Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

VIRGUL Konulu Şiirler - virgul Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "virgul" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "virgul" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. virgul Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

569  

MUHABBET ADASI

Hayata virgül koyup biraz dinlenmek için,
Şarkılar eşliğinde gülüp eğlenmek için,
Bir günlük unutarak dersleri ve dertleri,
Toplandı Marmara’nın iktisatçı fertleri.

Bostancı sahilinde bir Cuma günü erken,
Ilık bahar rüzgarı başımızda eserken
Dostluğa kanmak için Heybeli’nin kalbinde,
Buluştuk dostlarla Adalar iskelesinde.
Güneş gümüş ufukta bizi selamlıyordu,
Dalgalarda bir seda “Haydi gelin! ” diyordu.
Bir davetti uçuşan martıların şarkısı,
Heybeli’den duyuldu bu çağrının yankısı.
Sabahın bu vaktinde şehrin dört bir yanından
Bu çağrıyı duyarak yatağından doğrulan
Herkes bir aceleyle bu sahile koşuştu;
........... devamı >>
 
Sedat Büyük
    
    
    

570  

BENCİNLİK KONULU ŞİİR YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRMESİ

DİKENSİZ GÜLLER GRUBU ŞİİR YAZMA YARIŞMASI ‘’
SERBEST ŞİİR JÜRİSİ PUAN ÇİZELGESİDİR

Ayı: 2008/ Mart 06 Nisan 2008
Konu: Bencillik

Jürimiz 2008 / Mart ayına ait,’’Bencillik’’ konulu serbest şiir yazma yarışmasına gönderilen şiirleri değerlendirmiş ve sonuçları aşağıdaki listede sunmuştur.
Şiirlere verilen puanlar Necdet ARSLAN / Turgut UZDU / Demir MUTLUGİL/ Rifat KAYA / Mahir DEMİR isimleri esas alınarak sıralanmıştır.Abdullah GÜMÜŞTAKIM değerlendirmelere katılmamışır..
........... devamı >>
 
Yunus Ermiş
    
    

571  

NOKTALAR VE NÜKTELER

Diyor ki bir dostum; ”yazma fuzuli! ”
“Arife bir nokta, kâfi gelirmiş”?
“Boş ver ilhamı vede nüzulü! ”,
“Maarifin manası; nokta olurmuş”?

Âdeme bin sene, verilmiş niye?
Onca ilimde, yanda hediye.
Melekler secdeyi, yaptı ne diye?
Bunların cevabı; hikmet olurmuş.

İblisi yakan; malum kibirdi,
Sanırdı kendini; yekta kebirdi(!)
Lanete vesile; yanlış tabirdi.
Bazen noktalar, nikmet olurmuş!
........... devamı >>
 
Cihat Şahin
    
    
    

572  

HER ŞEY YASAL CİNAYETLERİ SAYMAZSAK

Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiç bir şey, çok daha fazlısı var. Yasal bir yalnızlığı yaşıyorum ruhumun derininde. Derin yaralarım var kanamaya müsait. Cinayetler işliyorum sürekli yenilerini katıyorum her gün bir şeyleri daha öldürüyorum. Brahms dinledim sabaha kadar ve kitap okudum. Birkaç telefon virgül koydu okuduğum kitaba. Bana aşkı anlattılar uzunca kendi dünyalarından bildikleri kadar, bi bok anlamadım. Aşk böyle değildi. Bir yerlerde bir yanlış vardı ama o yanlış kimdeydi. Aşka ne garip anlamlar yüklendiler. Aşkı anlatmak tabii bana düşmez haddim değildir, yaşamak istediğime bir ad konulması gerekirse aşk derim hepsi bu… yarım kalmış bir sözle devam etmeliyim mum ışığında ki loş geceme. Başımı yastığa koyduğumda onu düşünmeliyim korkulardan arınarak kötü ihtimalleri düşünmeden güven dolu aşk olmalı bu. Sabah uyandığımda aynaya baktığımda gülümsemeliyim ve günaydın aşkım demeliyim. Paylaştığımız anlarda maddelerden arınmış manevi bir ilişki olmalı çay ve simit yerken mutlu olmalı, gülümsemeli. Şarabı içerken hafif müzik çalarken hiç konuşmadan birbirine sarılan bedenler hiç konuşmadan çok şey anlatmalı. Canımı sıkan bu telefon konuşmaları neredeyse her gece yaşıyorum. Derinlerde canımı yakıyordu.
Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiçbir şey daha fazlası var hepside yasal, cinayetleri saymazsak. Kanım akıyor her gece. Duvarlarımda eskiden kalma yaşlı bir hüzün. Şimdi sıra kimde, kim açacak kapıyı ellerimi tutup dudaklarımdan kim öpecek. Kapım kilitli cinayetin gizi sizde saklı. Bir yazımda söylediğim gibi “yüreğimizin katili ne zaman sanık sandalyesine oturacak”. Bir kenti yaktıktan sonra verilen cezanın ne anlamı kalıyor yanan kent için. Küllerinden doğabilir mi kendini. Ben hep söyledim bana gül getirmeyin ben papatyaları severim kırları severim dedim, siz bana gül getirdiniz.
Sis vardı sokakta perdelerimi kapalı tutardım. Ürkek bakışlarla zaman zaman dışarıya bakardım işte o anlardan biriydi. Kim bilir belki de kirli bir kabustu bu. Siyahlara bürünmüş bir adam geçiyordu sokaktan, yüzünü göremediğim bu adam kayboldu sonra sokağın kuytusunda. Dışarı çıkma isteği vardı içimde korkum izin vermiyordu. Üzerimdekileri çıkardım her şeyi. Geceyi de soydum kimse farkında değildi tüm kent uyurken ben çığlık çığlık dolaşıyordum sokaklarda. Ayaklarım kanıyordu. Her şey yasaldı cinayetler dışında. Uykumu gasp edenleri bulmalıydım yok hayır onlar orda kalmalı ben gitmeliydim.
Veda anlarını hep unutmak isterim ama hiç aklımdan çıkmaz. İlk günler çok sancılı geçer her şey ona dair düşünülür dinlediğimiz şarkılar seyrettiğimiz film. Dolan gözler sık aramalar seyrekleşir sıcaklık kaybolur gidenin yerine başkaları gelir ve aklımızda sadece o veda anı kalır. Boşluğa düştüğümüzde telefon rehberini karıştırdığımızda yeniden duyarız o sesi yada o numarasını değiştirmiştir çoktan. Hep bir yerlerimizde sızlar. Çünkü kapanmayan her şey canımızı yakar. Sokaktaydım evet hem de çırılçıplak. Kimse görmüyordu duymuyorlardı çığlıklarımı. Serseriydim beklide saçlarım dağılmış gözlerim şişmiş haklısınız dünü aramaktan. Evime döndüğümde yerde kan izleri vardı adım adım beni takip ediyordu kayıp gölgem gibi. Yaşlı koltuğuma oturduğumda yıldılar takıldı gözlerime hep benim sandığım yıldızlar. sormayın bana cinayetlerim dışında her şey yasal söyledim bunu size. Yeni cinayetlerde işleyebilirim kan izlerini takip edip vurabilirim onu kalbinden. Sevemediğim kadınların intikamımıydı bu yalnızlık. Benden çaldığınız şarkılarda kalsın sizde. Yeni şarklarım var ilk baharı andıran yasal şarkılar. Ben şimdi ben mumu yakıp dinlerim onları saçlarını okşarım zamansız girerim koyunlarına sevebilirim beklide yeni şarkıları. Dinle yüreğimin sesini benim yüreğim bu gece fahişe her han gibi bir kadınla sevişebilirim ismini sormadan aşık olmadan sevmeden keşfedebilirim vücudunda ki derin çukurları. Şarap döküp vücuduna bir damla kaçırmadan içebilirim hepsini. İnleyebilir gece. Aynada yüzüme bakabilir miyim bilmiyorum ama bu gece yüreğim fahişe bilmelisin. Başka kadınları sevebilirim. Bunların hepsi yalan, bana ait değil, evet belki fahişe ama yüreği var, derin çukurları, yaraları olan ruhunda küçük bir çocuk saklayan. Artık sabah olmalı mum sönmeli kemancı susmalı yorgun koltuğum dinlemeli sevişmenin tanığı yatağıma yalnız girmeliyim. Sabah aynaya bakabilmek için bu fahişeyi öldürmeliyim. Söylemiştim size. Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiç bir şey, çok daha fazlısı var hepside yasal, cinayetleri saymazsak. Bir fahişe daha öldü zamansız hem de yasal…
........... devamı >>
 
Serkan Kurt
    
    

573  

VİRGÜL YERİNE NOKTASAL HAYALETE MAHSUS, KÖPRÜ MARUZ OLUNMA'NIN; BİR KERELİK BİR 'SEN' VE 'BEN'

i.
Tuhafça onu doğuruyor şiir.
Halbuki sana eziyet etmiş o,
onu yıktın işte buraya yine.
Bunun için danıştın sanki kim'e? *

Ne kendine, ne bana.*
Sadece patinaj yapan
yağmurun suyuna,
değil aşkın alev kırmızısına.

Sevgiye de değil. Çünkü
saf su değil, yağmur suyu.
Yine de tüm sular akıyor,
aşağıda bir kuyu.

Topluyor bizi allahtan,
kova kova çıkacağız

daracık şu maşrapadan.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

574  

ATIŞMA_MEYDAN OKURUM

Şiir Perisi Grubumuzun ''Bir Dörtlük de Sen Yaz/Aşığım Aşık'' isimli ortak şiirimize bir dörtlükle katılan herkes bu dörtlüğünün, grubumuzun ŞİİR PERİSİ GRUBU yetkili şairlik sayfasında yayınlanmasına izin vermiş sayılmaktadır. Kendi dörtlüğü dışında, şiirin bir kısmını yada tamamını sayfasında yayınlamak isteyen şairler, diğerlerinden izin almak zorundadır...(Yasal Uyarı)

Hocalar! Ustalar! Ne beklersiniz?
Deste GÜLLER ile, meydan okurum.
Sükûta, sessizlik hep eklersiniz!
Tatlı DİLLER ile meydan okurum! ...........Turan Orak

Can dostun selamın alarak geldim
Güzel hulyalara dalarak geldim,
........... devamı >>
 
Şiir Perisi Grubu
    
    

575  

RİNDLERİN AKŞAMI-YAHYA KEMAL... BİR ŞİİR / BİR YORUM

Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
........... devamı >>
 
Sedat Demirkaya
    
    

576  

HAYATIMA BULAŞMIŞ, BULAŞTIRILMIŞ HERKESE

...........................
çılgınca okuyorum şimdilerde.. ıssızlığımı giderdiğini düşünüyorum bunun.. bu pazar yerinde yaşanan da, yaşanacak olan da acıya bitişik.. bu kitap ayini açıktan açığa bir yalnızlık duası, onarmaktan yorulan sabrıma.. mutfakta okurken kan gördüm kitapta; senden aldığım.. kapı açıktı.. tüm sesler örtülü.. kör bir malkadın* geçti balkondan.. dışarı karanlıktı.. belki onun dişlerinden, belki benim düşlerimden.. ama nasıl olduğunu bilmeden ben..
.....................
ilk zıvanan gibi sakladın acıyı.. çünkü acı buğulu ve büyülü çağrışımlarıyla nefis bir motif gergefinde.. çünkü sana, çözümü oyalayan ve beklentiyi hafifleten nadir gerekçe.. ya da biz hiçbir tedbir almadan sevmeye, ihmal ederek depresif tanrılarımızı, iyimser, konforlu düşler tasarladık uzak kentler düzleminde.. işlemediğimiz cinayetlerden sorumlu tutulmanın dalgınlığıydı bu.. anlam adına girdiğimiz tüm kavgalardan yenik çıkmamız bundandı.. acının da ötesi vardı oysa.. parmaklarım korkulanırdı teninin görkeminden..
........... devamı >>
 
Serap Erdoğan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 17:41:19

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim