Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TARZ Konulu Şiirler - tarz Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tarz" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tarz" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tarz Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

ETKİ-TEPKİ

“Bize şarap ve sevgili, size cami kilise. Sizler cenentliksiniz, cehennemliğiz bizlerse. Kader böyleymiş neylersin, kimsenin suçu yok. Kim ne karışır ezel nakkaşının işine? ” -Ömer Hayyam

*-

I.

Ağaçlardaki yaprakları alıp
Yere atmış çöpçüler
Yarın eğitim alıp
Bakteriyolojiden çakacaklar;
Sonbaharda sararmış düşmüş
Yaprakları alıp şehirden
kaçırmaktan gayrı,
yeni kızarmaya başlamış
sarmaşıkları da yolan.
Yanaklarımız kızarıyor mu;
Fark edemeden doğayı,
Gömülürken hisse senetlerine …
Gömülürken hisse senetlerine,
Pi’yi bulmaya alet edinilen
Bir borsa’da olmayacaktır –
O da başka,
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

314  

DEVAM EDİŞ

Yok edeceğim o görselliği, yok edeceğim bu dünya yüzünden, geri dönüşsüz yok edeceğim onu bu yüzeyden.
Ve yeraltına hızmalanan -zan altındaki manastır ile kendi özerk kutsal bakire- Kutsallar daha okumaya
Dualar başlayacak. Ama bir faydası olmayacak. İşleyen demir Sezar’ın ünlü kafatasında, ve onun parşömeninde
Zırhın metaliyle savaşın, ışıldamayacak. Duaya sığınan bir kuru kalabalık, netamesidir o tanındık beşiğin
Ki hasta olana ilaç verilir. Ama en güzeli iyileşmektir. Bir üzüntü, bir kahkahaya umut verici idiyse,
Gelen kahkaha ömür boyu deneyim devşirici ve en has haz vericidir. Yereceğim bilinçli saklı kalan maskeleri
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

315  

HACI TAŞAN (MAHALLİ SANATÇI VE KAYNAK KİŞİ) (NESİR YAZISI)

Hacı Taşan (Mahalli Sanatçı Ve Kaynak Kişi) (D:1930 Keskin- Ö:1983)

'Türkü Yozgat'da doğar, Kırşehir'de oyun havası olur, Keskin'de elenir.'

Keskin'deki folklorik oluşum ve Keskin türkülerinin anonimleşme sürecindeki farklı ve ağırlıklı yerini vurgulayan bu söz, bir bakıma birbiriyle komşu bu üç yörenin karekteristik özelliklerine de işaret eder.

Gerçekten de merhum Nida Tüfekçi ile en güçlü temsilcisine kavuşan 'Sürmeliler' diyarı Yozgat'ın kültürel kaynak zenginliğine, Neşet Ertaş'la en rafine yorumcusuna kavuşan Kırşehir türkülerinin canlı ve dinamik yapısına biraz yakından baktığımızda, Keskin türkülerindeki durulmuş lirizmi hemen farkederiz. İcra tavır ve üslubu yönünden Yozgat türkülerine, müzikal yapı ve form itibariyle Kırşehir türkülerine yakın duran Keskin havalarının, her iki yöre türkülerinin elekten geçirilerek adeta yeni bir senteze tabi tutulduğu ağırbaşlı, klasik ezgiler olduğunu söylemek mümkün.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    
    

316  

----CEVAT ÇEŞTEPE'NİN SÖZCÜKLERİ

Deli Mavi Sevdalar Grubunda 8-14 Eylül tarihlerinde haftanın şairi sevgili CEVAT ÇEŞTEPE ile şiir ve yaşam üzerine bir söyleşi yaptım dostlar. Onu biraz daha yakından tanımak ve onun penceresinden görünen manzaraya konuk olmak için… Çok etkileyici olan bu söyleşiyi dikkatle okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Kullandığı şiir dilinin büyüleyici yanının ipuçlarını çıkarabilirsiniz.

Bununla da kalmayıp kendisine rastgele seçilmiş, birbiriyle alakalı olmayan sözcükler verdim alışıldığı üzere ve bir şiir yazmasını istedim. Bu sözcükleri seçerken aslında ben de kendimce bir oyun oynuyorum. Gözlerimi kapatıp bir şiirin düşüne dalıyorum. Verdiğim sözcüklerden bir tanesi anahtar oluyor ki o düşün kapısını açabilsin şairimiz. Sevgili dostlar, üstadın acıyı nasıl işlediğine lütfen dikkat edin.
........... devamı >>
 
Deli Mavi Sevdalar Grubu
    
    

317  

HALK İÇİN Mİ SANAT; SANAT İÇİN Mİ SANAT? YANILSAMASI 2

Bir önceki bölümde, varlığın kendi özelliği gereği, ilişkinlik var ettiği; bu ilişkinliğin insanda sanat koyuş olarak kendini doğaçladığını. Bunların her aşamada, yeni bir ilişkinlik, yeni bir bağ ve bağıntı oluşturduğunu. Bu bağıntının hem temel yapıdan ayrı olmayıp, hem de onlarla aynı olmadığını ve temel yapıya indirgenemez, ıralıklı oluşunu vurgulamıştım.

Şu da, bilimsel düşünüşle, güncelin düşünüşünde ayrı tutulmalı. Nesnelitede “”İçincilik, erekçilik, amaçlılık “” yoktur. Yani hava insanların palto giymesi, hayvanların tüylenmesi İÇİN soğumaz. Aksine insanın palto giymesi, hayvanın tüylenmesi değişen çevre koşullarına, uyma ilişkinlik var edişi nedeni iledir. Yeni çevre koşullarına yeni durumlara, uyma, yeni durumla uyuşmadır. Yani, seçilim ve akıllılıktır. Değişen bir çevre şartına siz, tepki var edip, ilişki koyuyorsunuz. Bu beyinde zaten var, size; akıl, akla göre düzenleme olarak yansıyor. Ve duygu olarak biz ne harika bir düzen diye niteliyoruz. Tabi bu tepki koyuşta yol bir olmadığı nedenle, akılda bir değildi. Kimi yağ depolayarak korunma ilişkisi geliştirdiği gibi, kimi de kış uykusuna yatarak, kimi göçme, kimi de sıcak kanlılık ile uyum tepki ilişkisi, akıllılığı ortaya koyuyordu.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

318  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...GÜRSEL GÜVELOĞLU


Su Gibi_Sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?
Gürsel Güveloğlu_
20 Temmuz 1961 tarihinde Kadirlide doğmuşum. İlk, orta ve lise öğrenimini Kadirlide yaptıktan sonra 3 Ağustos 1979 yılında Ankara’da Kara Harp Okulunu kazandım. 30 Ağustos 1983 yılında da Tankçı Teğmen olarak mezun oldum. Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay rütbesiyle değişik kademelerde ve yurdun farklı il ve ilçelerinde hizmetler yaptım. Görevim gereği Kıbrıs, Almanya ve Azerbaycan da bulundum. TSK’den yarbay rütbesi ile 17 Ekim 2005 tarihinde, şiirlerine daha fazla zaman ayırabilmek maksadıyla, kendi isteğimle emekli oldum. Biri lisede diğeri üniversitede okuyan iki çocuğum var. 11 Kasım 2006 tarihinde Antolojiye girdim ve daha sonra SU GİBİ grubuna üye oldum. 15 Mart 2007 tarihinde ‘’GÜLÜŞÜN YETER’’ isimli ilk şiir kitabını yayınladım. Bu kitap ile 2 Kasım 2007 tarihinde SABİT İNCE edebiyat yarışmasında şiir kitabı dalında Antalya’da 3ncü mansiyon aldım. Ayrıca ANAYURT GAZETESİ-GÜNDÜZ KİTAPEVİ şiir yarışmasında bir şiirim hece dalında 2. seçildi. İşte böyle bir çizgide ilham rüzgarına kapılmış gidiyorum.
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    

319  

SELAHATTİN YETGİN- TURAN ORAK - (RÖPORTAJ)

-SEZA Şiir ve Edebiyat Dergimizin bu ayki konuğu Selahattin Yetgin. Bugüne kadar 3 şiir kitabına imza atan ve bu aralar 4. kitabı için kolları sıvayan sevgili Selahattin Yetgin ile yaptığım röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum…

1- Turan ORAK: Her ne kadar sizi eserlerinizden tanıyor olsak bile, antoloji şiir ve edebiyat portalındaki ''Hayatınız'' bölümünde aşağıdaki gibi tanıtmışsınız kendinizi...
........... devamı >>
 
Selahattin Yetgin
    
    

320  

KUŞ KANADINDA ON SEKİZ YAŞ

18 yaşında kalabalığın ortasında yalnız başımayım. Bir şafak vakti yağan yağmur tanelerini avuçlarıma kan çiçekleri diye aldım. Hangi kaldırımda ezilmeye mahkum edilmişti umutlarım kimse söylemedi bana. Bu kalender yaşam aşığı ruhumu hangi cani uzuca alacaktı kimbilir? İncik boncuk şeylerdendi ilk aşkım, ilk aldanışım, ilk gözyaşımda hep değersiz şeylereydi. Tüm gözyaşlarım gibi ilk gözyaşım da sonsuzluk girdabında kaybolup gitti.
Kalbimin hep serseri takıntıları olurdu; bilirsiniz işte havadan sudan şeyler, çocuksu istekler kimi zaman, kimi zaman yersiz kuşkular düşünceler… Kalbimi ondalık kesir gibi parçalara böldüm, En büyük kısmına aşkımı koydum. İlahi Aşk… Yüreğimde ne toza ne de aşka yer vardı artık, o koca deryada başka bir sevgiye liman bırakmamıştı yüreğim. Tüm güzel duyguların aksine bazı geceler hayasız olurdu. Dudaklarımdan sitemli sözler dökülür ve kızgın demirin suya düşmesi gibi bir çıtırtıyla yaralardı yüreğimi. Kimse bilmez, kaç yangından döndüm, kaç kez dağlandı bedenim, kaç kez öldüm.
........... devamı >>
 
Nilay Aktaş
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 21:32:03

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim