Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

URETIM Konulu Şiirler - uretim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "uretim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "uretim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. uretim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

TUTARSIZLIKLAR ÜSTÜNE...... DENEME

Yaşadığımız dünyanın geçmiş dönemlerden daha çok çalkantılı olduğuna inanıyorsunuz sanıyorum. Ülkeler, toplumlar dişe-tırnak korkunç didişme içinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Sizce bu tür olumsuz yaşamın nedenleri ne olabilir? Yönetimler mi, yönetimlerin uyguladığı politikalar mı, ekonomik sistemler mi, dünya nüfusunun hızla artışı mı, dinsel inanç sistemlerinin tersleşmesi midir, bu nedenleri insanla yüzleştiren sorunlar? Tekniğin,iletişimin, bilişimin hızla etkinlik kazandığı çağdaş uygarlığımız acaba bizleri farkında olmadığımız bir açmaza mı sürüklüyor? Korkunç ve denetimsiz üretim, korkunç savurgan tüketim, elit burjuvazi sınıfının dünya insanını ekonomik kapital baskısıyla köleleştirmiş durumda olması dikkat çekicidir. Bütün dünya didiş-didiş çalışıyor, mutlu azınlık kılını kıpırdatmadan sütün kaymağını yemesini biliyor. Dünyanın her türlü gücü bu sınıfın elinde. Onlar ol dediklerinde oluyor, olma dediklerinde olmuyor.
........... devamı >>
 
Talat Semiz
    
    
    

314  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM (TALEP) 25

Demokrasinin bir anlamı da toplumun size tanıdığı hakların ödevlerin, özğürlüklerin istem gerçekleştiriliş biçimindeki uygulamalardır. Uygulamalar bu gerçeklenmeleri sağlamada ne kadar uygunsa, sorunlarda çözümsel ise o kadar demokratik açılım var edersiniz. Diğer bir anlamı da, vatandaşların siyasi örgütlenmeler yaparak, yasal ölçüler içinde sivil toplum örgütleri eli ile; istem, dilek, düşüncelerini etraflıca sisteme ileştirir olmasıdır. Sistemi bu örgütlülük aracılığı ile denetler olması tutum ve tavrı bunun uygulanışı, yani yasal olarak yönetime katılma usullerinizdir.Yani sistem yönetiminin bu alanlardaki cevazlı yapılanışıdır.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

315  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 3

Hatta aynı ilin mahalesinde, aynı mahallenin, evlerinde dahi, birbirine benzemeyen hoşgörüler vardır. Birinin hoşgörüsü, diğerini dışlamaktadır. Bu da kabul olunmalıdır ki hoşgörünün el atılabilirlikleri ipucu yapmakta. Belli alanları kendine göre,”” biri yeyip biri bakmasın”” misali halksal ama; ””imrenir olmanın”” kendinde tutulması niteliğidir. Çünkü çevresinde şekillenecek örüntülerin çekirdeği (nüvsi) , somutluktan çok, soyutluğa daha yakın yapılabilip; anlayış ve tutumların soyut kılınmasından ötürü olabilmektedir.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

316  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 4

Bu arada komün üyelerinin, anlama ve ifade etme yeti ve tutumları, taktiksel paylaşma zorunlulukları, dilsel gelişme ve anlaşmaları, bir takım anlaşılmaz ses, ve işretleri üretmelerine neden oluyordu. Yine süreçle, bu becerilerin, tekrarlarını da, yapıyorlardı. Bu üretilen seslerdeki aralıklar, bir nokta etrafında, sık tekrarlanan frekanslar olup çıkmaya başlamıştı.

İstatistiksel sıklığı olan ses, önce hece olarak, uzun süre işlevsel olarak iş gördü. Daha sonra ses öbekleri, taklit edilme alışması ile, dilsel anlaşma ve gelişmeye, az az da olsa, yol aldırdı. En çok duyulur ve tekrarı yapılır ses öbekleri, anlaşılır olma, alışmaları oldu. Tekrarlarla insanlar; o yinelenen sesleri, seçicilik olarak almaya, adeta zorlandı. Bu tekrar kılışlar insanların sesi, ayırt etmesini, tekrar etmesini, öğrenme olarak yatkınlaştırıyordu. Zaten evrensel bir kuş dili, tekrar edişi ve anlaması vardı (mantıkut tayr) . Bu haberleşen canlıların, tehlike vs. işaretleşmelerini, okuyup yorumlamaları idi.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

317  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 18

Dinler olaylara, ortaya çıktığı günün, ananevi gözlüğü ile ve değişmezlik ilkesi ile bakarlar. Bu bakışın, halk için değilde, toplum için uygulanmasına yönelindiğinde, karşılaşılan tecrübe; bunun toplumda sürecek bir uygulama olmadığıdır. Bin yılların deney biriktirişi uygulama sonrası anlaşılmıştır ki toplumda uygulanması çıkmaz sokak olmaktadır. Bu nedenle de, aklın kullanımı için laiklik vardır.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

318  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 7

Bunun en güzel örneği, Arap müslüman fatihleri, Asya'da Talas Irmağı'na, Avrupa'da Fransa içlerine değin sokulurken uyguladıkları pratik yasalar, islam referanslı olmayıp, toplumsal referanslı, hatta beğenmedikleri Zerdüşti kültür temelli, Sasani yasalarını örnek almışlardır. Çünkü inançsal referanslar, toplumu düzenlemeye hiç yetmiyor, cevap dahi olmuyordu. Kişi hayatına tallük eden, ama pek çokta toplumsal referensla uyuşmayan norumlardı. Cevap gibi olanlarsa, bir kabile ilişkisini düzenlemeden öteye, hiç yarar sağlamıyordu.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

319  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM TALEP 52 AFORİZMA CEVAP 8

Temel konu, “”inanç, toplumsal bir talep midir? ”” Bu soruya yanıt aradığım bir çalışmamdır. Eğer inanç, toplumsal talep ise, toplumda inanç istemeyiz demek, ışıklı kavşak istemeyiz, Ya da hastahane nenize gerek, demekle, eş tutulmalı demeye getiriyorum! Çünkü toplumsal talep böyle bir zarurettin duyulmasıdır.

Yok eğer toplumsal talep değil de, kişinin bireylik ve öznellik var oluşu ise, toplumsal dayatmadaki yeri ve anlamı ne? diyen bir çalışma sunmaya gayret ettim.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

320  

EMPERYALİZMİN İNSANIN ANLAMA YETİSİNE VE DUYGULARINA SALDIRILARININ REDDİ-3

8-POSTMODERN DÜNYA POSTMODERN İNSAN


insanı tarihsel ve kültürel köklerinden kopartmak onu insanlıktan çıkartmaktır; kuşa çevirmektir.Küreselleşmenin bir başka anlatımla küresel imparatorluk planlayıcılarının,dünyayı sürüleştirme projesidir postmodernizm.Bütün doğruların inkarı.Postmodernizm ortalama okumuş bir insanın,okuyarak anlaması bile oldukça zor bir kavram.Zaten açıkça ilkeleri belirtilmemiştir.Okuyarak anlaşılması,ilkelerinin net olarak ortaya konulması gerekmiyor.Aslolan yaşanmasıdır.Farkında olmadan kendimizi içinde bulduğumuz,bir parçası olduğumuz bir bakış açısıdır.
aydınlanma çağıyla başlayan bilimin insanlığı mutluluğa savaşsız bir dünyaya vb götüremediğini bilimin güvensizliğini savunurken,postmodernizm bilimsel kanıtlar sınar,örneğin; kuantum' fıziğinin 'belirsizlik' kuramı ve Einstein 'in Relativite kuramına göre 'doğru' göreceli bir kavramdır.Durum böyle olunca,yaşamın tüm alanlarında doğru dediğimiz kavram,insan sayısı kadar çoğalır.Toplumların ortak değerleri,ahlak,kültür gibi kavramlar bütünlüğünü kaybederler.Parçalamak,emperyalizmin atmosferidir.Bölerek,sürüleştirmek.Anlayışların bozumu,nifak giderek karşıtlarını da yaratacaktır.Bütün gerçekler kurmacadır ve kültürler tarafından insanlkara kabul ettirilmiştir.Görüldüğü gibi oldukça ikna edici tezlerle ortaya çıkıyorlar.Postmodern yaşam ve insanı anlamak için,çevremize bakmamız yeterlidir.Anlaşılmaz bir kavram gibi sınuluyor ama basittir.Her dilden ama en çok amerikan dilinden vitrin yazıları.Ülkelerin kenfdilerinin belirlemediği kılıklar.Tuhaf karışımlar.Başına alman şapkası giyen nurma bıyıklı köylü imajı veya başını türbanla kapatan kotlu kız.Dizi filmlerdeki ülke gerçeklerine uymayan evler arabalar sokaklar kadınlar erkekler ,aşklar ve bunlara bakıp,onların ayrılıklarına ağlayan yoksul insanlar.Kendi değerlerini kaybeden,değersiz kalıyor ve önüne gelen değere sarılıyor.
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 02:29:59

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim