Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UNIVERSITE Konulu Şiirler - universite Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "universite" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "universite" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. universite Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

OKS

8 haziran 2008

Hava sıcak. Okulun bahçesi analarla babalarla küçüklü,
büyüklü çocuklarla dolu. Telaş’ın heyacanın tarifi yok.
Müdür elinde megafon sınava girecek çocuklarımızın
salon numaralarını, hangi katlarda gireceklerini filan
kibar bir dille söylüyor. Görevliler gerçekten bir uğraşın
içinde. Okulun büyük kapısından girerlerken her hallerinden
belli olduğu anlaşılan üst aramaları laf olsun diye mi yapı-
lıyor, yoksa ciddi mi orasını pek anlamış değilim ama bizim
oğlan aranmadan geçiyor. Hoşuma da gidiyor. O üst
araması yapan görevliye değil de onlara emir verenler
her kimse, onlara attığı hadi be ordan bakışı… Peki güven-
........... devamı >>
 
Necmi Dayan
    
    
    

594  

BEYAZ ÖLÜM

O, yaşamayı seviyor,
Yudum yudum içiyordu, hayatın her anını...
Onun da güzellikleri vardı
Kitabının ilk ayetinde,“Oku”diye buyurduğu gibi
Okumaya tutkulu, yazmaya sevdalıydı

Gençliğinin, daha ilkbaharında gönlü bir gence kaydı...
Eli yüzü düzgün, baygın bakışlı genç,
Soluk benizli ama,
Dingin bir deniz gibi durgundu

Başında aşk yelleri esen, ince, tutkulu kız,
Bahar çiçekleri açmış gönlüyle,
Soluk benizli gençle birlikte
Daldılar uğursuz bir gecede
Bir alemin içine yine
........... devamı >>
 
Ergin Bingöl
    
    

595  

MAPUSANE DİLİYLE YILDIZLAR ÜZERİNE

Çocukluğumuz, Harput'ta geçti… Karların kalkmasıyla, Buzluk Yaylası’na at, katır sırtında başlayan yolculuğumuz, bizi çocuk gönlümüzün en uzak diyarına taşırdı... Bir gün, uzaktaki bir akrabaya ziyarete giderken, tren raylarını ve treni ilk kez gördüm… Ufukta kaybolan tren raylarına bakarak 'bunlar, kimleri nerelere götürüyor? ., halbuki herkes bizim gibi evinde, barkında oturmuyor mu? ..'diye kendi kendime sormuştum. Çocuk gönlümde, cevabını (bu trenler, ninemin '... oğul! ..uzaklaşma, yoksa seni yel aparır” sözlerinde geçen, rüzgârların insanları kaçırdığı tuhaf ve uzak diyarlara gidiyor...) şeklinde bulmuştum.
........... devamı >>
 
Ahmet Tevfik Ozan
    
    
    

596  

BİR 14 ARALIK HİKAYESİ

Anemi de unuttum zaten o gece
Yüzümü parçalayan sözlerinden sonra
morardı bütün sokaklar
Sen gittiğinde
ışıklarını alacaktım koynuma sandım
benim de bir evim olacaktı
kirası ağır geldi şimdi
beni terk ettiğin o kaldırıma bıraktım kalbimi
ve yürüdüm sırtıma yüklenerek
tüm reddedilmişliğimle, yüzümü rüzgara verdim
rüzgara çizdirdim tahliye ettiğim sokakların yankısını
yoruldum
bekledim
üzüldüm
ciğeri ağzına gelmiş bir şair vardı
kendini dizelerinde asan
bulvara dökülen, minibüslerle sollanan
alış-veriş merkezlerine yenilen
ve banyo yapmamış çocuklara karışan
bir yalnızlık türküsü gibi sallanan,
........... devamı >>
 
Ferhat Epözdemir
    
    

597  

TURABİ (TÜRABİ) (NESİR YAZISI)

Turabi (Türabi) (D:? – Ö: 1868)

Turabi (Türabi) ’nin Yaşantısı hakkında elde yeterli bilgi yoksa da; 1849'da Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturduğunu ve 1868 yılında öldüğünü gösteren belgeler vardır. Bir şiirinde asıl adının Ali olduğunu söyler:

Mahlasım derler Türabi, namım el- hac Ali.

Doğduğu yerde kesinlikle bilinmiyor. Kimi kaynaklar Ankara'lı, Yanya'lı ve Koniçeli olduğunu belirtiyorlarsa da, aynı mahlas ile yazan birkaç ozanın bulunduğu sanılıyor.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    
    

598  

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK COCUK BAYRAMİ 2008

'Egemenlik Kaytsiz sartsiz Milletindir'
Dogar buyur,on-sekizindeyiz...
Biz cocuklar,
Biz Gencler,
Buyuklerimizle birlikte...
Sozum ona 'halktan'sayiliriz.
Ana-Babalarimiz,
Buyuklerimiz,
Kitaplarimiz...
Ve Og-ret-men-le-ri-miz-den ogreniriz..!
'Egemenlik,kayitsiz sartsiz Halkindir'.!
Biz de,kendimizi halk bilirdik,biliriz.
........... devamı >>
 
Metin Demirkaya
    
    

599  

ASLINDA BİRBİRİMİZİ TANIMIYORUZ...

Büyük şehirlerin olanca karanlığını aydınlatamayacak olmalarına rağmen yine de sabaha kadar o karanlığı biraz olsun aralayıp yol gösteren sokak lambalarından adres sorarak ilerleyen düşüncelerimin beni götüreceği yeri biliyordum...
Ama yine de sessizce takip etmeyi tercih ettim. Bilmediğim bir yoldan gidiyordu çünkü... Ona göre kısa bana göre meçhul bir yol... Otobanın üzerinden hızla ilerledi... Ben aceleden aralarından geçtiğim arabaları fark etmedim bile... Bir ara gözlerim viyadüklerde kullanılan uzun beton blokları taşıyan tırlara takılsa da çok fazla önemsemedim... belki de yeni yapılan tüp geçitte kullanılacaklardır deyip kendimi karşıya atıverdim. Fatih Ormanlarında ilerleyip Ayazağa’ya vardığımda, o çoktan Maslak’a varmıştı. Burası önceden köydü demek... Köy... Köy meydanını, camiyi ve kahveyi göremesem de, az ilerideki plazaların stüdyo daire aidatlarıyla Anadolu’nun herhangi bir köyündeki insanların nasıl refah içinde yaşayabilecekleri gerçeğini fark etmem zor olmadı...
........... devamı >>
 
Bülent Özdemir
    
    

600  

BABAM

Hayatımda kendimi bildiğim andan itibaren öncelikle sevmeyi, sevgiyi, acımayı hep annemden öğrendim doğal olarak...

Ama, hayatın dik uçurumlarından aşağıya düşmeden ve kaymadan inmeyi; dimdik tepelere de, hayatın dallarına sıkıca tutunarak tırmanmayı ve bu şekilde, o özlemini duyduğum zirvelere ulaşmayı da babamın sert mizacından öğrendim. Hele ki çocukluğumdan beri kulağımda çınlayan bir sözü var ki, hayatın ince sırrı gibiydi: 'Oğul, sen işten korkma, iş senden korksun'...
........... devamı >>
 
Burhanettin Akdağ
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


07.09.2008 00:20:18

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim