Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SIMA Konulu Şiirler - sima Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sima" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sima" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sima Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

265  

FARKLI OLABİLMEK (HİKAYE)


Gecenin ilerleyen anlarında evdeki telaş artmıştı. Küçük kız hayretten açılmış gözleriyle seyrediyordu minnoşunun kıvranışlarını ve annesinin dualarla karnını sıvazlayışını. Minnoşun doğumu zorlaşmış, ikinci yavru bir türlü gelememişti dünyaya. Sabah ezanlarıyla birlikte beklenen yavru da merhaba dedi bekleyenlerine. Telaş ve hüzün küçük kızın sevinç çığlıklarına bıraktı yerini. Anne rahatlamış, kız boncuk boncuk bakan siyah yavruyu gülücüklerle karşılamıştı. Birden beklenmeyen bir hareket geldi Minnoşdan, yeni yavruyu temizleyip sarması gerekirken önce koklayıp sonra saldırdı, küçük kız zor aldı yavruyu elinden. Annesi de şaşırmıştı bu beklenmedik tavra. Yavrucuk korkmuş sinmişti iyice. Annesi;
........... devamı >>
 
Nurhayat Nalçacı
    
    
    

266  

ALVARLI AŞIK REYHANİ (DEVAM-23)

L
18*
Tanrı ‘m, senden bağ isterim,
Dermez isem; gel geri al.
‘Yoz bir tarla lütfet.’ Derim,
Sürmez isem; gel geri al.

‘Kaderim ta ezel.’ Dedim,
‘Sahibi Lemyezel.’ Dedim,
‘Ver bana bir güzel.’ Dedim,
Sarmaz isem; gel geri al.

Bir güzeli görüp yandım,
Uğruna aklımdan oldum,
Kendi kusurumu kendim
Görmez isem; gel geri al

Köle oldum dost babında,
Hal yok Reyhan ‘ın canında,
El bağlayıp divanında
Durmaz isem; gel geri al.
-------------------------
18* Aşığın bu şiiri de açıklama ve torum gerektirmeyecek ölçüde açık ve anlaşılır niteliktedir. Reyhani bu şiirinde kaderci yani fatalisttir ve zaten tüm Halk Aşıkları ‘nda da bu anlayış vardır. İkinci dörtlükteki ‘Ezel’ sözcüğü ‘Öncesiz’ ve ‘Lemyezel’ sözcüğü ‘Ölümsüz’ demektir ve ‘Tanrı’ nın bir niteliğidir. Son dörtlükteki ‘Babında’ sözcüğü Arapça ‘daki ‘Bab’ dan alınmıştır. ‘Kapı’ anlamındadır.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

267  

ALVARLI AŞIK REYHANİ (DEVAM-35)

35*
Yüce dağlar, seyranını ederken
Bulanmış borana-kara, gülmüyor.
Bülbül güle ermek için everken,
İkrar vermiş ah u zara, gülmüyor.

Gamlarla yoğruldu Hazreti Adem,
Arttı, eksilmedi derdi, dem be dem,
Derde bir düşmemiş görmedim, neden?
Kime baksam; bağrı yara, gülmüyor.

Reyhani bir yare olmuştur bende,
Hasreti gönlünde, kahrı bedende,
Mevsim solar güz ayları gelende,
Ulaşanlar ilkbahara gülmüyor.
----------------
35* Yüce dağlar gözler önünde gezinirken, yağmura-kara bulandığı için gülemiyor. Bülbül güle kavuşmakta ivecenleşirken, ağlamayı, ah çekmeyi pekilendiği için gülmüyor. Hazreti Adem bile üzüntülerle yoğruldu ve üzüntüleri zaman zaman hep arttı, hiç eksilmedi. Ben O ‘ndan bu yana dertsiz insan görmedim ve neden böyle olageldiğini bilemiyorum. Çünkü; kime baksam; bağrı yaralı, gülemiyor. Reyhani bir sevgiliye kalkıp köle olmuştur. Gönlünde O ‘nun özlemi ve bedeninde O ‘nun yaralamalarının izleri var. Sonbahar gelince; mevsimin bile yüzü sararır, ilkbahara ulaşanlar bile sevinemez ki; sevinebilsin.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    
    

268  

SULH DUYUSU

Televizyonda eski Türk filmleri,
Siyah-beyaz.
Renkler solgun ve sararmış yapraklar
Koşa koşa gelen baharı müjdeliyor dışarıda
Uça uça, döne döne pervaneler,
Yağıncaya kadar kadar
Rüzgârla savrulur saçlarım,
Sonra film biter.

Küçük çocuk oynuyor başımda,
Şiirlerime ve yaşantıma sinmiş virüsler,
Aklımda karamsar tablolar ve başımda yangınlar;
Yeni soğumuş ceset içimi ürpertti,
Ne zaman doğmuş, ne yaşamış, kim öldürmüş?
Kim atmış sokağa bu soğuk bedeni?
Üstünde gazete yaprakları! ...
Polisler, ambulanslar...
Sonra film biter.
........... devamı >>
 
Rıfat İlkaya
    
    

269  

DURMUŞ

(Not: 'Ra ho? ' adlı piyesimden bir sahnedir)

Şima:

Sene,
binüçyüzaltmışaltı,
Piçik ormanında,
yaparken kahvaltı,
seksen gün,
yalnız kaldık,
ve aharında yanımıza,
bir 'Kirukli' aldık,
Kirukli'nin adı;
Durmuş idi,
azacık yine k.tü yere,
vurmuş idi,
Zühtü emmim dedi ba'a:
'Bu Kirukli'nin k.tü yere,
çok yakın,
şerri belli olmaz,
fazla yaklaşma sakın! '

'Huyunu,
suyunu,
bilene kadar,
Durmuş'a hiç iş vermiyelim,
akşam yatsın,
sabah kalksın,
bir müddet,
lüzümsuz işlere baksın'
........... devamı >>
 
Hüseyin Avni Çakıroğlu
    
    
    

270  

KENDİMİ ARARKEN

Hislerim yine yalnız bir gecenin içindeydi.
Zifiri sakin sokaklarda eğliyordum kendimi.
Kendimi arıyordum kedi misali çöplerde sanki.
Derken, derinlerden bıçak gibi bir hıçkırık sesi geldi,
Kendini kaybetmiş Dolunay’ın ışınında beliren sima,
Çıkmaz sokağın son taşının üzerindeydi.

Elinde açılmamış bir şarap şişesi,
Bebek gibi kollarının arasındaydı.
Sanki elindeki dünyanın son şarabıydı.
Kafası bir milyonluk bir ayyaş gibiydi.
Birden yanına sinmiş buldum bedenimi.
........... devamı >>
 
İlhan Sağ
    
    

271  

YAŞLI BEY'EFENDİ

Hazırlık tamam yola koyulma vakti.....
Öyle uzun bir yol olmayacak ama tek amaç çabucak o dostluklara ulaşmak.
Biri gelmiş 65 ine görmediği şey yok,diğeri kalan ömür talibi; yaşar giderim diğeri gibi Diyor,diyor da nasıl yapacağını bilmiyor.
Birkaç çocuk eşliği süren yaşamın aldıkları, yine yaşatırken verdikleri.
Tıpkı doğmak ve ölmek gibi bir gerçeğe sıkıştırmış,tüm geri alış nedenlerini.
Şimdi ise kimsesiz bu iki kişi tıpkı ilk günkü gibi.....Yalnız ikisi..
........... devamı >>
 
Songül Uludoğan
    
    

272  

KATRAN

KATRAN



ı.veda neziri


sözün harfi bağışlamadığı yerden geldim
sabır telkin eden ayaklarımı unutup
taşın ve suyun uzağına geldim
oysa erkenmiş daha
ceplerimi sökerek ayrıldığım kendimden
ne kadar uzak düşsem
çeşmeler yine susacakmış yüzüme
geç oldu ama bunu da bildim:
yarıldı aklımın serinliği
herkes bir nehrin dalgınlığıyla baktı bana
ben ey paslı sözlerin sahibi
onca zaman sonra
herkesin yalanın saçlarını okşadığı yere geldim
........... devamı >>
 
Kemal Varol
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 12:19:34

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim