FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SOLUCAN Konulu Şiirler - solucan Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "solucan" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "solucan" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. solucan Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

153  

TESELLİ MADALYASI

Kalemimin ucunun yasal kımıldanışları
değildir bu şiirler; ben iflâh olmam.
Sözüm ona iflâh olmuş bir toplumda,
söylediklerim ve konuştuklarım,
yanlış işler yapan,
olmayacak ara caddelerde dolaşan,
ama ekmeği için dolaşan,
yine sözüm ona
ayıp işlerle gününü gün eden,
bir kadının yaşantısına benzer.
Özdeşleşir;
kalemimin ucunun kımıldanışları
........... devamı >>
 
Gürbüz Öztürk
    
    
    

154  

HASTALIKLI RUHUM, HASTA BEDENİM

Hastalıklı ruhum, hasta bedenim
Dört köşe duvarlar, sonsuzluğa uzanmış
İnsansız çağların buzullu kıyılarından
Soğuklarla bezenmiş
Kirli yüzlerin gölgesinde kalmış
Bir parça ekmek, bir yudum su
Hastalıklı ruhum, hasta bedenim
Toprağın neminde solumuş
İnceden kıvrımlarındayım
Minik solucan yatağıma tırmanmış
Kanayan yaramı sarmış
Perdelerin siyahında
........... devamı >>
 
Ahmet Cemil Atay
    
    

155  

AŞK YAMA TUTMAZ YÜREK USLANMAZ -yeni-

Kimi iner gönül mahzenlerine
İçer yıllanmış aşklardan sarhoş olur
Kimi çıkar akıl merdivenlerinden
Bilimle yürür bilimden de öte
Kimi kurt gibi parçalar kendini bile
Kimi delirir kapılır kendi seline
Kimi sever köküne kadar içten yürekten
Her şeyini verir cömerttir Tanrı’dan bile
Kimi şımarıktır sanki doğuştan
Yırtıktır ar zarı sonsuzdur arsızlığı
Kimi de kibirlidir şeytandan bile
Kimi gelin olur acılara dertlere
........... devamı >>
 
Celal Aksu
    
    
    

156  

HESAPLAŞMA

HESAPLAŞMA



Yıldızların seyrine, çıktım sessizce dün,
Duydu ayak seslerimi umacı kadın.
Kokudan mahrum kalmış, âmâ solucan gibi
Almadım almadım ne kokusun ne tadın.
Akıl baştan gitti, bir nefeslik can gibi,
Bedenim nara kaldı, son nefes, yine adın.
Can bedende, beden canda emanet,
Koptu artık koptu, kızıl kıyamet.

Zavallı halimle kafa tuttum rüzgara,
Açmıyor kanatlarım, havalanıp uçamam.
Çekiyorum beynimi bir amansız hesaba,
Beş etmiyor işte bak; iki erik, üç elma.
Bir gariplik yok mu ki? Bakınız bu hesapta.
Güya üç ile iki, beş ederdi kitapta.
Hesaplarım alt-üst oldu ne çare!
........... devamı >>
 
Ömer Celep
    
    

157  

KAYBETTİĞİM PATİKA

Çocukluğumu geri verin!
Kavgaları
Sevinçleri
Oyunları
Geri verin tüm dünleri
Çaldığım erik
İşediğim dere
Güttüğüm inek
Nerdesiniz?
Yavru serçe
Yaralı güvercin
Kıyamadığım misketlerim
Geri gelin
Bana incir dalında bir kitap
Tütün bahçesinde ayna olun
Dünden beslediğim hayaller
Memelerini okşadığım kızlar
Çayırda bıraktığım ilk sigaram
Ormana sakladığım kuş lastiğim
Çamurda kaybettiğim geri dönün!
........... devamı >>
 
Abdi Kadir Birinci
    
    
    

158  

GÖRMEK İSTERMİSİN TANRI'YI?

Görmek ister misin Tanrı'yı,
Kendine ve çevrene bak.
Kim şekillendirdi,
Kuşların gagalarını,
Avlanmalarına göre?
Martılar nasıl yüzebiliyorlar?
Gözleri yok yarasanın,
Sinyallerle yolunu buluyor.

Büyüleyen renklerle,
Çiçekleri kim boyadı?
Korumak için,
Nereden geldi dikenler?
İnsanlar seyretsin koklasın,
Koparmasınlar diye?
Bitkiler çiçekleriyle
Sürdürür neslini.
Nereden bilirler,
Çiçek açacakları zamanı?
........... devamı >>
 
Süheyl Türkoğlu
    
    

159  

BIRAKMAK KENDİMİ YANINA

Bırakmak kendimi yanına
Gökyüzünden geçen kuş tayyare kadar bile olsa, ne fark eder? .. Çöplüğünde eşelenen topal tavuk, elbet ondan evlâdır! ..
*
Gider birileri...
Çünkü, gitmesidir gereken!
Kalmak; kalabileceğine inanmakla başlar...
Kalmak ise savaştır. Savaşçıya örnek; Osman'dır. Hani geri dönen ve düşmüş başını alıp, koltuğunun altına sıkıştıran Genç adam! ..
*
Sor şimdi kendine; sen, onun için nimet misin, külfet mi? ..
Arkada kalan yarısını dürüp, kendi yârına gidiş hangi adımlarla yapılır? ..
Ve hangi adamlar tarafından yapılır? ...
*
........... devamı >>
 
Muammer Erkul
    
    

160  

BÖCEKLER KENTİ İMPARATORU / ÖYKÜ

_____________________* ölürken

Neden olduğunu tam bilemiyorum, saatini de. Sanırım yuvarlandığım küçük bahçenin en gözden ırak köşesinde haklı gerekçelerimin parantez başlarını meze yaparak, fasılasız sarhoşluğuma kanat açtığım, sıra dışı birikimlerimin gözlerimden alev gibi fışkırdığı ve henüz terlemeye başlamadığım bir andı. O boncuk gibi terlerimi henüz dökmeye başlamamıştım. Belki tam o an kendimle sevişmeye zorlansam durumu bir defalık kurtaracak ve ölmeyecektim.
Kolumu dirsekten dayadığım, bir kere göz gezdirildikten sonra artık okunmasına gerek kalmadığına inanılan günlük ucuz gazetelerin üzerine serildiği beyaz plastik masadan boşluğa düşüyor gibi oluyor ve yere yuvarlanıyorum. O ana kadar oturduğum beyaz plastik sandalye de benimle beraber geliyor. Başımı ne olduğunu göremediğim sert bir cisme çarpıyorum. Ve sıcak bir esinti geliyor alnımdan aşağı doğru, gözlerimin üstüne. Kan çanağı içindeki gözlerimle çimleri yer yer dökülmüş toprak zemine bakıyorum en yatay çizgimden. Ayaklarımı hafifçe oynatmaya ve hangi yaşamımın neresinden soluk aldığımı anlamaya yelteniyor ama yanıt alamıyorum. Toprak kokuyor sadece, lavanta da. Ama ayaklarımı oynatmaya yaşamım izin vermiyor. Yoksa bundan böyle yürüyemeyecek miyim. Olur mu öyle şey. Bütün kokuları duyuyorum ama ayaklarımı kıpırdatamıyorum yerinden. Peki ya ellerim …, kollarım …?
........... devamı >>
 
Cevat Çeştepe
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 17:35:38

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim