Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

UCAK Konulu Şiirler - ucak Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ucak" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ucak" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ucak Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

457  

19 YADA 28'Dİ

Annelik ediyordu banklar sözlerime
Meşguldü, küpelerini emziriyordu kulakların
19 yada 28’di yaşın

Öncekinin üvey evladı bir mevsimdi, mevsim

Kapısız kafesler asılı gözlerin
Zırhlara bürünmüş teninle
Yan yanaydık,
yan yana iki yorulmuş araba gibi
-kapalıydı camların-

Çoktan gitmiştin biliyorum
Doğurduğum çocukların
Üzerine mumlar diktiğim alnın olmasa
........... devamı >>
 
Yusuf Kenan Altan
    
    
    

458  

BAHARDA GEL

Aşık için,
Eğer geri gelirse hiç gitmemiş sayılır derler ya
Demek ki senin her gidişin hiç gidiş değilmiş aslında
Ağlamalarım boşunaymış
Çünkü sen hep döndün, kapılarıma geri geldin
Seni gönderdiğim kapılarıma
Demek ki sen hiç gitmiyorsun aslında
Hep dönüyorsun ya

Ömrün zeytince olsun
Ve hep geri gel bu uzun ömürlerde
Ama hayat kısa
Ve sen çok uzaklardasın
Seni özlediğimi söylesem, kapıya dikilsem
Sen çıkar mısın karşıma, var olur musun
Sonra varolur muyuz bir bedende
........... devamı >>
 
Yasemin Kalaycı
    
    

459  

PAPATYA KOPARAN FALLARI

Anne!
Misketlerimi bombalara çaldırdım.
Gözyaşlarımı yanağında kuruttum.
Artık acılar açıyor yüzünde
Çiçeklerin yerine.


Zaman
Gözlerindeki yaşları silmeye yetmiyor,
Gözlerime yeni gözyaşı tohumları ekiyor.
Ve ben her çiçeğe
Papatyaymış gibi bakıyorum.
Ara-sıra
Papatya koparan fallarına bakıyorum:
Yaşıyorum,yaşamıyorum...
Yaşıyorum,yaşamıyorum...
Yaşıyorum,yaşamıyorum...
Yaşıyorum,yaşamıyorum...
........... devamı >>
 
Sabri Deveci
    
    
    

460  

IRAK BİR ÜLKE

Bembetaz hayalleri küçcük siyah gözleriden taşıyordu.
O kadar büyüktü ki hayalleri sanki dağları aşıyordu.
Ara sıra takılıp düşse de yılmadan koşuyordu.
Düşüp kalktıkça sanki daha fazla coşuyordu.
Kocaman hayalli bu ufaklık neden kimseyle konuşmuyordu?
Acaba en büyük engelinin yıkılmasını mı bekliyordu.
Sanırım bir şey söylemek için o günü bekliyordu.

Nihayet o büyük gün geldi yumurcak
En büyük engelini yıktı sesten hızlı o uçak
Diktatör dediğin fare kaçıyor köşe bucak
Ama hayallerini de yıktı o uçan oyuncak
........... devamı >>
 
Azeytinli
    
    

461  

İLKLER-25 (HİKMET BABA 'NIN İLKLERİ - 4)

Uçağa İlk Biniş

Belirtiler bir ay önceden kendilerini göstermeye başlamışlardı.
Heyecanlar ve korkular Hikmet Baba ‘ya karşı tam bir elbirliği içindeydiler. Geçmişinde bir tek uçağın bile yanona-yakınına gitmemişti. Uçak konusundaki tüm bilgisi, filmlerden ve kitaplardan öğrenebildiği şeylerden ibaretti. Gerçekte, korkularının bu yarım-yamalak bilgilerinden kaynaklandığını da pek sanmıyordu. Kaynak belki derinlerde, çok derinlerde, ta çocukluk algılarındaydı. Zira; Hikmet Baba, içindeki uçağa binme korkusunun bir yükseklik korkusundan ileri geldiğini düşünüyordu. Yüksek yapılara çıktığında; yerlerin, dağlara tırmandığında; uçurumların, denize gittiğinde de; enginlerin kendisine gel gel ettiğini deneyimleriyle öğrenmişti. Korkuyu altetmenin tek yolunun, onun üstüne üstüne gitmekten geçtiğini biliyordu. Van Kalesi ‘ne, Bitlis Kalesi ‘ne, Kars Kalesi ‘ne, Şeytan Kalesi ‘ne, Ferhat ‘la Şirin Kalesi ‘ne hep bu korkunun üstüne üstüne gitmek için birçok kereler tırmanmaya çalışmışsa da, her keresinde kale bedenlerinden geri dönmek zorunda kalmıştı.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    
    

462  

BOŞLUKTA DÖNEN MAVİ TOP

Siz bu satırları okurken ben Kıbrıs'ın öteki yarısında olacağım… Sözünü ettiğim yere yürüyerek on dakikada ulaşmak mümkün; benim yolculuğum ise bütün bir gün ve üç uçak değiştirerek gerçekleşecek… Lefkoşe’den İstanbul'a, İstanbul'dan Atina'ya ve Atina'dan tekrar Lefkoşa'ya ulaşacağım. Ben uçak şirketlerine telefon etmek ve uçak paralarını denkleştirmek için borç aramakla uğraşırken, kız kardeşim 'uzaydan birisi seyrediyorsa çok gülecek' dedi. Kıbrıs'ın öteki yarısına gidip orada bir ay kalacağımı uluorta söylerken yüzlerdeki şaşkınlığı anımsıyorum. Sonraki diyaloglar nedense fısıltıyla gerçekleşiyordu. 'Nasıl? ' 'Neden? ' 'Bu yasal mı? ' 'Bunun uluorta söylemem doğru mu? ' 'Evet, aslında bunu haykırmak istiyorum, çünkü çok gülünç'.
Bu gülünç hikayeyi dört yıldır Sarayova'da yaşayan Amerikalı gazeteci arkadaşım Paul'a anlatırken Yeşil Hat'ta duvarın yanındaki bir lokantada oturuyorduk. Onun benim yaptığımı dahi yapması mümkün değildi, çünkü pasaportuna 'KKTC damgası' vurulmuştu… Bu sabah Can baba (Can Yücel) aynı dertten ötürü pasaport değiştirmek zorunda kaldığını o kendine özgü küfürleriyle anlatıyordu… Devletler ve sınırlar… Bölünmüş şehirlere yüksek bir yerden bakınca her şey nasıl da anlamsız görünür… Önü bu duvarla kesilen yollar, variller, dikenli teller, kum torbaları. Bu düşmanlık işaretleri aslında bir hüzün müziğiyle anlam bulurlar… Sanki bütün bunlar savaşın saçmalığını anlatmak için orada durmaktadırlar. Fransız kültür ataşesi Anne Cauwel arabasını bir uçtan öteki uca sürerken bunu yapamayanların hüznünü de yanında taşırdı… O, pek çok diplomat gibi bir barış postacısıydı… Dostların selamlarını ve haberlerini taşırdı… Bizi onlar, onları bizim için öperdi… Şimdi Fransa'da… Bakalım Kıbrıs'ın öteki yarısından postaladığım kartı alınca nasıl şaşıracak… Fransa'ya bir kart postalamaktan kolay ne var! Asıl sorun Türkiye'ye SÖZ'e yazılarımı nasıl fakslayacağım. Çünkü Kıbrıs'ın Rum yarısı ve Türkiye arasında doğrudan telefon hattı yok! … Doğrudan telefon hattı doğrudan temas demektir… Hani küreselleşme filan diyorlar ya, kız kardeşimin dediği gibi uzaydan biri seyrediyorsa dünyalıların zeka düzeyi konusunda ilginç yorumlar yapacaktır. Uzay deyince aklıma geldi, hani uzaydan çekilmiş o güzelim fotoğraflar var ya sınırlar filan görülmüyor… Onlardan birini KKTC telefon rehberinin kapağına koymuşlar… Kıbrıs ve Türkiye'nin uzaydan görüntüsü. Ama olacak şey değil! Yeşil bir kalemle Kıbrıs'I ikiye bölmüşler… Kapak kompozisyonu ise cep telefonları, iletişim hatları, şu sözde globalleşme işaretleriyle dolu…
Astronotlar ilk kez uzaya çıkıp dünyayı boşlukta dönen bir mavi top olarak gördükleri zaman dönüşte sınırların anlamsızlığından söz etmişlerdi. Ciddi ve gerçekçi insanlar hoşlarına gitmeyen sözler işittikleri zaman 'uzayda yaşamıyoruz' derler. 'Alo, Alo, burası dünya, düşmanlıkların, savaşların, boğuşmaların ve didişmelerin evi… Şu anda birbirimizi yemekle meşgulüz. Lütfen mesajını sinyal sesinden sonra bırakınız! '
........... devamı >>
 
Neşe Yaşın
    
    

463  

BEN O ÇOCUK

Ben orucunu gözyaşıyla açan çocuk!
Ben Kafkasyalı,
Ben Urumçili,
Ben Karabağlı,
Ben Iraklı, Lübnanlı
Ben Filistinli çocuk…
Azrail’le sınıf arkadaşı
Hayatı ölümün sırtına yükleyen çocuk
Yüreğim şefkate hasret

Uçak seslerine alıştığından beri
Gök gürültüsünden korkmayan,
Kanlı elbiseleri bayramlık diye giymiş
Sevgiden yoksul kalbine
Nefreti gül diye diken çocuk

Unutulmuşluğun coğrafyasında hüzünlü elleriyle
Mutluluk portresi çizen,
Güllesi misket bombası, bebeği kaleşnikof
Oyuncağı sapan taşı olan çocuk.
Layık olamadığı umuda, sırtını veren
Şiirlerin kan damlayan cümlelerinde kendine yer bulan
........... devamı >>
 
İlteriş Kılıçarslan
    
    

464  

BIR BEYAZ KAGIT

BIR ÇOK SEY YAPILABILIR,

BIR BEYAZ KAGITLA...

ALIR KALEMI ELINE;

KENDINI ÖLDÜRESIYE KADAR

HASRETINI YAZARSIN SEVGILIYE...!

YADA BIR RESIM CIZERSIN,

........... devamı >>
 
Serdar Bay
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 02:53:27

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim