Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UYDU Konulu Şiirler - uydu Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "uydu" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "uydu" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. uydu Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

185  

YANDI GÖNÜL.

Hayat bir hızlandı,pir hızlandı.
Günler aşındı,aşındı birden...
Ne çabuk geçti ömür.
Ve neler kazandı ki gönül..
İçimde bin sızı var,herbiri bir devirden...
Sanki hayat seline uydu da,,
Çalkalandı uçtu gönül....

Gözüm yaşı sel sel,dertli şairler gibi...
Karıştım ummanlara,sonsuz nehirler gibi,
İçtim aşkın suyundan kalbi zehirler! gibi...
Bir kıvılcım aldı da,tutuşup yandı gönül....
........... devamı >>
 
Evrim Evrensel
    
    
    

186  

BAĞIŞLA YARAB

Muhammed diye yanarım bu ne hikmettir yarabbi
Eğer ilahi nurun olmazsa benim gönlüm harab
İçim parçalanıyor ya rabbim nedir buna cevap
Hikmetine sual olunmaz bağışla beni yarab

Biz kulları şeytandan koru doğru yollara sarp
Açıkgözler kararmış sanki çölde görüyor serap
(Allah) ım mahşerde elbet vereceğiz buna hesap
Hikmetine sual olunmaz bağışla beni yarab

Dünyaya elçiler yolladın onlara verdin kitap
Sana taparım ibadet etmek isterim her saat
Ahiret için çalıştım eğer nasipse sevab
Hikmetine sual olunmaz bağışla beni yarab
........... devamı >>
 
Mahmut Şimşek
    
    

187  

FOS-TAJİ

bir şeyin doğallığı bozulur ya
başkalaşım gösterir hani kimyası değişir ya
aynen bizler de aynen öyleyiz..
bizler de değiştik...
belki de hayat şartları bizleri bu değişime itti..
direnemedik belki de..
nostajide ne vardı
saflık-dürüstlük-doğruluk gerçeklik
duygularda da bu hissedildiği için içten - özsel sanat eserleri çıkıyordu eskiden...

şimdi ise piyasa ekonomisi neyse sanatta piyasa sanatı oldu yani piyasaya uydu...
........... devamı >>
 
Süleyman Arslan
    
    
    

188  

MAHŞERİN BEŞ ATLISI

“Mahşerin Beş Atlısı”
Derlerdi bize
Ne demekti bilmiyorum
Korkunçluğundan mı?
Azametinden mi?
Bahsederdi bu söz mahşerin
Bilmiyorum
Öyle derlerdi…

Girdiğimiz her yeri
Dağıtır, bize çevirirdik
Öyle patavatsız;
Öyle de dengesizdik.
Bir o yana, sallan
Bir bu yana, sallan
Sallan gülüm biraz da
Sen sallan.
Oh ne güzel dünya
Her şey bize uydu ya
İster
Yıkılsın karşımızdaki
İster
Kaçacak delik bulsun kendine
Kan ağlamış;
Yüzümüze gülmüşlerdi
Umurumuzda mıydı?
Ve baktık sonunda
Kalmamış yanımızda
Ne eş, ne dost…
........... devamı >>
 
Selver Güvercin
    
    

189  

AGOP AĞA’NIN KÜFESİ

Akşamın tülleri indiğinde Beşiktaş’a
bakkal Agop Ağa’nın üzümlerini seyrederek büyüdük biz
uzun küfenin kenarına özenle dizdiği
aralarına mum yakıp aydınlattığı iri taneli
karanlıkta mercan renkli
mum ışığında her biri bir elma şekeri
salkım, salkım bağ üzümleri

Dirseklerimizi dizimize, ellerimizi yüzümüze dayayıp
ta ki Agop Ağa dükkanını kapatana dek seyre dalardık
biz o zamanlar kısa pantolonlu birer afacandık
rüzgar mumlara dokunur kaçar, korkutur söndürmez
titreyen ışıkta kehribar üzümler yıldızları kıskandırırcasına parlar
gözlerimizle sonsuz özlemlerimiz arasına köprü kurardı
........... devamı >>
 
Mehmet Akif Tiryaki
    
    
    

190  

GİDİYORUM

Gökten yere yağmur misali akıp
Dolu dizgin bir sele gidiyorum
Seni buralarda yalnız bırakıp
Diyar-ı gurbet ele gidiyorum

Yaksa da yıksa da koca dünyayı
Esipte bitirse düşü, rüyayı
Bıraktım boranı ve fırtınayı
Saçını dağıtan yele gidiyorum

Sana ulaşmaya az kaldı vakit
Hedefim tek sensin Allah’ım şahit
Engel olsa bana vermese geçit
Dağları dele dele gidiyorum

Her halinde gizli binlerce humma
Konuşman bir alem sözün muamma
Kaşına gözüne vuruldum amma
Kemerin sardığı bele gidiyorum
........... devamı >>
 
Öznur Saka
    
    

191  

BENİM NESLİM

Odabaş bağında Tahir ağacı,
Kuruyor Abdullah dalı ne kadar acı,
Bu kulun Abdullah sana duacı,
Kurutma bu dalı şifa yabeyle,

Kudret ırmağından sula yeşersin,
Evlat, ahfadım hak yola dönsün,
Hak ile batılı gözleri görsün,
Kurutma bu dalı şifa yabeyle,

Dünya fitneleri o moda zehri,
Hak yolda bizleri geride koydu,
Yetişen nesil modaya uydu,
Kurutma bu dalı şifa yabeyle,
........... devamı >>
 
Abdullah Odabaş/meftuni
    
    

192  

İLETİŞİME YETİŞ BİZE DÜŞMEKTEDİR İŞ

Kültürler farklı ise
Zorlaşır iletişim
İnsanlar anlaşamaz
Değişir ruhta iklim
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Kullanımına dikkat
Olmalıyız yapıcı
Yanlış uygulanırsa
Gerçekten olur acı
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 04:05:25

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim