Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

YAHUDILIK Konulu Şiirler - yahudilik Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "yahudilik" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "yahudilik" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. yahudilik Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

25  

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE

Sağcı düşünce, solcu düşünce ne demek?
Yeter bu sinekliği sivrilmek!
Türkiye Cumhuriyeti ile kuruluşuna verilen emek
Halkına Yüce Türk Milleti denildiğini bilmek

Anayasa’da; Milletin refahı ve huzuruna
Vatan varlığı ve bütünlüğüne
Denildi ki; kayıtsız şartsız ülkümüz
Yurtta barış dünyada barış istisnasız ilkemiz

Sağcılık, solculuk, otluk, davarlık lakabı türetileriyle
Kendini halktan ayrıştıran dayılık, dedelik etmemeye
Şaşkın ördek, sinmiş hindi becerisini de kükremeye
Mecliste Milletvekiliyim demek midir?
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

26  

MUHTAÇLIK İLİŞKİSİ…

Makam, namus zirvesinde ellere el bezi olanda
Sanat, saltanat peşinde dillere hami dolandıranda
Muhtaçlık ilişkisi tehdit tokmağı vuranda
Ülke de hayır mı olur iktidar nem alanda?

Dünya insaniyet namına döner akl-ı selim kalanda
Yazılırsa, yaşam kader değil, kâtipliği anlayanda
Bir şiir üslûbuna dolanıp iktidar Şair olanda
Uygarlık soy almaz, edebiyat çarkına çomak sokanda

Hesap defterinde ahretinle dünyana bak, hava kararanda
Kuran ‘oku’ Allah ‘güzel’ demek, aritmetik hep yanı başında
Hepsi somut kuram, soyut anlam, ola ki aklı alanda
Muhtaçlıktan satmaya ruhunu, paylaşım vicdan kuranda
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

27  

HER PARTİ KAPATILABİLMELİ, ÇÜNKÜ.............(2)

Atatürk, yüreğimizi sevgi hediyesiyle donatan ruhumuzun mutluluğudur! Kaç mutluluk yok edecekler, ruhumuzu bedenimizden ayırarak acaba? Atatürk, içimde çocuğum olan ruhumun varlığıdır. Atatürk, sevgi kimliğini saygı büyüyecek çocuktur Türk varlığımızda yaşattığımız medeniyetimiz. Bu yüzden meclisin kuruluşu 23 Nisan çocuk Bayramı kutlanır evren aşkıyla.
Kördür aşkın gözü derler, çılgın Türkler vatan toprağı yüreğinde aşkın tebessümleridirler. Doğa aşktır, çılgın baharları yaşam toprağı yüreğinde aşkın tebessümleridir….
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

28  

BİR KIYAMET AMBARI………(1)

Bir Nuh gemisi donatıp, uygarlığın sonraki yaşamına inşa edilmesine depolanıyor tohumlar… Saklanan tohumlar insanlığa uyarı içindir. Eşikte duran nükleer savaşı belki… Alıştırılıyoruz bir felakete yavaşça…

Hiroşima’da toprak küstü, hastalık tarımı güncele hakim oldu. Şu siyaset hastalığını kurtarmaya, yeniliği geleceğe donatımlı liderleri bulmak Türkiye’ye nasip olacak inşallah. Dördüncü son buzul çağını yaşamamış olmanın şanslılığı ile Anadolu toprağında bu yüzden, su ve gıda, bitki ve nem ile yer altı kaynağı ve atmosfer dengesi sağlığından, verimliliğidir. Buna düşman tek varlıktır insan! İnsanın düşmanı insanın kendisidir: Tüketiciliğe kurulu pazarlama yeteneği ile bireyliğini kişilik fışkırmaya…
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

29  

YANİ DEMEK İSTİYORUM Kİ…(2)

‘Aynaya bakarak konuşuyorlar’ diyor Başabakan. ‘Orada kendini görüyor, bizi göremez’ diyor. Göremez diyor gerçekten. Hiç olmazsa ‘göremiyor’ demiyor. Çünkü, verilen emekler kendini gör diye meydanları doldurup taşıyor hatta… başabakan pislik fışkırıyor, aynamızda gördüğümüz benliğimiz kirleniyor diyoruz. Susacakmışız yani… O öyle ulaşılmaz ki! Allah muhafaza, gören çarpılır! Duvar ardında, kapalı oda Yahudiliği…
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

30  

TERAKKİ-DİNVİYE-KİNCİYE HAYIR! ...

TERAKKİ! ..“DİNCİYE - KİNCİYE HAYIR! ..”

Gözlerim ekranda yastıkta başım!
Ellerim kenetli kafam karışık...
İki yakam açık, katıksız aşım;
Devlete ne küsüm ne de barışık! ..

Ülkü denen ata bindim bir kere!
Engelli koşuya yazıldı ismim...
Hak bir kaftansa düşmez fakire;
Bir yaşım on yıldır ispatı resmim! ..

Yurdun kaymağını yiyen aymaza!
Halkı mankurt yapar medyalı sandık...
Çok başlı güçlere vurdumduymaza;
Kandık ki aldandık; yandık, usandık! ..
........... devamı >>
 
Ahmet Turanoğlu
    
    

31  

DİNLER ARASI DİALOG..

DİNLER ARASI DİYALOG MU DİYALOGLAR ARASI DİN Mİ


Birbirini muhatap kabul edenler arasındaki iletişim olarak tanımlayabileceğimiz diyalogun üzerine oturduğu kavramlar hoşgörü,çoğulculuk,farklılıklara tahammül,İbrahim’i dinlerin birliği şeklinde sıralanabilir.
1962-1965 Vatikan Konsili dinler arası diyalogun başlangıcı olarak görülse de bu tarihi kendi tanımları çerçevesinde H.z Peygambere kadar götüren düşünce sahipleri vardır.Diyalogda taraflar söz konusu olduğundan değerler ve niyetler ister istemez olayı yönlendiren ana etkenler olacaktır,bazen diyaloga taraf olanların söylemleri ortak olsa da niyetleri farklı olabilir,bazen da niyetlerin aynı olması değerlerle çatışabilir.Biz burada olayı niyetler ve değerler çerçevesinde incelemeye çalışacağız pek tabi ki bunu yaparken gerçeklikten ve konjöktürden de bağımsız olamayız çünkü gerçekle ve pratikle bağdaşmayan niyet ve değerler nazariyattan öteye bir kıymet ifade etmez.şimdi olayı taraflar açısından değerlendirirsek; bir kere arada eşitlerin olmadığını görürüz bu başlangıçta diyalogun realitede imkanını zayıflatan bir etkendir.Bir tarafta arkasında resmi bir devlet yapısı olan bir yapı(Vatikan) ki bu yapı bir çok batı ülkesinde siyasi simge olarak güç sahibidir. Diğer tarafta ise kendi ülkesinde dahi değerleri rejim açısından risk ve tehlike addedilen mensuplarına şüpheyle bakılan hiçbir siyasi desteği ve dayanağı olmayan Müslümanlar ve onlar adına bağlayıcı bir temsiliyet hüviyeti bulunmayan kişi ve ya gruplar dolayısı ile bu yapıda konjöktür açısından bir denklik bulunmadığından diyalogun sağlıklı olarak gerçekleşmesi daha işin başında mümkün gözükmemektedir.Diğer bir faktör ise diyalogun hakim tarafı olan Ehli Kitabın (Hiristiyan ve Yahudi) ittifak halinde diyalogun zayıf tarafı olan Müslümanların yaşadığı ülkelerde işgalci konumunda bulunması,Ekümenlik arzusuyla yeni bir din merkezi oluşturma talepleri, İslam ülkelerindeki ayrılıkçı ve azınlık düzeyindeki gruplara yaptıkları siyasi ve lojistik destekler, İslam ülkelerinden hak iddia eden değişik unsurlara verdikleri destekler,İslamın ve Müslümanların hatta Hz peygamberin bizzat Papa ve diğer Ehli Kitap kanaat önderleri tarafından Terörist olarak nitelendirilmesi, Hıristiyan ülkelerin ülkelerinde yaşayan Müslümanlara karşı takındıkları ayrımcı tavırlar,İslam peygamberine karşı yapılan hakaretlerin ve iftiraların bu ülkelerde himaye ve destek bulması, İslam ülkelerini İşkal girişimlerini Haçlı seferleri olarak nitelendiren Amerika ve onun müttefiki olan ülkelerin ortak hareket etmeleri yine bu ülkelerin İsrail ve onun Zulümlerine Çanak tutup destek olmaları ve bu zulme karşı hiçbir tavır sergilemeyen diyalogun güçlü tarafı v.s gibi daha bir çok siyasi ve stratejik sebep en iyi ihtimalle diyalogun nazariyeden ibaret kalacağının göstergesi olmaya yetecektir.Aslında olay siyaseten Hıristiyanlık Yahudilik ittifakıyla İslam’ın değil bu ittifakla bir takım Müslüman din adamlarının ara bulma çabasıdır burada bir tarafta bu dinler(Hıristiyanlık ve Yahudilik) destekleyen devlet yapısı diğer tarafta bu güçten yoksun olan bireysel teşebbüsle muhataptır. Müslüman din adamları burada diyalog kuran değil merhamet dilenen ve dinlerini temize çıkarmaya çalışan, geçmişin hesabını veren ve özrünü sunan konumundadır.Bu tavra en azından yukarıdaki tanım çerçevesinde diyalog demek mümkün gözükmemektedir.Niyetler ve değerler açısından her iki tarafın ortaya koyduğu argümanları irdelememiz olayı ortaya koymamıza yardımcı olacaktır.Ayrıca her iki inanç gurubundan diyaloga karşı çıkanlarda bir vakıadır.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

32  

AVRUPA BİRLİĞİNİN ÖLÇÜLÜ DEDİĞİNİ

Ölçü terimlerine bir bakışı tercih etmeye zorlandıran bu anlayışa sonra teşekkür edeceğim. Önce ölçü hakkında neler var diye arayacağım;
Ölçü: Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü anlamıdır ölçek. Herhangi bir ölçek miktarında olan örneğin, iki ölçek buğday gibi.
Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzaklıklar arasındaki oran diye örneğin, yüz binde bir ölçeğinde bir harita. Mimarlar yüzde bir ölçeğinde çalışırlar.
Ölçek; bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran. Ölçek çizgisi diye, haritanın ölçeğini göstermek için, kenarına çizilen ve her santimetresinin ferçekte kaç kilometreye karşılık olduğunu gösteren doğru anlaşılır.
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


07.09.2008 08:42:10

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim