Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

YESILCAM Konulu Şiirler - yesilcam Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "yesilcam" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "yesilcam" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. yesilcam Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

65  

FİLM ŞERİDİ YEŞİLÇAM

hatırıma gelir hep
bahçe makasında Sami Hazinses,
aşçı önlüğünde Necdet Tosun.

yüzünde ben olan biri görsem
Belgin Doruk u anımsar,
Ayhan Işık ın çınlatırım kulaklarını.
ve nedense hep
güneş çarpması sonucu ölümünü..

hasta olurum
İzzet Günay,ın Kasımpaşa ağzına
yalan yok,
kıskanırım Tarıkın gençliğini.

Erol Taş ne de güzel yerdi tavuğu
ofsayta düştüğündeSadri Alışık, ben de ağladım.
yeşşeeee Öztürk Serengil
ulen feleksiz, bir de Bediaaa derdi Vahi Öz.
........... devamı >>
 
Ercan Yazıcı
    
    
    

66  

YEŞİLÇAM

hatırıma gelir hep
bahçe makasında Sami Hazinses,
aşçı önlüğünde Necdet Tosun.

yüzünde ben olan biri görsem
Belgin Doruk 'u anımsar,
Ayhan Işık 'ın çınlatırım kulaklarını.
ve nedense hep
güneş çarpması sonucu ölümünü..

hasta olurum
İzzet Günay,ın Kasımpaşa ağzına
yalan yok,
kıskanırım Tarıkın gençliğini.

Erol Taş ne de güzel yerdi tavuğu
ofsayta düştüğündeSadri Alışık, ben de ağladım.
O'nlar yokken koptu Yeşilçam'da dingil
-'''Ulen feleksiz'' derdi Vahi Öz
-''yeşşşeee''' derdi Öztürk Serengil
........... devamı >>
 
Ercan Yazıcı
    
    

67  

YEŞİLÇAM

Ayrı dünyaların insanlarıyız biz…
Ne diye geldin yanıma?
Sen hayallerimi süsleyen sosyete kızı,
Bense cebinde beş kuruşu olmayan,
Zavallı bir delikanlı…

Saraylarda mı oturacağız sanıyorsun?
Yoksa deniz manzaralı bir köşkte mi?
Yattığın yataklar sırtına batmayacak mı?
Yemekleri görünce aç kalmayacak mısın?
Soğuk odalarda donmayacak mısın?
Bir gün benden utanmayacak mısın?
........... devamı >>
 
Meltem Albayrak
    
    
    

68  

ŞAİR EKİNSU

ŞAİR EKİNSU
Hani bir film sahnesi vardır
İki insan tesadüfen çarpışır
Tesadüfen eğilirler
Toplamak isterler düşenleri...
Bu sahneyi yabancılar daha iyi yapsa da
Bir başkadır bizim yeşilçam da
İlik düğme karışır
Yada yukardan bir saksı
Olmadı bir kova su
Yok yok bizimkisi öyle olmadı
Bu işin latifesi

İlk okuduğumda şiirlerini
Biraz tökezledim
Mısralarına yüreğim takıldı
Farklıydı
Duru içten bir anlatım
Sevgi dolu bir yüreği vardı
........... devamı >>
 
Turgay Akbulut
    
    

69  

İNCİL NİÇİN DEĞİŞTİRİLDİ

Yabancı filmlerde papaz tiplemelerine rastlarız. Genellikle temiz yüzlü, sempatik ve insanın kanın ısınacağı tiplerdir. Rezilçam(Yeşilçam) çekimi yerli filmlerde ise, imam tipleri ne hikmetse iğrenilecek tiplerden seçilir. Bununla da kalınmaz genellikle üçkağıtçı, halk düşmanı, paraya tapan, şaşı gözlü, acayip dişli ve filmdeki her hareketi seyredenlerin bir kısmını önce imamlardan sonra da dinden soğutan tiplerdir. Oysa ilerde gireceğimiz yazılarda insanların midelerini ağzına getiren vahşet sahneleri bize sempati ambalajına sarılarak sunulan papazların eseridir. Bizim din adamlarımıza gelince; genellikle ve tarih boyunca bırakın gayri Müslimleri Müslüman kimlikli idarecilerin yaptıkları hukuk dışılıklar ve zulümlere dahi boyun eğmedikleri için yüzbinlercesi işkencelerin envai türüne muhatap edilerek şehid edilmişlerdir.(1) Yeryüzünde fetvalarıyla Müslümanların amel ettikleri dört mezhep imamından üçü zalim idarecilerin onaylayıcıları olmadıkları için iğrenç işkenceye uğramış ve bu mezhep imamlarından Hanefi Mezhebi’nin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife zindanlarda şiddetli işkenceye tabi tutularak şehid edilmiştir. Her hususta olduğu gibi bu konuda da İslam diniyle Hıristiyanlık zıttır.
........... devamı >>
 
Fikret Oğuztürk
    
    
    

70  

TIBBIN TARİHİ(1)

Bazı kesimlerce adeta dışkılarına dahi talip olunan Avrupalılar, her şeylerini bizden aldıklarının üzerine bina ederek bu günlere geldiler. Avrupalılarda Kilise her zaman bilimin önünde geçilmez bir set teşkil ediyordu. Reform ve Rönesans hareketlerine kadar bilim ve teknolojide bir arpa boyu yol kat edemediler. Reform ve Rönesans’la Kilise’nin sırtını yere getirerek papazların hayatlarındaki yaptırımcı güçlerini ellerinden aldılar ve böylece bilimin önündeki seti yıkmış oldular. İslam aleminin bin yıllık ilmi birikimlerini hızla dillerine çevirdiler. Adeta hazıra konmuşlardı. O gün bu gündür Avrupalı bilim ve teknoloji yarışında liderliği kimseye bırakmamıştır.
........... devamı >>
 
Fikret Oğuztürk
    
    

71  

YAKINDAN BAKIN ONLARA..DAHA YAKINDAN..

YAKINDAN BAKIN ONLARA..DAHA YAKINDAN..
(-Günümüz şiiri üzerine notlar-)


“İlericilik yalnızca gerici güçlere saldırmak değildir.Yaşam için bir şarkı yazmak da ilericiliktir; böylesine berbat bir hale getirdikleri yaşamın başka bir yanının olduğunu söylemek de,güzel gün batışlarını,gün doğumunu,güzel kadınları,dostlukları,güzel sevgileri söylemek,en kötü koşullar altında yaşamın güzel ve yaşanmaya değer olduğunu söylemek; daha da güzelleştirmek için mücadele gerektiğini söylemek de ilericiliktir. Aşk şiiri ilerici şiirdir” diyor Yannis Ritsos,Aragon,onun şiirlerini ilk okuduğunda ‘gözlerinin dolduğunu ‘söyler; ve onu ‘çağımızın en büyük ozanı ‘kabul eder:”Başlangıçta onun çağımızın en büyük ozanı olduğunu bilmiyordum; yemin ederim ki bilmiyordum bunu.Zamanla,evre evre öğrendim,şiirden şiire,bir gizden ötekine geçerek”
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

72  

HER GEZGİN AKLINI BURADA BIRAKIR DA DÖNER: BASAMAKLAR KENTİ MARDİN

Binlerce yıllık geçmişi, tarihte yüklendiği rolü ve taşı şiirleştiren mimari özellikleriyle Mardin, UNESCO nezdinde yapılan girişimlerle Vatikan ve Kudüs’ten sonra üçüncü dünya kenti olmaya hazırlanıyor.

Benim için Mardin, Güneydoğu’nun gelişmekten yoksun, terör belasına kurban edilmiş, kış oldu mu herkesin evine mahkum olduğu, doktora ulaşmak için hastaların kilometrelerce sırtta taşındığı, Yeşilçam filmlerinin o muzdarip kentlerinden biriydi. Mardin hakkında televizyonlarda gördüklerim, dergilerde okuduklarım ise bana sadece taş yapıların basamaklar gibi durduğu tarih ve dinler kentini anlatıyordu.
........... devamı >>
 
Mesut Bıyık
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 18:22:13

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim