Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TARIM Konulu Şiirler - tarim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tarim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tarim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tarim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

İSLÂMİYETTEN ÖNCE TÜRKLER

İslâmiyetten Önce Türkler

Türkler, dünyanın en eski, asil, büyük devletler kurup, pek çok ünlü şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden biridir. Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes'in Türk adlı oğlunun neslindendir. Tarihî şahıs, boy ve millet adlarının oluşumuna göre, Türk kelimesinin aslı 'türümek' fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında 'türük' ve nihayet hece düşmesiyle 'Türk' kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de yürümekten 'yürük' adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; 'töreli, töre sahibi, olgun kimse, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam' manâlarında kullanılmaktadır.
........... devamı >>
 
Kenan Sayın
    
    
    

314  

GÖKTE KANAT ÇIRPAN YARALI KUŞ/ 1

Mehmet Sarı


DİLSİZLERİN DESTANI / 1

gökte
kanat çırpan
yaralı kuş




........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    

315  

HEP MAHZUNUM

Hep mahzunum şu hallerim nicedir
Şu anlarım bir zifiri gecedir
Kaderim çok ağır bir bilmecedir
Bir supyan öksüze döndürdü felek.

Gel imdi girelim baştan sözlere
Dolu dolu gelir kamdan gözlere
Evvel ervah yazmış durur bizlere
Bir supyan öksüze döndürdü felek.

Küçük yaşta yüke koydu serimi
Günbe gün artırır ahu zarımı
Pek yüceye kurmuş felek darimi
Bir supyan öksüze döndürdü felek.

Verdiğine şükür hikmeti vardur
Şükür etmeyenin ahiri nardur
Hayatın davası hep ahı zardur
Bir supyan öksüze döndürdü felek.
........... devamı >>
 
Fazlı Yılmaz
    
    
    

316  

BİR HOCA

Eğri büğrü bir hoca
İnce çıkar dumanı
Tetkikini iyi yap
Sonra etme gümanı.

Öğle bir bacadır ki
İki ucu bir durur
Fark etmez birbirinden
Çok aradım derinden.

Tâ ki o ezelinden
İçinde vardır selem
........... devamı >>
 
Fazlı Yılmaz
    
    

317  

BAHCİVANI OLAYIM

Sardı darim el'lerin
Sardı darim el'lere.

Faydasız gönüllerin
Faydasız gönüllere.

El'de gonca güllerin
El'de gonca güllere.

Bahçıvanı olayım
İletin deyin yâre.

........... devamı >>
 
Fazlı Yılmaz
    
    
    

318  

İSLAMİYETTEN ÖNCE TÜRK DEVLETLERİ

İslamiyetten Önce Türk Devletleri

Türklerin kurduğu en eski devlet olan Hun İmparatorluğu, aynı zamanda, Türk askerî teşkilat ve idareciliğinin de ilk örneğidir. Osmanlılar zamanı dahil olmak üzere, bütün tarih boyunca Türk teşkilatının baş kaidesi olan, sağ ve sol ikili nizam, Hunlar tarafından kurulmuştur. Hun ordusu, on bin, bin, yüz ve on kişilik gruplar halinde, onlu sisteme göre oluşturulmuştu. Keçe çadırları içinde oturuyor ve besledikleri koyun, at ve sığır sürülerinden elde ettikleri ile geçiniyorlardı.
Hunlar, M.Ö. 3. yüzyılın sonlarında, Sarı Irmağın kıvrım yaptığı alana gelerek, Çin içlerine doğru akınlara başladılar. Çinliler, bu Türk kavminin süvarileri karşısında tutunamayıp, ağır yenilgilere uğradılar. Böylece Çin hakimi olan Ti-şin hanedanı, Çin Seddi'ni tamamlamaya çalıştı.
........... devamı >>
 
Kenan Sayın
    
    

319  

UNUTAMADIKLARIM

İkinci Dünya Savaşı’nın kıvılcım beklediği bir bahar sabahında, iki dağ arasında kurulmuş, uzak mesafeler halinde adeta birbirlerinden rahatsız olurcasına serpili evlerin oluşturduğu bir dağ köyünde gözlerimi dünyaya açmışım. Ailemin altı çocuğundan beşincisi olarak…
Birinci Dünya Savaşı’nın macera sonrasının dünyada olduğu gibi ülkede ve köyümüzde yönetim boşluğunun karmaşıklığını yaşıyormuşuz o yıllarda. Kıtlık, asayişsizlik, düzensizlik tüm hızıyla hüküm sürmeye devam ediyormuş. Oysa Cumhuriyet yönetimi kurulalı on beş yıl olmuştu. Büyüklerimiz anlatırlardı; 1915-1923 yılları arasında eşkiyaların en güzel sığınak yeriymiş bu köy. Kol gezermiş eşkıyalar. Yol kesmeler, mesken baskınları sık sık rastlanan olaylarmış. Zengin ve yaşlı kadınların kafalarına kızgın sacayak geçirerek zorla altın ve para gasp edildiği uzun zaman yaşanmış bu köyde.
........... devamı >>
 
Ahmet Mustafa Kulaber
    
    

320  

BANA SEVDANIN YELİ

Sevgi ile gül eli
Oldum aşkından deli
Yine bir hoş esiyor
Bana sevdanın yeli.

Ağaç dalı çam dalı
Yoluna serem halı
Sıkkın hava esiyor
Bana sevdanın yeli.

Ne deniz’dir ne yalı
Ne gülü’dür ne dalı
........... devamı >>
 
Fazlı Yılmaz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 21:33:28

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim