Antoloji.com

Türk Dil Kurumu Koçaklaması Şiiri - Fazıl Hüsnü Dağlarca

Şiir
Antoloji.com Şiir Nedir? c Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca Fazıl Hüsnü Dağlarca Popülerlik=5/5
Bu nedir? 
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirFazıl Hüsnü Dağlarca ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Türk Dil Kurumu Koçaklaması

Ata'dan oğula dek
Geceleyin gürültüler duruca
Dört yana dağılır kocaman bir çağrı
Türk Dil Kurumu'nun görkemli yapısından
..........
..........

 

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Türk Dil Kurumu Koçaklaması adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Şiire puan vereceğim

puan
7.6 10
(20 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

Bu şairimizden (veya telif hakları açısından yasal temsilcisinden) henüz izin alınmadığından dolayı şu anda bu şiirin tüm metnini yayınlayamıyoruz.
Şairlerimizden izin alınması ile ilgili süreç devam etmekte olup, izin alınan şiirler hemen tam okumaya açılmaktadır. Şu an itibariyle sitemizde kayıtlı şiirlerin yaklaşık %70'i için izin alınmış olup bu şiirlerin tüm metni okunabilmektedir.
Antoloji.Com

Bu şiir size aitse, şiirin tüm metninin yayınlanması için ne yapmalısınız?
Siz Fazıl Hüsnü Dağlarca (veya yasal temsilcisi veya varisi veya bu şiirin telif haklarını elinde bulunduran kişi) iseniz, Fazıl Hüsnü Dağlarca şiirlerinin sitemizde tam metniyle yayınlanması için şu seçeneklerden birini uygulayın:
1. Elektronik Sözleşme Onaylayın: Elektronik sözleşmeyi onayladığınızda Fazıl Hüsnü Dağlarca şiirleri hemen şu anda tam yayına açılacaktır. ÜCRETSİZ olan bu işlem internet üzerinden yapılmaktadır ve toplam 2 dk içinde sonuçlanmaktadır. Geniş bilgi almak için buraya, onaylamak için de buraya tıklayın.
2. Yetkili Şair olun: Yetkili şair olduğunuzda, sadece şiirleriniz açılmakla kalmaz, aynı zamanda şiirleriniz üzerinde tam yönetim elde edersiniz. Sitemizde kayıtlı şiirlerinizi dilediğiniz anda değiştirebilir, silebilir, ekleyebilirsiniz; ayrıca şiirinizi okuyan kişiler size özel mesaj veya yorumlarını gönderebileceklerdir. ÜCRETSİZ olan bu hizmet ile ilgili bilgi almak ve kayıt olmak için buraya tıklayın.










 << Önceki ŞiirFazıl Hüsnü Dağlarca ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Türk Dil Kurumu Koçaklaması Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Doğa Fendi: Türk şiirinin büyük şairi.. Fazıl Hüsnü Dağlarca..

1 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: evet bu kavga o kavga Mücella hanımefendi..doğudan dilimize yerleştirilmiş o kelimeleri defetme kavgası geldikleri yere...

1 person liked.
1 person did not like.
Mücella Pakdemir: Kurtuluş Savaşında canlarını veren atalarımızın konuştuğu dili dışlaya dışlaya güdükleştirdik. Bunun yanısıra gerek teknoloji dünyasının gereksiniminden, gerekse globalleşmenin getirisiyle batı dillerindeki kelimelerin günlük yaşantımızda yer bulmasından dolayı kullandığımız kelimelere bir şey diyen yok. İşimiz gücümüz bir zamanlar bizim topraklarımıza dahil olan doğu memleketlerinden dilimize yerleşen kelimelerin defedilmesi kavgası. İşin altındaki fikri okuyamamak safdillik olur. Saygılarımla.

1 person liked.
2 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: hangi sularda yüzdüğünü bilmeyen balıkları çabuk avlarlar Celal kardeş.. bak sana kıssadan hisse bir küçük fıkra.. fare iki kadeh rakı içmiş.. başlamış masaya vura vura bağırıp çağırmaya.. o kedi buraya gelecek! o kedi buraya gelecek! hayırlı akşamlar dileğimle bizim olan dillerimizden öpüyorum.

1 person liked.
2 person did not like.
son söz: Türkçe ana sütü gibi temiz, Sütü gibi anamızın helalimiz. Ancak süt nasıl ki saf su ya da bir kaç mineral, vitamin, kalsiyum, protein gibi maddeden oluşmamışsa dil de tek bir kavmin bilim ve kültür hazinesinden oluşmaz. İşte giderler Koridar’a geçenek sözcüğü Viraj’a dönemeç İstasyon’a durak İmalathane’ye işyeri Atelye’ye işlik Plaj’a kumsal Arşiv’e belgelik Garaj’a taşıtlık Gardrop’a giysilik Mayo’ya denizlik Rıhtım’a gemilik Balkon’a çıkıt Mezbaha’ya kanara Mezarlığa gömütlük FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA Şairin özenle seçtiği sözcüklerden hangilerinin daha çok kullanılır durumda olduğuna baktığımızda maalesef şairin istediği ve beklediği sonucun doğmadığını, yani farklı dillerden giren sözcüklerin daha yaygın kullanıldığına şahit oluyoruz. AÇ ZENGİNLİĞİMİZ Yoktur Türkçesi olmayan sözcük Ya unutulmuştur o Ya anımsanmamıştır FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA Yine şairin gördüğü gibi olmuyor olay.Çünkü bugün kullandığımız pek çok eşya ve teknik terim maalesef atalarımızın hayatında yoktu.Otomobil, tranvay, televizyon, telefon ;eksantirik kayışı, elektrik, ekran,tuş… yoktu. Öyleyse bu günün insanı daha çok sözcüğe ihtiyaç duymaktadır ve bunları var olan sözcüklerle karşılamamız veya onlara hep benzer ekleri ulanması ile ortaya çıkacak yeni ama anlam karışıklığı doğuracak sözcüklerle karşılamaya çalışmamız akıllıca ve doğru değil.Yani dilimiz farklı yöntemlerle zenginleştirmeliyiz. Onca yıldır bilhassa doğu dillerinden (Arapça ve Farsçadan ki bunlar sekiz bin civarında olduğu söyleniyor; oysa aynı dönemde Fransızcadan giren beş bin civarındaki sözcükle pek uğraşılmamıştır) dilimize girip yerleşmiş sözcüklerle savaş açmış olanlar Öz Türkçe sözcüklerle dilimizi zenginleştirmek için sarf ettikleri gayretin, hassasiyetin yarısını günümüz Türkçesini istila eden Latin dillerinden giren ve büyük kısmına gerçekten ihtiyaç duyduğumuz sözcüklere yerinde ve doğru karşılıklar bulup onların dilimizde kullanılmasının peşine düşselerdi.Bugün dilimiz daha zengin ve arı bir dil olurdu.Yaklaşık olarak dilimiz yetmiş beş bin sözcük sayısından son on beş yirmi yılda yüz on bir bin sözcük sayısına ulaştı maalesef son dönemde dilimize girip yerleşen sözcüklerin büyük bir bölümü İngilizce gibi Latin kökenli sözcükler oluşturmuştur. Bana göre en önemli bozulma da yazım kurallarında ortaya çıkmıştır. Bizim dilimiz okunduğu gibi yazılan bir dildir.Oysa bazı sözcükleri ki bunların büyük kısmı özel isimlerdir, yazılışı başka, okunuşu başka olacak şekilde dilimize girmiş ve kullanılır olmuştur.Oysa Amerikan İngilizcesinde de İngiltere İngilizcesinde de benim ülkemin adı bile benim istediğim şekilde değil, kendi dil kurallarına göre yazılıp söylenmektedir. Ana dilini sevip korumak ve geliştirmek isteyenlere dört önerim var: 1)Yabancı dilden eğer bir sözcük alınıp kullanılıyorsa okunduğu gibi yazılmalıdır. 2)Dilimize girip yerleşen sözcüklerin sadece söylenişi zor olanların yerine Türkçe sözcükler bulunmalıdır. 3)TDK bünyesinde oluşturulacak bir ekibin dilimize girmesi muhtemel sözcükleri yazılı ve görsel medyayı iyi takip ederek Türkçe karşılıklar bulmalıdır.Sözcük dilimize yerleştikten sonra değil,daha girmeden önlem almak gerekir. 4)Yeni Anayasa’da anadilini korumaya ve kendi kuralları dahilinde zenginleştirmeye yönelik hükümler konulmalıdır. Bu dört maddeye uygun şu açılımlardan da bahsedilebilinir. a)Dili koruyup zenginleştirmek için parasal destek bütçeye konmalıdır, b)Anayasa Kürtçe, Lazca, Çerkezce, Arnavutça gibi dillerden Türkçeye uygun bazı ifadeler seçilerek alınmalıdır.(İngilizceden, Fransızcadan sözcük alan bir ulus kendi kardeşlerinin dilinin sözcüklerini de kendi diline katmaktan, kullanmaktan çekinmemelidir.) c)Dilimizi zenginleştirme çalışmalarında öncelik türetme ve birleştirme yöntemine ayrılmalı.Yabancı dillerden aktarma veya uydurma yöntemi kullanılacaksa hangi dilden sözcük alınıyorsa sözcüğün ilk hecesi veya ilk iki hecesi alınmalıdır.Bu yöntem tercih edilirse Türkçenin hece çeşitlerine uygun yazım olacak şekilde ünlü ilave edilip ya da atılabilinir. Bugüne değin saplantılı bir şekilde sadece Arapçadan giren sözcüklere karşı çıkan kişiler ellerini vicdanlarına koyup düşünsünler aşağıdaki hangi sözcüklere öz Türkçe karşılıklar bulmak isteyeceklerdir? ARAPÇA: Cumhuriyet, halk, devlet, hukuk, hürriyet, adalet, milliyet, vatan, şehit, akıl, aile, ahlak FRANSIZCA: Laik, sos¬yal, çevik, bürokrasi, televiz¬yon, radyo, terör, abajur. FARSÇA: Zengin, aferin, bahçe, bülbül, can, canan, abdest. İTALYANCA: Politika, ga¬zete, alaturka, banka, çapa, çimento, fabrika. İNGİLİZCE: Bot, cips, fut¬bol, hostes, e-mail, kariyer, lo¬bi, linç. Eminim ki hiç kimse “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti” ifadesindeki cumhuriyet sözcüğüne kafayı takmayacaktır. Arı dil peşinde koşmak akıl kârı değildir. Fakat dilimizi sahipsiz bırakmamalıyız.Ona sahip çıkmak duygularla değil akılla olacak iştir.Onu başka dillerin boyunduruğu altına sokmadan yaşatmak ve zenginleştirmek hepimizin boynunun borcudur. Diline sahip çıkmayan uluslar kültürleriyle birlikte kimliklerini de yitirirler ve tümden yok olurlar..Millet darmadağın olsa dahi yeniden bir araya gelebilir ve millet olma şansını yeniden yakalarlar,devletler yıkılsa dahi yeni bir düzenle yeniden tarih sahnesinde başka bir adla yer alabilir.Ancak dilini yitiren uluslar bir daha asla bir araya gelemez.Milli birliği sağlayacak yegane unsur dildir.Barış ve huzur dille tahsis edilebilinir. Saygıyla...

1 person liked.
1 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: bize de burada müslüman kardeşlerimiz kol gibi geçirdiler Celal kardeşim.. sadece rakıya sigaraya zam yaptık ayağıyla ekmek .85 kuruştan 1.00 tl ye çıktı..toplu ulaşım,elektrik,doğalgaz aklına ne gelirse..motorin,gazyağı..amerika bunları kucağa oturtmuş bunlar da aziz nesin'in 60% sini kucağa oturtmuşlar.. adam akdenize yellenip içerde zam yapıyor anlayacağın.. bunlar uhrevi değil dünyevi şeyler şeker kardeşim.. biraz protestocunuz varsa ithal edelim:)) orda kimse yok muuu

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: Bak..düşünebiliyormusun? ben sana Türkçe anamın ninsisini avazlıyorum sen bana Kürtçe ilk duyduğun ninniyi avazlıyorsun..Kitap basıldığında bu bölümü koymamış Allah.. ezanı niye güzel..içinde insan sesi var da ondan.. peki Mustafa Kemal'in okuttuğu ezan kötü müydü? Allah uludur..Allah uludur.. ne güzel bir memleket bu.. sen benden daha çok değerini bilirsin..özlemenin ne demek olduğunu bilirim..bir dostu özler gibi özler memleketini sılada insan..prangalara vurulmaya katlanır Nazım..Necip..bir vapur geçer varna önünden..Nazım usul usul okşar vapuru..İstanbul'u okşar gibi..insan memleket kokusunu özler,yeşilini,çayırını çimenini özler gurbette,Ayşe'sini özler,,, bir yer sofrası kurmak gibi olur parisin banliyösünde bir akşamüstü,gözleri dolar insanın,hasretlik kokar her yer,bir bulut değsin başın da alnını ıslatsın ister,kendi dilinden bir yoldaşla sarmaş dolaş olmakdan güzeli var mı,insan bazen çiçek satan çingeneyi bile oturduğu tabureden kaldırıp öpmek istiyor Celal,bu insanlık ne menem bir haldir,komşunun çocuğunu emziren Hatçe delirmiş olabilir mi? İnsan olmak ne güzel şey..anadili gibi temiz saf berrak..

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: seninle ne güzel kardeş kardeş anlaşıyoruz Celal kardeş.. bir de bu din maşaları beni senin kadar iyi anlasalar.. bu araptan bozma kalleşler..

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: hiçbir insan anadilini konuşmaktan mahrum edilemez! Dağlarca bunu dile getirmiş bu 'Söylevinde'.. arapça farsça osmanlıca benim ana dilim değildir.ben Türk'üm.Kürt de kürt.Bu laik cumhuriyet misaki millisini kabul edemeyenler ne yana gideceklerse o yana gidecekler er geç. kim ki kendi hilafetinin peşindedir onlar o dilleri konuşsun!

0 person liked.
0 person did not like.
HaZ: İNKAR VİRÜSÜ İnkar virüsüyle dolduysa beyin Mantıkla sos yapın, bir güzel yiyin Nene gerek senin, kafada akıl Bul bir hamsi beyni, keyfince takıl Sakın küçümseme hamsidir diye Onda ne hüner var, Haktan hediye Sevki ilahidir, ondaki gayret Belki düşünürde, edersin hayret Hamsi olmadıysa, arıyı sına Hikmet ve sanatı,ögretsin sana Beyni küçük ama, şerbeti pınar Zehrini gizleyip, balını sunar Sivri sinek bile, sana çok gelir Damarı görmeden yerini bilir Sende de iki göz, bir çift kulak var Lakin körelmişse, neylesin zağar Bazen kuş beyinli, derler insana Bence bu ifade yakışmaz sana Tavuk su içerde,Allaha bakar Seninse gözünde, şeamet çakar. HK

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: Atatürk şapka devrimini Kastamonu'da yaptı da Küre dağındaki ayı da şapka mı giydi sanıyorsun sen Celal bey:) bu ayılar memleketin dağlarına da düşman... bu sakalı cenabet ayılar Atatürk'e düşman... bu ayıoğlu ayılar esasen halka düşman.. bu öküzler,Kuran-ı Kerimi anlamadağı dilden lagara lugara diye okudukları için,içindeki sosyalist aktarımı,paylaşımı,kardeşliği de anlamazlar.. aslında bu yezid soyu, insan için indirilen Kuran-ı Kerim'e de düşman.. dört karı P..zk'i bunlar...

0 person liked.
0 person did not like.
Özcan İşler: Türkçe Sevgi ve Saygı Dili Olmalıdır Ruh halimizin dillerimize yansımasıdır kelimelerimiz, cümlelerimiz. Bir insan küfrederken, söverken değil, severken insan olmalıdır. İnsan olarak hoşgörüyü, sevgiyi ve saygıyı yitirdiğimiz içindir ki, geriye kala kala küfürlerimiz kalmaktadır. Küfürle de sataşmayla da anlaşma olmaz, anca karmaşa olur. Artık, kelimelerin solunu da seçsek, sağını da seçsek, edeplisini de seçsek, cümle kurarken kelimeleri kurşuna dizmek istercesine yan yana getiriyoruz. Karşımızdakini sanki sözle vurmaya çalışıyoruz. Böyle olunca da, ne zaman yan yana gelsek, hemen bir çatışmaya giriyoruz. Edepli kelimeler edepsizleşiyor. Namus, tacizle, tecavüzle yan yana konuluyor. Ve sonrasında kelimeler kurşun gibi havada uçuşuyor. Tüm kelimelerin gerçek anlamları ölüyor. Geride hortlayan yan anlamlar kalıyor. Birbirimizin suratına tükürür gibi kelimeler savurarak, Türkçemizi de el birliği ile tükürükleştirmekteyiz. Türkçeyi küfürleştirmekteyiz. Rujlu dudaklardan mal, salak, manyak kelimeleri çıkmakta. Aklı başında diye bilinen kişilerin dudaklardan, ağzını yamulturum lan ifadeleri çıkmakta. Ne söyleyen, ne kendisine söylenen bu durumu yadırgamıyor. Dünya hakkında ne düşünmektesin diye sorulduğunda: Orasına burasına koyduğumun dünyası deniyor. Arkadaşın nasıl birisi diye sorduğumda ise: O tam bir üç kağıtçıdır cevabı veriliyor. Bu şekilde anlaşıp gidiyoruz. En çok argo kullanan, en çok küfür eden mahallenin muhtarı oluyor. Okunan ezandan sonra cami cemaatinden biri camiye gitmeyenlere, gelin ey cenabetler diyebiliyor. Verilen bir seladan sonra adı anons edilen bir ölünün ardından rahmet dilemek yerine, geberip gitti, cimrinin biriydi, zaten köpeklerle yatar kalkardı, it oğlu itti, denebiliyor. Birbirimizi öyle seviyor, sayıyoruz ki, hatta birbirimizi boğazlamaktan ne kendimizi, ne etrafımızı, ne dünyayı görüyoruz. Ey güzel Türkçem, sen sevgi dili, saygı dili olmadıkça, cemiye de huzura hasret kalacaktır. Özür dilerim, nasılsın, bir mesele mi var, günaydın, merhaba diyemedikçe Türkçeye ihanetimiz devam edecektir. İhanet bir düşüncedir. İnsanlar ise, kelimelerle düşünür. Kelimeleri pis, iğrenç, arsız ve argo olanların dünya görüşleri de aynıdır. Küfürden ve sataşmadan ibaret kalan sığ bir düşünce dünyası, kültür bazında dünyaya ne verebilir? Düşünce olarak dünyanın gerisinde olmamızın nedenlerini sorgulayanlar, millet olarak küfürbaz olduğumuzu görmüyorlar herhalde. Artık sanatımız da bu gidişe ayak uydurmakta. Sinemada ve tiyatroda belden aşağı ve oldukça şapşalca espriler seyircileri güldürmekte. Bir şovmen, hoş geldiniz geri zekalılar dediğinde bunun çok zekice bir espri olduğunu düşünen seyirci gülmekte. Gülmezse anlamayan konumuna düşecek. Böyle olmaktansa çakma zekiler gibi anlamış görünmek daha iyidir diyerek gülmekte. Toplu gülüşmeler toplu kişiliksizliğimizin, şahsiyetsizliğimizin bir göstergesi değil mi?. Yetkili biri biriyle alay eder, tüm personel güler. Bir şovmen ya da oyuncu bir trajediye dikkat çekmek ister, insanlar güler. Şu an Türkçe trajikomik bir durumdadır ve millet olarak gülmeye devam etmekteyiz. Sizce de, Türkçeyi büsbütün linç etmeden bir daha Türk’çe düşünmeye değmez mi?

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: Bu iti senin çiftliğine havale ediyorum Celal bey

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: Türk Dil Kurumunu agobun meyhanesi zannedip yerle bir ettiniz Atatürk düşmanı dingo yobazlar.. ben ezanı değil seni kastettim..beş vaktine denk geldi..

0 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Ey RABBİM , senin kutsal saydığın övdüğün KURAN LİSANINA uluma diyen azılı komünist Arap Naci Kasapoğlu 8: denen kefere DİNGO 'yu sana şikayet ediyorum... TEZ ZAMANDA HAKKINDAN GELMENİ dileyerek... Bir kimsenin çok sayıda LİSAN bilmesi iyidir...Nitekim sen de biliyorsun...Mesela: ingilizce , icabında yazıyorsun bu sayfada...Kimse birşey demiyor da sana ... Şimdi birdenbire ÖZ TÜRKÇECİ geçinmen niye a dinsiz... Senin ingilizcen uluma olmuyor da benim Arapça EZANIM mı uluma oluyor...Ş....siz... Katli vacip hergele...Yine içki sofrasından mı sesleniyorsun yoksa...

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: günde beş vakit ulumadan duramıyorsun bak ulviziya efendi

0 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Oğlum Arap Nâci , sen kimin köyünü soruyorsun , öz türkçeci geçiniyorsun aldığın takma ad bile Arapça'dan gelmekte...Tren'e sen de biniyorsun, TELEFON'u sen de kullanıyorsun...A kara yüzlü onların yerine sen ne kullanacaksın onu söyle... Kullandığın kelimeler ya yabancı lisandan ya da noksan Türkçe...TÜRKÇE SENİN GİBİLERE KALDI...

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: hepsi okumuş çocuklardı Sevgili Tuğlu Kardeşim.. yazık oldu hepsine

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: duyamadım fergisia muriela?

0 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: ne dersin nevin su başı Hanım?öyle mi diyor?

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 67 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Tuğba Turan
Zeynep Demirel
Atila Huseyni
Muharrem Uğurdağ
Fethullah Badem
Mustafa Keçeci
Şükrü Enhoş
Adnan Yeşiltaş
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Koşarak Gel Bana... (İbrahim Değerli)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
3  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
4  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
5  Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
6  Kaldırımlar  (Necip Fazıl Kısakürek)
7  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
8  Ben Senden Önce Ölmek İsterim  (Nazım Hikmet Ran)
9  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
10  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Turan Emeksiz (Enver Gökçe)


  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Türk Dil Kurumu Koçaklaması Şiiri - Fazıl Hüsnü Dağlarca

Antoloji.com
27.08.2016 02:23:10  #.234#
[1623195]
  » Şiir  » Nedir  » Gruplar  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim
[Hata Bildir]

#1623195 ##71