Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

TABAK Konulu Şiirler - tabak Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "tabak" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "tabak" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. tabak Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

545  

ŞEYTANLI MERDİVEN

1950 yılının eylül ayıydı. Yaz mevsimi biraz nazlanarakta olsa yavaş yavaş kendini sonbahara bırakıyordu. Havalar daha sıcak, sıcaklar daha kavurucuydu. Anadolu’nun çoğu yerine henüz elektrik ulaşmamıştı. 1930 doğumlular askere alınıyordu. Muğla ilinin köyceğiz ilçesine bağlı şu anda Dalaman olan karaçalı (çakallık) ve çevre köylerin gençleri askerlik görevlerine gitmek üzere karaçalıda toplandılar.
- Mehmet sen hangi kamyonla gideceksin.?
diye sordu Fevziye köyünden Osman.
-Seyfettin amca ile gideceğim.
Sabri, cemil ve Muhammet te onunla gidecek
- Tamam bende sizle geliyorum.
........... devamı >>
 
Metin Duran
    
    
    

546  

İKİNCİ YENİ AKIMIN ŞİİRİMİZDEKİ İŞLEVİ

İKİNCİ YENİ AKIMIN ŞİİRİMİZDEKİ İŞLEVİ

a-Sözdizimindeki bozmalar:
İkinci Yeni örneklerine ilk bakışta hemen herkesin kolaylıkla görebileceği en belirgin özellik, sözdiziminde gerçekleştirilen bozmalardır. Bu bozmalar, genellikle “büyük” şiirde olduğu gibi, anlamın daha bir incelik ve kesinlikle İletilmesine yardımcı olan teknik gereklilikler olmaktan çıkmış, kendine amaç bir dilbilgisi sapması durumuna indirgenmiştir.
Edip Cansever’in YERÇEKİMLİ KARANFİL’inden: (/bu böyle kimin gittiği/bu sanki niye durduğumuz mu? /siz git ey! /kimbilir neyi saldığımız bu da/siz bak ey! /ben miyim şimdi nerde? /ben çok ey! /gecemizde duranı sen kal ey! /sevmeye domuzlanıyor gittikçe/yılan yalan çinkoya mavi/çok ağrıyan yerlerim pembeye mavi/ağlayacağımız geliyor bir türlü/yok biraz öyle, çünkü saaten bile anlatandır ellerine/çağırsam gidivermeye sence bir uzaklıktan kendimi/insandı gibi, çağırmaktı gibi yerinde/bir çiçek geliyorsun yer altı çevresinden-bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla/bakınca bir şiir canlanıyorum dünyaya/aynı bir gözler denizi/bu gözler de yatağa iç yapanları-masaya üst yapanları bunlar/işte uzunlardan ayak, işte beyazlar beyazından kalabalığı/ben derim: sana olmak, seni duymak, seni yürümek/)
........... devamı >>
 
Cumali Cumalioğlu
    
    

547  

<İMAGE SRC='HTTP://İMG216.İMAGESHACK.US/İMG216/6153/PKHRT3GF1.GİF'>ANDIRIN LÜGATÇESİ - 1



Kalın Yufka 'BAZLAMA' Tatlı 'ŞİRE'
Kuru İncir 'BELCENE' Tahıl 'ZEHRE'
........... devamı >>
 
Celil Çınkır
    
    
    

548  

O A'DA...

başlık, tam isim:Orta Anadolu'da, doğal ama arızalı bir yoldan prefabriksi inşa edilmiş bir sandal barınağı'nda; 2007, ‘2+1 elden gel’ bahis geçilenler
-

Yan yan yatırılmış, içbükeylerine durdurulmuş, bitiştirilmiş
gibi birbirlerine destek edilmiş;
aşağıdan yukarı, kendisince kapandırılmış çatısına üçgence
bir hava alanına girdi mikrofoncu –
enlemesine uzunlama yapılmış- iki kayığın ki onun bir ettiği de bir şeklin;
kameraman, hemen arkasından...
Jet Lag falan hissedecek durumları, onların bile yok.
Amaçları, orda kalanlardan
biriyle röportaj yapıp fikirlerini almaktı.
'Söylenecek ne kaldıysa, ne kaldıysa! '
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

549  

ANNE BİR RÜYA (DÜŞ) GÖRDÜM YORUMLAR MISIN

çocukken uçmaktı hep hayalim
kuşlar nasıl uçar,Allah niçin bizi kuş yapmadı
'Allah'ın eşekleri miyiz ' sualim
kime anlatıyorum ki,ben de bilmiyorum
Allah aşkına her şeyi anlatmak mecburiyetinde miyim
annesi olan her bir çocuk kimsesiz,yetim değildir
bir serçe kuşu kanatlarını yelpaze yaparak gagasını açan
yavrusuna yem verişini,o anki mutluluğu sevinci tahmin
etmek zor olmamalı

acaba!
acaba akşamları karanlık çökünce annesinin kanatları
arasında başını çıkarıp gözlerini yarı açık,yarı kapalı
sıcacık anne tüylerinin sıcak ten kokusunu,kalp atışlarını
dinleyerek mi sabahı,güneşi aydınlığı yeni günü mü bekler
........... devamı >>
 
Süleyman Kaya
    
    
    

550  

BİR KADIN; BİR YAŞAM; BİR ANNE(ELİ ÖPÜLESİ TÜM ANNELER İÇİN)

Bir kış günüydü çok soğuk; dünyaya geldiğinde;
Henüz üç yaşındaydın anneni kaybettiğinde.

Ne bir oyuncağın oldu; ne de yeni elbisen;
Üç beş yılda bir bayramlıktı, seni sevindiren.

Hiç bir şeye yanmadın sen; anne sevgisi kadar.
İçindeki hasretlik kor oldu, bir volkan kadar.

Geceleri rüyanda sık sık anneni görürdün.
Tutup ellerinden sıkıca, göklere yürürdün.

Gelip çok öperdi seni, saçlarını tarardı;
Uykudan uyanınca, gözlerin onu arardı.
.
........... devamı >>
 
Yaşar Ertaç
    
    

551  

İLK YAZI'M, ALIN YAZIM'A!

Dakikalar kala eve geldim; hayâllerimle, seninle dolu olan odama ve gerçek olan resimlerinin karşısına geçtim. İçlerinde en çok sevdiğime diktim gözlerimi, gözlerinin güldüğüne…
Zamanı değil, kalbimin atışını saydım 10’dan geriye ve iki ebedi aşık, akrep ile yelkovan birleştiğinde yeni yıldaki ilk sözlerimi söyledim gözlerine:
“Seni çok seviyorum”
İlk dokunuşumu yaptım buruk bir hâlde resmine…
Nefes alıp vermem gerektiğini bir diğer resmin hatırlattı bana, teşekkürü bir borç bilip öpücük kondurdum o resimdeki yanağına…
Bu seneki ilk öpücüğüm…
Gerçeği de öyle, ilk öptüğümsün, ilk öptüğüm…
Bir diğer resmin göz kırptı bana, resimde sevgiyle sarılmışım sana…
........... devamı >>
 
Urungu Şad
    
    

552  

KÜÇÜK RÜVEYDÂ - TEVEKKÜL (HİKÂYE)

RUVEYDÂ

Küçük Ruveydâ dar sokağa saptı. Ayakkabılarının burun tarafı biraz açılmış, 'buna da şükür' diyordu, fakat gene de o küçücük açıklıktan giren sular Ruveydâ'nın ayaklarını dondurmaya yetmişti. Ağlamamak için sıkıyordu kendini, bir de eve biranönce varıp zavallı babaannesine gereken ilaçları yetiştirebilmek için... Aklından türlü fenâ ihtimaller geçiyor, gene de zihnini mırıldanarak sayıklamakla meşgul etmeye çalışıyordu; 'Daha hızlı yürümeliyim, ayaklarım üşümüyor, daha hızlı yürümeliyim, ilaçları götürmeliyim, üşümüyor ayaklarım, yürümeliyim...'
........... devamı >>
 
Ayhan Yavuz Açıkgöz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 19:41:15

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim