FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SINE Konulu Şiirler - sine Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sine" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sine" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sine Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

233  

BİR SESTİ…

Ne garip, duygularım,
Hazanı yaşken birden,
Sanını, anını, melalini,
Bilmediğim, satırdaydı.

Serdettiği inkişaflar,
Saadetin halkasıydı,
Yarının hoş ümidiydi,
Naifçe sine işliyordu.

Belli ki hiç habersizdi,
Gizeminden bir sesti,
Bir meltemdi, hoş esti,
Yüreğimi yeşertti, ekti.

Denkliğimiz hazin ki yok,
Gönlüne almak isteyen çok,
Keyif yok, şevki çok, aşk yok,
Sevilmeden sevmek, bir şok.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    
    

234  

GÖNLÜM SIZLAR SİNEDEN AKAN ACILAR!

Küskünüm işte küstüm artık feleğe
Gücüm kalmadı ki dayanacak çileye
Olsaydı kanadım terk ederdim diyarı
Gönül sızısıyla yaşardım her an firarı

Bir gün de olsa, ne zaman güleceğiz
Gönül süruruna hangi vakit ereceğiz
Sine perişan hüzünle mezar diyeceğiz
Hazan içinde neyi dinleyişte geçeceğiz

Kalmadı artık sinemde açacak bir gül
Ey Hak sen bilirsin bir gün sen güldür
Aşk hicranıyla süründür nefsimi söndür
Sevda harıyla sen bir gün beni güldür
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

235  

HAYAL ÇEHRE

sardı bir an muhalin izini
bir akşam vakti bu hayal çehre
içinde gizin kızıl rengini
doluyor yorgun, boşlukta şehre

gözlerine takılmış bir mani
değen tene titretircesine
içinde sisin üzgün halini
görüyor solgun, boşlukta sine

aldı göz göz yıldızlar şeklini
başlayan gece öncesi yine
içinde hisin bütün halini
buluyor küskün, boşlukta sahne

ay, ışık ışık doladı teni
giriyor zaman hazan vaktine
içinde şehrin muhal yerini
soruyor durgun, boşlukta tene
........... devamı >>
 
Gökhan Ulun
    
    
    

236  

ÂHIR BU DERT BENİ SİNE GÖTÜRÜR

Âhır bu dert beni sine götürür
Onulmaz yâreler em em üstüne
Feryadım işiten aklın yitirir
Gitti safa geldi gam gam üstüne

Bir dilbere meyil verdim özümden
O da bizâr oldu bezdi sözümden
İki elim gitmez oldu gözümden
Âcizim silmeğe nem nem üstüne

Yandı ciğer kebap oldu köz kaldı
Dilberlerde vefa gitti naz kaldı
........... devamı >>
 
Yakup Aydoğan
    
    

237  

SIRI BİLİNMEZ

Üç şey var ki ona güven olunmaz
Servet ile devlet birisi maldır
Yürü nesil üç yerde de durulmaz
Hayat ile yemek birisi yoldur

Altın mücevhere leke sürülmez
Alın yazın gizli sen bul silinmez
Üç şey var ki onun sırı bilinmez
Biri hak tabiat birisi baldır

Azgındır yaralar hiç de sarılmaz
Bir şey var ki koşar koşar yorulmaz
Üç şey var ki ona soru sorulmaz
Kaya ile deli birisi daldır
........... devamı >>
 
Aşık Nizami ( Nizamettin Kayacan )
    
    
    

238  

GELECEĞİM

Yüce dağlar nazlı yarden ne haber
Senin kışın engel olmuş diyorlar
Gözlerim ağlayıp dil feryat eder
Koncasını eller yolmuş diyorlar

Aylar yıllar yollarımı beklemiş
Anılarım sır diyerek saklamış
Her gün tasasına bir gün eklemiş
Teselliyi sende bulmuş diyorlar

Sevdiğimle o serinde gezerdik
Aşkımızı taşlarına yazardık
Lale sümbül nergizlerin kazardık
Bizi gören böyle nolmuş diyorlar
........... devamı >>
 
Aşık Nizami ( Nizamettin Kayacan )
    
    

239  

ON YILLIK GELİN

On yıl oldu bize gelin geleli
Hiç görmedim gözlerinde yaşını
Hep horlayıp kimse onu sevmezdi
Bebe yoktur neylelim kısırı

Köle gibi çalışmıştı daima
Yüzlerinden tebessümü gitmezdi
Tek bildiği o yarinin aşkına
Zehir sunsan alır onu içerdi

Bir haber geldi kara yasa büründü
Diller sustu sağır oldu kim göre
Kuma lafı geldi deldi böğrünü
Gelin ölmüş toprak olmuş kime ne

Meydanlara düğün dernek kuruldu
Kuma geldi baş köşeye oturdu
Onyıllık gelin bir anda kayboldu
Yürek yara sine yara ölmezmi
Ak kefene girip canı vermezmi
........... devamı >>
 
Nur Tandoğdu
    
    

240  

KÖK SALMIŞ SEVGİ

Aşıklar oyuncu olmuş, yer alır
Dünyaysa kurulmuş bir sahne
Hasret, gözyaşı, umutla kahır
Bir oyun oynanmadı böylesine
Sevilenler hep uzağa atılır
Döşlere vurulur, yırtılır sine
Sevenlere zalim davranır
Sevgi bulamayan akıldan köhne
Parmaklığın ardına salınır
Sevgiyi yürekte sarar cendere
Mil çekilir gözlere, son bakış çıkarılır
Çöl ortasına atılır biçare
........... devamı >>
 
Ali Kaybal
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 01:54:22

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim