Antoloji.com
Söz Şiiri - Özay Karakuş
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Özay Karakuş
Hayatı  Şiirleri  Resimli Şiirler  Forum  İstatistikler  E-Kitap  Zevkler 
Söz

Susuyor konuşamıyorum sen gittiğinden bu yana, baş ağrılarım ateşte, yokluğunun sitemi var dilde dişte,aşkım anla konuşamıyorum işte….

Üzerimden sanki bir hasret treni geçmiş, paslanmış raylar misali ezilmekte tenim, bu ruh ne işkencelerde ah bir bilsen saçı ipeğim, saçı satenim!

Muhteşem seninle uykular.. her rüyada sana sesleniyorum işitmiyor musun uçurumdan düşüşlerimi düşlerinde,her duada adınla besleniyorum, hissetmiyor musun! senin yeminlerinin benim aminlerimin semaya yükselişlerini gül gülüşlerinde…..

Ey sana tutkun yüreğimin aynasında devleşen aşkımın efsanesi!

Yoksun! hangi zirvenin oyuğunda gizlisin? ne kadar ulaşılmazsın ki ulaşamıyorum sana, ne zaman bakışlarını gözlerimde tutacağımı ne zaman nefesini sözlerimde yutacağımı sandıysam; umutlarım hep öksüz hep yetim kaldı,budur kaderime tek şikayetim…

Yoksul hayallerde mi kalacaktı o hareli gözler, hani cümle içerisinde gülümseyecekti yaralı sözler, bilirim esasında senin yüreğin dağ gibiydi, yamaçlarının rüzgârında esemediler ama o dağ yüreğin sessiz çığı altında boğdular beni, lâkin yine de sana olan aşkımın nefesini kesemediler, sevdan halâ yüceleşir şehâdet parmağımda, seni benden aldılar diye kızamam canlarına, canının parçalarına, halâ devasa sitemlerim cüceleşir gönül ırmağımda ve her zamankinden daha onurludur duruşum çünkü hiç değişmeyecek ahrette seni bekliyor oluşum…


Elemlerdeyim bidenem; ağlamak istiyorum gözlerim küsüyor bazen bana bir damla yaşı çok görüyor; oysa yanaklarıma söz vermiştim, bir ömür bir gül yüze bakacaklarını vaâd etmiştim onlara, o yüzün gülüşlerinde doğulacak o yüzün gamzelerinde boğulacaktık.. konuşmak istiyorum… dilim çoğu zaman dargın bana, bir aşkım hayatım herşeyim o yalnız benim demeyi zûl sayıyor dudaklarıma; bir söz de ona vermiş bir yemin de ona etmiştim.. bir ömür şiirler söyleyecek şarkılar okuyacaktık, o da tatlı tatlı gülümseyecekti..düşlerime hayallerime de umut vermiştim, Senle beraber ellerimizi Rab’ba açıp bir kızımız bir oğlumuz olsun diye dua edecek, oğlumuza Peygamberimizin adını verecek, kızımızın adına Dua diyecektik..sanırım bütün bedenimi ruhumu kandırmışım ama kızamazlar değil mi bana! ! ! ne yapayım be gülgülüşlüm seni öyle kimsesiz öyle eşsiz sevmişim ki….




Sensiz gönül sokaklarım üşüyor ben üşüyorum, aşkınla ısınıp sensizlikte yanıyorum,
güneşe yürüyorum ayazlarımın inadına, yıldızlar serpiştiriyorum yokluğunun karanlığına, sensizliğimin üstünü örtsün diye döşek oldum ay ışığına..

En özelini yaşıyorum sevdanın,seni gönül tahtıma sultan yapıp kalbimin aşk tacını taktım hiç koklayamadığım saçlarına, tutabileceğimi umsam da biliyorum hiçbir zaman dokunamayacağım omuzlarına azad ettiğin uçlarına..

Nasıl oldu anlamadım hiç,ansızın girdiğin aşk bahçeme öyle muazzam bir sevginin tohumunu ektin ki, yokluğunla da sulansa boy verecek başak başak, nefesin gibi soluğun gibi her lahza gül kokacak ve ben mizan da o aşk bahçesinin meyvelerini bulacağım sevap kefesinde..

İçime hoş bir sevda meyi akıyor,aşk sarhoşuyum zil zurna, kaykılmadan yollar da yürüyemiyorum, sevdamı kimselerden gizleyemiyorum ne yaptıysan yaptın bana; bu dünyada senden başka bir şeyi sevmiyor özlemiyorum. Gecenin zifirinde kaybolsa da bu sevdanın aşk yolu,,esse en sert rüzgarlar kopsa da tufan fırtına; toz toprak çar çamur olsa yağsa da kar dolu bir milim sapmayacak bu sevdanın güzergâhından bu sevginin adamı aşkın oğlu…



Her zaman, bu kadarını bile yaşattığı için en derin saygılarımı sunuyorum kadere, şükrediyorum sen gittiğinden beri beni salsa da sonsuz kedere.. sensiz aşk rüyalarına dalamıyorum, belki senin bedenini ısıtacak güneşin olamıyorum bırak şimdi nedeni niçini ama emin ol o yüce ALLAH(cc) ımız izin verirse yazarsa alnımıza; sözüm söz kör olsun bu iki göz cennet de bir tatlı cehennem olup ısıtacağım içini …..



Elindeyim yokluğunun hasretliğimsin..sen var ya sen Akkız başımı alıp kendimden gittiğimsin sen türeyip başladığım,eriyip tükenip bittiğimsin, kabul etmediklerimi kabul ettiğimsin Sevdiğim…İkimizde biliyoruz asla kabul etmem dediğim kendime prensip edindiğim şartları sundun zaman zaman bana, ödün vermediklerimden ödün verdirdin gururuma,,kendime saygımı rezil ettin onuruma, yine de yüreğimde bir zerre eksilmedi sana hissettiklerim bir gün olsun aşkından bıkmadım, seni sevmekten usanmadım bir başka sevda peşinden koşmadım..belki bunlar senin umurunda bile değil senin için hiçbir önemi yok, belki de sen beni üç beş gün sonra unutacaksın yeni sevdalara yelken açacaksın benim sevdamla kıyaslayacak belki de eş tutacaksın..gözüm görmez ruhum hissetmez, hayat senin yürek senin, bense senin yarattığın son eserin olarak aşkın literatürün de en yükseklerde yerimi alacağım. ne yaparsan yap lakin benim sana olan sevdama hiçbir sevdayı eş tutma, koy bir kenara şimdi anlayamasan da bu sevda; ALLAH(cc) hayırlısını ve gecinden versin son nefesinde Azrail’den önce gelip sana anlatacak bu sevginin eşsizliğini..



Perperişan yalnızlıklarım..biliyorum bu şehrin caddelerinde sessizce ve sensizce yaşlanıp ölüp gideceğim fakat ölmeden önce bir yaz akşamı gönlüme ilkbahar gibi geldiğini ve giderken sonbahara döndüğümü ve sensiz geçen her mevsimin bana kış olduğunu unutmayacağım...

Sevgi dolu orta yaşlı bir yüreğin kenarından çıktım bu yola, rotamı çevirdim sevda gemilerini salıp aşk deryalarına, Rabbimin bana yazdığı yârenimi aradım yıllar boyu,ne şehvete esir olmuş ne namusunu hayasını yitirmiş dış güzelliğinde bir erkeğin çırpına çırpına boğulacağı dişi şeytanlar musallat oldu gönlüme ama bir gün olsun takılmadım ağlarına o edepsiz girdaplardan edebimle fışkırıp çıkmasını bildim..geç oldu fakat eninde sonunda aradığımı buldum seni tanıdım aşkı tattım seni hissettim seni sevdim..



Ey aşkından şeref duyduğum Güzel! Şerefle yaşadığım hayatımın tek anlamı oldun sadece bunun için bile sana teşekkür edebilir ve bir bedel ödeyebilirim.. Hiç belli etmedin bana sevgini bir tatlı aşk sözcüğü dökülmedi dudaklarından hiç emin olamadım bana sevginden verdiğin sözleri unuttun, ettiğin yeminlerden caydın yine de kızamadım sana, yine gelsen yine dönsen eskileri yinelesen, yineleri yenilesen, belki bu kez ben gibi yüreği büyük sevsen ve sonra yine gitsen, yine de ben senden gitmem gidemem..bana verecek bir hesabın yok herkes gibi seninde hesabın o yüce Yaradan la..sorsa bana orda ‘’bu kız seni üzdü mü senin yüreğini yaktı mı seni dünyada ateşlere attı mı davacı mısın bu kulumdan dese inan şöyle derim’’hayır,lütfen RABbim o nu bana davacı kıl ona değil bana ceza ver ve ceza olarak beni ona mahkûm et’’



Verir mi seni bana ALLAH(cc) ım bilmiyorum beklemekteyim hep, zira ALLAH(cc) ımdan sonra hislerimi ancak sen bilirsin.. düşlerimde dahi olsa tut ellerimden,bir yetim çocuk misali acı bana..inan sensizlikten başka hiçbir şey vermiyor bu acı bana.. Gerçek aşka seninle erişti bu adam..Yüreği yanık gözleri ıslak geldim sana! en azından sevdama gizli de olsa yüreğinde değer ver ki Aşk mağdurlarına mağrur ve kibirli bakabilsin şu gönül..Bu sevdada duruşum ne kadar asil ise sensizlikle yok oluşum bir o kadar soysuz..sensiz gözlerimde denizlerim okyanuslarım durgun, asûde, sahilsiz ve koysuz..



Dirayetim sen, acizliğim sen; bir tek sana tutkunum bir tek sana esaretim ve
vazgeçilmezimmişsin meğer belki de seni iki cihanlık seven yüreğim yüzünden bu deli cesaretim..



İsmini koyamadım; ne zormuş ne menâm ne katnem seni sensiz yalnız sevmek, seni hissederek seni gözlerime resmederek seni sensiz yaşamak, içim yansa da, yine de sensizde seni yaşıyor olmak çok güzel duyguymuş, ne güzelmiş her an seni akılda saklı tutmak en zor zamanlarda senin gül tebessümünü düşünüp avunmak ve varlığını hayal edip sana lanet okuyan yokluğuna karşı seni savunmak.



Miladından beri sana yâr olmaya sana yârlığın ne olduğunu hissettirmeye en sonunda ise gün gün bu sonsuzluğa uğurladığın bu adını bile unuttuğun varlığın nasıl solduğunu göstermeye çalıştım hep ama başaramadım, belki de elime yüzüme bulaştırdım kim bilir….
boş ver aldırma sen sitemkar olan bana,ben senin hem ALLAH(cc) ına kurban olurum hem de sana...




Vücudumun her köşesinde sen varsın,Sen bir önlenilemez bir utku sen vazgeçilmez bir tutkusun içimde …Büyüdükçe büyüyor hasretin, yeşerdikçe yeşeriyor sevgin, susmalarını gülmelerini; daha doya doya bakamadığım gözlerini, hiç tutmadığım ellerini özlüyorum,özlemlerin gülizara dönüşüyor Gül Gülüşlüm..Gönül bahçemin gülgülüşlü gülüsün unutma emi! sen bu çelik yürekli adamın aldığı nefes verdiği soluksun..

Ektim vedalarını yüreğime her gidişine yakındım her gelişine kandım.. Sensizlikte bırak kan kusmayı kanımı kusturdum…bilemezsin yokluğundan usanan şu yaralı canımı neler ettim de susturdum..aklıma gelince ettiğim tebessümlere aldırma aslında gülmezden …. göz pınarlarım doldu taştı da düşmanlarım sevinmesin diye gözyaşlarımı silmezden….bu masalda mutlu son olmayacağını önüme hep bir engel çıkacağını hissetmeme rağmen bilmezden….. ve sensiz yaşıyorum mu sanıyorsun ne yaşaması be gülgülüşlüm ölmezden geliyorum sadece o kadar …….


Ah gözlerimin içinden bir girsen de görsen; gönül nehrine dökülen kanımla yoğurduğum, canımla coşturduğum aşk şelalemi, o zaman bir kalemde silersin seni benden koparmak isteyen sevdamıza uzak elalemi.. Yokluğunun kara bulutları saldırır yok oluşuma acımasızca, taşınır sana yüreğimin aşk damlaları Mikail’in kanatlarında son hızında bardaktan boşanırcasına, sevdamın nefesi üflenir İsrafil’in surunda sırattan koşarcasına…


Şu kesin ki sen göğsümün sol kısmısın ve o kısmın en orta yerine bir yağmur bulutu gibi çökmüşsün.. kelimeler boğumlanır boğazımda, Haykırmak gelir içimden sıkarım dişimi, tutarım feryadımı ağzımda, hasret ateşiyle yanmaları geçtim özleminle donmaları gördüm.. ne zor ne berbat bişeymiş meğer sevip de kavuşamamak..


Kolay değilmiş gönülde; her sensiz güne seri numarası verip yeniden umuda ümit ekletmek ve aşkı dosyalayıp vuslat raflarında bekletmek..sanma bu sevda da diğerleri gibi sıradan,kaç sene kaç asır geçse de aradan,senden vazgeçmeyeceğimi bilir o yüce Yaradan…

Işığını söndürdüm düş sokaklarının.. Hüzünler çiseliyor pencereme sevinçleri gecede mi unuttu bu vurdumduymaz Ay, gamsız yıldızlar nereye kayboldular? saklanmanın sırası mıydı şimdi, birazdan hayalin gelecek odama,suratımdan düşen bin parçayken ne derim şimdi ben ona, dizlerimin bağı çözülmüşken nasıl ayakta karşılarım canıma sardığım kanıma kardığım hayâlini.. yine düşlerimin mi etkisi altındayım yoksa seni diğer tarafta da mı kaybetme korkusu sardı beni.. öff be! ne kem duygu seni sensiz yaşamak ve senin bensiz yaşamana katlanmak….


Niceliksiz zamanların sensiz niteliksiz günü ağarırken koyulurum işe, ezberlediğim mesajlarını okurum, özlediğim ses tonlarını listelerim kulağıma, çınlatırım birer birer, sensiz geçen günlere nispet yaparım senle geçen her anımı,de hadi kız benden daha mutlu kim var şu yalan dünyada, her yeni sabaha seninle uyanıyor her son geceye senle veda ediyorum var mı bundan daha ötesi…






İlkbaharın katı rüzgârlarında; sensizliğime mızmızlanır sanki derdimi hatırlatır kaldırımlar, sensizliği yüklenmiş adımlarımla; ayaklarımı ince ince basarım yalın ayak yal budak yine de parke parke sökülürüm yollardan, düşerim asfaltlara, elimi yüzümü okşar serin çakıl taşları, ılık su birikintisinde yüzer dirseklerim, yırtarım montumun iliklerini, gizleyip bütün senli dileklerimi, kafama yastık ederim bileklerimi, unuturum aşkımın bütün repliklerini, umutsuz boş bir bakışın çaresizliğinde kapatırım kirpiklerimi. Sevdamın çığlığı yankılanır kalın duvarlardan,bir gazete parçası örterler üzerime, ağır ağır gelir ölüm meleği;
ölümü yakıştıramaz belki de bu sevda adamına ve bir ruhi teneffüs bir uhrevi kalp masajı yapar da hayata yeniden döndürür; seni bu dünyada biraz daha sevmeme izin verir..


Çimenlere uzanıyorum bazen; kapatıyorum gökyüzüne gözlerimi,aşkının atmosfer gibi beş ana katmandan oluştuğumu düşünüyorum.birincisi ve en önemlisi Rab’bimin seni gönlüme düşürmesi,ikincisi ak yüreğin, üçüncüsü gül gülüşün, dördüncüsü enfes sesin ve beşincisi uzun uzun susmaların…sevmediysen hiç beni, sus bir şey söyleme; olur ya belki mahşerde sever de koca bir sevdayla ‘’Seni Seviyorum Aşkım’’ dersin bana…


İki kelimeden oluşan bir sevda sözcüğü beklerim hep o gül dokulu dudaklardan.. gönülden seven kız; içinin yandığını hisseder.. kalbinin vadilerinden bir aşk ırmağı akar, hasret çeker sevdanın ılık serinliğine ve bilir onu sevenin onu ömür boyu sakladığını yüreğindeki derinliğine..bırakmaz onu hasretin eline sevdiğini yem etmez birkaç dünyalık zihine,beslenmez bir başkasının düşüncesinden ve çaresizliğe bırakmaz rehin,seven bir adamdan daha yürekli olur ki o adam onu ömrünün sonuna kadar gönlünün minberine oturtsun ve onun için dünyaları alt üst etsin..



Muhtacım inan gülüşünün verdiği huzura, olur da bir gün beni unutursan uykularını böl
başını yastıklara vur emi, çarşafları parçala da öyle uykularıma gel, beni bir an aklından çıkartırsan eğer buselere aç dudaklarla gül, de ‘’ne hata etmişim meğer’’ şiirlerime sarıl da öyle gül gülüşü gül…gözümde tütmezsen her gün her gece gözlerime çekilsin mil, her kelimemde her sözümde olmazsan tek hece kökünden kopsun bu dil bunu da böyle bil…



Dumanlı yollarda alaca atlardayım yollarım haki son sürat gidiyorum aşkın bilinmezliğine
duygusuz kollarda bırakma sevdamı baki.. dinim gibi inanmışım aşkının bölünmezliğine
asimile bedenler yıkanıyorken günah banyosunda bizde sevabın cehennem korkusu olsun her ecirde, tıkanmasın aşkımızın kalp kapakçığı zulmü zalim senaryosunda, anlamaz benden başka kimse hep sen kokuyorsun buram buram öğle vakti hecirde…..



Elveda ederim kelimelere..Sensiz sus pus olmuş diller lal-ı pelesenk dudaklar, suratını aşmış öfkeye denk yanaklar,ar sıkmaz gayrı kıyıda köşede kalmış badaklar, ayarı şaşmış dumura uğramış kalp de imanlar velhasıl tek aşk gemisini bekliyor gönülde limanlar..sensiz göçebe saadetler gül koklar şimdi gönül bahçesinde, nûş eyler anası babası belirsiz yürek, hepten zati piç, aşk sözü ateşli öpücüklerden ibaret kalp lehçesinde, bilirim senden gayrı hiçbir sevda mecnun eylemeyecek beni, kati hiç…



Sensiz varlığımda kalırım hep eksik, hep noksan; noksanım ben sen yoksan; yokta yoksan yokum yüzde doksan dokuz nokta doksan,bak buraya yazıyorum sensizde olsam sensiz
olmam.. zaten sensizliği beceremem rezil olurum cümle aleme yalvarırım sana ne olur benden bunu isteme.. bırak dokunma kalbim seni sevsin elleme.. unutma sevdiğim sensiz yaşarım belleme.. diz çökeyim önünde elim kolum bağlı vur yemin olsun kılım bile kıpırdatmam,
canım sana emanet kalbim sana bağlı sana aşkım sapasağlam hiç çatırdatmam..


Omuzlarımda kocaman bir ayrılık yükü..Ayrılıkları sahiplenme yüreği ahr-i aleme sürme, sitemler sıradan iltifatlar niteliğinde bir şeyler ifade etmez, adın ağzımda mübarek dile duvar örme.. kainâtları verseler sensizliğime yetmez..ve kainâtlar bir sen etmez..

Nedametli yine sensiz bu gece, yokluğunda bulutlar hüzünde, gökler ağlıyor; ıslanmış gözlerim bir matem yüzümde; yağmurlar seni arıyor kalbim paramparça gönlüm isyanlarda..kuduruyor hayallerim zaptedilmiyor dileklerim, aklım fikrim yine seni istiyor, her şey silindi hatıramdan Çiy Tanem sensin bana kalan yalnız bir tek, bazen kızıp hayalini beynimden kovsam da sensiz düşünceler dillik vermiyor pek azgın pek… bu gece yokluğunda bulutlar hüzünde,şu an şimdi yalnız gökler değil kana bulanmış gözbebekleri gök gözlü bir adam ağlıyorrrrrr….


Söyle ne olur! hangi sensizliğime yanayım hangi yokluğunu anlatayım şu canıma, hangi gülüşünü dinleteyim kulağıma, çok zordayım bir tanem..tutuk sensiz her yanım..senli hangi düşlerden uyanayım, biliyorum bu aşk işinde ben ustayım ama yenildim sevdana çırak kaldım, yastayım, ALLAH(cc) şifamı vermesin inan sana çok fena hastayım.. kırık kolum kanadım; derler ya hani kol kırılır yen içinde kalır, ayrılık geldi adım adım, meğer sevmekmiş tek inadım,kalp kırıldı sen içinde kaldın..


Uçsuz bucaksız ayrılığın uçurumuna; sevda köprüsü kurup geçtim,seni aradım kendimde; bilmiyordum nerdeyim.. anladım ki sevda yelinin esiştiği, aşkımın kalbimle kesiştiği yerdeyim. Sanki sana büyülü bir iple sımsıkı bağlandım çözülmeyesi ve sen baktığım bakmadığım, gördüğüm görmediğim, gözüm yaşı süzülmeyesi her yerdesin.. hasret ateşinle yakıp kavursan da tac-ı serdesin. Ey Sevdiğim Mahşerim Cennetim! bu gün gece de yürektesin. Sana mecbur bırakılmışım ve kalınması gerektesin..


Zerre zerre eridim kayboluşlarında, kalabalıklarda tenha, tenhalarda kalabalık sevdim seni
iki cihan sona ermeyesi, senden başka gün görmeyesi yüce bir dilektesin... Öyle namuslu öyle hayalı sevdim ki seni,olmadı bu aşk da hiçbir hainliğim hinliğim ne bir uyanıklığım ne bir cinliğim.. güz ortasında yaz getiren, sevincini hüzünlerinde arındıran şenliğimsin.Sen cennetin tüm renklerini gamzelerinde barındıran; benim ‘’Ben’’im benim ‘’Sen’’im, aşkım yüreğim her şeyim benliğimsin…ve tek esenliğimsin..



Aşkınla bir bütün olmuşum,beyhude dolaşıyorum kuytularda gece yarıları, hep çeyreğindeyim karanlık gündüzümün ve sensiz adının manâsı gibi küçük gökyüzüm, soyadın gibi aydın değil dünyam; seni güneşe ekmeden, oksijen mi alıyorum sanıyorsun seni ciğerlerime çekmeden…







Dualarla süslenmiş bir hayâlim var senle Gül Gülüşlüm!

En büyük aşk fırtınalarının koptuğu bir gönül yurdu biliyorum, her hüznü olgunlaşmadan mutluluğa dönüştüreceğimiz,Beraber elele koşacağımız güllerin gülüştüğü bir yol biliyorum sabah akşam gideceğimiz.. rengarenk çiçeklerle kucaklaşmış bir sevda bahçesi biliyorum aşkımızı mutmain edeceğimiz… kuşların sevdamızı zikredip ötüştüğü bir gökyüzü biliyorum,
başımızı dizlerimize koyup pembe bulutları seyredeceğimiz..ne dersin ha gülüşü can, bakışı hayat…var mısın buna; amin der misin, ister misin böyle bir hayat…..

Kollarımı dünyalar kadar açıp, koşmasını beklediğimsin,Sen yaşamımdan vazgeçtiğim senden vazgeçmediğimsin,sen üzülüp de üzmediğimsin,sen paramparça olup ta ezildiğim ama hiç kıyamadığımsın,sen aşkını hissettiğim ama hiç duyamadığımsın,yine de mahşerim yine de ahretim yine de cennetim sen kalacaksın..Yine de bakışım gülüşüm yine de yanışım tütüşüm yine de sevdiğim sen olacaksın…

Ruhlar aleminde mi, Galu Bela’da mı kaldı senin bana aşkın,neden bu dünyada görülmüyor sende ki ben? oysa ta ilk görüşte aydınlığım olmuştu yüzünde ki kara ben..Habersizsin bende ki yokluğundan, atıyorsun canımı bilinmez bir sensizliğe umursamadan düşünmeden pervasızca, farkında değilsin ama çürümüş kalbimin prangalarını her an yırtabilir; göğüs kafesimden salıverebilirim ruhumu sonsuzluğa..velveleye veririm tüm sevaplarımı, senin için kadere rüşvet veririm ulu orta hayasızca bulaşırım yolsuzluğa,Başını yastığa koyup düşündün mü bir kez olsun beni; dedin mi hiç dayanamıyorum onsuzluğa..Sen tatlı tatlı uyurken şen şakrak gezip dolaşırken tahmin ettin mi hiç savaş nasıl açılır mutsuzluğa?

Uğurladım sensiz olan herşeyi anılarımdan kovdum zihnimden,,hayâlinin hayâllerini bile anılarım yaptım beynimde,, kudurdum kuduracağım neredeyse..yumrukluyorum nasibini aldı hırsımdan; küfrediyor sanki bana demir kapılar.. benim sana aşkım değildi ki tozdan kumdan; nasıl oluştu gönlündeki eğreti yapılar,..Söyle ben şimdi aşk duvarını nasıl öreyim yârin sevda harcı pek bi yavan.. gönül odaların karanlık neyi nasıl göreyim tepeme yıkılıyor lamba tavan,,

Her gün aynı bağır çağır; sensizliğin sesi şimşek gibi çakar kulaklarımda, senin kalbin ise aşka sağır; tutunacak tek dalım sendin sende zora boyun eğdin.. her gün düşüyorum denge kalmadı ayaklarımda…

Umudumu kırma! Umutsuzluğun dalı daha çok küçük, halimi ise hiç sorma; perişan dudağımda senin için beklettiğim o ilk öpücük….

Moralimi yorma! haletim sabî duygusal bir çocuk, hayalime vurma; gözlerim zaten sensizlikten bozuk….

Dünyamı yıkma! Son nefes alışlarım son çırpınışlarım, canımı sıkma; sızlatır yüreğini acı dolu kıvranışlarım….

Ard çıkma! Özler saçlarını, tenini bekler dokunuşlarım, sıkılıp bıkma; ne bu son sözlerim ne ruhuna son sokuluşlarım….


Yaşarım sanma! Erimekte; yaralı kalbim delik deşik, ayrılığı anma; çürür gözbebeğini sardığım gamzemdeki beşik….

Ellere kanma! Ne sana ne bana ne de aşkımıza atlatmaz eşik, istersen inanma; farkında değilsin ama bizim ruhumuz bitişik….

Şart koyma! Sana tâbi amalarım,izninle olur lakinlerim, telaş duyma; yokluğunla sinirlenir varlığınla sakinlerim..

Ecele katma! Son nefes gibi soluklarım, her içe çekiş sanki huhlarım, şeytana satma; senle dolu sevaba döndü günahlarım…

Rüyaya dalma! Yoksa içinde olmayışlarım,seni sarmayışlarım, bensiz kalma; artar eksilmez sana kavuşamayışlarım…

Eleme sokma! Acılarım halâ taze kalp de giryân,kanıma bakma; zaten hep senin için atar şiryân……

Cevap arama! Gönül haklı, yanıt yüreğimde saklı,,soru sorma; sadece bil yürek sen dışında herkese yasaklı…..

El olma! Yakar beni ateşlerde kahroluşlarım, bensiz kalma; boğar girdaplar da canı; mahvoluşlarım….

Kusur bulma! Arar seni meçhullerde kayboluşlarım, umudumu çalma; doğar buselik gözlerde yok oluşlarım

Aşkım,Sevgililerin en güzeli! Heceden değil geceden sessizsin, sensiz akşamlar ayaz günlerden beter, beter öfkem dolu sensizlikler, Sessizlik mi seni, sen mi sensizliği çağırıyorsun?

Leyla Mecnun’a ne çektirdi bilmem ama sen beni gözyaşımla gömdün hasretinin toprağına, toprağımı suladı ağlamalarım, hasretle sarıldım hasretine, gıpta etti yağmurlar, gözyaşıma; imrendi kar, fırtına, boran, bu sana olan yüce aşkın tipisine, rastlamadım hiç senin gibisine, aşkın,sevdan gibisine.kapıldım gülüşünün büyüsüne ve seni kimsenin seni benim gibi sevemez diyenin sevemeyeceği kadar kimselerden daha fazla daha çok SEVİYORUM…

Layığım esasında sevilmeye ama senin ya cesaretin ya gücün yok beni sevmeye..ben senin için bu hayatta sensiz yaşamaya yaşlanmaya ve ölmeye bile katlanmışım ve bilsen aşkınla kaç parçaya kesilmiş katlanmışım..senden başkasını görecek gözlere, senden gayrısını diyecek sözlere ve senden başkasını sevecek yüreğe rest çekmişim, dikilmişim karşısına bütün olmazların, doldurmuşum yerini senden gayrı yeri dolmazların.. burada ne kadar yazsam anlatsam anlatamam seni nasıl büyük sevdiğimi..Soğuk sular içtim özlemine,yüreğimde fokurdattım da ümidimi ısıttım, felç oldu bakışlarım,hayâlî gölgene odaklandım boş odalarda,sen yokken de ben en sade halimle sadece seni sevdim…


Anını yaşadım hep aşkının, aşkımız diyemiyorum çünkü sen mızmız dolayısıyla aşkımızmızsın…yoksa sen sadece sevilmekten haz duyan ne sevdiğini ne sevmediğini bilen bir kızmısın? Bilmem o senin yüreğinle aranda ki mesele ama yinede hep sevdim seveceğim hep gözyaşımı versen de sele…

Harını bıraktın bana aşk güllerinin ve kalbime batırdım,gönlümü kanattım, Sensizliğimin nârında serinledim hayâlinle, istersen sonuna kadar sen git, sen git! kalsın bana acılar, böğrümde kılıktan kılığa girsin sancılar,istersen uğrama kalbimin semtine,başka sevdalar farklı hayaller ardına koş düşperest,……



Şahidim ALLLAH(cc) bana sensizlik değil, bana yalnızlık değil, hadi şimdi tam şu an sol tarafına bir bak eğil dinle kalbini gör hisset anla bunu, yüreksizlik koyuyor dirhem dirhem, sen de olmuyorsan aşk yarasına merhem söyle susuşu pusuşu güzel ben kime gidem…sen olmasan bile ben yine de SEN’im, benim olmasan da mahşerde dudakların benim……

Aşkınla başladı uykusuzluklarım,sabahı edemeyişlerim; gözlerimin mavisi kan çanağı,her gece ıslak her gece yaş gelip de bir görsen şu yanağı..yokluğunla başladı alâmetim,ölünce değil sen gidince başlayacak kıyametim..Azrail gibi hep başımda duran vuslatını ileri asırlara erteliyorum, şâd olsun bedeni, toprağı bol olsun mahşere uğurladığım ruhumu belkilerle teselli ediyorum.. dışarıda yağmur yağarken, ayak dibine düşüp bir taban darbesiyle ezilip yola yapışan,kaybolan damlalar gibi yapıştım hasretine, kaybolmaktayım her zerrende,, Bir gün kavuşacağız mutlak öyle bir açacağım ki kollarımı sarıp sarmalamalarıma doyamayacaksın,yerime kimseyi koyamayacaksın; dilim susacak gözlerim konuşacak bir yürekten bakışla içindeki o son şüphenin katili olacağım, bölme artık uykularını sonsuza dek susturacağım geleceğe dair korkularını..belki de daha kimselere dokundurmadığın ellerinden tutup yürürken güzelliğinden cesaret alıp dünyaya şımarık bir kahkaha atacağım…birbirine ölümüne sevdalı kumruları bile kıskanırken göreceğiz, bu aşkın sarhoşluğundan hiçbir lahza uyanmayak emi diyeceğiz birbirimize… dönüp bakmayalım kimi,kimleri bıraktıysak gerimize ve ölüm gelirse birimize bu aşkı sonsuza kadar yaşatmak gibi kutsal bir görev olsun bu sevda yaşayan diğerimize….

Hiçlikteyim sensiz, sıkıştırır kalbimi; yokluğun bir yandan hayâlin bir yandan, sensizliğin kaosundayım, hep seni aşkın tarifi bilip, yarim O sevdam O diyorum.sensin O dediğim ve sensin hep O..anlayacağın aşkın O’sundayım.. Ilışladım hasret ateşiyle yanan kaygılarımın sıcaklığını, kalbimin köpüğünde yıkayıp ak pak ettiğim duygularımı tertemiz sözlere sarıp yolluyorum kalbinin mantığına,,korkutmuyor artık bu aşk beni ne kadar zahmetli ve ne kadar azametli olsa da..tek korkum seni başkasında bilmek beni bir gün unutacağını düşünmek..

İstersen sen git hayâllerin beklemesin, üzme sakın onları ben gibi,yeminler verip kandırma, sakla rüyalarımda yüzünü melekleri andırma.. dağlama ciğerimi ve derdime yandırma..
dünya döndükce severim halâ durdukça da dönerim aşk ile etrafında kalbim yaralansa gönlüm küsemez sana ölüm gelirse başa bir buse gönder bana,ölsem de hayâlleri yırtar yine gelirim sana..Bilemem sevememenin sonu var mı yüreğinde? varsa kalmışsa birazcık kırıntısı, topla stok et olur ya bir gün sensizliğimi doyurursun..

Takâtim bitmez hiç, ara bile vermeyebilirim sana duygularımı yazmaya,sen bana nasip olmasan da her doğum gününde sana yazacağım yollayacağım, ister almaya üşen ister boş ver de ama ben yazmaktan hiç vazgeçmeyeceğim,hep sitemimi yokluğunu sensizliğimi ve çoğu zamanda sevdamı anlattım sana,belki hiç inanmadın belki de inanmak istemedin ya da şüphe ile yaklaştın..bana inanman için; bana aşkım sevdiğim demen için daha başka ne yapayım, düşüncelerini okumak isterdim …olduğun gibi içimdesin ve olduğum gibi içinde sakla beni ne olur..hiç unutma emi Bidenem..sana hep büyük sözler verdim yeminler ettim belki de bu sözler yeminler seni farkında olmadan şımarttı..o yüzden ağırdan alıyorsun belki de..olsun her şeyi hak ediyorsun..bu sana son söz verişim son yeminim olsun..Bir gizemli yemini var bu yazının,şifreyi çözünce anla ki bundan gayrısını hiç aklıma getirmedim hiç farklı düşünmedim ve yeminlerimin bedeli sensizlikte olsa bu dünya da bedelini ödemeye ilk gün ki gibi son gün de hazır olacağım..ve umuyorum ezel de değil belki ama ebediyet de seninle olacağım..çok günah işleme emi Bitanem, ben işlememeye çalışacağım sana cennet de kavuşabilmek için..Gül Gülüşünden öpüyorum.. belki bir daha görüşemesek de seni mahşere dek ALLAH(cc) ımıza emanet ediyorum, orda buluşup kavuşmak dileğiyle hoşça kal Canımın içi..SENİ yalnızca SEVMİYOR adeta SENİ YAŞIYORUM….ve senden bir şey istiyorum şifreyi çöz sonra inan sonra da gel de…













oscara_aday_hayaller(münhasıran)
 

Özay Karakuş

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Söz adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
5.9 10
(11 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
Söz Şiiri Hakkında;
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Metin Beyazlı
Mahmut Çendik
Adnan Çatalbaş
İkram Gökhan Akceb...
Nazım Kays
Tarık Özyıldırım
Avni Temiz
Ayhan Duruk
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Ahşap pencere (İbrahim Yılmaz)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Otopsi (Odisseus Elitis)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Söz Şiiri - Özay Karakuş

Antoloji.com
03.09.2014 02:44:03  #.234#
[1853660]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1853660 ##29219