FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SINEMA Konulu Şiirler - sinema Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sinema" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sinema" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sinema Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

233  

ANADOLU EZGİSİ

Tanırmısın bizi,
Bilirmisin köyümüzü.
Her evde on çocuk
Yakalarında birer boncuk
Zor ama tatlı hikayemizi
Bilirmisin.
Bulgur, un, kap, kacak
Rızık bulup karın doyuracak
Kim var bilirmisin.
Bire bir vermez kara toprak
Hep sarıdır yeşil olmaz yaprak
Yakacağımız ahbun karışımı toprak
........... devamı >>
 
Zekeriya Duman
    
    
    

234  

GİDİYORUM

gidiyorum
geç saatlerinde gelmiştim
seni sevmenin
güneşe yakalanmadan
sıyrılıyorum yatağından
yolun bir sağında
bir solunda
sarhoşluğum gözlerin
ama gitmeliyim
düşmüyorum
üstüne basıyorum sızlayarak dizlerim
sardığın tüm yaralar
içimde patlıyor
aksak adımlarla ilerliyorum

sancılı aşkların yorgun kaçaklarıydık ikimiz
sevda, bir gölgelikti dinlendiğimiz
kapılarımız bile yoktu ayrılığa aralık
ne kolay geçtin benden
yazık
ben dedim de
ne kaldıysa benden
gülüşlerim vardı eskiden
ıstıraplarımı iki dudak arasında eriten
onlar esaretin altında kaldılar,
ben çıkarken
yüzüme çizdiğin şekil
........... devamı >>
 
Yaren Bahar
    
    

235  

BİR KENT YORGUNUYDU YALNIZLIK

Soğuktu kentin sokakları
Yalnızlığın ayak sesleri,
Ses geçirmez duvarlarına sindi
Ne asfalt yollar duyurabildi
Ne parke taşlar
Ne de uzayıp giden motorlu taşıtlar
Sesler sessizliğe büründü.
Dibi olmayan bir kuyuda debelenir
Karanlık bir ormanın içinde kaybolur
İnsan dolu bir dünyada
İnsansız yaşar gibi,
Ben varım diyemeyen
Bir kent yorgunuydu yalnızlık.
Kentin bir köşesinde bekleyen
Hain bir kurt gibi,
Şeytanın cebinde taşıdığı
Bir koz gibi,
Hep kolladı boş anımızı,
Arkasına da alıp kenti
Kuşattı dört bir yanımızı.
Bir sinema dolusu insan arasında
Bile,bırakmadı yakamızı...
........... devamı >>
 
Ahmet Tığlı
    
    
    

236  

SENİ DÜŞÜNDÜM YİNE

seni düşündüm yine
saat yarımı beş geçerken
suspus oldu yüreğim
seni böyle özlerken

seni düşündüm yine
üsküdar’ın o balık kokusunu
sahilde ki dalgaların yüreğime vuruşunu
herkese inat susuşunu özledim
seni düşündüm yine
saat biri beş geçerken
kan ter oldu gözlerim
seni böyle düşlerken

seni düşündüm yine
ortaköy’de yediğimiz kumpir
ve bir parça ekmeği
bir solukta izlediğimiz o sinema filmini
bağıra bağıra küfredişini özledim
seni düşündüm yine
saat ikiyi on geçerken
kurşun değdi şakağıma
seni böyle isterken …
........... devamı >>
 
Ahmet Rıza Korkut
    
    

237  

ADAM

Koşan adam,
Yürüyen,
Kaçan adam.
Yakalayan kadın…

Bebektir o,
Çocuktur.
Garip zavallıdır.

Baba;
Koşan,
Koşamayan…
........... devamı >>
 
Aram Alzan
    
    
    

238  

NEŞE SİNEMASI

Bakkal Kürt Bekir’de bir Haydar Gazozu da bir şişe atik suyu da yirmi beş kuruştu. Mabel sakız, teneke kutularda ki bisküviler tek tesellimizdi. Gofret, cips, lolipop, kraker bisküviler şimdiki çocukların teknolojik şansı. Karpuz çekirdeğini kese kağıda yada gazete kağıdından yapılmış küllahlara koydurup Neşe Sinemasının yolunu tutardık. Salı – Perşembe kadınlar matinesi diğer günler umuma açık.
Neşe sinemasının hikayesini ermeni vatandaşımız Agoptan dinlemiştim 1979 yılında. İstanbul’daki öğrencilik yıllarında aynı evi paylaştığım Tıp öğrencisi İlyas ağabeye misafir olmuştu Agop. Kurtuluşta oturan torununun kulağını fare kemirmiş kırk gün kuduz aşısı yaptırmıştı. Aşının bittiği gün kulak fare tarafından tekrar kemirilince İlyasa akıl danışmaya gelmişti. Hamsi buğulama, kıvırcık salatası yanında rakı ile demlenme başladığında sohbet iyice koyulaştı.
Agop Reyhanlıda yaşamış. Neşe sinemasının ilk hali ermeni kilisesiymiş. Agop da bu kilisenin çancısı. Sinema ile Ziraat Bankası arasında yaşayan ermeni vatandaşlarımız buralardan başka kentlere göç edince kilise cemaatsiz Agopda işsiz kalmış. Mevzu dönüp dolaşıp fırıncı Sabit, turşucu Sabri’ye varınca gençlik yıllarında farklı dinlerden farklı inanışlardan insanların Reyhanlı’daki kaynaşması ortaya dökülmüştü.
Agop cemaatsiz kalan kiliseyi sinemaya çevirmişti. Kim bilir belki Agop şimdi hayatta değildir. Ama kiliseden dönme sinema daha sonra hamam olmuş, nikah salonu olarak kullanılmış. Tekel deposu olmuş, sakatlar derneğine sahiplik yapmış. Şimdilerde ise ekmek fabrikası olarak o yapı hala dimdik ayakta.
........... devamı >>
 
Muhib Yeşil
    
    

239  

GİDECEĞİN SÖYLENİYOR BU ŞEHİRDEN II

Oysa
Yetiyordu bir zaman
Onca kopuşa rağmen
Bir sinemanın bilet kuyruğunda sana rastlamak..
Ya da
Birbirimizden habersiz gittiğimiz
O şairin imza gününde
Senin tesadüf dediğin gerçeğe teslim olmak..

Bunlar güzel şeylerdi
Sen bu şehirde yaşarken..
Ve o an
Yüreğimde iflas ederdi ayrılık
Düşler sürümden kazanırken..

Yararı olmasa da bilmeni isterim
Bazı günler yokluğuna satıldı
Sinema salonunda oturduğun o koltuk
Ve bu duruma oldukça içerledi
Feneriyle ekmeğini kazanan çocuk...
........... devamı >>
 
Okan Savcı
    
    

240  

YALOVA KÜÇÜK BİR KASABAYDI

Takvimler, 1960'lı yılları gösteriyor,
Gazeteler başlık atıyordu.
“2 bin kişiye bir sinema düşüyor” diye.
4'ü yazlık olmak üzere 7 sinema salonu.
Kervan'da “zavallılar”
Özen”de vurun kahpeye.”
Park sinemasında da yabancı bir film…
Gazeteler başlık atıyordu.
“ Yeşilçam, Gala Gecelerini yine Yalova'da yapıyor ”diye.

Yalova küçük bir kasabaydı…
Ayda bir değil, her akşam izlerdik,
........... devamı >>
 
Faruk Kırtay
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 10:31:27

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim