Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UNIVERSITELER Konulu Şiirler - universiteler Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "universiteler" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "universiteler" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. universiteler Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

MEKTUBUMDUR - ANNE'ME…

Sevgili Anneciğim,

Hani henüz okula başlamadığım,
Dallarından, gövdesinden inmediğim ve bugün
Her biri katliama uğrayan DUT ağaçların da
Daldan dala uzandığım, sıçradığım günlerdi...
Kendimi tarzan zannettiğim o anlarda sen,
*Oğlum büyüdüğünde subay olacak* derken
Bir tarzanın asla subay olamayacağını düşünür,
Gördüğüm her üniformalıya -asker -polis-zabıta
Seni etkiliyorlar diye gizlice kızardım…
Oysa ilkokula başladığım üçüncü yılda
En çok yeşil parkalı ağabeyi sevmiştim...
Gazetelerde gördüğüm o heybetli duruşu
........... devamı >>
 
Olgun Ekinci
    
    
    

50  

CAN KARDEŞİM İLHAMİ ŞENOL YAZILARI (17)

Daha insanı anlatan bir yazı yazılamadı.

İnsanı psikozun dehlizlerine iten sistemler, onları kendi aralarında normal düşündüğünü zannettirmekte, bundan şiddet doğmaktadır.
İnsanı anlatabilmek için.
Cesaret.(insanı katıksız anlatanlar darağacına götürülmektedir.)
Bilgi.(insanı gözlemleyen bilime yasaklamalar getirilmektedir.)
Zaman.(yasaklamalar, cezalandırmalar bu süreci durdurmaktadır.)

Eğitilmediğinde, içindeki sevgi yok edildiğinde şiddetin yakıcılığını abartısız göstermektedir insanoğlu.
Kapitalizm sadece ekonomik olarak çökmemiştir.
Aynı zamanda ahlaki değer yargı, tutum, geleneği, sistematik yapısı ile de çökmüştür.
........... devamı >>
 
Necmi Dayan
    
    

51  

ATATÜRK'ÜN DEVRİMLERİ

ATATÜRK'ÜN DEVRIMLERI




Saltanatin kaldirilmasi (1 Kasim 1922)

Kurtulus Savasi'nin ilk yillarinda kurulan (23 Nisan 1920) Türkiye Büyük Millet Meclisi, halktan kopuk Osmanli yönetiminin yaninda, halkin içinden seçilen temsilcileriyle 'halk iradesi'nin gerçek temsilcisi olmus, iyice eskimis ve yipranmis kisisel saltanatsa, TBMM'yi, yani ulusun egemenligini tanimamasinin yani sira, Sevr Antlasmasi'ni imzalamis, düsmanla isbirligi yapip, çikarttigi ayaklanmalarla Ulusal Kurtulus Savasi'ni engellemeye çalismisti.
23 Nisan 1920'den baslayarak ulusal egemenlige dayali devletin kurulmasiyla kisisel saltanata kalkmis gözüyle bakan Mustafa Kemal, Itilaf Devletleri'nin Lozan Baris Konferansi'na Ankara Hükümetinin yani sira Osmanli Hükümeti temsilcileri de çagirmalari üstüne, 1 Kasim 1922'de TBMM'de yaptigi konusmada ulus'un akla aykiri oldugunu belirterek,saltanatin kaldirilmasini istedi. Milletvekillerinin atesli konusmalarla Atatürk'ü desteklemelerinden sonra, saltanatin Istanbul'un isgal tarihinden (16 Mart 1920) baslayarak kalkmis oldugu oybirligiyle kabul edildi. Saltanatin kaldirilmasiyla Padisahlik sifati kalkan Mehmet VI Vahdettin de, 17 Kasim günü Ingiliz Komutanligina basvurarak, bir Ingiliz zirhlisiyla Istanbul'dan ayrildi.
........... devamı >>
 
Ali Cemal Ağırman
    
    
    

52  

ŞİDDETİN KAYNAĞI

Daha insanı anlatan bir yazı yazılamadı.
İnsanı psikozun dehlizlerine iten sistemler, onları kendi aralarında normal düşündüğünü zannettirmekte, bundan şiddet doğmaktadır.
İnsanı anlatabilmek için.
Cesaret.(insanı katıksız anlatanlar darağacına götürülmektedir.)
Bilgi.(insanı gözlemleyen bilime yasaklamalar getirilmektedir.)
Zaman.(yasaklamalar, cezalandırmalar bu süreci durdurmaktadır.)

Eğitilmediğinde, içindeki sevgi yok edildiğinde şiddetin yakıcılığını abartısız göstermektedir insanoğlu.
Kapitalizm sadece ekonomik olarak çökmemiştir.
Aynı zamanda ahlaki değer yargı, tutum, geleneği, sistematik yapısı ile de çökmüştür.
........... devamı >>
 
İlhami Şenol
    
    

53  

DÜŞÜNCE DEVİNİMİNDEKİ MUTLULUKLAR 14

Özgür düşüncenin (dine karşı düşüncenin) utkusu 1940'lı yıllara değin ancak sürer. Bu sürecin bozucusu, siyasetini bir yahudi düşmanlığı, ve ırkçılık söylem üzerine oturtan Hitler ordusunun Fransa'yı işgali ile bu dengeler bozulur.

Devir, Fransa Hükümetinin yapamayacakları karşısında, örneğin çetin bir bağımsızlık örgütlenmesi ve savaşım vermek yerine, yapacaklarını önemsetir, bir şeyler yapıyor görünmek için sosyal süreçle oluşan kazanımları geri budamak olacaktı.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

54  

ŞAİR, ŞİİR, OKUR

GEÇMİŞE TEŞEKKÜR VE REDDİYE

Divan Edebiyatı; şiiri anlatıdan kurtarmış, şiire asli kimliğini vermiş, aşk anlayışını şiire yerleştirmiştir. Sözcük dağarcığını genişletmiş, edebi sanatlarla estetik zevki beslemiştir. Fakat toplumdan uzak kalan yanıyla şiirin temel amaçlarından biri olan toplumu ileri götürme görevini yerine getirememiştir. 600 yıl dilin olanaklarıyla sanatın doruğuna ulaşan bu edebiyat görevini tamamlamış, bizlere örnek olmak için tarihteki yerini almıştır.
Halk Edebiyatı; halkın ve halkın bireylerinin sesi olmuş; ancak belli örnekler dışında sığ kalmıştır. Güçlü şairleri, halk hikayeleri ve şiirleriyle tarihteki yerini almıştır.Bütün divan ve halk şairlerine Anadolu insanı adına teşekkürü borç biliyorum. Kültür geçmişimiz onur duyulacak bir birikime sahiptir. Ancak terk edilmiş kültüre dönme çabası nafile bir çaba olacaktır.
........... devamı >>
 
Recep Mervan Toksoy
    
    

55  

MEKSELİNA'YI UNUTMAK İSTEYENLER MASASI

Mekselina; ahseni takvimin en güzel örneği. Mekselina; milenyumda bir açan çiçek koklamaya kıyamadığım. Sen yoktun bir zamanlar ruhumda yoktu. Remrand’ın tablolarından çıkmış bedenim vardı. Aşk yoktu. Acı yoktu. Yokların varlıgında yaşadığımı sanıyordum. Ne güzeldi seninle olmak, sen olmak, seni yaşamak. Buluşmalarımıza üzerinde göz izleri olan elbisenle gelirdin. Bilmezdim kimler platonik bakardı sana. Etraftaki bakışlardan kıskanırdım ama seni sıkmaktan korkardım. Korkardım beni terkedip gitmenden. Hatırlarmısın elini bir kez tutabilmek için karlarda yuvarlanmıştım en kalabalık sokaklarda. Ya sana ‘seni seviyorum’ diyebilmek için nezarette geçirdiğim o günü. Hani senin pencerenin altındaki yola balliyle seni seviyorum yazıp ateşe vermiştim. Çok kızmıştın bana. Ama çokta hoşuna gitmişti. Merkezde semavere dönen bedenimin acısını bir tebessümün unutturmaya yetmişti ertesi günün sabahında. Daha buna benzer bir çok çocuksu anı ergenliğimin dogum tarihine uzanan. Nede olsa ilk aşkımdın. İlk aldanışımdın beklide. Daha sonra ayrı üniversiteler ayrı şehirler. Başlamıştı ayrılık günlerinin en güzelleri. Geceler boyu hayaller kurup hep senin nasıl mutlu edeceğimi düşünürdüm. Bazen ormanlık şelaleye karşıdan bakan bir ev çizer ve içine bizi yerleştirirdim. Bazen de ikimizde öğretmen olmuşuzda Safranbolu’da yaşıyor olurduk. Hep karadenizde yaşamak isterdin. Ben hayaller içinde yüzerken unutturmuş sana birisi beni ve o çocuksu anıları. Hala anlayamadım sömestır sevişmelerinde onumu okulun devam günlerinde benimi aldatıyordun? Üçüncü şahıs hangimizdi. Yaptığım tek şey öğrenir öğrenmez senden ayrılmak oldu. İlk sarhoşluğumuda o zaman tattım. Her gece Mekselina’yı unutmak isteyenler masasında bir alkol şişesi bulunurdu. Bu ismi o masaya arkadaşlar verdi.. üzerinde seni unutmak için şiirler yazar, seni unutmak için içerdim. Her akşam güneşime üç kurşun sıkar, ufuklarımı kanlar içinde burakırdın. Unuttuğumu zannettim. Bir çok kişi geldi geçti hayatımdan. Kurumuştu Karadeniz'in, ölmüştü balıkların. Ta ki okul bitiripte evleneceğini duyduğum güne kadar. Bir tutku muydun benim için? Seni görmediğim süre o kadar uzundu ki neden bu kadar sarsıldım? Kim süpürmüştü yıldızlarımı? Bütün araba farları neden beni altına çagırıyordu? Sokak lambaları neden gülüyordu halime? Her yere götürdüğüm, sensizliği ölüme benzeten o masadan kurtulsaydım senden de kurtulurmuydum? ? ?
Mutlu olduğunu düşünerek kendimi teselli ettim. Şiir yazmayı buraktım. Öğretmen oldum,.mesleğime sarıldım. Tatillerde haberini alırdım. Eşin; penceresiz bir eve kapatmış, dışarıya çıkmana, insanlarla konuşmana izin vermezmiş. Yüreğini derin acılarla çizermiş. Bağrına elifleri çekerek yaşarmışsın kafesinde. Yeni öğrendim. Dayanamamışsın o esaret hayatına, bir çocuğunu da alıp kaçmışsın o evden. Kaçmışsın kaçmasınada o esaretten sonra hayata ayak uyduramamışsın. Birkaç ay biriyle yaşamışsın. Sonrada kendini batakhanede bulmuşsun. Dediler ki okulun bitmemiş. Ah Mekselina güzelliğin erkeklerin başını dönderdiği kadar kendi başını da döndürmüş. ‘Düşmüş’ dediler. Ölmek istedim önce. Sonra uzun bir sessizlik. Üzüldüm senin adına. Üzüldüm gün gün artacak olan seni unutmak isteyenlerin sayısına. Anlayamazsın onları. Sensizlik ölmektir her gün bir başka türlü. Bu şehrin bütün meyhaneleri seni unutmak isteyenlerle dolacak. Bütün kadehler senin şerefine! Üzerinde kadeh bulunan her masa ‘Mekselina’yı unutmak isteyenler masası’ olacak.
Ruhlarımız aynı
Bedenlerimiz farklı
Senaristimiz tanrı
Senaryomuz alınyazısı
Ben oynamıyorum
Ben oynamıyorum
........... devamı >>
 
Okan Tuncer
    
    

56  

BU KADAR YATIRIMLA NEREDE DİNİ BİLGİ?

.........Bir ülkenin belkemiği bilimdir. Bilim olmadığı zaman belkemiğin kırıl mış demektir. Örneğin matematiğiniz güçlü değilse,istatistik bilimiyle
haşır neşir olmazsınız. İstatiğiniz yoksa ülkenizi ölçemezsiniz.

.........Bizde hamasetçiler vardır.Bilim denilince,bilim insanı denilince övgüye başlarlar. Bir kaç bilim adamı sayarlar. Sosyal ve hukuk alanda onlarda. Daha elinizle tutacak bir dolmakalem kadar icatlarımız yoktur. Türk ve müslü man bilim adamlarının...Tabi cumhuriyet dönemini saymayın.Sağın Cumhuriy etin eteğinden geri çekmelerine rağmen,cumhuriyeti köreltmesine rağmen gene de cumhuriyet bilimde iyidir.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 00:38:06

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim