Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UYDU Konulu Şiirler - uydu Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "uydu" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "uydu" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. uydu Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

409  

SİVRİSİNEK

-Toksöz Amca! Toksöz Amca!
'Ne var sami? '
-Dur hele sana bir şey soracağım.sen çok yer gezmiş, çok sürgün yemiş adamsın
Sen bilirsin...
Çok önemli bir mesele sanan Toksöz Amca merakla sordu;
'neyi? '
-Sivri sineği. Dün gece hiç uyutmadı beni, dolandı durdu başımda

Çok gezmiş olmanın çok sürgün yemenin ne alakası var dercesine kaşlarını çatan birazda şaşıran Toksöz Amca,
Sami yi de kırmak istemeyip herneyse dercesine, biraz ses tonunu ciddiyete davet eder gibi
'Sen ne yaptın? '
-Işığı açıyorum hemen kayboluyor, saklanıyor, bulamıyorum
kapatınca tekrar çıkıyor, başımda dolanıp duruyor
........... devamı >>
 
Turgay Akbulut
    
    
    

410  

ÖYKÜ: ŞAİRİN KAYBEDİŞİ / AHMET ÜNAL ÇAM

ŞAİRİN KAYBEDİŞİ
-------

Felluce’de ABD ve israil askerlerinin katliamı devam ediyordu. Halkın kentten kaçmasına bile izin verilmiyordu.
Büyük bir sessizliğin yaşandığı Felluce’ye girerken, ABD askerlerinden er Henry endişe içindeydi. Daha kısa zaman önce öldürecekleri insanların yüzlerini görmeleri gerekmiyordu. Uçak ve helikopterlerden bombalar ve bilgisayar oyunu oynar gibi üstün uzun namlulu silahlarla öldürdükleri insanlara fazla aldırmıyorlardı. Oysa geçen hafta El Şuheda kentine bombardımandan bir süre sonra yaya girmişlerdi. Kendilerine El Şuheda’ya girmeleri ve hareket eden tüm canlıları acımadan öldürmeleri emredilmişti. Ölüleri de kanıt bırakmamak için ceset torbalarına koyup Fırat nehrine atmaları söylenmişti. “Kanıt bırakmamak” cümlesinin manasını bir süre sonra anlamışlardı; şişmiş, sararmış ama kokmayan cesetler kimyasal silah kullanıldığını gösteriyordu. Er Henry’nin şair yüreği bu manzaradan sonra isyan etmiş ama dili susmuştu. Askerliği uzamasın diye susmuştu. Ertesi gün Colan ve El Cübeyl kentlerinde de aynı katliamların yapıldığını, çoğunluğu kadın ve çocuk, binlerce insanın biyolojik silahlarla öldürüldüğünü öğrenince, “-Acaba yanlış tarafta mıyım! .. ” diye söylenerek, bir köşede oturup ağlamıştı. Şairdi özellikle çocuk cesetlerini görüp te zalimlerle aynı safta olmak ne kadar zordu. Bir an önce, bu kirli savaşın bitmesi ve evine dönmek için dua etmişti.
........... devamı >>
 
Ahmet Ünal Çam
    
    

411  

GÜL YÜZLÜ İŞÇİ KADIN

gül yüzlü
işçi kadın


ONUN ÖYKÜSÜ

Gül yüzlü bir çocuktun
Açmamış tomurcuktun
Henüz ondört yaşında
Ahu gözlü yavrucuktun

Başını bağladılar
........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    
    

412  

TESLİM ABDAL (NESİR YAZISI)

Teslim Abdal (D:17. yüzyıl – Ö:?)

Teslim Abdal kimdir sorusunu yanıtlamak zor. Çünkü karşımıza dört ayrı yerde ayrı
ayrı zamanlarda yaşamış dört Teslim Abdal çıkarılıyor.
Bunlar:
1) Teslim Abdal, Onyedinci yüzyılda yaşamış. Asıl adı Mehmed olan, Sultan Dördüncü Murad döneminin bir Bektaşi ulusu. Yeniçeri ocağının Halife Babası, yani Büyük Baba Efendisi. Bağdat seferine katıldığı öne sürülüyor. Bu Teslim Abdal'ın:
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

413  

NEDEN OLMASIN

Off! amma yorulmuşum, sürekli ekran başında çalışmaktan gözlerim şişti, ayrıca hep aynı pozisyonda oturmaktan boynum tutuldu. Akşam iyi bir masaj yaptırmak gerekecek anlaşılan.

Eskiden böyle miydi? Belki daha basitti ama, daha değişik ve canlı idi bankacılık. Müşterilerin yüzlerini görürdük, sesini duyardık, ikramda bulunurduk. Kendisine özgü bir telaşı, gürültüsü vardı banko önünün ve servisin. Elektrik kuyruğundaki “hoop, beyfendi araya girme” türünden münakaşalara bile alışmıştık hepimiz. Hele şubenin en önemli müşterilerinden Sami Bey’in repo dönüşü işlemi için yetkiliye doğru yönelirken, bir hanımefendinin “Beyefendi, elektrik fatura ödemesi için bu kuyruğa gireceksiniz” diye müdahelesi nasıl da problem olmuştu. Göz gözü görmeyecek şekilde sigara dumanı arasında, uzun kuyrukların erimesini bekleyen, havalem geldi mi? , bakiyem ne olmuş? , ne kadar faiz işlendi defterime? , gibi bugün artık hiç de manalı olmayan sorular gerçi hayli meşgul ederdi bizi ama, ne kadar nostaljik bankacılıktı o günler.
........... devamı >>
 
Arif Sönmez
    
    
    

414  

ÇAĞLARA İZİN VER, FERMAN YÜRÜSÜN!

ELÂZIĞ’DA HAZAR COŞKUSU!

“Versin omuz omuza dağ yürüsün
Ersin muradına Türk, çağ yürüsün
Divan durdu binler yıl ses bayrağım
Yarsın sen, yar hilale bağ yürüsün

Bahara nişan düşen su yürüsün
Bitsin zeval vakti, kemal yürüsün
Bulut bulut ağlasın yıldırımlar
Turan menzilinde âlem yürüsün

Muhtaç olduğum kan, kudret yürüsün
Yakar Huda’dan ki, nusret yürüsün
Âmin der yürekler hep bir ağızdan
Zafer alaylı meydanlar yürüsün
........... devamı >>
 
Bedrettin Keleştimur
    
    

415  

SABAHA KARŞI, ZİNDE BİR BEKLEYİŞ MÜCADELENİN GETİRDİĞİ

i
Bağın bahçenin huzruna geçtiğimiz şu yaya geçidi düzlük..
ki kaldırımları gündüz`ün bir şehir asfaltının,yeniden ve yeniden:
Ne gariptir ruhlar ki anlatıvere bilinenleri.
Beş binlik Şili sekoyasında, piramitlerin olacaktı şahit doğuşuna
bekleyen baykuş,ve taşıdı, yılmadı, ilerleyişini,..on eder mavi balinalık kütükağacı.
Değişik bir puhu ki, kaç keresi kadar ama asla sayılara sığmadı:
`Fazlasıdır içteki değerler bundan` dedi
ve ilerledi
ve gerçekten de böyledir
ki o da buna uydu
ama uyan da olmayan şeyler de vardır ki kabullenilmez durumlar -teslimiyet düşmanlığı.
Dürtülerin afakan tutkular olduğu yerde daha bir ihtiras, huzurluca stabil sevi;
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

416  

ÖYKÜ: YEMEĞE GEÇ KALMADIM YA?

YEMEĞE GEÇ KALMADIM YA?

Ünlü Rus milyarder Andrei Mogileviç, karşısındaki şirket temsilcisine çeşitli sorular soruyor, bilgi alıyordu.
Şık giyimli adam, sıra sıra hücrelerin içinde uyutulmuş insanları göstererek;
—Kesinlikle içiniz rahat olsun efendim, şirketimizde en son teknolojiler kullanılmaktadır.
—Diğer firmadan da bilgi aldım, onlar da en son teknolojileri kullanıyoruz diyor.
—Efendim, inanın ki bizdeki kadar teferruatlı olamaz. Niçin! Çünkü biz bu işi ciddiye alıyoruz. Niçin! Çünkü bizim için en değerli olan, siz müşterilerimizin sağlığı. Niçin! Çünkü biz işi şansa bırakmıyoruz, soğutucu sistemlerimize yedek enerji teknolojisi olarak güneşi seçiyoruz.
........... devamı >>
 
Ahmet Ünal Çam
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 02:48:27

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim