FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

YUDUMLAMAK Konulu Şiirler - yudumlamak Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "yudumlamak" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "yudumlamak" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. yudumlamak Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

185  

YÜREĞİN KOMŞU KAPISI

Mavide düşüyorsun aklıma hep.
Bulutu oluyorsun yüreğimdeki semanın.
Bir bahar kokusu çöküyor genzime,
ılık esintiler sarmalıyor tenimi,
kulağımda kuş bağırtıları
− sesin yerine...

Koca yüreğim hüznüme dar geliyor,
çünkü yoksun,
çünkü yokluğun kara kış.

Boşluğa bakarak söyleniyorum
en güzel şiirlerin
en gizli dizelerini yineler gibi:
'Zaman geçecek! '

Ah, ne yapsam da sevemiyorum kışları.
Yüreğimi buzul kılıp da
kırılganlığımda eriyorlar
birer birer kar kuşları.
........... devamı >>
 
Aşkın Güngör
    
    
    

186  

05 TAM ORTASINDAN KIVRILIR ZAMAN

Apostol'la Yüz Kırk Sekizinci Sayfa

1/:
Şeyhim şehbenderim,
Kim bilir kaç zamanda bir delirir arz?
Kaç kere yarılır orta yerinden Kamer şak diye?
An içinde an doğar sessiz sedasız,
Ve tam ortasından kıvrılır zaman,
Yani mirzam kaç kere bakarsın dönüp de Lut kentine?
Bir şahmaran gibi doğrulursun dolunayda,
Kendi zehrinden içmiş olarak,
Ve şerbetli bir şiir gibi,
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    

187  

ZEHRA-14

`sen yemeklerini de Zehra`nla yapiyorsundur` diyorlar
`tadi tuzu yemeklerinin zehranin sevda olceginden geciyordur`
`haydi bize de Zehra`li bir yemek tarifi ver` diyorlar
anlatiyorum gulumseyerek
`icinizdeki Zehra`yi alirsiniz` diyorum once
`bir tutam bakisla sevdaya batirilir ki yumusasin ruhu sevdiceginizin sevdaya`.
`sevda bakislarinda ne kadar bekletilirse dudaklarda birakacagi tad o kadar fazla olur` diyorum
`ooooo nefis bir yemek olacak` diyorlar `boyle giderse`
`sonra kendinden bile, tenine degen teninden sakinarak cirilciplakligina kosarsin sevgilinin` diyorum
`ciplakliga kosan her adimda sevdaya batmis bakislarin etkisiyle ciceklenmis teninin kokusu ruha cekilir doyasiya`
........... devamı >>
 
Gassan Satar
    
    
    

188  

GÜLER MİSİN AĞLAR MISIN? ? ? ?

istanbul yüzölçümü küçük, nüfus yoğunluğu fazla metropol bir şehir..
her an yutacakmış gibi bakıyor kaşları çatık..insanı kanser eden
yoğun ve boğucu trafiği..ciğerlerimize çektiğimiz tadı hoş olayan egsoz dumanı..belli bir simetride dizayn edilmeyen çarpık kentleşme..
binaların önünde çöp kutuları ve nasıl bir zihniyettir ki sokak aralarında çekirdek kabukları..janjanlı kımıl kımıl cips poşetleri..ve burunlarını
silerek attıkları buruşuk mendiller..hızla türemekten korkmayan
gecekondulaşma..sokak aralarında pervasızca akıp giden lağım suları..
hiç utanmadan yere tüküren ve bir türlü o bilince ulaşmamış tuhaf
........... devamı >>
 
Gülay Zengingül
    
    

189  

BAŞLADIĞI YERDEN! ...

Beni gözlerine sor ilk bakışında mahpus eden oydu sana…
Yüreğine sor beni…İlk serpilişim orada filizlendi sana…
Sor beni göçlerine…seni benden alıp giden; göçlerindi…
Nazlım benim yüzündeki tül’ay’dan…
Gizlemez mihrini benden…
Gönül gözüyle görmeyi bilirim…
Eskiyen bakışım acarlanır sende…
Kuytusu sessizlik değildir gayrı sol yanımın…
Senden sesler yankılanıyor içim de…
Tiz çığlığında hasretin sancımda…
Acımda sürdüğün karanfil hala…
Sen gözlerinin mestine kurban olduğum sen…
........... devamı >>
 
Alparslan Çolakoğlu
    
    
    

190  

ÇÖZ YÜREĞİNİN DÜĞMELERİNİ

Hayat üç boyutlu bir yanılgıdır kimi,
Kimi de kağıttan gemilerin denizidir.
Gönlümüzün uçsuz bucaksız enginlerinde,
İlk öpüşün sıcaklığıdır aslında unuttuğumuz…

Sözcük dalgalarına tutkuludur yakamozlar. Işıltıların sessizlikle seviştiği anlarda bir yarasa kanadı değer geceye. Fısıltılar tedirgin saatlerin dişlilerine tutunarak sarılırlar yıldız yansımalarına. Gece, utangaç giysilerini atar omzundan aşağı ve titrek mum alevleri yenik düşerler ihtiras rüzgarlarına.
Hayatın ürpertili kuytularında, yaşam sınırsız aldanışların toplamı değilmidir? . Her ilişkide gönlümüzün uçsuz bucaksız toprağında yetişir nice çiçekler. Unuttuğumuz ilk öpüşün coşkusu, unuttuğumuz tozlu ve çamurlu sokaklarda oynadığımız oyunlardır. Sevgiliye ve unutulma(yan) lara, en çok da unutmayanlara yazarız ruhumuzun eşsiz sözcüklerini. Biraz heyecan, biraz telaş oynarız sevgi oyununu bir muhteşem sahnede.
........... devamı >>
 
Selahattin Yetgin
    
    

191  

COK SEY ISTEMEM SENDEN

yasanmayanlara ozlem var icimde..
sende bulacagima inaniyorum ya
belki sende bulma istegi bu icimdeki
illaki sende bulma inadi

simdi sen cagirsan beni
neden cagirdigini soylemeden
sadece gel desen
gelip uzak yollardan..
sana sarilsam dusunmeksizin..
neden sarildigimi anlatmaya gerek gormeden..

cok sey istemem senden
belki bir tatliciya gideriz..
ikimiz de severiz tatliyi
tavuk gogsunu severim ben..
tatli yiyip tatli konusacagiz ya
bir kasik tatlimdan alip
seni anlatacagim ya
yetmez ya hic bir seker adi
sozcuklerime seni katmaya
gozlerine bakarim
yetmez gizli bakisina siginirim
........... devamı >>
 
Gassan Satar
    
    

192  

İNSANLIK DAVASI

Bir mayısı anlatmaya gerek var mı bilmiyorum.
Senelerdir, bir mayısları sıcak sıcak, bir kaç gün kala tüm stresiyle,
Acaba nasıl geçecek, diye korkularla yaşıyoruz.
***
1880 yıllarında ki insan dışı yaşam koşullarının giderilmesi için ortaya çıkan
bu insanlık davasının günümüze ne getirdiğine veya neyi değiştirdiğine
bakmak ve değerlendirmek daha mı doğru olur?
***
1880 li yıllarında, çalışma saatleri 15e kadar varan, bu koşullarla
günümüzde yaşanan 8 saatlik modern işçi köleliği arasında çok mu fark var?
Bu gün belki 15 saat çalışmıyoruz ama, son derece zor şartlarda çalışan
işçiler vardır, çoğu kanunlar sadece evrak üzerinde kalmaktadır.
........... devamı >>
 
Sevgili Özbek
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 22:19:10

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim