Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TUVALET Konulu Şiirler - tuvalet Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tuvalet" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tuvalet" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tuvalet Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

217  

CHARLES BUKOWSKİ

Jeff’i Flower Sokağı’nda bir yedek parça fabrikasında çalışırken tanımıştım, Figueroa Sokağı’ydı belki de, ikisini hep karıştırırım. Neyse, ben gelen parçalardan sorumluydum, Jeff daha çok ayak işlerine bakıyordu. Eski parçaları kaldırır, yerleri süpürür, helaya tuvalet kağıdı filan koyardı. Ben de ülkenin muhtelif eyaletlerinde bu tip işler yaptığım için böyle adamları küçümsemem. Nerdeyse mahvıma neden olmuş bir kadınla ilişkimi yeni bitirmiştim. Yeni bir ilişki istemiyor, boşluğu at yarışları, otuzbir ve içki ile dolduruyordum. Samimiyetle söylüyorum, böyle takıldığımda hep daha mutlu olmuş, kadınlara son vermeyi düşünmüşümdür. Tövbe, demişimdir. Ama biri çıkıverirdi birden –avlardı seni, ne kadar ilgisiz olursan ol. Kadınlar ilgisiz olduğunu hissettiklerinde yapışırlardı yakana, seni bunalıma sokmak için. Kadınlar yapar bunu; erkek ne kadar güçlü olursa olsun bunu başarırlar. Neyse, Jeff’i tanıdığımda rahat ve özgür hissediyordum kendimi –kadınsız- ve ilişkimizin hiçbir homoseksüel yanı yoktu. Talihlerine güvenerek yaşayan, seyahat eden, kadınların yaktığı iki adamdık. Hatırlıyorum, bir keresinde The Gren Light’ta oturmuş bira içiyordum, masadaydım. At yarışları sonuçlarını okuyordum, çocuklar ise havadan sudan konuşuyorlardı. Sonra içlerinden biri. “Evet. Küçük Flo fena yaktı. Bukowsiki’yi. Küçük Flo seni fena yaktı, değil mi Bukowski? ” dedi.
........... devamı >>
 
İsa Kantarcı
    
    
    

218  

ÖLÜM GERÇEĞİ

-Taziye yerlerine gidince, Kur'an-ı Kerim'den bir süre okuduktan sonra sohbet kısmında bu konuşmayı yapıyorum. Sizlerle paylaşmak istedim.
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    

219  

BUKE (1. HİKAYE)

BUKE (1. Hikaye)


Uyuyamayıp da kendimi gün ışır ışımaz sokağa attığım bir gün, yorulup bir yere çökmüştüm.. Şu sadece durak tabelası olan ara duraklardan biriymiş çöktüğüm yer. Bir kadın yanaştı yanıma, ` Ulus otobüsü geçti mi? ` dedi.. Bilmediğimi söyledim.. ` Siz ne bekliyorsunuz? ` dedi.. Bir şey beklemediğimi söyledim.. Güldü, ` Yazık size.. ` dedi, ` Bakın, ben hiç değilse otobüs bekliyorum.. `
........... devamı >>
 
Orhun Basat
    
    
    

220  

ŞAHMARANLAR(18)

7
‘Kadı olsam mahkemede duramam,
Müftü olsam maslahatı bulamam.’

Delikanlı avuçlarında duran seksen liraya baktı.
Yazılmasına çizilmesine nice yıllar ömür tüketilen, okutulup öğretilmesiyle, üniversitelerde, nice yıllar büyük adamlar yetiştirilen şu sekiz-on bilim eserinin gerçek değeri bu seksen lira mıydı?
Açmazlar içindeydi… Tutarı yoktu… Tükenmişti…
Kendisinin nice yoksulluklar karşılığı satın alabildiği bu son ders kitaplarını, eski yapıtlar alıp satan adamın açılan ellerine bıraktı. Onun bunları ‘zaten bulunmuyor.’ Diye öve öve nasıl başkalarına satacağını ve karşılığında nice seksen liralar kazanacağını çok iyi biliyordu. Fakat elinden gelebilecek bir şeyi yoktu.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

221  

GÖKTE KANAT ÇIRPAN YARALI KUŞ/ 1

Mehmet Sarı


DİLSİZLERİN DESTANI / 1

gökte
kanat çırpan
yaralı kuş




........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    
    

222  

İLKLER-20 (HİKMET GENÇ 'İN İLKLERİ - 9)

İlk Para Buluş

“El işte, göz oynaşta.” Derler ya, Hikmet Genç işte o durumdaydı. Gönlü bir türlü ders çalışmak istemiyor, önündeki kitabı okumak için kendisini ne denli zorlarsa zorlasın; okuyamıyor, okuduğunu sandıkları kafasına girmiyor, hep aynı sayfalarda gezinip duruyordu.
İşi ders çalışmaktı, oynaşı geçim derdiydi.
Ay sonuna, her biri bir ayrı yüzyıl kadar uzun yirmi gün daha vardı. Fakat cebindeki tüm parası bir tek liracıktan ibaretti ve o da her biri beş kuruştan topu topu yirmi simit parası ederdi.
Yalnız paradan yana değil, başını sokacak yerden yana da açmazlar içindeydi. Hem kendi ilinin adını taşıyan bir yurtları bulunmadığından, hem de yüz liradan ibaret yurt aylığını bir araya getiremediğinden Tanrı ‘nın her bir günü bir değişik arkadaşının yardımıyla el-alemin yurtlarında gizli ve zorlu geceler geçirmekteydi. Sandalye üstünde sabahlayarak, herhangi bir arkadaşıyla iskambil kağıtlarındaki papazlar gibi tersli-yüzlü yatarak, yurt yetkilileri kontrole geldiklerinde; onlara yakalanmamak için balkon demirlerinden karanlık boşluklara sallanarak ve ölümlere gidip gidip gelerek geçirdiği geceler hiç de az değildi.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

223  

GÜNEŞİ GETİRİRİM

GÜNEŞİ GETİRİRİM


NECATİ ÇAVDAR

Bir gün (1955) Hıra Dağı’nın (Alaca’da Resul Sığınağı Hıra Dağı’na özlemle isim verilen Danlı Dağlar’a bakan bir dağ) eteklerinde dünyaya merhaba dedi.
Nefesini ve gıdasını o özgür ortamda aldı.
Köy önünde her çocuk gibi kelebekler yakalamaya gitti, ancak güzelliğin kelebeklerin özgürce uçuşlarında olduğunu anlayıp hiç kelebek tutmadı. Ama onlarla koştu koştu...
Başta sazların olmak üzere ıslığın sesinin, çobanın kavalının, suların çağlayışının aynı gaye için olduğunu sezdi.
O hür dağlarda Anadolu’yu anladı.
Bir olan mabuda inandı ve başka hiç bir şeye eğilmedi.
........... devamı >>
 
Necati Çavdar
    
    

224  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 11)

Şimdi stadyumlarda, bayanlara özel ilgi ve alaka göstermenin, futbol takımlarının, yöneticiliğine soyunmanın ve bizzat futbol oynamanın dolayısıyla çocuklarımızın oynamalarını teşvik ederek bu duruma gelmemizi nasıl izah edeceğiz ve ne şekilde yorumlamalıyız?
Bu konuları daha önceleri bilmiyor muyduk, veya yanlış mı yorumluyorduk, bunlara benzer o kadar çok değişimler var ki, kime ne demeliyiz, ağabeyler nasıllar?
Binaenaleyh sosyal yapıyı, mutlaka en güzel biçimiyle analiz etmeliyiz, bu çok önemli sosyal konuyu ihmal edersek veya önemsemez isek, bunun faturasını ödemekte çok ağır olacaktır.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 02:49:26

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim