Antoloji.com
Sultan Abdülhamid Han'in Ruhâniyetinden Istimdat Şiiri - Rıza Tevfik Bölükbaşı
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Rıza Tevfik Bölükbaşı Rıza Tevfik Bölükbaşı bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  E-Kitap  Zevkler 
Sultan Abdülhamid Han'in Ruhâniyetinden Istimdat

Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör............ bak günâhına.


Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.


'Pâdişah hem zâlim, hem deli' dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.


Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.


Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!


Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler, secde ettiler.
.................. pis külâhına.


Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lânetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstâhına.


Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.


Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
 

Rıza Tevfik Bölükbaşı

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Vatan, Ölüm

 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.7 10
(40 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
Sultan Abdülhamid Han'in Ruhâniyetinden Istimdat Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
İlhan Yüksel 2: ÇOK GEÇ:sıradan adamların dahileri anlaması maalesef iş işten geçtikten sonra oluyor

34 person liked.
2 person did not like.
Önder Eryılmaz: En azından Üstad 2.Abdulhamidi öldükten sonra anlayabilmiş.Bugün hala daha anlayamayanlar var...Mükemmel bir şiir

33 person liked.
2 person did not like.
Abdullah Yüksel 1: Abdülhamid: Kudüs’ü 150 milyona Yahudiler’e neden satmadım? Aziz ÜSTEL austel@stargazete.com AZİZNAME İttihatçılar Abdülhamid’i tahttan indirip Selanik’e gönderdikten sonra, Hakan, Suriye’deki Şeyhi Mahmud Ebu Şamat’a bir mektup yolluyor: Şeyhin torunu, Ammar Ebu Şamat ilk kez mektubun içeriğini açıkladı. Mektupta, Abdülhamid, selam, sevgi ve muhabbetlerden sonra şöyle diyor: “Ben halifeliği kendi isteğimle terk etmedim. Ancak ve ancak, ‘Jön Türk’ adıyla bilinen, İttihat Cemiyeti’nin önde gelenleri beni öylesi bir kıskaca aldı, öyle baskılar uyguladı ki sonunda halifeliği terk etmek zorunda kaldım. Bu İttihatçılar, Filistin’de Yahudiler için bir vatan kurulmasını kabul etmem konusunda ısrar ve baskılarını sürdürdüler. “Onca israr ve tehdite rağmen, ben bu teklifi kesinlikle kabul etmedim! Sonunda tam tamına 150 milyon altın İngiliz lirası vereceklerini söylediler. Bu teklifi hiç düşünmeden, elimin tersiyle geri çevirdim. Ve dedim ki: “Değil yüz elli milyon, dünyanın bütün altınlarını verseniz, bu teklifinizi kabul etmem! Ben otuz yıldan çok Millet-i İslamiye’ye ve Ümmet’i Mu hammediye’ye hizmet ettim. Bütün Müslümanların, ve ecdadımın adına kara çaldırtmam. Ben bunları söyledikten sonra Hal’ime kesin karar verdiler. Selanik’e sürgün gönderileceğimi söylediler, kabul ettim.” Aile mektubu bir yüz yıldan bu yana özenle saklıyor. Çok büyük paralar önerilmiş mektubu satın almak için. Sonunda, aile büyüğü Dr. Faruk Ebu Şamat, bu mektubu Devlet Başkanı Beşşar Esad’a göndermiş. Korusun ve mektup güvencede olsun diye. Hala Kızıl Sultan diyeniniz var mı Abdülhamid’e? Varsa sözün bittiği yere geldik demektir! Önce ekmek karneleri Buyrun size tarihten bir yaprak. “Günlük ekmek istihkakı yedi yaşından büyükler için 15 gramdır, yedi yaşından küçükler içinse 187,5 gramdır.” Bu 1940’lı yılların karanlık günlerinden uçup gelen bir ilan. O yıllarda fırınların kapısında bu ilanlar çok sık görülürmüş. Elinde ekmek karnesi olmayana da ekmek verilmezmiş! Girmesek de, ölmesek de II. Dünya Savaşı’nın yarattığı yokluk, yoksulluk sonunda ekmeği de vurmuş, karneye rağmen önce ekmekler küçülmüştü. Ve Oktay Akbal’ın dediği gibi, ekmekler bozulmuştu. Efendim, dönemin Milli Şefi İsmet İnönü’nün karşısına, bir tören sırasında bir çocuk çıkıverdi. “Paşam bizi ekmeksiz ve aç bıraktın!” diye bağırdı. İsmet Paşa düşündü, sonra da: “Ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım!” dedi. Savaşa katılmadığımızı hatırlatmıştı. Aslında dönemin tarihini yakından inceleyenler, savaş yıllarında, hükümetin Almanya ve İngiltere arasında ne tür gel-gitler yaşadığını, Almancıların nasıl da zaman zaman ağır bastığını, Stalingrad’da Alman orduları bozguna uğrayınca Sovyet yanlılarının devreye nasıl girdiğini bilirler. Savaşın son günlerinde de Türkiye, Almanya’ya savaş ilan etmiştir zaten. Bırakalım savaşı, gelelim çalgılı şarkılı bir Beyoğlu gecesinden arta kalana: Meşk ve felek çalmak isteyenler, Beyoğlu’ndaki bir pavyondan içeri daldılar. Gönüllerince eğlenecek, şarkı söyleyecek, yiyip içeceklerdir. Akşam sefası tamamdır ama bir eksikle. Çünkü mezelerin ihya olduğu masaya, ekmek isteyenlere garson, sahnenin arkasındaki ilanı gösterir: “Ekmek Karneyle Verilir!” Ve eğlence kursakta kalır. Yıl 1942’dir (Nebil Özgentürk’e sevgiler)

14 person liked.
1 person did not like.
Abdullah Yüksel 1: Tüm hayal kırıklıklarını şiirleriyle dile getiren Rıza Tevfik, bir hayal kırıklığına da Meşrutiyet ilan olunduktan sonra kendilerine destek vermesini bekledikleri İngilizlerden yaşar. Abdülhamid’e rağmen Meşrutiyet’i getirmelerine karşın, bekledikleri desteği yabancı ülkelerden göremeyen Jön Türkler’in ne kadar hayal âleminde yaşadığını Rıza Tevfik’in İngiltere’nin Türkiye büyükelçisiyle arasında geçen şu konuşma açıkça ortaya koyar: “İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi Lord Nicholson: ‘Dostum Rıza Tevfik Bey… Biz Jön Türkleri teşvik ettik. Onlardan büyük neticeler bekliyorduk, ihtilâl olacak; istibdad ile beraber Sultan da bahusus temsil ettiği hilafet müessesesi de alaşağı edilecekti. Fakat aldandık. Beklediğimiz neticeyi alamadık. Zira ihtilâl yaptınız, gerçi Kanun-u Esâsı geldi, fakat Sultan da ve hele hilafet müessesesi de yerinde baki…’ Rıza Tevfik: ‘İngiltere devlet-i fahimesini, hilafet müessesesi bu derece şiddetle neden alâkadar ediyor?’ Nicholson: ‘Ha… Dostum Rıza Tevfik Bey… Biz Mısır’da, bilhassa Hindistan’da, İslâm kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlarca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki Sultan? Yılda bir defa bir ’selâm-ı şahane’, bir de ‘Hafız Osman hattı Kur’an-ı Kerim’ gönderiyor, bütün İslâm ümmetini, hudutsuz bir hürmet duygusu içinde, emrinde tutuyor. İşte biz ihtilâlden ve siz Jön Türkler’den ihtilâl sonunda sultanların da, hilafetin de, yani bir selâm-ı şahane ve bir Hafız Osman Kur’an’ıyla kitleleri avucunda tutan kuvvetin de devrilmesini bekledik, aldandık, işte bu sebeple bir soğuk adem-i kabul gördünüz…”[7] Rıza Tevfik, işte o zaman Meşrutiyet’i getirmekle kimlere nasıl bir hizmette bulunduklarının farkına varır ve Meşrutiyet’i getirmekte aceleci davranmayan Abdülhamid’in ne kadar haklı olduğunu anlar.

11 person liked.
0 person did not like.
Ahmet Türker 1: rıza teyfik iyi bir ittehat cidir 31 mart ayaklanmasını saglayan en uç kışillerden biridir kendisini destekleyen ingilizler daha sonra rızaya sırtını dönmüşlerdir.serv antlaşmasına imza atan kişilerden biridir.bu şiiri n.f. kısakurek buyuk dogu dergisinde yayınladıgı zaman bu yuzden davalık olmuştur.rıza teyfik yurt dışında uzun sure surgunde kalmıştır ülkesine döndügünde pişmanlıgını dile getirib bu şiiri kaleme almıştır.her ne kadar vatan haini ilan edilse de benim gözümde edebi degeri yuksek bır edebiyatcıdır.rıza teyfigin hayatını ilgilenen okumalarını tavsiye ederim çok renklı bır hayata sahibtır.kaynak olarak ahmet kabaklının türk edebiyatı tarihini göstere bilirim.saygı ve selamlarımla.

11 person liked.
0 person did not like.
+Eşek Arısı+: Sevgili KARATAY: Rıza Tevfik, burada şair olarak bulunuyor; yargılanması gereken devr-i sabık olarak değil! Kaldı ki, zaten 150'likler listesine girerek cezasını vatandan ayrı kalmak suretiyle ödemiş, defalarca da nedamet getirmiştir. Servet-i Fünun'cularla çağdaş ve dost olmasına rağmen kendine Yunus'u, Karacaoğlan'ı almasını neden görmezden geliyorsunuz? Bugün 'doğru' diye yaptığımız pek çok işten dolayı, yıllar sonra torunlarımızın bizi yargılamayacağını nasıl garanti edebiliriz ki? Her şeye rağmen, Feylesof Rıza'nın Türk Edebiyatına ve şiirine katkılarını minnetle ve kendisini rehmetle anmak gerekir. Bu erdemi de sizden bekliyorum. Sevgiler.

3 person liked.
0 person did not like.
Mustafa Engin Karatay: Ulu Hâkân'in vefâtindan sonra ardindan ah-u vâh ile sizlayan sair; sagliginda kiymetini bilmemek bir yana nankörlük de yapiyordunuz Cennetmekân Sultân'a... Simdi ise YIL 2003... Ve yine bir siyâsî dehâ devlet büyügümüze, bu devlete canla basla hizmet etmis, dâvâsi ugrunda çekmedigi mesakkat kalmamis ve her Asir'da bir tane çikacak nitelikte ender bir sahsiyyete de aynisini yapiyor zamânin insanlari... Korkarim senin pismanligin gibi bu mübâregin ölümünden sonra anlayacaklar kiymetini... Ki o zamanda is isten geçmis olacak...

3 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 8 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Gülay Aygül
Metin Erden
Semih Nıh
Emin Doğan
Ayhan Duruk
Murat Özmen
Atakan Akıncı
Salih Doğan 2
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Gözlerinin Ucuyla Dokundu (Serkan Ökçe)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen..  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum..  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı..  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin..  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum..  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim..  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil..  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1..  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim.....  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü..  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Bu Bir Üçtür (Enis Akın)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Sultan Abdülhamid Han'in Ruhâniyetinden Istimdat Şiiri - Rıza Tevfik Bölükbaşı

Antoloji.com
23.08.2014 00:39:02  #.234#
[41811]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#41811 ##867