Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ULUS Konulu Şiirler - ulus Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ulus" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ulus" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ulus Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

209  

SEN OLSAYDIN

Yağmuru beklemezdim ağlamak için
Sokaklarında Ankara’nın
Ardından boş bir sandalye gibi kalmazdım mesela
Ulus garında kavuşmalardan çok vedalara şahit olan
Yüreğimi gömmezdim her gittiğim yere
Karıncaların kararınca nevale aşklarına takılan
Olmazdım; onca tozlu eşya arasından
Aslında eşyadan çok saman pazarında yılların toz halini alan
Yokluğunun albümünde
Hep siyah beyaz tab edilmiş fotoğraf kalmazdı Ankara
Yüzüm olmazdı sanat günlerinde
Galerilerin duvarlarında asık olan…
........... devamı >>
 
Mutlu Çoban
    
    
    

210  

YILDIZI YILDIZDA BULABİLİRSİN YANLIZ

Midye incisinden çıkmış
Deniz yıldızı aydınlatıyor deniz yolunu,
Gövdesi oldum düşüncemin
İlk kez yıldızlar arasında yol,
Dimdik duracağım zaman içinde
Ve ilaç bulmak niyetiyle
Beni ararsa eğer eğilenler
işte o zaman dile gelecek
Unutulmuş bir çağ
Ve unutulmuş bir ulus
Yola koyulacak
Unutulmuş yollardan
........... devamı >>
 
Radovan Pavlovski
    
    

211  

49'LAR

yıl 1959
tarihin duvarları gibi
hücre duvarları da rutubetli
düşer gibi ana rahmine
düşmüşler zalimin hücrelerine
ama niye hücreler kırk tane
ama niye?
yıl
elli
dokuz...
kırk
dokuz
........... devamı >>
 
Piro Evindare
    
    
    

212  

YAHUDİ BİR YABANCIDIR

Ulus yüceliği Türk bilincinde ödevdir
İnsanlığı uygarlığa taşımak yücelik gücüne andı

Erkeğini fahişeliğe rütbeleyen kahpelikler diye
Neyi tarif etmiş olurum, zordur söyleyemem...
Yahudinin öteki adıdır Arap diye
Yeryüzünü porno eder diyerek, ödevimdir erteleyemem...
Egemenlik Milletindir gömleğimi giymeye andır, gecikemem!

Yahudi bir yabancıdır
Vatikan, yabancılığın kapalı kapılar ardı
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

213  

ULUS/DEVLET ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ II

Katkılarınız için çok teşekkür ederim.değindiğiniz noktaların her biri en az kapsamlı birer makale konusu olabilir ancak,korkarım bunu göze alamayacağım.Yapacağım kısa açıklamaların yeterli olacağını düşünüyorum. 1-Olguları,olayları anında,taze taze analiz ederek kategorize etmek mümkün değildir.Hatta,olguları süreç devam ederken de analiz etmeye çalışmak çoğunlukla geçersiz sonuçlara ulaştırır,bizleri.Süreç sona erdikten sonra,salt sonuçlara bakarak çok daha sağlıklı analizler yapmak daha mümkündür.Bu açıdan bakıldığında,Rus ve Çin devrimleri süreç içerisinde, i-Köylülüğü fiziken ve ideolojik olarak tasfiye etmişlerdir. ii-Sanayi devrimini gerçekleştirmişlerdir. iii-Uluslaşma sürecini gerçekleştirmişlerdir. Rus ve Çin devrimlerinin Bolşevik veya Sosyalistlerin önderliğinde gerçekleşmesi yukarıdaki saptamaları değiştirebilir mi? 2-İngiltere'nin 'ulus devlet' olduğunun tartışmalı olduğunu belirtmiş ve konuyu daha fazla açma gereğini duymamıştım.Sanırım sorun,UK ile ENGLAND arasındaki farklılığa hiç değinmemekten kaynaklanıyor.ENGLAND'ın ulus devlet olduğu tartışılmazdır,fakat UK'ı ulus devlet olarak nitelemek yerine,ulus devletler federasyonu olarak görmek sanırım daha yerinde bir niteleme olacaktır. 3-Ultra ulus/Üst ulus kavramının daha önce kullanıldığı konusunda bir bilgi sahibi değilim.(Eğer bilseydim,salt orjinal olmak uğruna başka bir kavram kullanırdım,emin olun!) Bu kavram Almanlar,Fransızlar,İngilizler vs.tarafından kullanılmış olabilir. Herhangi bir kavramın şu ya da bu ulustan düşünürler,entelektüeller tarafından kullanılmış olması,o kavram çevresinde şekillenen düşünceler silsilesinin,kavramı kullanan kişilerin vatandaşı oldukları devletin resmi tutumu olduğunu göstermez. AB'nin kömür ve çelik birliğinden günümüze evrilmesine eşlik eden,onun hukuki altyapısını oluşturan uluslararası anlaşmalara,oluşan oluşturulan kurumlara bir göz atın lütfen.Ve son günlerdeki AB anayasası tartışmalarına kulak verin.Eğer yeterince tatmin olmamış halde bulursanız kendinizi, 1600'lü yıllarda İngiltere'den başlayıp sanayi devrimi ve ulusların,ulus devletlerin ortaya çıkmasını sağlayan sürece bir göz atın. O süreç ile AB'nin evrilmesi sürecindeki gelişmeler aynı doğrultuda mıdır,değil midir,karar verin.Gerçek şu ki,dostlar,AB hızla bir federasyona doğru yol almaktadır.Bu olgunun ekonomik ve sosyal alt yapısı hazırdır,hukuki altyapısı ise giderek olgunlaşmaktadır. Salt 'serbest dolaşım'ın bile,nelere yol açacağını bir düşünün lütfen.Bu olgu nihai olarak,ortak bir Avrupa kültürü oluşmasına yol açmayacak mıdır? Nihai olarak derken,belirsiz bir gelecekten bahsettiğimi dikkata alın lütfen. Kısaca toplum mühendisliği kavramına da değinmeliyim,sanırım.Bu kavramı bendeniz mi,yanlış kullanıyorum,yoksa derdimi anlatmakta acze mi,düştüm,bilmiyorum. Bence,bu kavram ancak totaliter ideolojilere ilişkin kullanılmalıdır.Totaliter ideolojiler nasıl bir toplum amaçladıklarını betimlerler,yol haritası çizerler,kurumlarını oluştururlar ve tüm toplumu terörize ederek,şiddeti bir araç olarak kullanıp ideal toplumu inşa etmeye girişirler.20.yy. yeterince örnek üretmiştir sanırım.Demokratik toplumlarda,hatta otoriter yönetimlerin hüküm sürdüğü toplumlarda bile,yukarıda andığımız şekilde bir toplum mühendisliğinden söz edilemez.Demokratik toplumlarda da geleceğin toplumuna,kurumlarına ilişkin öngörülerde bulunulur,kuşkusuz. Ancak,öngörülen toplum ve kurumlar,ulaşılması gereken bir amaç değildir. Hem zaten,gelişim ve değişimler,öngörüler de durmaksızın değiştirmektedir.Demokratik toplumlarda pragmatizm hüküm sürer.Teknolojideki,ekonomideki tüm toplumsal boyuttaki değişimler,gelişimler absorde edilir,yeni kurumlar oluşur,işlevsiz kurumlar tasfiye olur,kendiliğinden.Totaliter yönetimlerin aksine,demokratik toplumlarda vazedilmiş bir amaç yoktur. AB'nin uluslararası çatışmaların yerine uluslararası işbirliği ve işbölümünü öne çıkardığını ve 50 yıllık geçmişine bakıldığında,bu işlevini yerine getirdiğini,söylemişim. Neye bakarak demişim bunları.AB sınırları içinde yer alan ülkelerin,tarihlerinin hiçbir döneminde bu denli uzun bir barış dönemi yaşamadıkları ve refah düzeyinin hiç bir zaman bu denli yüksek olmadığı,refahın hiç bu denli yayılmadığından yola çıkarak söylemişim,bunları.Bu denli yalın bir gerçekliği anlayamadığını söyleyenleri anlamadığımı söylememe izin verin. 4-Türkiye'nin 80 yıllık geçmişine yönelik olarak insafsız eleştirilerim,hangileri acaba,merak ettim doğrusu.kendilerini 'Kemalist' olarak tanımlayan kişilerin gerçeklikten ne denli kopuk olduklarını betimleyen sözcüklerim mi size bunları yazdıran.Ya da şu altı oktan bazılarının kahverengi gömleklilerin ideolojisinden izler taşıdığını yazmam mı? Hangisi? Bir Manas,bir Ramayana,bir Faust nasıl dünya yazılı kültürünün bir parçasıysa; bir Kavgam da bir Kara Kitap da aynı mirasa ait ögelerdendir.Hangi siyasi,edebi,bilimsel ekol,hangi yapıt dünya kültür(en geniş anlamıyla) birikiminden bağımsız olarak var olabilmiştir ki.Bu mümkün mü? Lütfen konu ile ilgili pasajı,eleştirdiğim ideolojilerin iç çelişkilerine değinen,ironi yönü olan bir metin olarak okumayı deneyin. 5-Affınza sığınarak yöntem konusuna da değineyim.Sosyal bilimleri Pozitif bilimlerden ayıran önemli bir fark,sosyal bilimlerin,konu olarak aldıkları olguların olayların 'tek' olmaları,bir kez yaşanmalarıdır.Sosyal bilimci,yaşanmışlıkları labarotuvar koşullarında tekrar edemez.değişkenleri değiştirerek tekrar tekrar bakamaz olaylara.Oysa ki,neredeyse sonsuz sayıda değişken vardır.Sosyal bilimci,olgulara bilimsel açıklamalar getirebilmek için,soyutlamalara girişir,bazı etkenlari 'yok' farzeder.Bazı etkenleri kategorize eder,sınıflandırır.Neye göre yapar sınıflandırmasını.Benzer özelliklerine göre tabii ki.Böylece benzerlerinin en tipik özelliklerini üzerinde taşıyan 'etken' unsurların oluşturduğu bir sınıflandırma oluşur.Sosyal bilimci ancak böyle anlamaya ve anlatmaya çalışır dünyayı,bu yöntemin doğru veya yanlışlığı bir tarafa bir başka seçenek de yoktur,doğrusu,eğer olgu ve olayları 'açıklanamaz' olarak nitelemeye,yoksa niyetiniz.Lütfen AB karşıtlarını kategorize ettiğim pasajı bu doğrultuda okumaya gayret ediniz. Son olarak,önceki yazılarıma gerek açtığım topicde ve gerekse başka topiclerde müdahil olan arkadaşlara seslenmek istiyorum.Yazılarımda başarabildiğim ölçüde açık,yalın,objektif ve bilimsel olmaya çalışırım, ne denli başarılı olduğum tartışılabilir.) inançlarımla değil,bilimsel verilerle var olmaya çalışır,kendi değerlerimi yansıtmamaya özen gösteririm.Gerek yoktur,meraklı turşucu/jurnalci/kışkırtıcı tavırlarla yaklaşıp beni daha açık sözlü olmaya zorlamaya. Zaten açık sözlü birisiyim.Açıkça soru ve yanıtlayayım istediklerinizi.Bendenizin düşündüklerini yazılarına dökemeyen,dökmekten çekinen birisi olduğunu mu düşünüyorsunuz? Kendinizi,tutumunuzu bir gözden geçirmenizi,öneririm size.O kışkırtıcı tavrınızla arz-ı endam edip de,konuya ilişkin kendi düşüncelerinizi sır gibi saklamanın nedir anlamı? Nedir sizi korkutan, olmayan düşünce dünyanızın ne denli sığ olduğunu farkına varılacağı mı? Bir başka arkadaş da değişik topiclerde AB yanlılarının tavrını açıklarken bol bol mütareke basını diyor,mütareke basınının kuyruğuna takılan 3-5 milyarlık KY'dan bahsediyor. gerçekten bu denli sığ mı sizin dünyanız? saygılar sunarım hoşçakalın

........... devamı >>
 
İbrahim Balcı
    
    
    

214  

DİYELİM Kİ; DÜŞÜNMEYİ SEVERİM…

Silinir kağıttan isimler, çizilir kağıda haritalar
Silinmez, adı soyadı yüreği ulus toprağına uygarlık
Çizilmez, taşır alnında bütünlüğüne insanlık…
Uygarlık topraklarındır, göç etmez, doğa ölmez
Diyelim ki: düşünmeyi severim, Allah tek, inkar edilmez
Göktürk – Oğuztürk – Atatürk tarihinin izlerinde yürüdük
Hz. Muhammed ile Kuran’ı da sevdik

İlk adımı insanlığa atan son adımda yüz çeviremez
Yüreği tasmalarla ağırlaştıran yolculuğu bitiremez
Ne mutlu Türküm diyene! emniyettir ulus bilincine
Koparılamaz demektir tek halkının organı bile…
Organ bağışı kaçınılmaz varlığına bilim doğdu nüansı bile
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

215  

DİLİN YALAN SÖYLÜYOR

Tohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün,
Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün.

Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden,
Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden.

Çalı çırpı bıraktın giderken yüreğimde,
Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde.

Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor,
Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor.

Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu,
Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu.
........... devamı >>
 
Bedirhan Gökçe
    
    

216  

CUMHURİYET'İN FAZİLETLERİ

Cumhuriyet ilkedir, nizamdır
Herkes bunlara mutlaka uyacaktır
Cumhuriyet devrimdir
Dünya ondan yol bulur
Cumhuriyet laikliktir
Din ve devleti savunur
Cumhuriyet ışıktır
Her karanlığı aydınlatır
Cumhuriyet kelepçedir
Karanlık güçleri bağlayacaktır
Cumhuriyet güneştir
İnsanın kalbini ısıtır
........... devamı >>
 
Bekir Gedikoğlu
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 06:32:09

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim