Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TANRICA Konulu Şiirler - tanrica Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tanrica" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tanrica" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tanrica Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

321  

GÖÇÜĞE BELELİ BEŞİĞE MAVİŞ NİNNİLER BETİK 4

Betik 4

Kökünde Işıklı Bir Gülümseme
İkiz Tomurcukların Dikenli Terleyişi

Uzun bir temmuz gecesi.
Anasının son beşiği bal kaşığı mayıs çiçeği
doğa doğa minik bir kırlangıç.
Gözlerim, yaman çocukluğumu ektiği
gökten almış rengini.
Biraz mavice, biraz yeşilce
birazcık da turkuaz.
Dört satır maviş ninnim
gagamda akşamdan yakılmış kınam
yalağımda yalım var.
Beynimde kelim
dilimde sakalım var.
Çocukluğumun uçsuz tarlası,
güzden hergedilmiş
bağrı kara; kapkara.
O kara tarlada
içimi ta çocukluğumdan saran
akşamın ipsiz çiçekleri.
Açsan kucağını
siğem siğem doluverecek
........... devamı >>
 
Muzaffer Koç
    
    
    

322  

ELEKTRA: SANAL PERDENİN GERÇEK ROLÜ

Sizlerden iyi olmasın,
geçmişte bir gün..
eski dostlardan biriyle gitmiştim
anfi-tiyatro'ya..!
Amacımız..
oyun izlemek değildi aslında..!
Hoşça vakit geçirip,
zaman öldürmekti sadece..!

İğne atsan, yere düşmez..
anfitiyatro..!
Öylesine tıklım tıklım dolu..!
ve sahnede..
Sophokles'in 'Elektra' oyunu..!
Tam ortada yuvarlak bir sahne...
Dekorda ise..
Tanrı ve Tanrıça heykelleri...
Asma çardakları.. defneden çelenkler..
meşaleler ve tütsüler..!
........... devamı >>
 
Ünal Atasoy
    
    

323  

AÇA-70 (C) - AÇIKLAMA

GÖKTÜRKLER
Kasım 2000
.
İsminde 'Türk' sözcüğünün geçtiği ilk devlet olması açısından Türklerin tarihinde önemli bir yeri olan Göktürk Devleti 552-745 yılları arasında Orta Asya'da varlığını sürdürmüştür.
Efsaneye göre Göktürklerin atası 439'daki Tabgaç soykırımından kurtulan bir Türk soylusudur. Edebiyatta 'Ergenekon Destanı' olarak anılan hikayeye göre beraberindeki bir kaç aile ile birlikte dağların çevirdiği bir vadiye gelen ve burada yeniden çoğalarak güç toplayan Türkler sonunda vadiye sığamaz olup 'Asena' adındaki kurtun yol göstericiliğinde buradan çıkarak eski memleketlerine dönmüşler ve yeniden büyük bir devlet haline gelmişlerdir. Bu destana gerçek tarih açısından baktığımızda ise soykırımdan kaçan Türkler yine bir Türk boyu olan Avarlar'a sığınmış ve yaklaşık 100 yıl sonra da tekrar özgürlüklerine kavuşarak kendi devletlerini kurmuşlardır.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

324  

KIRIK CAM PARÇALARI

O fotoğraflara hâlâ aynı yerden, aynı duygularla bakıyoruz: nasıl görmek istiyorsak o şekilde; neyi bulmak istiyorsak öyle...
Kendi hikâyelerimizi tüm içtenliğimizle resmetmenin içimizde yaratacağı tahribat, günübirlik ve anlık da olsa, değişik zaman ve mekânların düş kırıklıklarıyla dolu mutsuz havasını solumaya itiyor bizleri;
ve biz, kendi hikâyelerimize ağlamayı unutup başkalarının hikâyesine ağlıyoruz.
........... devamı >>
 
Ayhan Şahin
    
    

325  

SÜPÜR KIRINTILARINI GECEME...

Ömer’in gidişlerinde kapıya astığı gözlerini yanına alarak hazırlanmaya başladı Şükran.. Kırmızı rujunu sürdü ve bir gülüş yapıştırdı yüzüne en fahişe olanından.. Ömer severdi bu gülüşü.. Aslında mahzun gözleri vardı dokunsan ağlayacak bir liseli sevdasıyla bağlıydı Ömer’e.. İşte hazırdı birazdan gelecekti, tabi kadın da başka bedenlerden sıyrılıp gelir gibi yapacaktı yine.. Ömer’le eşitlenecekti kopuşlarının nedenleri, vicdanı rahat olacaktı sevdiğinin, nasıl olsa yalnız kalmamıştı Şükran, burjuva bıyıklı esmer adamların koynunda aklına bile gelmemişti Ömer… Hep Ömer’in zıttı kişileri seçerdi Şükran düş dünyasında, kırmak istemezdi Ömer’i bu yüzden hep çirkin, sömürücü adamların sırıtkan suratlarına satardı düşünü… Zihninde sevişirken bile aç kurt gibi saldıran adamlarla, gözlerini kapar, Ömer’i düşler ve bırakırdı kendini geceye…
........... devamı >>
 
Sevgi Gürbüz
    
    
    

326  

ALİ RIZA KARS İLE SÖYLEŞİ

Su Gibi_Ali Rıza Bey sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikâyenizi anlatır mısınız?

1952 yılında Yozgat - Gümüşkavak, Köyünde doğmuşum. Yozgat Erkek Sanat Enstitüsü Torna – Tesviye Bölümü, Goethe-Institut ve Gazi Eğitim Almanca bölümünden mezun oldum. Köydeki koyun, kuzu ve at gütmelerin dışında, üç yılı Almanya’da olmak üzere, atölye ve fabrikalarda işçi olarak çalıştım. Daha sonra kamu kuruluşlarında, idari işler, eğitim, halkla ilişkiler konularında yöneticilik yaptım. Emeklilik süremi hak edince de, bir dizenin peşinde koşabilmeyi, müdürlük makamına tercih ettim. Ve koşuyorum dizelerin peşinde. Şiire, ortaokuldayken, halk şiiriyle başladım. Hece vezniyle yazdığım şiirlerimde Kaptanî mahlasını kullandım. Bazı şiirlerim ve Düş ve Sokak adlı kitabım ödüle değer görüldü.
........... devamı >>
 
Ali Rıza Kars
    
    

327  

KÜÇÜK İNSANDAN BÜYÜK AŞKA

click to comment

(Mecbur doğmaktır bazen hayat!)

En asiler de biter ya hani
En deli Mart’da son demlerindeydi yetmiş sekizin
Üşüyordu Kızıltepe ovası
Bahara selam durmuşken toprağı
Gökkuşağına rest çekerce yeşilin mevsimlik doğumları
Hangi acısı tarifsiz doğumlara gebe olacağını bilemeden
Bir can doğurdu geçmişin sancılarından
Rehaveti çökerken kasıklarına ovanın lohusalığın
Sancıları başlamıştı boynunda ki göbek bağına direnen taze canın!
........... devamı >>
 
Gülten Kahraman
    
    

328  

KOD ADI KARABASAN

'Kıran ket desta Şerefdînê’i *' dedi reis
Kanatlarını açmıs
Kara kartallara benzeyen
Berti çadırlarına bakar iken
Tevellüdü bilinmez
Kimbilir
Belki de asırlarca
Munzur
Karlıova
Şerafettin dağlarında
Derin uçurumların kenarına
Kurarlardı göçlerini
Korkusuzca
Meşe ağaçları rüzgarlarla sevişirken
Abu hayat gölünü arayan
Bakır tenli delikanlılar
Atların belini kırarlardı
Yaylalarda
Cirit oyunu oynar iken
........... devamı >>
 
Aydan Alim
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 21:36:06

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim