FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SIVIL Konulu Şiirler - sivil Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sivil" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sivil" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sivil Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

YB-47 DÜN…

Dün,
O kadar işim çoktu ki,
Bir çok işi birden yaptım..

Yaşadıklarım o kadar şaşırtıcı ki,
Neyi, nasıl anlayacağıma şaştım kaldım..

Oğlum hasta idi,
Okula gittim,
Hastaneye izin alacağım
Gördüğüm her zamanki gibi
Çok farklı değil zamanımızdan
Geçen günler değiştirmemiş
Çocukluğumuzda nasılsa aynı

Oradan hastane,
Aman Allah’ım o ne?
Müracaat kuyrukları
Taaaaaa.. Dışarılara
Dışarılarda yılan gibi
Kıvrılmışlar yan yana
Çok şükür sağlıklıyım
Öyle bilmem pek hastane
Fazla bilgim yo o nedenle
Şaşkınım gördüklerime
İnsanlar sıralarda kavgalı
Memurlar henüz işe başlamadı
........... devamı >>
 
Mehmet Çoban
    
    
    

314  

YEŞİL YEŞİL DALGALANMAK - ELEŞTİRİ NOTLARI

İki kekeme konuşuyorlarmış.
Biri:
- Eee...na...na... nasıl... nasıl...sın... ba... bakalım, diyormuş.
Öteki de:
- İyi...iyi... iyiyim... sen... sen... na...na... nasılsın... ba...ba... bakalım, diyormuş.
Derken adamın biri, kekemelerden birine yolu sormuş. Kekeme, hiç kekelemeden:
- Önce biraz ilerden sağa sapın, demiş; sonra da doğru yürüyün...
Öteki kekeme, öfkelenmiş dostu kekemeye:
- Ulan... ulan... sen... sen... be...be... benimle... dal...dal... dalga... dalga mı, ge...ge... geçiyor... geçiyor... geçiyorsun, demiş.
Düzgün konuşmasını da beceren kekeme:
- Yo...yo... yok, demiş; ben, ben... yo... yolu... yolu... so...soran... soranla... dal...dal... dalga... geç... geçtim... sa...sadece...
........... devamı >>
 
Cevat Çeştepe
    
    

315  

HAKSIZ SAVAŞ

Hayatımın sahnesinde mavi ışığımsın,
yüreğimi aydınlatan nokta ışığıdır aşkın.
Keskin nişancısın sen.
Nokta atışı yaptı kelimelerin ve tek kurşunla dağıttı benliğimi.
Ayrılıkçı örgüt gibisin kadın.
Kendi yurdunu kurmak istiyorsun bedenimden ayırdığın ruhumda.
Seni destekleyen dış mihraklardır gözlerin.
Silahları dilin temin ediyor sana.
Silahların, bugün bütün Dünya'da yasaklanması gereken nükleer sözlerin.
Sivil duygularımı hedef alıyor her atışın.
Kalbimin en ele geçirilmez sığınaklarını vuran akıllı cümlelerin.
Benim içimde cevher yok kadınım, ne ister zülfün yüzümde savaş uçakları misali.
........... devamı >>
 
Birazbira
    
    
    

316  

----BİREYSEL TERCİH VE ÖZGÜRLÜKLER.

Toplumsal bir varlık olan insan, özgür yaşamak ve kişisel tercihlerinde bağımsız olmak ister. Fakat özgürlüğün sınırlarını birey kendisi koyamaz. Başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde biter, diğerinin/diğerlerinin özgürlüğü.
Ahlaki ve dini kurallar, özgürlüğün sınırlarını belirler genelde. Kanunlar bu kabul edilmiş ölçütlere göre yapılır.
Özgür olmak kolay değildir, aslında. Tarih boyunca Milletler başka Milletleri savaşlarda mağlup edip; özgürlüklerini sınırlandırmış, hatta katletmişlerdir. Günümüzde hala bu süreç devam etmektedir.
Kişisel tercihler de bir nevi özgürlüktür. Başkalarının özgürlük alanını daraltmadığı sürece, dilediği dini inancı, hayat felsefesini veya inançsızlığı seçmekte özgür olsa da; çoğu zaman insanlar kişisel tercihlerini içinde yaşadığı toplumun genel ahlak ve dini inançlarına uydurmak zorunda kalır. Bir gayri Müslim’in, İslam memleketinde ramazan ayı içersinde, gündüz (kendi rızası ile) açıktan yiyip-içmemesi veya saygın kişilerin bulunduğu bir yemek davetinde bazı toplumsal kurallara ve normlara uyma zorunluluğu da bir nevi özgürlüğün dolaylı kısıtlanmasıdır.
İnsan, bireysel tercihlerini toplumun genel anlayışına uydurmakta her zaman aynı başarıyı gösteremez. Bu durumda, ayıplanmak ve kınanmak kaçınılmaz olacaktır.
Toplumun yargısı her zaman doğru olabilir mi? Bazen önyargılı ve yanlış yorumlarla, bireylere haksızlık yapılabiliyor. Suçlu bulunup asılan bir insana, yıllar sonra iade-i itibar yapılması veya töre cinayetlerine masumların kurban gitmesi; toplumun her zaman doğru karar vermediğini gösteriyor.
Toplumu yönlendiren Aydınlara ve sivil toplum önderlerine çok ciddi vazifeler düşüyor.
Kişisel tercihlerinde özgür olan insan istediği dine de mensup olabilir demiştik. Katolikliği seçmiş olan bir çift; evliliğini (Katoliklikte boşanmak yasak olduğundan) ölene dek sürecek bir akitle yapar. İslam dininde, hoş karşılanmamakla birlikte; daha büyük sıkıntıları önlemek için boşanmak serbesttir. Toplumumuzun genel ahlak kuralları tek eşliliği öngörmesine rağmen; dini nikâh ile (İslam dininde çok eşlilik mubahtır.) resmi olmayan çok eşlilik fiilen devam etmektedir.
Nikâh esasen, kadın-erkek arasında bir akittir. Toplumu ilgilendirmesi; dini, genel ahlak ve çocukların hukuku açısındandır.
Toplum adına hareket ettiğini iddia eden bazıları, şahsi kanatlarıyla ve eksik bilgileriyle değerlendirme yapıp; hatalara düşmekte, düşürmektedir.
Madem özgürlük ve kişisel tercihten bahsediyoruz; bu konularda bireylere haksız baskılar yapılmamalı, öğretici olunmalıdır.
Saygılarımla
........... devamı >>
 
Ahmet Bektaş
    
    

317  

KURTULUŞ SAVAŞI ÖNCESİ ESNASI VE SONRASI DURUMA KISA BİR BAKIŞ 23

Aydınlanma ile buluşturulamayan necip halk, alternatif tercihlerden habersizdi. Tek bildiği aşina sözü inanç değerlerini kimde duyarsa, hem saygısından, hem sevgisinden, hem gönül insanı oluşlarından, onlara yöneliyor, kendisinin kurdu, kedisi oluyordu. Onlar da,halk için ne iyi ise biz yaparız! Bu memelekete komünistlik gelecekse biz getiririz! deme lüksünü; fütursuzluk ve aymazlığını gösterecektiler.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

318  

AMAN YARABBİ, SANA NE OLDU SEVGİLİ ÜLKEM.

“parası önemli değil koçum” diyordu Merzifon otogarında kirli sarı dişlerini göstererek konuşan adam.
“sen orasını bana bırak”
'yeter ki malzeme sağlam, muamelesi temiz olsun'
'elinde sarışın var mı? '

muamelesi temiz, sağlam malzemeler...


garip bir çiçek gibidir kaldırımlara düşen kanlar.
ne kadar yüksekten düşerse düşsün, garip bir çiçek gibidir.

'lavuğa kafayı bir koydum' diyordu diyarbakır otogarında siyah tesbihi elinde çeviren adam
........... devamı >>
 
Ahmet Kırmızı
    
    

319  

ELİME SİLAH DA SIĞAR

Bilinendir, içten ve dıştan işgal edildiyse bir ülke
Devlet makamları kurulduysa açıkça bir şebeke
Kalem hiçe sayıldıysa, gerçeğin közü yakarsa bir de
Elime silah da sığar, şimdilik ruhsat ile…

Yorma asilliği adiliğinle, adilik savaşılır özgür bilinçle
Denildikçe dosdoğru geliyorlar üstüne üstüne
Ev parçalatılıp, yatak odasına işaret bırakılıyor ise
Elime silah da sığar, Allah kerim denilir dahası ile…
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

320  

AİLE VE AHLAK..

BEŞ KUTSAL VE İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜ


İslam’ın hükümleri kulun Allah’a karşı sorumluluğu olarak Ubudiyet ve Uluhiyet ilişkisi kapsamında değerlendirilse de temelde Allah’ın insanın kulluğuna ihtiyacı yoktur.Allah bundan beri ve müstağnidir.Kul Allah’a olan bağlılığı ve saygısı (takvası) dolayısı ile emirleri yerine getirir ve haramlardan kaçınır olsa da temelde Allah’ın kendisine –yine insanın kendi rızası ile- yüklediği Hilafet görevini icra ve de dünya ve ahret mutluluğunu temin için bu emir ve yasaklara riayet eder.Bu emir ve yasaklara kul uyma veya uymama noktasında Allah tarafından özgür bırakılmışsa da insanın mutluluğu için bunlara riayet etmesi kendi menfaatinedir.Dolayısı ile kulluk Allah için değil kulun kendisi içindir.Bütün kainat Allah’a isyan etse bu onun yüceliğine ve kudretine zarar getirmeyeceği gibi bütün kainat ona kesintisiz secde etse –ki etmektedir- bu onun İlahlığına bir katkı sağlamaz.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 16:29:19

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim