Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ULUS Konulu Şiirler - ulus Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ulus" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ulus" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ulus Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

537  

ÇIKIŞMA

Bu vatan evladıyım denilen değerler doğru
Paylaştık ermeni, kürt birlikte bu yurdu

Niye aklıma gelir hep Nietsche bilmem ki
Ellerinle Allah’ı yarat sonra diz çök önünde, derdi
Sonra okuyacağım biraz daha, saygıyla eserini
Bu sırrın birazında usanmış sanki

Deprem gibi bir zeka bu Batılı icadına kaynağı
Esefle anlatıyorum hep seni ey Batılı! Esefle!

Yönetimi üstlendiğin milletinin de değeri öyle yüce!
Hortlatıp durursun karartılığı hep ulus bütünlüğünde
İnsaflı yakınlığın daha hazzındayım insanlığın özünde
Sen durma kükret!
Önce sivrilt süsle, sonra trenlere doldur inlet
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

538  

NİHAT ERİM (NESİR YAZISI)

İsmail Nihat Erim, (d. 1912 – ö. 19 Temmuz 1980, İstanbul) . Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlarından.

1912’de Kandıra’da doğdu.Aslen Ardahan'ın Posof ilçesine bağlı Erim köyündendir.Soy adınıda ordan almıştır. Galatasaray Lisesi’ni, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Paris Hukuk Fakültesi’nde doktora yaptı. 1939’da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kamu hukuku doçenti atandı; 1941’de profesörlüğe yükseltildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki kamu hukuku derslerine ek olarak Siyasal Bilgiler Okulu’nda devletler hukuku dersleri verdi.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

539  

YANİ DEMEK İSTİYORUM Kİ…(2)

‘Aynaya bakarak konuşuyorlar’ diyor Başabakan. ‘Orada kendini görüyor, bizi göremez’ diyor. Göremez diyor gerçekten. Hiç olmazsa ‘göremiyor’ demiyor. Çünkü, verilen emekler kendini gör diye meydanları doldurup taşıyor hatta… başabakan pislik fışkırıyor, aynamızda gördüğümüz benliğimiz kirleniyor diyoruz. Susacakmışız yani… O öyle ulaşılmaz ki! Allah muhafaza, gören çarpılır! Duvar ardında, kapalı oda Yahudiliği…
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

540  

ALIRSIN FORD OLURSUN CORD

Seksen altı model araba aldım
Adı Ford’ tu kendi dert di başıma,
Ne zaman bindiysem hep yolda kaldım,
Adı Ford’ tu kendi dert di başıma,
Fordun sayesinde hurdacı olduk,
Tamirciye git gel artık yorulduk,
Sonunda kapıya çektik kurtulduk,
Adı Ford’ tu kendi dert di başıma,
Düzde iyi kaçar yokuşu aşmaz,
İş yerine gider eve ulaşmaz,
Satılıktır desem kimse yanaşmaz,
Adı Ford’ tu kendi dert di başıma,
Kapısı kapanmaz, sinyali yanmaz,
Kıllığı tutarsa tekeri dönmez,
Bir binen korkudan bir daha binmez,
Adı Ford’ tu kendi dert di başıma,
Yürüyeni iyi motor sıfırdı,
Nasıl oldu bilmem dingili kırdı,
........... devamı >>
 
Kadir Orakçı
    
    

541  

POLİTİKANIN REFERANDUMU

Alırlar ya da almazlar, etmez o alakadar.
Aslına ihanettir bu aptalca karar.
Yapmış olduklarına ve yapacak olacaklarına.


Bunlar geçmişe bakıyorlar ve övünüyorlar.
……Başka övünecek yok mu?
Halbuki bilmiyorlar, sonu olabilir
tarihinden güçlü giden bir şeyin.


Bir zaman sonra, ihmal etmeksizin
çevikliği de ama, devam edilebilir cesur yararlara.
Yol gösterdiği geçmişin, en iyisi ileri gitmektir –
…… sezinlemeksizin ya da görmek onu.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

542  

AH BİR GELEBİLSEN

Ağlarım arkandan,
Göstermem yüzümü yağmura,
Bir celal var meydanda,
Gözyaşları alevden.

Ağlarım arkandan,
Cemiyetin mühürlü,
Meclisin taş,toprak misali yalnız,
Ancak sen hiç üzülme,
Bir gelebilsen…
Yine canlanır Kızılay sokakları
Ulus Meydanı,
Karanfil kokar yine,
Anıttepe.

Bir gelebilsen…
Yine yelken açarız Dolmabahçe’ye,
Savarona’yla,
Sen de dümen,İsmet Paşa’da yelken
Bir gelebilsen…
Başsız babasız kaldık,
Cumhuriyetin ayaklar altında
Baykuşun naralarına kandık,
Gelen şahini biz serçe sandık.
........... devamı >>
 
Uğuralp Dilek
    
    

543  

VATAN'A SAHİP ÇIKALIM

İçinizde güvensiz bir,
Kitleyi oluşturmayın,
Avrupa Birliği diye,
Ülkemizi yıpratmayın.

Birlik olup bu Vatan'ı,
Hep bir elden koruyalım.
Şehitler vermiş canı,
O canları yakmayalım.

Bu Vatan evladını,
Zulümdür ezdirmek böyle.
Türk'ün yok etme adını,
Türklük yücedir özüyle,

Atatürk Vatan aşkıyla,
Hasta yatağında bile,
Güvenirdi hep orduya,
Çarpardı kalbi sevgiyle.

Avrupa Birliği için,
Bu Vatan'ı yıkmayalım.
Anlayın almıyorlar niçin,
Kendimizi yakmayalım.
........... devamı >>
 
Meziyet Ak
    
    

544  

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEYİ İYİ ANLAMAK

Atatürkçü düşünce 'Modernleşme' progra¬mıdır. Yirminci yüzyılda yaşadığımız ulusal kur¬tuluş hareketinin temeli ve ürünü olarak bilindi¬ği Türk aydınlarınca kabul edilmiş sistemdir.
Bu sistemde hak ve sorumluluk ilkesi yatar. İnsanca yaşamanın idealleri ile donatılmış dü¬şünce birliğidir. İnsan, biricik varlık olarak görü¬lür. İnsan olarak temel hak ve sorumluluğun kay¬nağını oluşturur. Yaşama hakkı, tüm hakları bünyesinde saklar. Haklar ve sorumluluk arasın¬da doğru orantı çizmektedir. Ne denli hak varsa bir o kadar sorumluluğun bulunduğunu unut¬mamak gerekir. Temel özgürlük kavramını içe¬ren Atatürkçü düşünce akılcı, barışçı, ilerleme¬cidir. O'nun koyduğu esas Türk Milleti'ni çağ¬daş uygarlığın üstüne çıkarmaktır. İnsan olma, millet olma, devlet olma davası Büyük Önder'in ana düşüncesi idi. Bunu da gerçekleştirerek ay¬dın Türk gençliğine emanet etmiştir. Bu bir dev¬rim hareketi olup sürekliliğini çağdaş temel üze¬rine oturtmuştur. Tam bağımsızlık Atatürkçü¬lüğün ruhunda muhafaza edilmektedir. Her tür¬lü emperyalizme karşı, askeri, kültürel, siyasal, ekonomik, eğitim, toplumsal yaşam alanlarında Türk insanının duyarlı olmasını istemektedir. Geçmişin dinamizmi ile geleceğin idealinin mille¬te güç kazandıracağını çok iyi bilmekte olan Ulusal Mücadele'nin Muzaffer Kahramanı Atatürk, bölünmez bütünlüğü, milletin birlik ve beraberliği önemli nitelik olarak görmekte idi. En büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Cumhuriyetçilik, Milliyetçi¬lik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik Ata¬türk Düşüncesinin bütününü oluşturmaktadır. Samsun'a çıkışının ardından Amasya genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerine karşı oluşan iç isyanlar, padişahın aciz tavrı, en güçlü ordula¬rıyla ülkemizin işgalini gerçekleştirmeye çalışan emperyalistlere örgütlü direniş, zaferle sonuçlanan Modern Türk Devletini oluşturmuştur.

O'nun ilke ve inkılâplarını gözardı ederek başka ufuklarda mutluluğu arayanlar mutlaka kendi hesaplarına, çıkarlarına, gericiliğe bunun ardından kargaşa ve yokluğa susayanlardır. Millet egemenliğine dayanan, laiklik, hoşgörü, barış, diyalog, uzlaşma, akılcı, çağdaş, milli ve modern programın adı olan Atatürkçülük düşüncesi bölünmez bütünlüğün, birlik ve beraber¬liğin bir ifadesi olarak gördüğümüz ve hiç bir ideolojiyi kabul etmeyen yirminci asrın yüksek düşüncesidir.
Atatürkçülük ilkesinde halkın egemenliği esastır. Önemli olan halktır. Onun için ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesini koymuştur. Çağdaş ve ileri düzeyde bir yönetim biçimi olan demokrasi bilinci ruhumuza işlemiştir. Bu millet tüm kuruluş ve kurumlarıyla anayasamızın başlangıç ibaresi ile 1’den 12. maddesine kadar olan hükümlerin değişmez biçimini sindirmiş durumdadır.
Bir insan veya aile ıssız bir adada yaşayamayacağı gibi bir ulus da dışa kapalı, uluslar arası ilişkilerden mahrum yaşayamaz. Ulu önderin “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesi bugünün ve yarının insanına ışık tutmaktadır. Bunun için barış, huzur, hakkaniyet, hoşgörü, sevgi ve saygı toplumların yaşamında önemli yer almalıdır. Dünya artık küreselleşmeye ve milletler topluluğu yoluna girmektedir. Bizler bu konuda kayıtsız kalamayız. Ancak ulusal bağımsızlık, egemenlik, insan haklarına saygı, eşitlik, hoşgörü ve etik düzeyde yaşamın süreci herkesçe beklenir.
Milletin yaşam omurgasını oluşturan yasama, yürütme ve yargı erkleri çalıştığında ulus esenliğe ulaşır. Ülkemizde çok şükür ki bu kuvvetler ayrılığının çalıştığını görüyoruz. Hiç kimse ne Atatürk’ün, ne dinin, ne de başka şeylerin arkasına sığınarak macera peşinde koşmasın. Devletimiz dimdik ayaktadır. İç ve dış mihrakların kişisel çıkarlarına bu millet rağbet göstermeyecektir.
Bu düşünceyi kişisel çıkarları uğruna kal¬kan yapanlarla, karşısında olan hangi zihniyet olursa olsun şunu unutmamalı ki geçmişi iyi bi¬len, geleceği görebilen bugün Türk aydını bu mecralara geçit vermeyecektir.
........... devamı >>
 
Ahmet Mustafa Kulaber
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 06:47:04

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim