Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TURKUAZ Konulu Şiirler - turkuaz Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "turkuaz" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "turkuaz" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. turkuaz Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

25 AŞK OVASINDA DUMANSIZ ATEŞ SAKİNİ

1/:
Dumansız ateş sakinleri aşk ovalarında...
Sular yarıldı. Ardı karardı okyanusların. Marz adlı bir Zombardı okyanustan doğrulan. Ve Atlantis... Ateş krallarının gözlerinde turkuaz bir soyutluk. Ve boz rengin yanıp söndüğünü görüyordu Mu'nun uçsuz bucaksız ovalarında dumansız ateş sakinleri. Sonra çatal dilleri ile kırmızılar geliyordu kutuplardan. Ardından turkuvaz derili huriler... Serin ekvator yöresine. Yalaz renkli atlarını meşale kılıp... Ve dünyanın ateş ırmaklarından sulaya sulaya. Oysa haksızdılar davalarında...
2/:
Dumansız ateş sakinleri aşk ovalarında...
Alt zamandan bir başka ırk... Kırık mızraklılar ya da. Onların da uniform ölçüleri orta bir kararlılıktaydı. Şiir yazıcıları da susuzdular. Ve birer bardak istiyorlardı. İlk ve kızıl Volga’nın dolaylarından ilk günahlarını işlemek için. Kızıl gezegenin yeni müdavimlerindendiler onlar da bundan böyle. Ve soyut türkülerdi lisanları. Karşı kabileden olan yanmaz ateş canları teber tebere. Aksi ve asi... Şimşek ibrişim iplikler abalarında...
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    
    

314  

TURKUAZ DİNLETİLERİ 2

Güzellik sizdeydi, biz ayna tuttuk
Turan kardeşimin sazı güzeldi
Sizi gördük, tüm dertleri unuttuk
Sabahattin Beyin sözü güzeldi

Bugün de türküler Necdet'ten geldi
Zerrin Hanım, eşi, çok emek verdi
Kenan, Türker, Yavuz, gönüle değdi
Bir esti Asena, tozu güzeldi

Anıl'ı da alıp gelmişti Selma
İşte Gökçen ablam yanında Derya
Bir arka masada gülüyorTuğba
Kübra'nın sitemi, nazı güzeldi

Elli olan sayı, bu sefer yüzdü
Ses düzeni bugün biraz pürüzdü
Ufak aksaklıklar bizleri üzdü
Ali'nin daveti, arzı güzeldi
........... devamı >>
 
İbrahim Kılınç
    
    

315  

***** AŞKIYLA YANDIĞIM YÂR NEREDE *****

Image Hosted by ImageShack.us

Aşkıyla Yandığım Yâr Nerede

Yeşillerim pembeye meyil vermiş açacak
Ala kokularını kâinata saçacak
Mest olup kelebekler dört yanımda uçacak
Neredesin aşkıyla yandığım yâr nerede

Hasretin ateş oldu bedenimi yakıyor
Denizlere gözlerim gözün diye bakıyor
Sevdan ile yüreğim eriyip de akıyor
Neredesin aşkıyla yandığım yâr nerede
........... devamı >>
 
Rahime Kaya

    
    
    

316  

BİR FORSANIN İTİRAFLARI

Ağır gelen kefe düştü öne
Ruhu esrik ruyaları kanatlandıran bir kartalın
Düştü zarif boynundan elmas
Tılsım bozuldu
Aralandı esrar perdeleri gökyüzünün
Sihirli bir makas
Boyuttan yoksun, sezgiden uzak
Turkuaz bir parça kesti o puslu şehirden
Ben yapıştırdım kalbimin üstüne
Çiyi, çitleri kaldıran o aşk rengini
Kuytusunda tınlayan hazzın doruklarından
Açıldım bir yabancı gibi
........... devamı >>
 
Erol Çatal
    
    

317  

MEKTUPLAR-18 12/12/2005

Biliyorsun.
Yoktum.
Senden önce.
Yer’in olmadan öncesi,
su ve toprağın yabancı zamanı.
Ay’ın uyumsuzluğu,
maddenin önemsizliği.
Bildiğim tek şeydi seni bilmek.
Biliyordum.
Biliyorsun.

Şimdi.
Biliyoruz.
Sadece biz.
Saçlarının kokusu herkesçe unutulmuş.
Sadece ben biliyorum.
Tenin yaşamın en yasak bölgesi.
Sadece ben biliyorum.
Yüreğin yaşamanın kanıtı.
Sadece ben biliyorum.
Ellerim senin.
Gözlerim, gülüşlerim.
Sadece sen biliyorsun.
Hücrelerim senin.
Sen’im.
Sadece sen biliyorsun.
........... devamı >>
 
Masum Elmas Gül
    
    
    

318  

SEVDA VAN GÖLÜ'DÜR

Sevda odur... O sevda....
Kalbin en derin, en sevgiyle yoğrulmuş hislerine dair ne varsa yaşanılası, hep ona benzer. Berrak ve dupduru hayallerin kaynağıdır bazı... Suskunluğun öteki ismidir. Haykırışların can bulan sesidir kimi... Yitirilmiş düşlere faryat, vuslata coşkudur. Sevgilinin gözünün rengidir dingin yeşili, hasretin en koyu tonudur mavisi. Hasılı su Van Gölü'dür, Van Gölü sevda...
Ter döken bir haziran sabahının sonrasında başlamalı tanıklığınız. Ucuna bucağına ancak sonsuz sevgilerin erişebildiği engin turkuaz buyur eder sizi seyrine. Güneş tepeye yakın bir yere mevzilenmiş, sarımtrak parçalarını yer yer suların içine, yaptığı işin inceliğinin bilinciyle titizlikle hareket eden bir gelin gibi nakış nakış işleyerek gümüşi bir tablo sunmaktadır gözlere. SEVDA KALBE NASIL İŞLERSE ÖYLE...
Tam bu demde, gölde bir hal vardır ki o da bu enfes görüntünün suyun sesiyle birleşerek gözün ve kulağın en yüksek zevklerini galeyana getirdiği durumdan peyda olan muhteşem haldir. Sizi tutkun kılar kendine. Sus pus kesilir, kulak kabartırsınız. Bir müzik eserinde nota ve nidaların giderek yukarı çıkması gibi dalgalar da uzaktan başlattıkları kısık ezgiyi kıyıya yaklaştıkça büyüterek coşku tufanı gibi harika bir finalle kulaklarınızda noktalarlar. En sevdiğinizin gönül okşayıcı sesinden en keyifli melodiyi dinler bulursunuz kendinizi. Bütün dalgalar ezgilerini, içinizde kaynamakta olan sevda çağlayanının tercümanı eylerler. O nedenledir ki en güzel şarkıyı denizler söyler. En güzelin en güzelini de Van Gölü terennüm eder.
Vakit öğlen... Sükun halleri... Gönlünün sırçasını paramparça eylemiş sevgiliye arzuhal eden ve inceden inceye sitem yollayan aşık gibi suskundur göl. Bir karıncanın ekmek kırıntısına uzanırken çıkardığı sesi dahi aratırcasına sessizliğe gömülü ve ölgündür su... İNSANI, DİLİNİ MÜHÜRLEYİP AŞKIN ZEHRİNİ SADECE İÇİNE AKITMAYA MECBUR KILDIĞI DEMLERDE SEVDA DA ÖYLEDİR. SUSKUN, SÜKUT İÇİNDE...
Gün bitime gebedir. Güneş, ışıklarını ufka bırakmadan evvel son bir hamleyle kucağından akıttığı parçalarını dalgaların deniz yüzeyinden yükselmiş uçlarına teslim eyleyince günün son tangosu başlar. Işığın tangosu, güneşle yeşilini iyiden iyiye yitirmiş koyu mavilerin nihai dansı... Son hüzmeler de yavaşça suyu dipleyince ve ortalığa kapkaranlık çökünce iyice dilsizleşir dalgalar. Hazirandır takvim... Erguvan kokulu bir akşamdır vakit... Su yalın, sevda yalındır. İKİSİNİN DE KALBİNDE APAYDINLIK GÜNDOĞUMLARINA HAMİLE BİRAZ YAKAMOZ VE SIRÇA BİR ŞARKI VARDIR.
Su sevdadır... Sevda Van Gölü...
........... devamı >>
 
Gülşen Çağan
    
    

319  

246-ŞEMSETTİN DERVİŞOĞLU'NA (TURKUAZ SEVDAM) İÇİN

Gönüldeki fırtına sevdâyı yıkmamalı,
Riyâ,nefret dostluğa ağıtlar yakmamalı.
Pop,rock türkü kadına ağıtlar yakmamalı,
Caz sükût eyleyerek,saz meram anlatmalı.
........... devamı >>
 
Nazım İnce
    
    

320  

..ÖZGÜRLÜK MELANKOLİSİ..

İlk kez indim bir deniz kıyısına
İlk kez üzerimde meltemin ılık pençesi..
Dalgalar yüreğime yüreğime vuruyor
Gittikçe ufalanan bir kayaya dönmek üzere sırça bedenim
Ilık kumlarda çırpınıyor hafif yeşil tonlu ıslak gözlerim
Mehtap delişmen bir kız avuçlarımda
Özgürlüğüm kadar korkak/
içimde sır düğümü serseri esintilerim..


Önce gözlerimiz kavga ederdi sonra ellerimiz/bedenimiz,
Sen turuncu olurdun veya türkuaz bense yeşil
Dağlar kilitlenirdi alev dudaklarımıza
Yağız atlar önümüzde uçardı yelelerinde özgürlük
Kiraz kokulu göl kenarından yükselirdi güvercinler
Meltemdi fırtınalar avuçlarımızda
........... devamı >>
 
İbrahim Zarifoğlu
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 23:00:03

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim