben. Nerde ne yapacak derken, benim yapmayacağım bir şey yapmasından anladın ki o ben değildim.
Ben olmak zor değildi oysa, nasıl biri olduğumu bulmakta zor değildi. Hiç bir şeyim saklı değildi çünkü; gülüşlerimde hep gerçeklik vardı, bakışlarımda samimiyet, ağlasam salya sümük olurdu üstüm başım. Ben bendim işte ve ben olması gerekiyordu karşımdakinin.
Bazen hüzünlenecekti, aniden yok olacaktı bakışları. Diğeri, sanki onu inceliyor sanacaktı.
Bazen közü kara kavgaya girecek, kanter içinde fırlayacak, savının gerçekliğini kanıtlayacaktı.
Zor muydu ben olmak? Kimileri bana deli, kimileri ise çılgın diyor, oda deli olacak, çılgın olacaktı, yerinde toz kondurmayacaktı kibarlığına. Gülüşü kahkahayla karışacak, içten ama, yinede bir gizem olacak geçmişten gelen. Bakışlarında gizliden bir açı çekiş olacak (tı) . Ben olmak zor değildi aslında, bilindikti, tanıdık birini görmüş gibi bir şeydi.
Çılgın olmalıydı,hiç umulmadık bir anda parlamalı, parlaması gereken yerde sakin, yani deprem de sel de, afetlerde sakin olmalıydı. Çığlıklar atıp korkularına korkular eklemeden çözümler sunmalıydı. Ama gece sarhoşken bırakmalıydı kendini kadehin verdiği bu mayhoşluğa. Böyle çıkardı hayatın zevki. Ben olmak inan zor değildi.
Doğayı sevmekti, maviye duyulan aşktı, denize tutku, dağlara özlem, yeşile göz kırpmaktı ben olmak. Tarih kokularının içinde geçmişle yüzleşmek. Yeniden içinde savaşlar yaşamaktı. Gözyaşlarıydı Ayasofya da dolaşırken, Piramitlerin giziydi ben olmak. Zor değildi umutsuz geçmişe biraz da olsa gülücük kondurmak.
Zor muydu renklerin gıcırtısında fırça darbelerini şöhlere aktarmak, küçük evcikler çizip büyük hayaller kurmak, Pikasso’ya inat esnek yolculuklara çıkmak. Salvador Dali’nin deliliklerine yenisini eklemek zor muydu? Ben olmak zor değildi oysa resimlerde dilim olurdu benim, beni anlatabilirdi
Yırtık bir kağıdın buruşukluğunu yaşıyor, kıyasıya savaşlar içinden yenik çıkıyor zavallı yüreğim. Zavallı ki ben olmasını beceremeyen nicelerine ben olmayı anlatmaya uğraşıyor,
Yıpranmış bir gecede bir buse kondursa da birinin yanağına, yine ben olmadan olmuyor.
Ben olmak zor değildi oysa...
………………………………
........... devamı >>
 
Figen Aydoğmuş
    
    

159  

YÜZLEŞMEK

“..artık kimin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir..”
(Mu’minun – 102)


ağlayamıyorum.
nerede öldüğümü
bilmiyorum.
ağır bir hesabın
ateşin içine düştüm
helak oldum.
ötelerde
yüzleşip duruyorum...
........... devamı >>
 
Elazığlı Mustafa Kaya
    
    

160  

ÖZLEMİMDİ

Özlemimdi saflığında yok oluvermek
kömürden kara bir çift gözün
tutunmak ellerine umarsızca
ne geçmiş ne gelecek
sadece bir gülüş belki sıcak bir öpüş
kalmak anda hesapsız
kanat çırptıkça yürek yüreğe özgürlük............Esin Döndüoğlu....


her zaman böyle mi olur?
birbirine benzer mi anlar, zamanlar.?
milyon kere uzağımdasın bazen
hiç ayrılmamış gibi...
bazen hiç çıkmaz içimden
aglamaklı olur, ama aglayamayız ya.
işte ne bileyim...
öyele zamanlarımdayım ben......................... Hekim Coşkun
........... devamı >>
 
Hekim Coşkun
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 05:06:52

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim