Antoloji.com
Su Çürüdü Şiiri - Ahmet Telli
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Ahmet Telli Ahmet Telli bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirAhmet Telli ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Su Çürüdü

1

Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnizca anahtar deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri.
Yalnizlik hiç de tanrisal degil, görkemli degil.
O yalinzca geçmisle gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir leke yalnizlik denilen.
Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan havayla isikta... ( Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygiyla yaktim, jiletle kazidim.
Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kuledip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.

2

Zamani yiyip bitirdi karanlik.
Gece yoktu.
Günes çoktan kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi yirtiyordu.
Saklayan kirbaç gibi...
Aci duvarini asan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu zorluyordu artik.
Sesim yoktu.
Karanligin karninda yitirdim sesimi.
Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama durmadan soruyorlardi.
Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti.
Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar...

3

Iki seyi bilmek istiyorum.
(Belki ayni seyi iki kere bilmek istiyordum.)
Duvarlarin rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum.
Duvarlarin bir rengi olmali.
Ama hiçbir duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam.
Adi yoktu bu rengin, kimyasi yoktu.
Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.

4

Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtardeliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim...
Sanki bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim...
Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki.
Ne beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara...
Cüzzamlinin, vebalinin bir rengi vardir.
Irinin bir rengi...
Ölunun bile bir rengi vardir ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu.
Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.

5

Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum.
'Insana benziyorlardi' diye duymustum bir vakitler.
Demek ki simdi maymun halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.

6

Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum.
Böcek sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda.
Oysa kuru bir yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti.
Belki çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi...
Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bagrindaki tohumu.
Çöl, bütün vahalarini bu damlayla yesertecek...
Genzim yaniyor.
Ince bir kan seridi siziyor dudaklarimdan.
Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.

7

Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
(Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...

1982
Kalbim Unut Bu Siiri
 

Ahmet Telli

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Hayat, İhanet, Yağmur, Güneş, Köpek

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Su Çürüdü adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.3 10
(57 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirAhmet Telli ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Su Çürüdü Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Gönül Aydın 1: hüznü bu denli ağır yaşatan başka bir şiir bilmiyorum...yüreğiniz ve ruhunuza sağlık...

2 person liked.
0 person did not like.
Bilgehan Emirşanoğlu: SU ÇÜRÜSÜNDE KALBİNİZ ÇÜRÜMESİN SEVGİLİ ÜSDAT' IM... TAM PUANLA KUTLUYORUM...

2 person liked.
0 person did not like.
Nsi/Nadir Sayin: Şiir herzam aşk/sevgi işlemez. Şiir aynı zamanda insanın yaşadığı toplumda olanı biteni gerçekligiyle ve duyumsama boyutuyla da işlenir. İnsana, doğaya da şair, aynı karşı cinse duyulan, aşk tutkusuyla şiir yazar ve şiir sistemi sorgular, taşlar.. Şiir yazmayı sadece karşı cinse olan yürekteki aşk duygusuna indirgeyen bence bir avaredir..Ama yüreğinde insana/topluma evrene ve yurduna sevgi beslemeyenin şiiri ise mantık dışı..Yani alın birini vurun ötekine… 12 Eylül cuntası sonrası yapılan anayasa reverandumuna % 90 üzerinde evet oyu kullanmıştı. Benim gibi o zamanlar, daha körpe çağda olanlar, neyin ne olduğunu tam bilemiyorduk. Bir korku hissediliyordu…Ve düşünen insanlar ile onların etrafındakiler ya zindanları boylamış/sürülmüş ya da canlarını kurtarma telaşıyla kendi ana yuryurdunu terk etme zorunda kalmışlardı. O zamanlar fiziki bir tehdit kapınızda; ola ki eleştiri yapasınız ve ola ki o zaman ki anayasaya yan gözle bakasınız.. Bilin ki ya içerdesiniz ya da fişlendiniz. Peki şimdi değişen ne? Belki fiziki olmayan/gözükmeyen ve daha (nedense) kanıtlanamayan korku imparatorluğuna gidişin yurdumuzu evet kapmanlalarıyla ve sanal reklam ve aşımalarla bugün nasıl bir hava esiyor yurdumuzun üstünde? İşte o zamalar, belki Antoloji yoktu, ama ona benzeyen ve sanal/reklam ve etiksizlikle tarflılığı belli eden yalaka basın, korkusundan nerdeyse 12 Eylül cuntacılarına el pence divan ve cuntacıların her dediklerini ise hak/hukuk olarak halka aşılıyorlardı. İyi de sizin, evet sözüm sizedir, o cuntacıların zamanında, hengi inanç/görüş ya da kanıda olursanız olun, şimdi ki bu yapılanlarla, ortada ki gerçek gözüken manzarayla/dehditle ne farkınız var? Zaman gelecek siz genel halk kitlesine hitap eden basın/yayın/edebiyat siteleri 20…30 sene sonra bu etiksizliğinizin ya da taraflılığınızın ezikliğini yaşayacak ve yeni bir anayasaya zaruriyet olduğuna bas bağır bağıracaksınız.. Kim bilir? Umarım yanılan ben olurum. Sezgilerime göre diyorum ki işte, aynen bu şiirde olduğu gibi, 30 sene sonra da, bu çarpık, halkı bölen, kendinden olmayanı yasasız dinleyen ve korkutan ve devamlı sadece kendi yasasını/yaşam tarzını, kurğulu sistemin suyun dahi çürümüşlüğünü/çoraklaşmışlığını özgürce dile gelememenin travmasını yaşatacaksınız! Kim bilir..Umarım yanılan ben olurum… Ve Bakın ne evet ne de hayır…Ve 12 Eylül hakkında ne düşünüyoruz onu da irdeleyelim.. Memedim sözüm sana değildir -12 E.'cilere* (deneme) Ve önce kadı ile vezir Kararlar marş marş Taş toprak ve cebi dolan Adama Memedim Erim, ciğerim Vur beni Vur ki sözüm sana değildir Anla Tarih ve torunların Nazım’ın kalemi Pir’in kellesi Deniz’in sandalyesi Gardiyana, cellâdına Tekmeyi vurana değil dirileri Anlasınlar Onlar bizim kandaşımız Paylaşımlarımız Ve yurdumuzun fidanları Vur beni, as/kes Ama bil ki Memedim sözüm Dilim sana değildir Göz yaşı döken anan Benim Yeter anam Bilir misin Memedim Bir milyon kişi gözaltında İki katı fişlenen yurttaşın Gardaşın, bacın kayıtlara Geçirilmişti Yedi bin kişinin idamı istendi 517 kişiye idam cezası verildi 50 kişi ve aralarından 17 yaşında Erdal’ın Urganla soluğu kesildi ‘Hukuk yaslarıymış’ yürürlüğe Girmiş. Bildin mi, senin haberin oldu mu? Memedim düşün Gemiden düştün Kayıp denizdesin Dalgalar boyunu aşıyor Köpekbalıkları etrafını sarmış Kayığa atlayıp karaya kaçmaz mısın? Aynen öyle Haberin oldu mu 30 bin kişi can evliyle Yurdunu/yârini ve evladını Terk etmek zorunda kaldı Bilir misin Memedim İnsan’ın hukuk yasası İntikam almaz Cehennemlik yapmaz Islah eder Evet evet her şeye karşın onun içindir ki İnsanoğlu ‘hukuk’u üretmiş Bilir misin 30 bin kişi işinden atıldı Basın mensuplarına 4 bin yıl hapis cezası kesildi 171 kişinin içkence ile öldürüldüğünü Bilir misin Memedim Kayıtlarda kayıp raporlu Faili meçhullerin binleri Bulduğunu bilir misin Ahmet’in, Ramazan’ın Fatma’nın, Sevgi’nin Oğlu Memedim Bilir misin Bilirim bilirim Emir ölümdür gel de kırbaçlama Onu da bilirim meraklanma Ama o ‘Emire’ hayır Dediğimi bilir misin Bilir misin Memedim Tek istediğim evet Tek istediğim var Adolf/Stalin ‘Nasyonalizmim hukuk yasasıyla’ Değil Sadece ve sadece halk için Halkın Hukuk yasasıyla 12 Eylülcülerinin Yargılanması Budur talebim Memedim yanlış anlama Sözüm sana değildir O hukuk yasasıyla Eğer bir kaçak Bir solunum alan nefesi Kendi şahsi ‘hukuku’ ile Kesip kaçtıysa Ben gizli ajan, dedektif değilim Ama onlarında Yargılanmasını isterim Vur beni ama Yanlış yorumlama Bilir misin Memedim Her şeye ama her şeye karşı Silaha karşıyım Senin kalleşçe vurulmana İnsan soyu hemcinsinin taranmasına Karşıyım Çocukların toprağa yığılmasına Yüz binler sefillik içinde yaşıyorken Toprağa mayın ekip Üzerinde ekin ekilmesine karşıyım Ne edeyim ben o kanlı toprağı Ben kan değil Buğday Biçmek Kardeşçe/eşitçe Su içmek/ekmek yemek istiyorum Ben halkın bir ferdiyim eşit hukuklu Yaşam istiyorum Bilir misin Memedim 29 yıl dile kolay Asma/kesme naraları değil Tanklar’/tüfekler değil ‘Ağa’ ruhlu duygu sömürüsüyle Dağa kaldırma değil Yer altına sokmakla değil 10 binlerce toprağa yıkılanlarımızın Her birine kurşun değil, silah değil Ellerine birer fidan verilseydi O dağlar şimdi orman Keçi yolları İnsana yol verir olmuştu İş olmuştu-aş olmuştu Tabibi/ebesi Okulu olmuştu ve yurt sever Ama insan hisli nur bir eğitmen Toprağı bölüşümde adalet Ve Al sana yurt sever milyonlarca Toprak bekçisi Ve yurt bir, bayrak bir; bizim, hepimizin Memedim ben Cemo’u da severim Yanlış anlama ben isim taşımaya/koymaya karşı Değilim Değilim hiç bir kültüre karşı Hiçte olmadım Onlarca yıl o paşaların devirdikleri Politikacılar yanlış ve haram ekmek yemişse Halkımın günahı ne ki Halkıma kurşun sıkılamaz Çöp bidonuna bomba konamaz Söyle Memedim hangi dava İnsanlık suçu işlemede Haklı/hakka dava olabilir Vur beni ama yanlış anlama Ben insanım O seninle ilk ve bütün ortak yanım Vazgeçilemez özdeşleştiğim Tenimin aynası değerim Çıkış noktam o İyi bilesin Kandaşım/yoldaşım O insan bana bir kat daha güzel Yurtdışım Halkın bir ferdiyim Evet sadece insan hukukuyla Adalet istiyorum Ve son kez beni yanlış anlama Memedim Sözüm şimdiki generaline/paşasına değildir Sapla/samanı birbirine karıştırdığımı Sananlar olmasın İşte o halkın hukuku var ya/olacak ya Ondan kurtuluş yok Hepimizi bağlar bilir misin Memedim Geriyi aydınlatmak Geleceğe ışıktır Halkımın alın teriyle verdiği vergiyle Korunmasına kadar tıkınan Sadece ve sadece 12 Eylül Paşalarının İnsan hukuku yasalarınca yargılanması Bilir misin Memedim isteğim O kadar! Ah şu temele dayanmış İnsani yanım yok mu Neyleyim 12 Eylülcüler yargılansın Halkın verdiği vergiyle beslenmeye devam Aç kalmasınlar, asılmasınlar. İntihar serbest.. Bil bunu Memedim. Nadir Sayın

3 person liked.
0 person did not like.
Mehmet Halil: Şair olmakla insan olmak arsında sıkı bir bağ vardır. Burada, insanlık dışı eylemlerden bir bölüm, yaşayan tarafından aktarılmaktadır. Yaşanan insanlık dışı olayları eleştirilmektedir. Bu kendinden sonra gelecek neslin daha az acı çekmesi için yapılan bir fedakarlık, bir mücadeledir. yani şair insan olarak, her şartta kendine bir görev yüklenmiştir. o görevini yapmakta, insanlığın geleceği için duygulara seslenerek, insanlığı alarma geçirmekte... Yorumları okudukça, insan acı ile kıvranıyor. Beyni bacakları arasında olanlar, şiiri yalnızca, sevgili için yazılan ağdalı, yalvarma ve yakarmalardan ibaret görüyorlar ki... bu da aslında sevgi diye bir şeye inanmadıklarını göstermekte... Çünkü toplumun bütününün mutlu olmadığı, olamadığı bir ortamda hangi insan mutlu olabilir ki? Topluma rağmen mutlu olabilecekler ise bencil insanlardır ki, onların aşkına da güvenilmez, kendi bencil çıkarları, cinsel açlıkları öne geçiyor demektir. Anlatılan şartlarda bir çok insan çıldırabilir. Ancak o şartlarda duyguları böylesine aktarma gücüne sahip olanlara saygı duymak da bir insani anlayışı gerektirir. Çünkü görüşü ne olursa olsun, o şartlarda herkes kendi içn insanlık haklarını isteyecektir. Bencil olanlar da herkesten daha çok isteyecektir. Toplumcu olan ise bunu kendinden başka tüm toplum için yapar, yapıyor. Telli de bunun için saygınlığı hak ediyor... Karşı görüşte bile olsa, onlarda kendilerinin bir gün aynı şartlara mahkum edileceğini düşünerek görüşlerini aktarmalıdır. Söz konusu mahkumiyet olayları, yargının verdiği cezadan da fazlasıdır. Ayrıca yargısız verilen keyfi cezalar bilinmeyen şeyler değil, ama bunlar tarihe işte böyle geçmektedir. Şair ayrıca bir tarihçi rolü onamaktadır burada... İnsanlıkla insanlık dışının çarpışması söz konusu burada... Bunu anlamayanlar, yazım hataları ve önyargılarla sayfalarca yazı yazabilirler ama, onlar unutulmaya mahkumdur. Geleceğin insanlığı, onları çöp sepetine atarken, bu tarihi yazanı onurlandıracaktır... şaire saygılar...

1 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Çürüyen su değil ; duyduğun , rûhunun ufuneti ... Allah'a bağlıdır ;bu yerin taşı , kemiği , eti ... Ezelden tâ ebede dek , bu ikrar iledir , bil ki ; Bölünmez bu YÜCE YURT , isteyeni boğar lâneti ...

1 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Kimdir bu Hayati Maytapçı denen......Neden yazdıkları silinmez...? Bu şiiri (!) birileri kasten gâvur klavyesiyle yazarak ortalığı karıştırmak istemiş...Sözcükler yanlış , bu yanlışlık yazım hatasından olduğu gibi AYGIT sözünü (aygıyla) diye yazarak bilgi, beceri hatâsından da olmuş...Kimi bitişik kelimelerin ayrılması gerek...Bunca çuvallamaya rağmen sevdim der , laf söylemeden önce ağzınızı yıkayın der kimi engerekler...Bir şiirin iyi veya kötülüğüne bakarken onu yazanın kimliği ve yazılım gâyesine de bakılır...Şiir şâirin hayatına dahildir...Ruhu kızıl , gönlü bölücülükte olan bir şâirin yazdığı da buna uygun olur...Şiiri , şâirden ayrı tutamazsınız...Her fırsatta Tanrı'yı ve Peygamberlerini karalayan bir mahlûk başta ATEİST sonra KOMÜNİST ve de BÖLÜCÜDÜR...Böyle birinin içeri tıkılması elzemdir...Ama hiçbir hücre DOLAP kadar olamaz...Diğer aykırılıklar da cabası ...Yola getirmek için biraz işkence görmüş olabilir ki bu her devlette az çok var...Muhalefet devleti idare edenlere karşı yapılır , BİZZAT DEVLETE karşı yapılmaz...

0 person liked.
0 person did not like.
Perihan Pehlivan: iyi bir nesir

0 person liked.
0 person did not like.
Hayati Maytapçı: Ahmet Telli adını ağzınıza almadan önce ağzınızı çalkalayın:))

0 person liked.
0 person did not like.
Hayati Maytapçı: Geri zekalı manyak:))

0 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Ortada bir metin var , buna şiir diyorlar...Lâkin , Türk'e uymayan bir klavyeyle yazılması bir yana ayrılıkçıların düdüğünü çalan içten içe zehirli bir madde...Sebepleri bilinmeden böylesi şiirleri okumak , değerlendirmek insanı yanlış yerlere götürür...Ayrılıkçı düşünce adamının çektiği bazı çileler acıma duygumuzu törpülemez , azaltır... Gâvur klavyesiyle yazılmış ; fesat rûhlu , bir düzyazı ... Yurdu kızıla boyar , içinin müthiş arazı , alazı ... Ayrılıkçılar acır elbet , bu ukdesi akim kalana ; Bu YURT sizin olsun desen (!!!) , hiçbirinin olmaz itirazı ...

0 person liked.
0 person did not like.
Nazır Çiftçi 2: Adama bakın anahtar deliğinden seyrediyor dünyayı...Üstelik bir dolapta kilitli... Böyle dururmda iken yabanıl sesleri çok iyiy tanımlarken TANRILAR, kaçtane ise bilinmiyor!!! Peygamberler hain.... Tanrı BİR, Peygamberler doğru yolu gösterendir kardeşim. Çürümüş beden ve duvar rengi hiç sevindirici değil. .. Çürüyen duvar ve dünya var. Kendi rengi yok !! Soyunu merak ederken Maymun aklına geliyor. Maymunun kadın memelerinde işi ne! Elleri hiç değmemiş. Bir damla yağmur tohumu çatlatıyor, Dudaklarını suya dokunduruyor, Sonuçta bir damla su çürüyor.Şairin hayal gücü... Her bölüm ayrı bir öykü.Yedi bölüm yedi başka şey analatıyor. Bu asılan yazı bir manzum hikaye...Şiir değildir. Şiirler ruhla bedeni bütünler ve onarır. Bu öykü yedi parçada parçalanmış...Tasvirler hoş. Belki de yazar bunları yaşamıştır. Ben 65 yaşımdayım,bir karakol kapısı bilmeme, nasıldır !! Bu adamların duvarların arasında işi ne. Eğer bu öykü şiirselleştirilebilseydi şahane bir şiir olurdu. Şu haliyle bodur bir öykü. Başarılarınızın devamını diliyor,saygılarımı sunuyorum. Nazır Çiftçi / Ankara /12.09.2010

0 person liked.
0 person did not like.
kanra545: Mazlumların AHı ise yerde kalmaz,30 yıl sonra bile ....Hem de günü gününe....

0 person liked.
0 person did not like.
kanra545: Hem 12 eylüllere hayır,hem 12 eylül yasasının sivilleşmesine hayır. Nerde mantık, nerde iz an,nerde samimiyet, nerde insanlık. Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti. Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar... Tek bir Allah ı tanımayanın tanrısı çok olur,peygamberleri de(Din düşmanları) HAİN. Bunda şaşıracak bir durum yoktur..

0 person liked.
0 person did not like.
Münzevi Muhayyelat: ingilizce klavye pürüzleri ve yazım yanlışları dolayısıyla bu şiiri okumadım. fikir beyan etmiyorum. bu özensizliği kınıyorum. düzgün metni gidip başka bir siteden bulup okumak üzere antolojiden çıkıyorum...(şimdilik) ][

0 person liked.
0 person did not like.
Yıldızlar Kuşandık: ayrica sadece 'su curudu'basli basina derin bir anlami olan bir imgeyse-ki siir imgeler toplamidir;yapisalligi ile varolur-hala ina edip siirin boynuna ip'i gecirmeye devam edecek misiniz?

0 person liked.
0 person did not like.
Yıldızlar Kuşandık: Doganer erorhan bey bir siirin siir olup olmadigina dair yargi sizin tekelinizde degildir.zaten yazdiklarinizi tekrar okudugunuzda goreceksiniz ki siz de sair demissiniz Ahmet Telli'ye:)))Sizin bakis acinizdan dunyaya bakmadigi icin olmasin butun bu karalamalar!

0 person liked.
0 person did not like.
Ferhat Keremgil 2: (17 yaşındaki bir çocuğun bir gecede yaşı büyütülerek 18 yapılmış ve o gece karanlık katillerce idam edilmiştir.) ERDAL EREN'İN AĞIDI gökte turna dizim dizim dinmez yüreğimde sızım erdal eren'i asmışlar ağıdını söyler sazım deli sevdalar başımda sevdalı yürek peşinde çektiler darağacına daha gencecik yaşında ankara adı kara bu yara başka yara onyedi yaşındaydı kıyılır mı erdal'a gökyüzünden bize der ki durmasın kavgamın çarkı sen ağlama anacığım çoğalırız türkü türkü başı dimdik yürüyordu ölümüne gülüyordu halkım unutmasın beni mutlak gelirim diyordu. zulüm kurbanını seçti bütün dünya buna şaştı işkencede hasan özmen sesi denize ulaştı ben her zaman halkı sevdim onun için işte öldüm insanlık utansın buna dağlarıma selam saldım ankara adı kara bu yara başka yara onyedi yaşındaydı kıyılır mı erdal'a...

0 person liked.
0 person did not like.
Onur BİLGE: Su Çürüdü 1 Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta. Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen… Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan havayla ışıkta... ( Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?) Bütün belleğimdekileri yok ettim. Elektrikli bir aygıtla yaktım, jiletle kazıdım. Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül edip savurdum. Adımdan gayrısını bilmiyorum. 2 Zamanı yiyip bitirdi karanlık. Gece yoktu. Güneş çoktan kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü. Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi yırtıyordu. Şaklayan kırbaç gibi... Acı duvarını aşan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu zorluyordu artık. Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki. Ama durmadan soruyorlardı. Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri, peygamberler büsbütün hain çıkmıştı. Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar... 3 İki şeyi bilmek istiyorum. (Belki ayni şeyi iki kere bilmek istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi? Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla, dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu. Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 4 Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum. Ellerim... Sanki bir kadının memelerini hiç okşamamış, sıcaklığını duymamış. Ellerim... Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki. Ne beyaz tenliyim artık, ne esmer, ne de kara... Cüzamlının, vebalının bir rengi vardır. İrinin bir rengi... Ölünün bile bir rengi vardır ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanın... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 5 Kıllı, ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık. Soyumun neye benzediğini unuttum. 'İnsana benziyorlardı' diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun halkasında insanlık... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 6 Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca. Çamur gibi bir yağmur damlası... Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu damlayla yeşertecek... Genzim yanıyor. İnce bir kan şeridi sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 7 Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür sakındığım ve her gün ancak bir kere dudaklarımı değdirdiğim... Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya dokunuşu... Bir süngerin denizi yutuşu yani… Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün vantuzlarını birden uzatmasın diye... Bataklıktaki suyun da bir su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi artık. Küstü, öldürdü kendini su... Su çürüdü... Adımdan gayrısını bilmiyorum... 1982 Kalbim Unut Bu Şiiri Ahmet Telli Anahtar deliği bitişik yazılmaz. İki yerde üç nokta gerekliydi. Yalnız da yanlış yazılmıştı. Böyle birkaç yazım ve noktalama hatası vardı. Onları da düzelttim. Bu şekilde asabilirsiniz. Mutluluklar... Onur BİLGE

0 person liked.
0 person did not like.
Yıldızlar Kuşandık: modernite buhranlarinin birey duzeyindeki etkisini Ahmet Hoca kadar derinden hissedip bunlari bu kadar guzel anlatabilen baska sair tanimiyorum.'adimdan gayrisini bilmiyorum'

0 person liked.
0 person did not like.
Ali Kılıç 2: BU SAYFAYA ASILAN ŞİİRLERİN GRAMERİNİ DÜZELTİP ASIN LÜTFEN

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 24 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Ayşegül Akdağ
Metin Beyazlı
Semih Nıh
Ayşegül Aktağ
Muhammed Kır
Ahmet Hayri Altun
Günan Ülgen
Mehmet Karakoç
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Emmoğlu (Ozan Şerafettin Hansu)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
10  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Sen Bilmiyordun (Cemal Safi)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Su Çürüdü Şiiri - Ahmet Telli

Antoloji.com
30.07.2014 22:16:19  #.234#
[128]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#128 ##29