Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UYUSTURUCU Konulu Şiirler - uyusturucu Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "uyusturucu" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "uyusturucu" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. uyusturucu Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

353  

SEVGİLİ HOCAM

Sevgili Hocam,

Medeniyet...

Hocam Mehmet Akif,
Medeniyet dediğin artık ne tek dişi kalmış canavar,
Ne de benim iman dolu göğsüm var.
Medeniyet dediğin bacak arasında özgürlük...
Medeniyet, özgürlük...
'Herkes istediğini yaşamakta özgürdür.' diye tutturulan bir dikiş,
Kimse bilmez ki özgürlük değil ki tek başına,tek kişilik bir iş.
Ben özgürüm.
Sen özgürsün.
Ama benim olduğum yerde sen,
Senin olduğun yerde ben özgür değilim.
........... devamı >>
 
Evren Özcan
    
    
    

354  

KİM KURTARACAK TÜRKİYE'Yİ?

ABD soykırım dedi. Atalarımı Ermenileri katletmekle suçladı. Ah adalet güçlünün elinde bir sopa mısın? Yalın ayak yürürken Türkiye ileri daha ileri gitmek için çabalarken tabanlarına indirilen değnekler reva mıdır? Türkiye'm memleketim... Kimler seni bu hale getirdi? Kimler seni falakaya çektirdi? Dünyadaki hakim güçler fakir ve zayıf ülkeleri hizaya getirmek için bazen asker tıraşı yaparken bazen de kafa derilerini yüzmektedir. Geri kalmış ülkelerin yöneticileri ise saçlarını rüzgara salıvererek halkının önünde pozlar vermeye devam ederken halkın alnından kanlar akmaktadır. Ah Türkiye'm senin için kararlar alanlar var. Türk halkını kendileri gibi düşünmediği için aptal sayanlar şimdi de katliamcı saymaktadır. Niçin mi böyle? Hiç kuşkusuz kendini yönetemeyenleri başkaları yönetir. Türkiye kendini yönetemedi; sürekli borçlandırılıp tüketildi. Ayakları üzerinde durmasına izin verilmedi. Sürekli falakaya çektirildi. Üretmesine ve emek ülkesi olmasına izin verilmedi. Ne kendi fikrini ortaya koyabildi- illa batılı gibi düşündürüldü- ne de kendi silahını üretibildi. Başkasının ellerine kendi istikbalini yerleştirdi. ABD de eline geçen bu kozla kirli parmağını Türkiye'nin en mahrem yerine sokabildi. Türkiye'yi parmağıyla oynatıverdi. Üzülmek kar etmez..Ağlamak yüzdeki utanç kırmızısını silip atabilir mi? Türkiye'nin bölünmesine mani olabilir mi? Atatürk'ün cumhuriyeti teslim ettiği gençlik duyarsızlaştırıldı. Uyuşturucu, fuhuş, alkol ve zamparalık batağına çekildi. Şimdi kime güveneyim? Kim kurtaracak Türkiye'yi? Hangi akıl ve irade güçlü ve payıdar kılacak ülkemin istikbalini? Bütün akıllar kurşun gibi eritilirken gerek kalmadı kafalara silah sıkmaya. Türk insanı yarı ölü yarı baygın bir halde yaşatılmaya çalışılırken saçlarını ABD'ye okşatanlar en akıl almaz oyunlarını Türkiye'de oynadılar. Evet bunlar Deccal'dı. Halka ateşi su olarak gösterdiler ve sonra ülkeyi cehenneme çevirdiler. Hangi ülke 24 yıl teröre dayanabilir ve bu kadar özverili olabilir. Hangi ülke yıllarca terörle yaşayabilir. Tabi ki Türkiye...Bin bir zahmetle yetiştirdiği evladını vatanına kim verebilir. Her şeyi sineye çeken halkıma kim bu kadar zulmedebilir. Tabi ki Deccaller...Halkının acısını görmeyen ruhu kör vicdanı kör gözü kör şeytanlar zulmedebilir. Artık elimize sapanları almanın zamanıdır. Kör vicdanlara taş atmanın zamanıdır. Türkiye'yedeki melek suretlileri göğe yükseltmenin zamanıdır. Atatürk'ün gök mavisi gözlerinde Türk bayrağını dalgalandırmanın onu gözlerinden öpmenin tam anıdır.
........... devamı >>
 
Osman Demircan
    
    

355  

DİŞLERİN GICIRTISI ÇENENİN GÜCÜNDEN GELİR..

Vurulan uyuşturucu öyle etkili ki; ağzımız kan çanağına dönmüş, dudaklarımız paramparça, kendi etimizi yiyoruz bilmeden.
Ne dişimizin çekildiğinden haberimiz var ne de kırmaya uğraştıkları çenemizinden..
Kanırta kanırta Türk Milleti’nin dişlerini söküyorlar..
Bir ahh! .çekecek olduk Tandoğan’da, Gündoğdu’da; dolgucuları sürdüler üstümüze..
Dağda koyun güden çoban bile bilir; silahı gösterdiğin anda kurşun atmadan kılıfına, kılıcı çektiğinde kelle uçurmadan kınına koymak ölümüne kadar uzanacak belalara razı olmak demektir.. Yaralandık işte..
........... devamı >>
 
Hilmi Kayıhan
    
    
    

356  

GENE ONLAR

Onlar ki
yılanla hâldaş,
ifritle yoldaş,
ateşle soydaştılar...
Dağda,düzde,şehirde
gecenin zulmeti
inerken perde perde
otoları gaspedip
tez zamanda mesafeler aştılar...
Önlerine çıkan her varlığı yok edip,
bütün insanlıkla savaştılar...
Onlar ki vahşetin çocuğuydu
kan içtikçe canavarlaştılar...

Onlar ki
kesif karanlığın ortasında
herkesin,herşeyin uyuduğu,
suyun bile uyuduğu zamanlar
uyanıktılar...
Ellerinde tahrip kalıpları,
benzin dolu bidonlar,
kundaklayıp işyerlerini,
fabrikaları yaktılar...
Gökleri yalarken alevden diller
kuytu köşelere sinerek
sadistçe,keyifle,
sırıtarak baktılar...
........... devamı >>
 
Hikmet Yazılıkaya
    
    

357  

DOĞMAMIŞ GÜNEŞLERİN YASINDAYIM

O üç ana için takvimler 6 Mayıs 1972’nin üzerinde dondu…
O sabahta Ankara’ ya güneş doğdu…
Ama o sabah 3 ananın yüreğindeki güneş bir daha doğmamak üzere battı…
Deniz Hüseyin Yusuf yoktu artık…
Yüreği güneşsiz bırakılan analarından UTANIYORUM!

Gözlerini kırpmadan, 8 yaşındaki çocuktan 80 yaşındaki nineye kadar tecavüz edenler, bizler evlatlarımızı koklamaya kıyamazken töre uğruna gencecik kızlarını öldürenler, dedelerin ninelerin üç kuruş emekli maaşlarını çalmak için yaşlı insanları katledenler, kolay para kazanmanın açgözlülüğüyle körpecik bedenleri
zehirleyen uyuşturucu tacirleri ellerini kollarını sallayarak ülkemde dolaşırken tek suçları vatanlarının bağımsızlığını, halklarının mutluluğunu, insanlarının eşitliğini isteyen Deniz’ine Hüseyin’ine Yusuf’una bir daha doyasıya sarılıp koklayamayan analarından UTANIYORUM!
........... devamı >>
 
Sevtap Özkahraman
    
    
    

358  

ÖĞRETMENDEN,ÖĞRENCİYE ÖĞÜTLER:

Sevilmek istiyorsan,sevmesini bilesin
Sayılmak istiyorsan,saymasını bilesin.

Sevmediğin şakayı yapma başkalarına,
Onlar da sana yapar,dokunur onuruna.

İlk kendini eleştir,sonra başkalarını,
Onlardan kusurluysan sakın açma ağzını.

Faydayı,menfaati,hep disiplinde ara,
Disipline uymayan,mutlak uğrar zarara.

Özgürce yaşamayı istiyorsan ülkende,
Saygı duy yasalara; kurallara uy,sen de.
........... devamı >>
 
Naim Yalnız
    
    

359  

MEHMETÇİK POLİSİMİ-HAİN VE DÜŞMAN YERSİN YEDİDEN YETMİŞE DEK-ALLAH BELANI VERSİN

BİR Ermeni örgütü-canım vatanımızı
Sıkıntıya sokuyor-acıtır canımızı
Başında bir Cellât var-yer içer ve zıbarır
Emri oradan verir-Rabbimiz versin sabır
Mehmetçik polisimi-hain ve düşman yersin
Yediden yetmişe dek-Allah belanı versin
Cep Telefonu varmış-gerçekten öyle ise
Bu terörü azdırır-dikkat edin bu sese
Orada semirmesin-gırtlağını hep sıkın
Sakın fırsat vermeyin-balyozu üstten çakın
Mehmetçik polisimi-hain ve düşman yersin
Yediden yetmişe dek-Allah belanı versin
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    

360  

UYUŞTURUCU BAĞIMLISI

Çöküyor yuvamın ana direği
Elinden tutamam kolu perişan
Üzüyor sürekli yokken gereği
Sözünü yutamam dili perişan

İlaçlardan delik deşik bileği
Soytarıya döndü dünün döleği
Sapıtmış, şaşırmış odun şeleği
Peşinden gidemem yolu perişan

Yaşın başın almış neyi düşünür
Bu badire bilmem nasıl aşnır
Çamur çukuruna düşmüş eşinir
İçeri katamam nalı perişan

Kendine güvenmez korkak, çiğersiz
Dünyanın kahrını çeker eğersiz
Sabahtan akşama uyur değersiz
Kimseye satamam pulu perşan
........... devamı >>
 
Mikdat Bal
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 04:10:35

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim