Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UZAY Konulu Şiirler - uzay Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "uzay" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "uzay" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. uzay Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

X`R`N2, ÖTELENEN BİR GEÇMİŞİN ÇOK ÖNCESİNDE - TENCERENİN PERİSİ İLE PENCERE EĞRİSİ

Kendi ateşini su ile söndürerek tencereden peydahlandı bir peri yavaştan süzülerek

Bir varmış bir yokmuş. Ormanlardan birinde herkese iyilik yapmayı seven adı gibi bir peri yaşarmıs. Çok düşünceli bir peri kızıymış bu. Her akşam üstü geldiğinde orman gizli patikalarına doğru seri biçimde yönelir ve adımlarını sıklaştırırmış. Derinlerde bir yerde bir kulübede Xaran adında bir köpek ve Sarmayan adında bir kedi yaşarmış.Xaran ölümsüz bir köpekmiş. Nice badireden kurtulup hiç ölmemiş. Sarmayan da dokuz canlı bir kediymiş. O biraz daha ileri gitmiş. Doksan dokuz kere ölmemiş. Ama hala Ölümsüz Xaran’dan doksandokuzluk canıyla bir adım gerideymiş çünkü ne de olsa ölümlüymüş. Yine de bu doksan dokuzluk sıra dışı olay’a çok şaşıran meraklı Xaran dönüşüme uğramış ve dört bacaklı bir köpekten iki bacaklı bir kediye evrilmiş. Halbuki Sarmayan ile evlenmeyi planlıyorlarmış. Bunu anlayan Xaran ne yapacağını bilememiş.Peri kızı, Xaran ve Sarmayan, bunun üzerine çareler düşünmeye başlamış.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

594  

NEREYE GİDİYOR İNSANLIK?

Kim için can verdi Mehmetçik,
Niçin savaştık Kore'de?
Neden hesap sormadı,
Şehit anaları,gazi babaları,
Türkiye nere, Kore nere? diye

Çek - Slovakya 'da, Macaristan 'da
Özgürlük arayışlarını boğdu anında,
Kremlinin emriyle Kızılordu.

Ne aradı Çinhindi'inde Fransa?
Kanlı mirası devralan Amerika,
Ne yaptı,
Genç bir nesli öldürmekten başka?

Ne işi var Küba askerlerinin Angola'da?
Kendi vatanında siyah ırk
Beyeza köle edilmek isteniyor Afrika'da.
Neyi paylaşamadıkları belli değil,
Sürüp gitti sekiz yıl boyunca,
Din kardeşlerinin İran-Irak savaşı,
Her gün biraz daha kanlı.
........... devamı >>
 
Dinmez Er
    
    

595  

BİLDİ

Sağırlık sultanlık oldu, o gemiyi çeltik mevkine oturttu;
Sen orada saltanat sürerken, transatlantik cürüf kürürken –
Artakalanlar artakalmayanlardan.. sevgiliyi hep sordu,
Faraşı mangala itekleyen güdü-kol hiç de yorulmadı.

Demek, bilir ya da bilmez bir karartı hepten arızalı
Ki çok bitmezmiş sütten dili yanan çiğ yoğurdu
Üfleyerek yer; yine de sair yan, sevgi körüklerken:
Bunu duyduğun şu an ellerin hamur orda ne yoğurdu?
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

596  

BENİ TARİHLE YARGILA

'Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is,
Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz
Beni bilimle anla iki gözüm, felsefeyle anla,
Ve tarihle yargıla...'

Bal değildir ölüm bana,
İdam gül değildir bana,
Geceler çok karanlık,
Gel düşümdeki sevgilim,
Ay ışığı yedir bana...

”Ahh... Ben hasrete tutsağım,
Hasretler tutsak bana
Bıyığımdan gül sarkmaz,
Bıyık bırakmak yasak bana,
Mahpus bana, sus bana.
Yağlık ilmek boynuma...
Sevgili yerine
Koynuma idamlar alır, idamlar alır yatarım,
Ve sonra sabırla beklerim,
Bulutları çekersiniz üstümden,
Suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız,
........... devamı >>
 
Ersin Ergün
    
    

597  

DURURSUN VESVESE, MEALİ YA DA ULU'SUN

Ulular kırkahvesi, 'he! ' deyince
keklik sekerek; e bir su samuru,
nehir mavi gerdan boyu, şulap d`şulap, eh! ...
Hop! göründü mü, kulübe?

Düden tüten buharı geldi
çağlayanın.. Ve dalgalar;
dibi telveli, köpüklü Osmanlı tokadı...
Bu kulübede kim harıl harıl?

İçerde kahveyi kim kaynatıyor?
Brezilyalı bir nene mi?
Güzel bir hazırlık var sakin,
Karnavaldan iyi olmasın...

Kahveleri fincanlara dolduran
Seken keklik ve fincandan içen
kahve porsuk ıslak; ıslık
çalarak açtı çalınarak arta kalan kapıyı.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

598  

ADIM ADIM KAYBEDİLEN BİR GENÇLİĞE AĞIT

bir zamandı
zamanlar içinde bir zaman
kaybolan
saf, masum ve haşarı çocuklardık
adımız çıkmıştı ya bir kere
yaka silkmişti mahalleli
kalmadı kırılmadık cam
çiğnenmemiş bahçe
aşırılmamış kiraz, vişne ve erik
lakin bizsiz de tadı yoktu canım
ıssıza düşen sokakların


dedim ya o günlerde safça bakardık hayata
komşu emindi komşusundan
arkadaş ölümüne arkadaştı
kan kardeşliği vardı sahiden
selam verilirdi hafiften bir tebessümle
ve biz asla girmezdik evlere
hava zifiri kararmadan
........... devamı >>
 
Mehmed Arif
    
    

599  

ANA KARNINA DÖNÜŞ - 1.6

1.6
Komuta Kabininde Görüşmeler

Kaosta canvermekten kurtulabilen beş astronot, araştırma ve incelemelerle ilgili çalışmalarını tamamladıktan sonra Yıldızlararası Uzay Gemisi Foton 1 ‘in komuta kabininde toplanmışlardı.
Kaptan Çi Vaştar:
- Arkadaşlar… Diyerek söze başladı. her şeyden önce bir durum saptaması yapmak zorundayız. Uğradığımız felaket konusunda görüşlerinize başvurmanın yararlı olacağını düşünmekteyim. Bizi yazgımıza götürecek olan yeni rotayı bu görüşlere göre çizmemiz gerekeceği açıktır. Yeni rotadaki görev ve sorumluluklarımızın eskisine oranla çok daha ağır olacağını sanıyorum. Sonuçlar üzerinde konuşmayı sonraya bırakmak istiyorum. Şu andaki dileğim; felaket konusundaki gözlemlerinizi, bildiklerinizi ve kanılarınızı öğrenmekten ibarettir. Bu bakımdan, ilk girişimi senin yapmanda herhangi bir sakınca var mı doktor?
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

600  

ZEMHERİ…

Üşüyorken yüreğimde yakamozlar
Denizler boğulur bakışlarımın med-cezirlerinde,
Gökkuşağı olursun zemheri dünyamın kıyısında...
Yalnızlığımın kalabalıklarına kurşunlar sıkılıyorken,
Yokluğuna dem vurur sessizliğin çığlıkları,
Uzak ufuklardan üryan coğrafyama
Rüzgarlar getirir teninin kokusunu...
Yasemen kokan sevdamın karanfil mecalinde,

Duygularımın dokusunda gözlerin canlanır
Ve firkatin ellerine papatyalar tutuşturulur.
Yağmalanan hislerimden kalan- ganimetleri- sen alırsın.
Oysa ki, yeni toplamıştım, ne de zor toplamıştım,
Hazanda hislerimin bereketine ne dualar okumuştum.
........... devamı >>
 
Dündar Sansur
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 08:45:43

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim