Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

VURDUMDUYMAZ Konulu Şiirler - vurdumduymaz Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "vurdumduymaz" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "vurdumduymaz" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. vurdumduymaz Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

185  

BİLMİYORUM

Gündüz ayrı bir ben, gece ayrı bir benim...

Aynalar da tanıktır gözlerimden.

Gündüzler,sabahın ilk uyanışında sessizce çarpar dilime. Sonralar vurdumduymaz, belirli anlarda yanlışlıklara kalemler kırarım. Hiç umursamadan ardımdakilere hissiyatsız ya da en küçük noktayı bile dışa vurmayan soğuk taş duvarlarımı fırlatırım.

Güneş, batarken karanlığa, yavaş yavaş içime doğar, göstermeden ışıklarını, eritir yüreğimde ki taş duvarları ve doyumsuz mideme yönelirim ilk an'larında akşamın. Sıvışırım sıcaklığın kenarına ve mayışırım ilerliyen bir kaç saate.
........... devamı >>
 
Çem Fırat
    
    
    

186  

BAZEN DİYORUM Kİ

Bazen diyorum ki
boş ver be Nermin
niye çırpınıyorsun ki
sen ve senin gibi kadınları sen mi kurtaracaksın
nasılsa seni anlayan yok
insanların yaptığı gibi
yapmacık ol,gül,gez hayatını yaşa
kır kalemini olanları hiç olmamış say
sen yoksun senin adın yok
sen yazmıyorsun yazamazsın
zaten okumamışsın sus be kdın konuşma diyorum
geri kafalı bir kadın ol otur evinde
........... devamı >>
 
Nermin Terzi
    
    

187  

ELVEDA KOKUSU

Eyvah! yinemi, yinemi o koku…
Habersizce esip bir yerden gelen
Bendeki sensizliğimi alıp götüren
özlediğim, hasretliğine son veren

Evet, o anı hatırlatan, işte bu koku
Kırık kalp, zarar ziyan hesap etmeyen
Vurdumduymaz asi, söz dinlemeyen
Elveda demenin başka bir yolu bu

Benliğime yerleşti elveda kokusu
Arzularıma gem vurdu, her gelişinde
İçimde, benliğimin ta derinliklerinde
Geldimi bırakmıyor, her seferinde
........... devamı >>
 
Hasan Köksoy
    
    
    

188  

BAHTIMIN SÜVARİSİ

Bir kere de kurşun acısıyla sınamasan ne olur
Eskitmesen tenhalığında bu kadar
Vurmasan yüzüme yalnızlığımı
Vurmasan yazgısında alnımı
Sevince insan
Sevdiği için yaşamalı bilirdim
Sen beni yaşamadan öldürdün
Sevdiği, aklını fikrini ruhunu sarmalı derdim
Ben aklımı yitirdim
Senin inancın benden yüklüydü oysa
Sonsuzluk derdin hep bu sevdaya sonsuzluk

Hesap sorulmadan
Yargılanmadan girsem
Bir kez de gecelere ne olur
Ne olur her soruda cevap diye seni aramasam
Uzakların yakınlığını hissettirsen
Bütün yaşanmışlığınla çıkagelsen
........... devamı >>
 
Yurdagül Özay
    
    

189  

BU SENİ SEVİYORUM ANLAMINA GELMEZ

Bugün burda oturup bomboş duvarlara bakıyorsam
Gözyaşı döküp yaramı sarmaya çalışıyorsam
Vurdumduymaz davranıp seni yüreğime kötülüyorsam
Bu seni sevmiyorum anlamına gelmez.

Yanımdan geçerken yüzüne bakmıyorsam
Karşına çıkmamak için yolumu değiştiriyorsam
Seninle bir kelime dahi konuşmuyorsam
Bu seni sevmiyorum anlamına gelmez.

Karanlık geceleri yürek acısıyla geçiriyorsam
Yastıklarımı gözyaşlarıyla ıslatıyorsam
Bir hayal ürünüyle oturup dertleşiyorsam
Bu seni sevmiyorum anlamına gelmez.
........... devamı >>
 
Zeynep Kazmaz
    
    
    

190  

HEY HEY HEY

gece
karabasan
bir çift göz
kordan
yanık et kokusu
cızır cızır
kavi uçurumların pusu
yine firari
zamane usu
ve acı biber tadında
gözlerimden
gönlümün dehlizlerine
damlacıkların buğusu
ama yine de
kıpır kıpır
akça pakça
işte yüreğim
hey hey heyyy!

isyanım
çiğ düştü
bir kıvılcım peşinden
nefes nefese
yetmedi
piştim binpişman
pelte pelte
katran kıvamında
karamsarlık
dizboyu
bir parça mavi soluk
gözlerin yine
ışıl ışıl
bilsen kaç kere
geçtim durdum
sırat ki
kör keskin
inan ama
gözlerin tek
bir çift dizgin
hey hey heyyy!
........... devamı >>
 
Hakan Pomakoğlu
    
    

191  

TOZLU RAFTAKİ DEFTER...

dün geçmişi anarken,
aklıma geldi
tavan arasındaki
üzeri toz tutmuş
raftaki kara kaplı defter...
acaba, yıllar önce
neler yazmıştım, dedim

hüznü, daha tanımamıştım sanırım
gözyaşlarım akmamıştı başkası için
karanlığın içinde, kaybolmamıştı duygularım
yanmamıştı, acımamıştı yüreğim...

kahkahalarımı, umutlarımı, hayallerimi
ve... aşktan beklentilerimi yazmıştım
inceden inceye...
aklım bir karış havada
ayaklarım yerden bir hayli yüksekte
düşlerimse pembe renkte
........... devamı >>
 
Fatma Akar
    
    

192  

MOR BEYAZ ÇİĞDEM TARLALARI

Sen gibi olmasada başka ellerde de sürülür tarlalarım,kimseye kızamam elbet geçer sürgünlüğüm.Bir el belki bir gün çiğdem tohumlarından atar tarlama,gökyüzü duyar hasretliğimi başlar ağlamaya ve bir gecede açar adını taşıyan tohumlar mor beyaza boyanan tenimde.Gölgende serinler böcekler,bir günlük ömrünü dünden harcamaya razı kelebekler uçuşur,bir arı balına katar polenlerini ve dökülen yapraklarınla özün kalır senden geriye,beni kahreden toprağımı kabul etmeyen o vurdumduymaz,inatçı özün...Dört mevsim açıp solarken çiğdem çiçekleri,dört mevsimde üç yüz altmış beş gün ne açar ne de solar hasretliğim.Geçer günler; tükenmek bilmeyen,yüreğimi delen asitli özlemin kuraklaştırıp çatlatır topraklarımı ve hayat verecek bir tohumum kalmaz geriye.Yolunu şaşırmış bir arı geçer,son nefesini verir bir kelebek,bir böcek sığınacak gölge arar parelere bölünmüş bedenimde.Gün gelir dikenli tellerle sarılır etrafım; iki üç kepçe kazarken öldürür son umutlarımı ve betonlar döküp,demir çubuklar saplarlar yüreğime.Temel atma adı altında köklerini taşıyan temelimi delik deşik edip kat kat betonlara hapsederler.Çiğdem apartmanı derler bu beton yığınına ve bir kız çocuğu gözünü açar hastaneye yetişmeden kalıpların esir aldığı arsamda,onun da adını çiğdem koyarlar.Artık baba olan gençliğini arkasında bırakmış bir adam elinde toprağından koparılmış çiğdemlerle koşup gelir eşini kutlamaya.Gördün işte sen olmasan da,ne kadar sahte olsa da yaşıyor hala çiğdemler beton zırhına bürünmüş toprağımda.
........... devamı >>
 
Kerem Yüce
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 02:20:41

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim