Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TANIM Konulu Şiirler - tanim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tanim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tanim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tanim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

209  

SEYRÜSEFERLİK....

Put
Putperest
Putperestlik

Bir ide
Bir ideoloji
Bir insan
Bütün insanlık

Bir düş
Bir düşünce

........... devamı >>
 
Mehmet Çoban
    
    
    

210  

ŞİİR DE KULLANILAN EDEBİ SANATLAR

ŞİİRDE KULLANILAN EDEBİ SANATLAR
Değerli dostlar,Mensubu bulunduğumuz Türk Milletinin yüzde 65- 70 gibi büyük oranının şair ruhlu insanlardan oluşması nedeniyle neredeyse eli kalem tutan bir çok insanımızın şair olması gibi bir durum söz konusu olmasına rağmen icraat ettikleri sanatın inceliklerini bilmeden kara düzen diye tabir edeceğim alaylı olarak bilinen düzende bu sanatın püf noktalarını bilmeden yazmak gibi bir alışkanlığa da sahip oldukları gözden kaçmayacak bir gerçeklik arz ediyor.
Bu nedenle Edebiyat ve Şiir sanatı üzerine bilgi birikimleri bulunan kimselerim kendilerinde var olan bilgileri paylaşarak bu sanata gönül vermiş ancak bilgiden yoksun kimselere aktararak daha kuvvetli şiir yazmalarına yardımcı olmalarının gerektiği kanaatindeyim.Unutulmamalıdır ki; bilgi paylaşıldıkça güzeldir ve bilgi paylaşıldıkça gelecek nesillere kültür aktarımı sağlanacaktır.Bu nedenle sorumluluk hissine kapılarak bilgi dağarcımızdan bir katre siz değerli dostlarla paylaşmayı uygun gördüm.
........... devamı >>
 
Süleyman Karacabey
    
    

211  

ŞAİR, ŞİİR, OKUR

GEÇMİŞE TEŞEKKÜR VE REDDİYE

Divan Edebiyatı; şiiri anlatıdan kurtarmış, şiire asli kimliğini vermiş, aşk anlayışını şiire yerleştirmiştir. Sözcük dağarcığını genişletmiş, edebi sanatlarla estetik zevki beslemiştir. Fakat toplumdan uzak kalan yanıyla şiirin temel amaçlarından biri olan toplumu ileri götürme görevini yerine getirememiştir. 600 yıl dilin olanaklarıyla sanatın doruğuna ulaşan bu edebiyat görevini tamamlamış, bizlere örnek olmak için tarihteki yerini almıştır.
Halk Edebiyatı; halkın ve halkın bireylerinin sesi olmuş; ancak belli örnekler dışında sığ kalmıştır. Güçlü şairleri, halk hikayeleri ve şiirleriyle tarihteki yerini almıştır.Bütün divan ve halk şairlerine Anadolu insanı adına teşekkürü borç biliyorum. Kültür geçmişimiz onur duyulacak bir birikime sahiptir. Ancak terk edilmiş kültüre dönme çabası nafile bir çaba olacaktır.
........... devamı >>
 
Recep Mervan Toksoy
    
    
    

212  

AŞK DEVRİMCİDİR-DUYGUSAL AŞKIN TARİHSEL KÖKENLERİNE DAİR NOTLAR

Aşk Devrimcidir

Duygusal Aşkın Tarihsel Kökenlerine Dair notlar

Aşkın sonradan ortaya çıkmış bir olgu olması,onu reddetmemizi veya küçümsememizi gerektirmiyor.İnsan oğlunun onbinlerce yıllık evrim sürecinde bir takım insani özellikler ve onları üretip geliştiren koşullar zaman içinde ortaya çıkıp gelişmiştir.Aile kurumu,Devlet,sonra devletin kurumları neandrantel insanla birlikte var olmadı.S.N.Kramer Tarih Sümerde Başlar adlı alanında anıt kabul edilen yapıtında,İlk Açılan Okullar,İlk Rüşvet Olayları,İlk İkili Meclis,İlk Vergi İndirimi,İlk Nuh,İlk Aşk Şarkısı gibi yan başlıklar koyarak yapıtını oluşturur.Kuşkusuz buradaki “ilk”ler ilk değildir.İlk kez kullanılan yazının bize aktardığı ilk kanıtlanabilir olanlardır.Tanrıların öyküleri diyebileceğimiz mitolojik öyküler,ulusların yazıdan çok önceki zamanlarından bu güne ulaşmış olan destanlar,kısacası dünya halklarının söz yardımıyla kuşaktan kuşağa aktardığı tüm ürünleri,yazısız karanlık zamanlara ait yaşama biçimlerine ışık tutmaktadır
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

213  

PAYLAŞMAK

Paylaşmayı bilen herkese merhaba diyerek bu denemeyi yazmaǧ a başlıyorum. Bunun için önce kelimeyi etraflıca inceleyerek anlamını kayvrayıp bize kazandırdıklarını ve kaybettirdiklerini incelemek istiyorum. Bu yazıyı yazmadakı asıl amacımda yaşadıǧ ım kısa süreli bir ilişkide ben bütün özverilerimi kullanıp karşı tarafa istenilenden fazlasını verdiǧ im halde yaklaşık bir metrelik bir bezi bana çok gören bu egoist insanın; “hayır onu sana veremem diyerek” elimden alışından sonraki psiklojik duruşumuda böylelikle gözler önüne sermiş olacaǧ ım. Aslında bu deneme – hikaye harmanlamsında bir kişisel izlenim olarakta algılanabilir. Başka bir deyişle, bu yazıyı bir atasözüyle de baǧ lantılayabiliriz: “Baba oǧ lana bir baǧ hediye etmiş, oǧ lan ise babaya bir salkım üzümü bile vermemiş” diyerek atalarımız binlerce yıl önce paylaşmanın ve vermenin deǧ ereini ortaya koymuşlardır.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    
    

214  

GEL EY ŞİİR

Gel ey feyiz
Filiz ver, kalksın engel

Gel ey coşku
Kuşku bitsin alsın yel

Gel ey şiir
Fikir çıksın, dolsun sel

Gel ey kalem
Elem gitsin, yazsın el

........... devamı >>
 
Nuray Ülker
    
    

215  

SERSERİ FİŞEK (ÖYKÜ)

Orhan gözlerini açtığında bir hastane odasındaydı. Gece lambası açıktı. Bilinci yarım açık sayılırdı. Kendisinden başka bir kaç yatak ve yatan hasta daha vardı. Sağ tarafında bir sızı hissediyordu. Sol eline bağlı hortumu takip ettiğinde bir seruma bağlı olduğunu gördü. Bilinçaltı bir hareketle elini sızısının olduğu omzuna götürdü. Birden sağ kolunun olmadığını farketti. Gözlerini kapadı ve biraz bekledi. Ya henüz bilincim açık değil, ya da bir kabusun ortasındayım diye düşündü. Bir daha baktı ve yokladı. Hayır, hayır, yanılmıyordu. Omuz hizasından itibaren sağ kolu yoktu. Ve omuzu sargılıydı. Ani bir refleksle doğrulmaya çalıştı ama sağ tarafına devrildi. Sargılı omzunu yatağın kenarına çarptı ve acı bir feryat yükseldi.
........... devamı >>
 
Yıldırım Uzun
    
    

216  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 16

Tavşan kadar hızlı koşmayan insan; önce onu, fırlattığı taşla etkisiz kılması, çok nadir olsa, deney tutumlaması içindeydi.Daha sonra tavşanı cirit biçimli sopalarla avlamaya yönelmesi vardır. Akabinde de, sopaların ucunu sivriltir olmuştur. Bu sivri sopalara ağır taşlar takarak, aracını daha uzağa fırlatması, hedef uzaklığını ve ciritin hedefe gidişini kararlı ve etkili hale getirmiştir. Bu ağırlık yapan taşı, keskin uclu sivri şekle dönüştürmesi, avı sadece tavşan olmaktan çıkarıp, ceylan geyik gibi sürek avına çeşitlenmiştir. Etkinliği artan insan, hata vahşi hayvanklardan, güvenle korunma olanağını elde etmesi hürlüğü, kendiliğinde gelişip, ortaya konmuştur. Hem kendini, hem nesneyi, hem de grubunu geliştirip, yeni bir biçim alışa sokmuştur.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 21:37:42

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim