Antoloji.com

Terkib-i Bend Şiiri - Ziya Paşa

Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Ziya Paşa Ziya Paşa bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  E-Kitap  Zevkler 
 << Önceki ŞiirZiya Paşa ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Terkib-i Bend

......
Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir

Ya bister-i kemhada ya viranede can ver
Çün bay u geda hake beraber girecektir

Allah'a sığın şahs-i halimin gazabından
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm
Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir

Bed-asla necabet mi verir hiç üniforma
Zerduz palan ursan eşşek yine eşşektir

Bed-maye olan anlaşılır meclis-i meyde
İşret güher-i ademi temyize mihenktir

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

Nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz
Divanelerin hemdemi divane gerektir

Afv ile mübeşşir midir eshab-ı meratib
Kanun-i ceza acize mi has demektir

Milyonla çalan mesned-i izzete serefraz
Birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir
.................
 

Ziya Paşa

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Allah, Tanrı

 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.2 10
(152 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirZiya Paşa ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Terkib-i Bend Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Erdem Konur: Allah'a sığın şahs-i halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

10 person liked.
14 person did not like.
Halenur Kor 1: DÜŞÜNDÜKÇE Yavuz Bülent BÂKİLER yavuzbulent.bakiler@tg.com.tr 29 Ocak 2011 Cumartesi Türk Cumhuriyetleri arasında dil ve alfabe birliği 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in bir basın toplantısında söyledikleri hep aklımda: Demişti ki: -Özbekistan Cumhurbaşkanı İslâm Kerimov’a, Özbekistan’ın serbest piyasa ekonomisi içerisinde nasıl kalkınacağını anlatıyordum. Beni dikkatle dinliyor, cümlelerimi: Togri! Togri! Togri! diye tasdik ediyordu. Çok heyecanlandım. Anladım ki, bizim kullandığımız doğru kelimesinin aslı togridir. Bu kelime, Türkistan’dan Anadolu’ya geldiğinde doğru şeklini almıştır. Bir husus daha dikkatimi çekti: Gitmiş olduğum her Türk Cumhuriyetinde gördüm ki, bizim bıraktığımız, terk ettiğimiz kelimeler, bir zamanlar Türk dünyasının ortak kelimeleri imiş!” Bu çok önemli bir konudur ve aynı zamanda, bütün fikir, sanat, siyaset adamlarımızın, üzerinde dikkatle durmaları gereken çok doğru bir tesbittir. Ben de Türk cumhuriyetlerine on defa gidip gelen ve o cumhuriyetler üzerine yüz bir TV programı hazırlayıp sunan bir kimse olarak bütün Türk dünyası üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekmek istemiştim. Birileri, Türkiye ile bütün Türk cumhuriyetleri arasındaki kültür birliğini ortadan kaldırmak için, çok ciddi gayretler içinde. Bazı devletler, Türk dünyasının dil ve alfabe birliğini bozmak için ciddi planlar uyguluyor. Çünkü alfabe ve dil, milletlerin hayatında çok mühim. Örnek mi istiyorsunuz? Mesela, 1926 yılına kadar, bütün Türk dünyası bir tek alfabe ile okuyup yazıyordu. Moskova bu alfabe birliğini yok etmek için çok sinsi planlar uyguladı. Türkiye’ye birtakım adamlar yolladı. Moskova tarafından gelenler, bizim idarecilerimize telkin etmek istediler ki: “Bu eski harfler çok zordu. Daha kolay harflerle eğitim seferberliğine başlamak lâzımdır. Bunun için, Türkiye’nin Lâtin alfabesine geçmesi çok faydalı olacaktır!..” Bizim idarecilerimiz, Moskova’nın bu dolaylı teklifini kabul etmediler. Biz alfabe değişikliğine gitmeyince, Ruslar, kendi imparatorluklarında bulunan Türklerin alfabelerini ortadan kaldırdılar. Onları Lâtin alfabesine geçirdiler. Burada dikkat edilecek bir husus var: Ruslar, hakimiyetleri altında bulunan Yahudilerin, Ermenilerin, Gürcülerin alfabelerine kat’iyyen dokunmadılar. 1926 yılında, Türk topluluklarıyla Türkiye arasındaki alfabe birliği kalkmış oldu. Moskova, masraflı olmasına rağmen bu durumdan çok memnundu. Ama iki yıl sonra, biz de Latin alfabesine geçtik. Sovyetlerdeki Türklerle aramızda, alfabe birliği yeniden kurulunca, Moskova, Türk toplulukları üzerinde yeni bir uygulamaya girişti; onları Latin alfabesinden alarak Kiril alfabesine götürdü. Neden acaba? Neden acaba?.. Değişiklik sadece alfabede kalmadı: Şimdi hiçbir Türk cumhuriyetinde: Özgürlük, koşul, gereksinim, önlem, örneğin, gökçe, yazın, yır, dize, doğa, okul, öğretmen, saptamak, neden... gibi kelimeler yoktur. Türk cumhuriyetlerinin Türkçelerinde sel-sal ekleri de kat’iyyen kullanılmamaktadır. Örnekleri çoğaltmak istemiyorum. Süleyman Nazif’in ifadesiyle: “Türkçe milletimizin iskeleti” ise iktisadi beraberlikler yanında dil beraberliğini de dikkate almak mecburiyetindeyiz. ALINTI... Saygılarımla...

14 person liked.
12 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Yani son bir şey..Naci dostum…Eşit yaşamla şiirin alakası yokmuş..demek ..bir yerde benim kalbim var beynim yok demeye benzer...Siz önce isterseniz bunu ozan olmanın niteliklerinde iyice bir araştırın derim..Neyse ben de yarın işim gücüm var...yarın konuşuruz..

4 person liked.
12 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Yani şimdi sevgili Naci dostum siz beni 2 kat daha fazla şaşırtıyorsunuz…Burada biz sizin ya da benim şairliği mi sorguluyoruz…Ya da sizin dediğiniz o ölçütlerde şair olmayanın yorum dâhi yazmaması mı? Diyorsunuz... Yani diyorum ahh şu sapla samanı bir birine karıştırma edebiyatımız olmasa ne iyi olurdu!..değil şair olamk, normal yazan bir vatandaş olarak önce bu yazısız kuralı bileceğiz..şairlik hele şurda dursun.. Ve yeni bir söylemimle Armutla ..elmayı ..soğana benzetme gayreti içinde olmayın lütfen.. Her zaman burda kendi namıma dile geliyorum…oluşturduğum tarzımla yetkin olma yolunda yürüyorum ve bu benim için ömür boyu bir yolculuk….Daha yenilerde, dün, şiire, şaire ilişkin bu doğrultuda ki görüşümü yine size bir cevap niteliğinde de verdim…Siz anlaşılan yazılanı karnınızla okuyorsunuz..ve hala bana böyle sözlerle şairlikten ahkam kesiyorsunuz…. Neyse sizin bu gün ters tarafınızdan kalkmış olmanıza verdim..ve artık iyi geceler diyerek şimdilik eyvallah….

2 person liked.
10 person did not like.
Yanıltan Işıklar: Son yorumumu silerek bu saçmalığa bir son vermeye karar verdim.Erken kalkmak zorundayım ve bu saçmalıklarla uğrşacak vaktim de yoktur aslında. Tüm okurlardan özür dileyerek çekiliyorum. Herkese saygılar. Fikret Şahin

6 person liked.
10 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Daha yenilerde korkudan dem vuruldu..Korkar olduk..dinlenmeden korkuyoruz..hapse girmeden..korkuyoruz..yargılanmak ..cezalanmak olan bir ülkede..Lara hanımın dediklerine tabii ki katılıyorum..Sadece şimdi değil tüm zamanlarımızda eğitim ve ögretim ezbere dayanan ve düşünce tüketmeden başka ise yaramayan bir alan…Araştırmaya teşviki bırakın..Düşünen gençleri, protesto eden gençleri nasıl içeri tıkarız soruşturmaları peşindeyiz… Yani Naci abi bu mualla na ne demelik ki? Saf Fikret Şahin dostumuz bir şey dedi diye ona cevap olsun diye kavramları da mı karıştırmaya başladın anlayamadım...Bizim şimdi ve şu çağda Ziya Paşanın aklına ve edebiyatına ve kullandığı dile hele hiç mi hiç ihtiyacımız yok ; halkın özgürce bir yaşam ve eşit yaşama erişmeye, üretmeye de Ziya Paşya ihtiyaç yok. Bunu sen de adın gibi bilmene rağmen bu ne perhiz nasıl bir lahana turşusu..sevgili Naci abi... Daha dün Mısır halkına şiir yazıyorlar diyen sizdiniz..Bugün, asimle olmuşluğun – ki onu da iliğine kadar izah ettik- dilini kullananı bize değişime örnek göstereriyorsun..Ne laz..çerkez..kürt..sağ-sol..mezhep ya da belli bir ideoloji ..Hayır biz halkın eşit şansa sahip olmasını..üreten araştıran eğitimi..öğretmenlerin öğrenciye selam durmasını değil, gerçek eğitim vermesini..herkesin işi, aşı, sağlık sektöründen kollektif olarak yaralanması, sosyal güvencesinden bahsediyoruz.. Lütfen iyi bir açıklık getirin..bunlara herhalde, belki farklı düşünsek de – zıt taraflarda değiliz umuyorum.. Saygıyla....

1 person liked.
2 person did not like.
Yanıltan Işıklar: Sayın Naci Bey, Bizim gibi kişiliğini bulamamış ,kafası karışık birkaç zavallının yorumu sizin gibi zeki ve bilge birini bağlar mı,rica ederim. Hatta,Osmanlı sarayının keşfedilmemiş başka ne kadar dalkavuğu,özür edebiyatçısı varsa onları da araştırıp getirin onların zeka,sanat ve bilgeliğinden faydalanalım ve hatta , bu ülke yüzyıllardır başka hiç bir sanatçı üretemediği için , ilkokuldan itibaren, çocuklarımıza onları tüm yönleriyle öğrenmelerini ,analize edip,üstün zeka ve bilgeliklerinden faydalanabilmeleri için zorunlu kılalım. Ve hatta ,hatta dillerini çok daha rahat anlayabilmeleri ve de ayrıca kuran kurslarına da destek olacağı için Arapça ve Farsçayı da ikinci dil olarak zorunlu koşalım...ne dersiniz??? Oh ne ala Mualla.. Zaten gelişme dediğinde böyle olur. Aslında gelişmiş ülkelere bakarsak hepsi aynı yolu izlemiştir ,emin olun...

2 person liked.
2 person did not like.
Lara Açanba: sokaklara dökülmeden yapılacak çok şey var...veliler var..duyarlı öğretmenler var..farkında olan öğrenciler var..internet vasıtası ile devlete ulaşmanız mümkün...kimseyle karşı karşıya kalmadan haklarınızın peşine düşmeniz gerekir..eğer bir ülkede eğitim ve öğretim bitmiş ise..her şey için umut azalır..bir öğretmen ve çeşitli okullarda çalışmış biri olaarak izlenimlerimi paylaşıyorum..sevgilerimle

2 person liked.
1 person did not like.
Lara Açanba: ..BU BİR İDDİA DEĞİL..GERÇEĞİN TA KENDİSİDİR..ÜLKEMDE MİLLİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÇÖKMÜŞ VE BİTİRİLMİŞTİR..BUNDAN BU MEVKİDE OTURANLAR SORUMLUDUR..VE SESİZCE BUNA SES ÇIKARMAYAN..SEVGİLİ ÖĞRETMENLER..HER ŞEY SADECE MMAŞLARINIZA YAPILAN BİR KONUYLA İLGİLİ İSE HASSASLaŞIYORSUNUZ DA OLANLAR GÖZLERİNİZİ RAHATSIZ ETMİYOR MU..ÇOK MERAK EDİYORUM.....KİTAPLAR BOMBOŞTUR..TIPKI MAAŞLI... YETERSİZ KIT HAFIZALI..ARAŞTIRMAYI BİLMEYEN..TEMBEL MİLYONLAR SINIFLARDAA..SÖMÜRÜYE DEVAM EDERKEN..BEN ÇOKKK RAHATSIZIMMM…HİÇBİR ŞEY BİLMİYORLAAR..İDDİA EDİYORUM..BOMBOŞLAAR..KİTAP OKUMADIKLARI GİBİ..SADECE KENDİ HAKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR..ÇALIŞAN..ARAŞTIRAN…FARKINDA OLANLAR çokkk az..

4 person liked.
1 person did not like.
Lara Açanba: UYDULUKTAN SÜPER UYDULUĞA TERFİ ETTİĞİNİZİN FARKIDA DEĞİLSİNİZ SANIYORUM..AMA BU YANLIŞ VE İRADESİZ YÖNETİMLER VE OY HESAPLARIYLA YANLIŞ LİDERLER İLE YAPILMIŞTIR..DİLİNİZ...BU KONUDA ÇOK MASUM...AMA KURTULUŞ SADECE KAVRAMLARIN DOĞRU TELAFFUZU İLE MüMKÜN...özellikle büyük yazdım....o halde kısa ömürlü ve kısa hafızalı liderler.. devri kapanmıştır..siyasiler ayakta durmanın... iktidar kaygısı taşımadan halk için nasıl yatırımlar yapılması gerektiğini iyi hesap etmelidir..arkanızda her an birileri var..unutmayalaım..

3 person liked.
1 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Biz Türkçe konuşmayı beceremezsek, birileri dilini sokar ülkemize, Bizi de peyki (uydusu) yapar...

1 person liked.
2 person did not like.
Lara Açanba: bugün yaşananlar ve yarın olacaklar kimseyi şaşırtmasın...her şeyin fitili yıllar öncesinden yakılmış...üflenmeyi bekliyordu...insanlar bir şeye tahammül gösteremez..(.açlık..) ...iki dilencilik...üç ötekileştirme...dört aşağılanma beş...şiirsizlik...altı şiirsizlik..devam eder...eğer bir ülkeyi karıştırmak isterseniz..önce şairlerini susturursunuz...ve yalan şiirleri enjekte edersiniz yapay hafızalara...amma velakin şiir kendine ait olanı hiçbir kahramana ihtiyaç duymadan doğal yollarla ele geçiriri...yeni bir dünyaya adım atmak kimseyi korkutmasın...ama gerçek şairleri iyi okuyup anlayın...aç kalmak pahasına... ruhunu satmamış..kitaplarını satmamış şairlerinize ve şiirlerinize inanın… dün de bugünde çağdaşlık adı altında…yanlış yerleri ekip biçmekteyiz..huzur ne vakit yaşadığı yere bir daha taşınmamak üzere oturur..o vakit medeniyetin ve çağdaşlığın yeni yorumlanmış bildirgesi okunmaya hazır hale gelir..umarım bu konuda geç kalmayız…

2 person liked.
2 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Even ne de gerçekci dersiniz sevgili Hasan abi ve sevgili Fikret Şahin..Herkese iyi akşamlar diliyorum..şimdilik hoşçakalın..bakalım gelecek günler daha nice şiirler doğuracaktır..

1 person liked.
2 person did not like.
Lara Açanba: kapının arkasındaki(eski konağın kahramanlık günlerine ait) baltayı alarak… merdivenlerden inmeye başladı… ..çok uzak olmayan bir zamanda indiğini hatırlasa da ne için inmişti…bilmiyordu... kapının nerde olduğunu kedisine soracak veya onu takip edecekti ki…kapının önünde duruyordu…oldukça güzel bir kapıydı…asaletli ve gösterişsiz durmayı başaran ilk kapı diye güldü…kocaman ağır bir anahtar takılı çevrilmeyi bekliyordu..tam açmak için uzanmıştı ki…kedisi bacaklarının arasına saklanmaya çalışıyordu…geri durdu..açmaması gerektiğini artık anlamıştı…öyleyse etrafa şöyle bir bakmalı diye kendi kendine söylendi…yakacak ne olursa olsun ihtiyacı vardı…sağ tarafta üst kattaki mutfağın taş döşemelerine benzeyen taşların üzerinden küçük bir odaya ulaştı…şömine sessizce alevini almış yanarken…piyanonun kapağı açık ve bir çift eldiven ıslak bırakılmıştı tabureye…ellerini hızla çekip odadan çıktı…içerdeki sıcağa ihtiyaç duysa bile…garip değil miydi bu…bastığı taş döşemenin ses çıkarması onu rahatsız etmemiş tam tersine çocuklar gibi yürümesine sebep olmuştu…hala üşüyor olmasına rağmen o odada kalan her kimse henüz tanışmamaları gerektiğini hissediyordu..her şeye rağmen sıcak bir odada uyumaya kararlı …sağ taraktaki odanın ışığının yandığını fark etti…hafif esen bir rüzgar çizgi çizerek geçti burnunun ucundan…şimdi arkasında biri olduğunu kuvvetle hissediyor..ama dönüp bakmıyordu…(devam edecek)

0 person liked.
4 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Çanlar çalmaya başladı. İlk çan sesi tunus'tan, ikinci çan sesi Mısır'dan gelmeye başladı. Alkolli içecekler 24 yaş sınırına kadar çekildi. suç işleme sınırı ise 18. Benzin zamları halkı canından bezdirecek düzeyde, Alkol ve tütün zamları halkı isyan durumuna getirecek hale geldi. Ama devletin şans oyunları kumardan sayılmıyor. Alkol ve tütün fabrikaları işsizlikten kapatılırsa, devlet bütçesini, nası karşılayacak? Binlerce işsiz kalan insanlara, nasıl iş sahası açacak? Vs. vs.

0 person liked.
3 person did not like.
Yanıltan Işıklar: Osmanlı halifeliği elde etmekle ve Arapçayı saray dili olarak seçmekle bilinçli bir tercih yapmıştır ki;bunun ne anlama geldiğini sayfalarca açıklamaya gerek yoktur sanırım ama bunun günümüzdeki,dini kullanarak toplumları daha rahat yönlendirmek ,kullanmak isteyen güçlerden hiç farkı olmadığını bilen bilir... Hangi sisteme bakarsak bakalım;o sistemden direkt olarak faydalanan,dolaylı olarak faydalanan ve de aynı ideolojileri tam paylaşmasa bile,dışlanmamak,o toplumda kendine bir yer edinebilmek,yürüyen trende bir sıra kapma şansını kaybetmemek için sisteme yandaş görünen kişiliksiz milyonları görebilirsiniz. Buna sosyal psikolojinin doğası da diyebiliriz,dolmuşa binmek için sıra sıra bekleyen koyunlar benzetmesini de yakıştırabiliriz ama bir gerçek var ki o da;Osmanlı döneminin tüm divan sanatçılarının ,kimleri memnun etmek,aç kalmamak,kabul edilebilmek için hangi yolu seçtikleri apaçık ortadadır. Dil seçiminde;kendini ifade ederken ,Türkçenin yetersiz kaldığından sıkıştırılan bir iki yabancı kelimeyle kalmamış,tam aksine ,Arapça Farsçası yetersiz kaldığından seçilen bir iki Türkçe kelimeyle sınırlanmiştır ki;bu da ,bize kimin kim için sanat yaptığını çok açık bir şekilde göstermektedir. Sadece dini inançları yüzünden Arapçaya sempati duyan ve bu dil seçiminde bir sakınca görmeyen birilerinin ,sanatın nasıl dalkavuk bir niyetle yapıldığı, kitlelerden nasıl koptuğu ve dolayısıyla ne kadar kısır kaldığı gerçeğini görmelerini beklemeyeceğim.Çünkü biliyorum ki;bunu kabul etmekle ,kendilerini ,tarifini biraz önce yaptığım dalkavukların içinde olduğunu itiraf etmekten farkı olmayacaktır. Tarih tekrardan iarettir diyen kişi,insanların geçmişten ne az ders aldığını görebilecek kadar zeki biriymiş çünkü Türkiye'de şu son on yıldır esen rüzgar nasıl da o günleri anımsatır hale gelmeye başladı.. Koşun batan geminin malları bunlar,tren kaçmadan yerinizi kapın..! Saygılar Efendim Fikret Şahin

0 person liked.
2 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Evet sevgili Nadir Sayın, Bugünlerde vaziyet öyle gösteriyor ki, birilerimizin yanması gerekiyor. Yoksa karanlığa gömüleceğimiz gibi geliyor bana

0 person liked.
2 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Ve Naci dostum senin deyişinle..sen neredesin; yazılan şiirin MISIR’da şimdi kanı akıyor..Yani sen yanmasan, ben yanmasam, o yanmasa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..Bu ozanımızın deyişi adeta; Mısır halkı yanmasa, Tunus halkı yanmasa..Yemen, Yunanistan, İspanya, İrlanda halkları yanmasa ...- ama şiirsel deyim bunlar..- nasıl çıkar evren karanlıktan aydınlığa… Artık dünya ulusları şiir gibi kül olma uğruna özgürlük ve baskıya hayır diyorken biz asimle peşinde tüketim..tüketim..tüketim..

0 person liked.
2 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: ...Sinyali, sevgili dostum, güzel örneklerine teşekkür ederim.. Hemen başta derim ki bunlar senin de dediğin gibi etkilenme ya da şairlerin bulunduğu zaman dilimi veya bir olguyu vurgulamada yaptıkları sözcük seçimleridir .. ki buna birşey diyen yok… Kaldı ki şu yazdığım yorumda dâhi kendim de yabancı, Arapça, Farsça, Hollandaca ve kimi kereler İngilizce kökenli sözcükler kullanıyorum…Ama bu benim asimle edilerek ne Farsçaya, ne de İngilizceye özentili..asimile beğenili olduğumu göstermiyor. Ve bu örneği verilen ozanların edebiyat şiir ve sanat dilinde de (yabancı olan hanği dil olursa olsun) asimle özentisi işlevini vermez kanımca. Anlayacağın üzre burda ki vurgu ozanın öz edebiyat fonksiyonunda ki bütünlük işlevinedir. Hem Pir Sultan Abdal’dan.., hem Yunus’dan ve Can Yücel’den istenirse öz Türkçemize yer alan, onlarca Türkçe kökenli üretilmiş dizlerle de örnek sunulabilir. Ayrıca Can Yücel’in hümanist derken hangi hümansti kas ettiği de ortadadır…yani müslüman var Müslüman var..Milliyetci var milliyitci var..Solcu var solcu var..yenilikçi var ..yenilikçi var..ve sair.. Geçenlerde yine bu günün şiiri aranasında şu örneği irdelemek isterim: “Ersmus dünyaca ünlü bir Hollandalı filozfdur. Türkiye dahil diger bir çok ülkede Ersmus üniversiteleri vardır ve öğrenci değişim programlarında isim babalığı yapmıştır. Rönesansla ortaya çıkan hümanizim akımının yaratıcılarından biri olarak görülür. Ancak gelin görünki bu ünlü hümanist 1453 te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi aşamasında “Haçlı seferlerinin” olması gerektiğini savunanları desteklemiştir. Buradan çıkışla Erasmus’un evrensel hümanist olduğu söylenebilir mi? Hümanistlik, savaşta dâhi insan olan düşmanına saygı ve hoşgörü gerektirir. Herhalde Can Yücel, Yunus Emre’nin: Adımız miskindir bizim Düşmanımız kindir bizim Biz kimseye kin tutmayız Kamu alem birdir bizim' Deyişinde ki tüm evreni içine alan insan odaklı hümanist anlayışı irdeleyen bu yaklaşımı kast etmiyordur…Neyi kast edebilir, Rönesansla ortaya çıkan o özde (ve sadece benim kültürel ve evrensel anlayışım, siyasi anlayışım, benim görüşlerim, benim dinim ve benim insan anlayışıma) hümanistir diyen Rönesas akımına ve ondan etkilenleredir. Bir kere daha vurgularsak bakın asimle: TDK: (asimilasyon isim, biyoloji (l ince okunur) Fransızca assimilation 1 . Özümleme. 2 . dil bilgisi Benzeşme. 3 . toplum bilimi Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme. …dâhi yabancı bir sözcüktür, ama konun özünü vurgularken bu sözcüğü kullanmam benim Fransız diline asimle olduğumu göstermez.. Dostum bağışla ama bu net örnekleri verişim inan sana büyük saygım olsa da kavramların irdelenmesinde eksik kalınmaması ya da bunlarla belki iyi niyet olsa da patatesin soğan diye satılmamasıdır.. Ondandır ki bu tür şiirler, şiirlik nitelik..içerik, şekil ve sair bir yana - ve şairler kullandığı şiir dili bir asimile olmuşluğun tipik örneğidir.. Sevgilerimi iletiyorum..

0 person liked.
2 person did not like.
Fatima Humeyra Kavak: Terkib-i Bend ...... Pek rengine aldanma felek eski felektir Zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir Ya bister-i kemhada ya viranede can ver Çün bay u geda hake beraber girecektir Allah'a sığın şahs-i halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir Bed-asla necabet mi verir hiç üniforma Zerduz palan ursan eşşek yine eşşektir Bed-maye olan anlaşılır meclis-i meyde İşret güher-i ademi temyize mihenktir Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir Nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz Divanelerin hemdemi divane gerektir Afv ile mübeşşir midir eshab-ı meratib Kanun-i ceza acize mi has demektir Milyonla çalan mesned-i izzete serefraz Birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir ................. Ziya Paşa Cok güzel bir eser, secici kurulu bu isabetli seciminden dolayi kutluyorum...Huzurlu güzel bir pazar dileklerimle...

0 person liked.
2 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 49 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
İlhan Sağlam
Tarık Özyıldırım
Süleyman Muamma
Ayhan Duruk
Volkan Özden
Hatice Ak
Hamdullah Aşar
İsa Yakan
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Hasretinden Prangalar Eskittim (Ahmed Arif)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Süreyya Tepelerinle-İstanbul (Mustafa Atiş)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Terkib-i Bend Şiiri - Ziya Paşa

Antoloji.com
29.11.2014 03:07:47  #.239#
[14456]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#14456 ##2569