Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

YABA Konulu Şiirler - yaba Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "yaba" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "yaba" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. yaba Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

145  

OLUKÖZÜ BELDESİ- HALK KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMASI

Oluközü Beldesi (Halk Araştırması)

Oluközü Beldesinin manileri,
gelenek ve görenekleri,




KONU BAŞLIKLARI

ÖNSÖZ

1. AİLE İSİMLERİ
2. LAKAPLAR,İSİMLERİN YEREL SÖYLENİŞLERİ
3. ÇOCUK OYUNLARI
4. ADETLER
5. UNUTULAN MESLEKLER
6. KULLANILAN ALETLER
7. EVİN BÖLÜMLERİ
8. YER ADLARI
9. YÖRESEL ATASÖZLERİ- DEYİMLER
10. HAYVAN İSİMLERİ
11. KULLANILAN KELİMELER
12. COĞRAFİ TERİMLER
13. ÖLÇÜ ALETLERİ
........... devamı >>
 
Bekir Tolu
    
    
    

146  

BİZİM KÖYÜN DESTANI

YEDİ BÖLÜM SEKSEN BİR DİLİM
TEKMİLİ
BİZİM KÖYÜN DESTANI
I
Bizim köyde ayva ağlar nar pişer
Bizim köyde bize göredir adet
Bizim köyde hepten şaşkındır beşer
Bizim köyde bize göredir adet.

Bizim köyde tüm kazıklar çakılı
Bizim köyde ip engele takılı
Bizim köyde kafayı yer akıllı
Bizim köyde bize göredir adet.

Bizim köyde herkes kendine yontar
Bizim köyde fakir aç-çıplak yatar
Bizim köyde parası olan muhtar
Bizim köyde bize göredir adet.
........... devamı >>
 
Hadi Önal
    
    

147  

BEDELİNİ SORARLAR

Her ne ki aşktan gayrı, kapımızı kapattık,
Ağyarı gönülden de, dilden de söküp attık.
Ten yurdunu toprağa, canı canana sattık,
Bedelini sorarlar; zakkum-u zehir tattık.
........... devamı >>
 
Muammer Bilim
    
    
    

148  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (6)

15
Çabası sonuç veriyordu. Husen’ın akrabalarını, nihayet odasında bir araya getirmeyi başarmıştı. Bir inanılmazı gerçekleştirdiği için, bugün ne kadar büyüklense, ne söylese azdı! Böylece; köyün en köklü kabilesinden olmanın farkını kendi adına kanıtlamış oluyordu. Varsın, onu çekemeyenler hakkını yesinlerdi. Çeşmesi ve genel tuvaleti bile olmayan bir köyde, ondan üstün adam çıkabilir miydi? Büyük adam, büyük işler yapmak için doğardı. Sağ kaşındaki sakarlık, kimde vardı ondan başka; yaratan da yaratılışta, herkesten önemli ayrıcalığını ona teslim etmemiş miydi? Toplantının ayak ucundaydı. Babasını andı hazin bir arayışla. Otuz yıl muhtarlık mührü taşıyan bir babadan kulağına küpeydi: “Odandaki misafirin ayak ucunda oturursan, tartıda başa sayılırsın...” Sakladığı seçim kartlarına bakıp hayaller kuruyordu: Rahmetli baba, şimdi sağ olaydın, göreydin oğlunu! Siyasette fırsatları iyi değerlendireceksin. Al, sana bir sandık oy! Seçmen, seçmendir; her seçmen, bir oy demektir. Gerçek isimlerini listeme almayacağım. Çünkü seçim yasakları yürürlüğe girmiş durumda. Kimler yok ki bana oy vereceklerin listesinde... Gölgelerine tahammül edemeyeceğim kişiler de var! Olsun, köy halidir. Er toplar gibi topladım ya, odamda... Şu duvara bir ayna assaydım herkes seyrederdi boyunu. Ben, muhtar oğlu, muhtar adayınız: İbrahim Sarı, yani köyün Îwêzerî’si. Sarı bıyığımla, üst köşeden izlerdim hal ve gidişinizi. Ev tarafına geçip, kendime şöyle bir baksam aynadan... Sakın ha, seçmenlerine karşı küçük düşersin! Bugüne bugün, koca bir muhtarın oğlusun. Büyük adamın oğlu, büyük durmalı. Kaşındaki işaretten utanmıyorsan bari babanın asalettinden utan, sayın adayımız! Utanıyor musun? .. Utandığını kimse bilmemeliydi. Sigaranın dumanını kapıya savurdu. Yirmi yıldan beri bu zıkkımı içiyorsun, acemi değilsin! Her biri, bir yana baş çeken bir halkın başına geçeceksin... Dağılmış bir binanın taşlarını tekrar toplama inadından vazgeçmeyen bir muhtar adayı, böyle mi sigara içer? Farz edelim ki seçildin, demezler mi, filân yerin muhtarı daha sigara içmesini bilmiyor...
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

149  

YAZICI TAHİR / BU BİR ÖYKÜDÜR/

YAZICI TAHİR


Uyandı, saatine baktı. Ancak yetişirdi. Güneş; yatağından kalkıp gelmiş, onlar uyurlarken aralarına girmişti. Başını annesinin göğsüne dayamış, mışıl mışıl uyuyordu. Zeynep derin bir uykudaydı henüz. Tahir ellerini karısının yüzünde ve saçlarında dolaştırdı, okşadı. Zeytinburnu’nda bir gecekondunun küçücük odasında, kuzine sobasının başında görüşmüşlerdi ilk. Soğuk bir şubat akşamıydı. Siyah, up-uzun saçları vardı Zeynep’in. Kocaman kara gözleri nasıl da hüzünlü bakmıştı kendisine? Bir hoş olmuştu. Daha sonra toparlanarak demişti ki O’na: “Burası İstanbul. Elektrik dahil çoğu şey var. Ama ben bu yıl öğretmen olup köylere gideceğim. Türkiye’nin neresinde, hangi köy olur belli olmaz. Yolu, okulu, ışığı olmayan bir köy de çıkabilir karşıma. Orada, karda kışta aylarca mahsur kalabiliriz. Bu durum yıllarca da sürebilir. Bunları bilmeli, ona göre karar vermelisin. Zeynep’ te ürkek ürkek: “Ben de alışığım zorluklara… Fark etmez.” Diye yanıtlamıştı.
........... devamı >>
 
Mustafa Öcalan
    
    
    

150  

BİZİMDE AĞAMIZ VARDI (HİKAYE)

Evel zaman'ın bağrında, dümdüz arazileri, yemyeşil yaylaları, yaylalarında; sürü,sürü koyun,kuzuları olan, bir köy vardı.Yaylalarda, berivanlar Güneşin kendisini göstermesiyle, soğuk kar sularıyla sulanan koyunları, sağmak için, ellerine küleklerini alır, çobanlar sırayla, memeleri süt dolu koyunları, bere sürer; berivanlar sağmaya koyulurlardı...

Yaylada, kuyular vardı; ama,Temus Ağustosta suyu ısınırdı.Bundan dolayı, baharda koyaklara biriken kar'ın üstünü saman'la, keven'le kaplarlar; diğer kışa kadar erimesi önlenirdi Kütük,kütük kesip; tahta yalaklara koyarlardı. Kar eriyince; türlü, türlü şifalı otlarl'a yayılan koyunlar'da herderde deva katık toplanırdı.tereyağı çokelek peynir
........... devamı >>
 
Mehmet Ali Kepez
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 02:32:21

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim