FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SIVIL Konulu Şiirler - sivil Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sivil" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sivil" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sivil Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

537  

SAMSUN İLLER SULTANI-SEV VE KORU SAMSUN'U

'SAMSUN İLLER SULTANI'-SEV VE KORU SAMSUN'U
RUHLARDA YÜREKLERDE -YAŞATMALIYIZ ONU

Tanıtalım sizlere-'Büyükşehir Samsun'u'
Asla hiç unutmayın-daima sevin onu
Karadeniz'imizin-o gerçek gururudur
Tarihlerden bu güne-yıkılmayan surudur
Yurdumuzun en şirin-özel canlı köşesi
İnsanları sevecen-daim sürer neşesi
Samsun ve çevresinde-ilk insan izlerine
Tekkeköy'de rastlanır-yaşayış sözlerine
Yapılan kazılarda-'Eski Taş Devre' ait
Eserler bulunmuştur-'Orta Taş Devri' lahit
M.Ö. 5000-sonundan başlayarak
Ege kültürü ile-ilişkili bütün halk
Kıyı gemiciliği-gelişmiş yüzyıllarca
Bu gerçek neticedir-tütmüş toplumda baca
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

538  

CALASKAL

CALASKAL

Tahsildarlık yapmak bir ayıp, tahsildarlık yapıp da para işleriyle uğraşmak iki ayıp.
Tokat ‘tan yola çıkmam, Almus ‘a kadar gelmem, borçluları tek tek bulmam, dalaklarına basa basa paraları geri almam fazla zor olmamıştı ama Almus ‘tan Tokat ‘a geri dönmem çok zor oluyordu. Öğleden sonraları kimse Tokat ‘a gitmek istemiyor, istemeyince de araç bulunmuyor, araç kalkmıyordu.
Durum tehlikeliydi ve sanki içimde, pimi çekilmiş, mandalı bırakılmaya ve iğnesi vurmaya hazır bir elbombası vardı. Bomba patlayacak, ben atomlarıma ayrılıp Tahtalıköy ‘e ışınlanacak, orada yeniden bedenlenip binbir türlü sorgu-suale binbir türlü yanıt-cevap verecektim.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

539  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 12)

Fakat bir demlemeye mahsus çay, defalarca kaynatılıp servis yapılıyordu, toplanan paraları kimlerin paylaştığı ve nasıl bir vicdanla harcadıklarına tercüme gerekmiyordu.
Bir ağacın altında, İbrahim isminde uyanık olduğunu zanneden, himmet dedeli olduğunu, hiç sormadan söyleyen, arkadaşla oturuyorduk.
Bu İbrahim’le tanışmamızda, benim için çok enteresan olmuştu, çarpıp azarlamıştım ve bir daha yakınımda dahi, seni görmeyeyim diyerek ikazda bulunmuştum.
Askerliğimizin ilk günlerinde, yemekhanede topluca oturuyorduk, benim yanıma yaklaştı, ön dişleri altın kaplama, göz rengi yeşile yakın, ilk aklıma gelen çalgıcı veya çingenemi olduğu idi.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    
    

540  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 10)

Gözlerinden uyku akıyordu zavallıların, böyle işin en can alıcı vaktinde çalışan birey, zinde ve görev bilincinde, rızkının peşinde olamazsa, başarıda o nispette zayıf olur elbette.
Böyle bir insan, o saatte gözüne ilişen önemli bir parayı bulsa, inanıyorum ki gözleri fal taşı gibi açılır, uyku falan kalmaz, bunun sebebi nedir illaki belli.
O an bulunan para, her anda kaybolur, yok olur, ter dökmeden, emek vermeden elde edilen her şey bir şekilde buharlaşır.
Dolayısıyla acıkmayan bir insan, oburluğundan eline geçen her yiyeceği, hiçbir sınır tanımadan yiyebiliyorsa, böyle bir insanın irade ve istidat duyarlığı kaybolmuştur.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

541  

SAMSUN İLLER SULTANI-SEV VE KORU SAMSUN'U RUHLARDA YÜREKLERDE- YAŞATMALIYIZ ONU

Tanıtalım sizlere-'Büyükşehir Samsun'u'
Asla hiç unutmayın-daima sevin onu
Karadeniz'imizin-o gerçek gururudur
Tarihlerden bu güne-yıkılmayan surudur
'Samsun İller Sultanı'-sev ve koru Samsun'u
Ruhlarda yüreklerde- yaşatmalıyız onu
Yurdumuzun en şirin-özel canlı köşesi
İnsanları mutludur-daim sürer neşesi
Samsun ve çevresinde-ilk insan izlerine
Tekkeköy' de rastlanır-yaşayış sözlerine
'Samsun İller Sultanı'-sev ve koru Samsun'u
Ruhlarda yüreklerde- yaşatmalıyız onu
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

542  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (6)

15
Çabası sonuç veriyordu. Husen’ın akrabalarını, nihayet odasında bir araya getirmeyi başarmıştı. Bir inanılmazı gerçekleştirdiği için, bugün ne kadar büyüklense, ne söylese azdı! Böylece; köyün en köklü kabilesinden olmanın farkını kendi adına kanıtlamış oluyordu. Varsın, onu çekemeyenler hakkını yesinlerdi. Çeşmesi ve genel tuvaleti bile olmayan bir köyde, ondan üstün adam çıkabilir miydi? Büyük adam, büyük işler yapmak için doğardı. Sağ kaşındaki sakarlık, kimde vardı ondan başka; yaratan da yaratılışta, herkesten önemli ayrıcalığını ona teslim etmemiş miydi? Toplantının ayak ucundaydı. Babasını andı hazin bir arayışla. Otuz yıl muhtarlık mührü taşıyan bir babadan kulağına küpeydi: “Odandaki misafirin ayak ucunda oturursan, tartıda başa sayılırsın...” Sakladığı seçim kartlarına bakıp hayaller kuruyordu: Rahmetli baba, şimdi sağ olaydın, göreydin oğlunu! Siyasette fırsatları iyi değerlendireceksin. Al, sana bir sandık oy! Seçmen, seçmendir; her seçmen, bir oy demektir. Gerçek isimlerini listeme almayacağım. Çünkü seçim yasakları yürürlüğe girmiş durumda. Kimler yok ki bana oy vereceklerin listesinde... Gölgelerine tahammül edemeyeceğim kişiler de var! Olsun, köy halidir. Er toplar gibi topladım ya, odamda... Şu duvara bir ayna assaydım herkes seyrederdi boyunu. Ben, muhtar oğlu, muhtar adayınız: İbrahim Sarı, yani köyün Îwêzerî’si. Sarı bıyığımla, üst köşeden izlerdim hal ve gidişinizi. Ev tarafına geçip, kendime şöyle bir baksam aynadan... Sakın ha, seçmenlerine karşı küçük düşersin! Bugüne bugün, koca bir muhtarın oğlusun. Büyük adamın oğlu, büyük durmalı. Kaşındaki işaretten utanmıyorsan bari babanın asalettinden utan, sayın adayımız! Utanıyor musun? .. Utandığını kimse bilmemeliydi. Sigaranın dumanını kapıya savurdu. Yirmi yıldan beri bu zıkkımı içiyorsun, acemi değilsin! Her biri, bir yana baş çeken bir halkın başına geçeceksin... Dağılmış bir binanın taşlarını tekrar toplama inadından vazgeçmeyen bir muhtar adayı, böyle mi sigara içer? Farz edelim ki seçildin, demezler mi, filân yerin muhtarı daha sigara içmesini bilmiyor...
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

543  

BİR YÜREK ÇEŞNİSİDİR YAŞAMAK

Yapısı olmayan ne var ki, ama en güzeli
Meyvesi sözcük, dili akıl olan ağacındır.

Havada bir şey yok, hava basık, hava asık
Ben ararım, o döner, ben yanarım, o arar.
Bir ağaç, kolları havada sanki yağmur
Duasında.
Yapısı olmayan ne var ki, ama en güzeli
Meyvesi sözcük, dili akıl olan ağacındır.
Birlikte baş koyduk, birlikte başladık
Destan gibi insanlık serüvenimize.

Gündüzleri, çözdük güneş’in uçan yelesiyle
Ya geceleri, daimî bir yıldız var tepemizde,
Havaîmavi havadan
Altın rengi teller, sırma saçtan da olabilir.
Tepemizdeki yıldızdan sarkıtılmış tellerin
Uçlarında, kapakları yaldızlı kutsal kitaplar:
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

544  

BENDEN OLMAYAN - DAMAT FERİT, DÜRRİZADE VE MUSTAFA SABRİ

Osmanlı Şeyhülislamları Listesi:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_%C5%9Feyh%C3%BClislamlar%C4%B1_listesi
Cuma, 14 Eylül 2007
Yazıyı birkaç kez dikkatle okudum...
İslamcı düşünür olarak öne sürülen, Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç 'ın, 'Sömürge olmamak' başlıklı köşe yazısına şaşırmadım, güldüm! .. İslamcı ya da önemli bölümü soldan çark etmiş liberal etiketli yazarların tarihi ne denli kolayca çarpıttıklarını bu sütunda defalarca sergiledim.
Ancak, Ali Bulaç'ın yazısı, bu alanda benzeştiği diğer kalemleri bir çırpıda geride bırakıverdi! .. Yazı, 'İslam dünyasının yüzde 80'inin 19. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın neredeyse son çeyreğine kadar sömürge olmasına karşın Türkiye ve İran'ın bundan kurtulduğu, ancak bu durumun aslında dezavantaj olduğu! ' anafikri üzerine kurgulanmış... Neden dezavantajmış? Çünkü böylelikle, sömürge olanlar totaliter yönetimlerden kurtulmuş, ancak bağımsız kalan iki ülkede totaliter yönetim anlayışı sürekli hale gelmiş! Öyle ki, bugün Mısır ve diğer Ortadoğu toplumları sivil alan ve medeni özgürlükler konusunda Türkiye ve İran'dan çok daha iyi konumda bulunuyorlarmış...
........... devamı >>
 
Akın Akça
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 17:01:10

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim