Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

VE INSAN Konulu Şiirler - ve insan Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ve insan" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ve insan" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ve insan Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

393  

YALNIZ İFTAR

Koy karşına bir kaç tabak daha! ,
Birileri var sansınlar, seen! yalnızsın oysa! ,
İşte ezan okundu, boğaza karşı su yudumla,
Biz zannettik bardak deniz,deniz bardakta, biz denizi içmişiz.

Çok güzel olur bu vakitte, İstanbul’da hava,
Az yemek bol, bol seninle sohbet etmek,
Çok hafif bir müzik ve dostane insan topluluğu,
İnsanlar hep böyle kaynaşsa, iftar vakitlerinde dolu lokantalarda.
........... devamı >>
 
Vildan Altunbaş
    
    
    

394  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM (TALEP) 43

Kişi-insanın, içleminindeki, toplumsal yanıyla; birey-insanın, toplumun refahını bölüşüp tüketirken, çok farklı bir kişi-insana dönüşmüştür. Artık başlangıcın kişi insanı değildir. İç gözlem yapan, empati yapan, hoşgörü geliştiren, bir yığın kişi-insan yanını üretmiştir. Başlangıcın kişi-insanından da, kopmuştur. Ama toplumdaki kişi-insanın, toplum öncesi kişi-insanı, saçını, kulağını topluma getirişi gibi, öznesi ile öznelliğini de, aynen topluma getirerek, fantezi oluşları korumuştur. Bu özne, toplumdaki kişi-insanın alt yapısını oluşturduğu ve bunun fantazileşme yarattığı da unutulmamalı. Şimdi topmlumcu kişi-insan vardır (sosyo kişi insan) . İnsan; birey de olabilmiş, ala geyikleri yakalamak isteyen, koşu fantazisinde değil, toplumcu üretimle, Mars'ta yaşamı kurgulayan kişi-insandır.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

395  

İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

İnsan Hakları ve demokrasi

“İnsan Hakları ve Demokrasi” nedir diye düşündüğümüzde, aklımıza ilk gelen düşünce, insanca yaşama hakkıdır, deriz. Bu düşüncenin hayatın içinde yer bulması anlamına baktığımızda, şunu görmekteyiz: İnsan Hakkı, insanın insanca yaşaması ve devletiyle olan ilişkisinin düzenli olmasıdır. Bu bakımdan baktığımızda, devlet vatandaşıyla bütünleşmişse, insan haklarının genel anlamda varlığından söz edile bilir.şayet,devlet vatandaşıyla bir takım gereksiz ve anlamsız girişim içine girmiş ise, orada insan hakkı aramak beyhudedir.Devlet yapması gereken sosyal ve ekonomik işlevi bir kenara bırakmışsa, o zaman neyi nerede aramaya başlarız.İşte bu zamanda oturup düşünmek ve bu olumsuzluğu nasıl aşarız diye mücadele vermemiz gerekir.İşte, temel insan hakkı bu olsa gerek, diye düşünüyorum. O zaman kendini vatandaşıyla bütünleştirmesini bilmeyen bir devlet, vatandaşından fazla bir şey bekleme hakkına sahip olmamalıdır.Böyle bir sistem içerisinde yönetilen vatandaşın, hiçbir zaman insan hakkından söz edilemez. Yaşadığımız tarihi süreçte bu kavramların yeni oluşumunun var olmasından da mutluluk duymaktayım. Çok önemli bir gerçeğin altını çizmek zorundayım. O da şudur ki, bilinmesi gereken ve sahip çıkılması mutlak olmalı bir durum vardır ki, o da İnsan hakları ve insanın kendisinin haklı olduğunu bilmesidir.Bu bağlamda genel bir değerlendirme yapacak olursak, olaya şöyle bakmamız gerekir: İnsanların içinde bulunduğu ırkı,dini,rengi, inanışı ve cinsiyeti ne olursa olsun, hiçbir ayırım yapmadan elde ettiği haklara sahip çıkması anlamında gerçekleşmiş olur.
Sizleri biraz gerilere götürerek, bu hakların nasıl elde edildiğini izaha çalışacağım. 1215 yılında, İngiltere Kralına sunulan” Manga Karta” belgesi, bir derece insan hakkı bildirgesi olarak sayılmaktadır.Bunu haricinde, bir diğer önemli bildirge Amerika’da yayınlanan bağımsızlık bildirgesidir. Bunu haricinde, Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar 1789 yılında gerçekleşen Fransız ihtilali sonucunda yayınlanan bildirgedir.
İkinci dünya savaşı sonrasında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda, kabul edilen ve 10 Aralık 1948 yılında yürürlüğe giren insan hakları beyannamesiyle duyurulmuştur.
Bildirgenin giriş bölümünde, aynen şu ibare yer almaktadır.O günkü genel Kurulun almış olduğu kararı aynen şu şekilde bütün dünyaya duyurulmuştur. Bütün uluslar kendi insanlarının temel haklarına saygılı olmalı ve insanlarını devletin hakim güçleri karşısında korumalıdır. Bu korumanın temel öğelerinden birisi de, hukukun evrensel değerlerine uygun hareket etmeli ve hukukun üstünlüğü ilkesi, birinci derece de hakim kılınmalıdır.
İnsan hakları bildirgesinde yer alan bir takım maddeler incelendiğinde, bizim anayasamızla bire bir örtüştüğü görülecektir. Ne var ki zaman zaman insan hakları ihlalleri, bizleri derinden yaralamıştır.Bu oluşumun meydana gelişi bir takım çıkar çevrelerinin genel menfaatlerinden kaynaklandığında bilinmesinde fayda vardır.Bu gün dünyada var olan 190 ülkeyi aşan devletlerin var olmasına karşın, insan hakları ihlalleri bir çok yerde devam etmektedir.Bu ihlallere son verile bilmesi, bütün dünyada demokrasiye geçilmesiyle mümkün olacaktır.
Toplumların çağdaş değerlere ulaşması için, Reel gelirden kendine düşen payı almalıdır. Toplumsal barışın ve insanca yaşamanın bütün kuralları ve değerleri buna bağlıdır. Aksi halde her şeyden mahrum insanların, insan hakkından bahsetmek beyhudedir.
Mürsel Adıgüzel
........... devamı >>
 
Mürsel Adıgüzel
    
    
    

396  

MİTOLOJİ VE İNSAN..

Ben,
Çocukken Troya da
Milattan bilmem kaç yıl önce
Deniz oynaşırken
Bizim oralarda.
Sizin Kaz dağlarınız bile
Kimbilir kaç kulaç derinlerde
Poseidon'un tatil köyüydü belkide.
Öfkesi batası Zeus
Duyunca kudurdu aşkımızı
Ters yüz etti herşeyi
Harran da çekilirken sular
Gemisi Ararat'ta kaldı Nuh'un
Kop'ta bu yüzden hırçın.
Sebebi çok basitti
Yüce tanrılar yerine
Afrodit beni seçmişti.
........... devamı >>
 
Metin Yaltı
    
    

397  

HEPİMİZ BİRLİKTEYİZ

HEPİMİZ BİRLİKTEYİZ

Yanılgılarım
Tuzak oldu yoluma
Dizildiler birer birer! .
Sevda tutkularım..
Uzandı ellerimden tuttu;
Canımdan çok sevmeyi öğrettiler.

Dostlarım..
Sevgi bağlarımı kutsadılar
Ve benliğimdeki insan onurunu
Sevenlerim alkışladı..
Çılgınlar gibi alkışladı,
İnsanlığımı, sevgimi, gururumu.

Beklentilerim..
Boy verdi başak verdi..
Ekilmiş umut tarlalarımda.
Sınırsız sevgilerim,
Sürdü gitti bucak bucak;
Halay, horon, zeybek havalarında.
........... devamı >>
 
Talat Semiz
    
    
    

398  

HANGİ YANLIŞI ANLATSAK! ! ..

Hangi Yanlışı Anlatsak! ? .

Ölümlerin en hüzünlü yelleri yalıyor içimizi
Üstüme eğiliyor sarı zaman, tüllerim kavruk
Köklerim bağışlanmaz bir günün balçığında
İsyanı da öğrendi ruhum, ben katlediliyorum.

Her sabah güneşi karşılar burada füzeler, roketler
Bulutlara eşlik eder zerreler, yüreği yakar ölümler
Sularla sarmalanır al al baloncuklar, kan olur eller
Yaşama doyamadan toprakla bütünleşir o bedenler.
........... devamı >>
 
Gönül Bıkım
    
    

399  

DİYALOG

bir umt tu gelecek
bir gün
hiç ummadığım bir zaman dilimin de
ve belki de
şu an
bizim dışımızda
biz yokken var olan.

zaman ve mekandı
bazen hiç geçsin istemiyor
bazen hiç gelsin istemiyoruz
alıp başını giden her şey bizmişiz?

düşüncelerimi hapsettim bedenime
çok tanrılar yarattım ve yıktım
insan benliğimde
yalnızlığım bundandır

aç avuçlarını öpeyim
güne güneş, geceme yıldız ol
kaldır sınırları sevginden
geri dönüp bakma
her şey yalandır.
........... devamı >>
 
Hekim Coşkun
    
    

400  

ÖFKE! ...

ÖFKE

Öfke! ...
Sinirlilik ve kızgınlık hali denilir,
Mantık yeteneğini kaybetme bilinir,
İnsanın muhakeme etmesi güçleşir,
Gazaba karşı yenik düşme denir ÖFKE...

Öfke! ...
Öfkelenen insan şuurunu yitirir,
Allah, bu durumda olana öğüt verir,
Sabır öfkenin önündeki fren denir,
Zararla oturmanın nedenidir ÖFKE...

Öfke! ...
Öfke halini yenmek büyüklük sayılmış,
Öfkesini yenen zarardan uzak kalmış,
Öfkeyle ilgili ata sözleri varmış,
Akl-ı selimin terk edilişidir ÖFKE...
........... devamı >>
 
Abdullah Yaşar Erdoğan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 16:42:25

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim