FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SINEMA Konulu Şiirler - sinema Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sinema" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sinema" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sinema Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

KARDEŞLİĞE MEKTUP (1)

Selam, olsun. Merhaba Kardeşlik!
Aslında Merhaba diyecek de hal yok ya.
Divaneyim, nasıl olduğumu bilmezlerdeyim.
Bomboşum kardeşlik.

Anlayacağın zor geliyor; ayrılık.
İçimdeki terörü durdurmak; zor.
Dilim, dilim kesiyorlar sanki,
Kor bir demir dağlıyor, İçimi.

Zor geliyor dedim ya! kardeşlik,
Ne ipe,
Ne sapa,
Sadece zor geliyor.

Enine boyuna baksan,
bir kaba sığdırırsın ya...
Bu yüreği susturmak,
zor geliyor.
........... devamı >>
 
Fevzi Gülergün
    
    
    

594  

SANA MEKTUP 3

Sana mektup yazmanın,
Bir espirisi kalmadı inan.
Daha başka ne yapmamı istersn bilmem ki?
Eminim ki..!
Daha önce yazdığım mektupları okumadın.
Yoksa okudun da umursamadın mı?
Bir insan sevdasını,
Bir sevdalı yüreğini,
Bir yürek aşkını,
Bir aşık vefasını,
Daha nasıl gösterebilir ki?
Tutuşu el ele,
Yürümek isterdim seninle,
Atatürk Bulvarı'nda.
Bakmak isterdim sinema afişlerine,
Birlikte seçeceğimiz bir film'i seyretmek,
Sonra da Mado da dondurma yemek isterdim.
Kırmızı ışıklarda durmak,
Hatta beklemek,
Hiç içimden gelmiyor.
Çılgınca yürümek isterdim seninle,
Ankara sokaklarında.
........... devamı >>
 
Mehmet Emin Özyön
    
    

595  

YAŞASIN LAİK VE DEMOKRATİK CUMHURİYET

Ülkem çok savaştan geçti,
En büyük düşman işbirlikçilerdi
Şimdi olduğu gibi...
Atamın önderliğinde Kuvvayı Milliye örgütlenmesi ile
Hem bu yerli işbirlikçilere
Hem de düşman kuvvetlerine
Ağır kayıplar verdirilerek ve
Çok kayıplar vererek
Kanlarıyla suladılar vatanseverler bu ülkeyi
Ve yeni bir yönetim kurdular
Adı Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti

Şimdi daha iyi anlıyoruz
Laikliğin ülkemiz için gerekliliğini
Bakıyoruz şöyle din ile yönetilen ülkelere
Daha dün Sudan’da bir kadın evlilik dışı ilişkiye girdiği için
Vücudu toprak içinde
Başı açıkta 50 adet erkek tarafından taşlanarak öldürülüyor
........... devamı >>
 
Kazım Doğan
    
    
    

596  

DAR COĞRAFYANIN UFUKLARI - DÜZ YAZI

Özel ilgi alanıma girerdi çocukluğumda coğrafya. Atlaslardaki rengarenk boyalı ülkeler, mavi denizler hep hayali gezilerimin valizlerinde küçük anı etiketleri olarak yapışıp kalırlardı. Hala duydukça şaşırır, bir anlam veremem sıkça duyduğumuz “haritada yerini sorsan gösteremezler, bilmezler” türünden beyanat arası sözlere. Ben sekiz-on yaşlarında bir Türk çocuğu olarak; dünyadaki bütün ülkelerin başşehirlerini, dağlarını, ovalarını, göllerini, kıyısı olan denizlerini, karadaki komşularını neredeyse ezbere sıralarken bugünün teknolojik imkanlarını eğitim alanında üst düzeyde kullanan bir ülke çocuğunun, örneğin Türkiye’nin değil başkentini bilmek haritadaki yerinden bile habersiz olmasını anlayamam. Oysa dediğim yaşlardaki bir çocuk; aşkı, ekonomiyi, siyaseti bilmeyebilir, ilerde başına çok dertler açacak bazı duygulardan habersiz olabilir ama elinin altındaki renkli kitaplardan iki karış uzaktaki bir ülkenin çarşısında hangi ürünün satıldığını bilebilir, bilmelidir de. Çünkü çocuktaki merak duygusu, öğrenmek, bilmek isteği körleşme sürecinin kapı önünde dolaşmaya başlamamıştır henüz.
........... devamı >>
 
Cevat Çeştepe
    
    

597  

2008-BİR DEMET ORHAN VELİ LÜTFEN BUYURUNUZ EFENDİM.------08

YAŞAMAK

Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.
........... devamı >>
 
İsmail Uysal Özden Özgür
    
    
    

598  

KABATAŞ ERKEK LİSESİ YILLARIM

Önsöz:

Ayrılırken Kabataş’tan
Şiir olsun dize olsun üç yılımız
Analım her şeyi en baştan
Unutulmasın onca anımız.



Gelişimiz:

Her birimiz bir ayrı yerden gelmişiz
Islıklarımızda memleket türküleri
Karşı tepeleri ıslak gözlerle seyretmişiz
Görünmüş benzeyerek memleketimize
Karşı tepeleri Boğaz’ın
‘Karşı tepeler ardında memleketimiz’ demişiz
Demiş de ağlamışız için için.

Her birimiz bir ayrı yerden gelmişiz
Kabataş için.
........... devamı >>
 
Osman Tuğlu
    
    

599  

YEŞİL ODALARDA

1
İlkbahardan güze doğruydu.
Böyle bir mevsimde
Gözlerim yeşilin deviniminde.
Duvarların rengi, yaprakların, halının,
Çerçevenin, sergendeki mushafın, yanındaki ciltlerin
Renkleri hep yeşil.
Doğduğum bu yerler, belki yeşil diye anılacak.
Ve bu yeşillik içinde beyaz kapıdan içeri süzülüverdi.
Kapkara elleri, henüz kurumuş alınteri,
Kırlaşmış saçlarıyla besbelliydi.
***
Daha biraz önce kurulmuş sofrada üç dökülü alınteri vardı.
Birinin elleri kapkara, birinin suratı sapsarı ve ağlamaklı.
Hergünkü gibi gecikmişti.
***
Bugün binlerce sokakbaşında peynir ekmek satıcısı gibi
Nasıl da fırlamışlardı. Sayıları her gün daha da çoğalıyordu.
........... devamı >>
 
Tamer Uysal
    
    

600  

SESLER VE DARBELER - DÜZ YAZI

Düğmeyi çevirir ve beklemeye başlardık. Yeşil parlak renkli göz lambası önce kendini hafiften belli eder, sonra giderek ışıldamaya başlardı. Bizde dikey frekans çubuğunu, milimetrik hareketlerle oynatıp ses dalgalarını en doğru noktada yakalamaya çalışırdık. Sonra spikerin o hiçbir zaman uykuya yakalanmamış berrak sesi bize müjdeyi verirdi. Tam zamanında açmış olurduk. “Sayın dinleyicilerimiz, şimdi Muzaffer Sarısözen idaresindeki Ankara Radyosu yurttan sesler topluluğundan beraber ve solo türküler dinleyeceksiniz.”
........... devamı >>
 
Cevat Çeştepe
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 11:55:39

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim