TWITTER'DA
TAKİP ET
twitter.com/AntolojiCom
Antoloji.com
Ormanların Gümbürtüsü - Ahmet Güntan
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResimAntoloji.comForumAntoloji.comNedir?Antoloji.comÜyelerAntoloji.comGruplarAntoloji.com Mesajlarım
Previous Month Ekim 2012 Next Month
P Pt S Ç P C Ct
31 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3
Günün Şiiri
Herhangi bir güne ait günün şiirini görmek için takvimde ilgili yerlere tıklayın.
 
Her sabah günün şiirini e-mail kutunuzda bulmak ister misiniz? 
Email adresiniz: 
 
Ahmet Güntan bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirAhmet Güntan ŞiirleriSonraki Şiir >> 

Ormanların Gümbürtüsü

artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibi kayıtsızım
yolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdüm
amacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için de hala amaçsız sayılırım
ormana karşı değilmiş gibi kayıtsızdım
ormandan çıkınca şehrin ışıkları ve ışıkların suda işaret ettiği anlamların adı olan dünya
ile karşılaştım
dünyaya karşı da kayıtsızım

"anlamıyorum seni" diyen birine kendimi anlatmak
üzere uzattığım kitap hala okunmadığı için,
bir gecenin sonunda anlatılmamak için yaşanmış
gönderilmemek üzere yazılmış bir mektuba koyarak...
mantıklı olan her şeyin nedenini aradım
nedenini aramadığım için artık yalnızca ölümü
ve aşkı seviyorum
konuşma haline gelmeyen şeyleri
susmalı ve sonra ormanın güzelliğinden söz etmeli:
"kış henüz gelmişti, kar tertemiz ve her yer
bembeyazdı"
biz de mutluyduk
kimimizin sevgilisi vardı
sevgilisi olanların üstüne bir taş duvar yıkılıyordu
taş duvar üstümüze sessizce yıkılıyordu
ses ölmüştü çünkü nedenini aramadan

sevgilim sensiz olabilmek için sokaklarda
yürüyorum
sevgilim pencereden bakıyor ve yanıma şemsiye almaya karar veriyorum
sevgilim sensiz olabilmek için durmadan "yağmur
yağıyordu" diye bir cümle tekrarlıyorum
sevgilim sokağa çıkarken şemsiyemi almayı unutuyorum
sevgilim son vapuru kaçırıyorum ve iskelenin aynasında seni ve yağmuru görüyorum
hava soğuk sevgilim, bütün gün sobayla sevişiyorum

iskelenin aynası ve aynadakilerin işaret ettiği
anlamların adı olan dünya
ki ona bakarken hayatımıza bakardık
ya da şöyle söyleyeyim:
hayatımıza bakarken sanki ona bakardık
yansıttığı görüntü bakırı altın yapmıyor artık

daha neler yapmadım seni unutmak için, neler yapmadım
aşk filimleri seyredip sonra aşksız bir dünyada
yürümek istemediğim için aşk filimlerine gitmedim
kırmızı bir fular taktım bileğime şeytan kovmak için
arabamı bütün barların önünde park edilmiş görebilirdin
barda peşimden gelen o adama, şeytan kovmak için senden
ve hemingway'den söz ettim:
"çehov da bir amerikalıdır aslında"

neler yapmadım seni unutmak için, neler yapmadım
üstünde dünya haritası olan bir uyku tulumunda uyudum
iyi şeyler gördüm rüyalarımda
sonra bir gecenin sonunda
seni öldürdüğüm için kayıtsızca
ve artık vazgeçtiğim için omuzlarımı tutan o ellerden
uzun süre yaşayıp uzun süre öldüğüm
ve mezar taşıma "ernest ve scott" yazdırdığım için
kremalı çorbalar, et yemekleri ve şaraptan bıktığım
ve durulamalık konyak da çevirmediği için sessizliği altına
"yağmur kayıtsızca yağıyordu" cümlesinin yerini
"yağmur yağıyordu" cümlesi aldı

sesi, yaralı bir kaplan gibi bağırırken bıraktım
"yağmur yağıyor" dedikçe "kış henüz gelmişti, kar tertemiz
ve her yer bembeyazdı" diyen hemingway
ki boks yaparken yazardı
ya da şöyle söyleyeyim:
yazarken boks yapardı
durmadan sesleniyor şimdi bana:
dünya güzel mi?
sen soylu musun?
sevgilin var mı? mutlu musun?
eve dönünce kahve, yemekten sonra konyak içiyor musun?
yoksa hepten mi unuttun şarabın simyasını?

yağmur hiç yağmadı ben dünyaya baktığım sürece
bakır altına dönüşünceye dek hiç de yağmayacak zaten
kayıtsızım,korkarak ormanların başıma vuran gürültüsünden
 

Ahmet Güntan

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Ormanların Gümbürtüsü adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..

 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
5.1 10
(44 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

Ormanların Gümbürtüsü Şiiri Hakkında;
Hüseyin Demircan 1: gercektende.. avrupa birliginin dayatmasi ile.. italya vize uygulamaya baslamazdan evvel.. arka bekcisi diye tabir ettigimiz.. dabancayi yaglar.. belimiz kemerine sokup.. sirkeciden trene biner.. vatikana papa vurmaya giderdik.. sonra alaman gavuru basladi vizeyi slkilastirmaya.. ginede.. miilli mac olur.. mac seyretme ayagina.. yorgan simit.. ellerimizde tahta valizler.. bir kac gunluk vize ile.. kapikuleden gececegimiz vakit.. gorevliler.. filipis marka teyibi sonuna dek acar.. ormaaanlariiin gumburtuuusuuu.. baaasiiimaaa vuruuur.. nazlii yariiin hayaaaliii.. .. turkusunu dinletirlerdi.. siz eger kacak olarak calisma niyeti ile.. gidiyorsaniz.. bogaziniza bir yumruk otururdu.. gozleriniz bugulanir.. evde acliktan carik kemiren coluk cocugu dusunur.. bir tarafta.. tomar tomar alaman marki.. mersedes araba.. gozunuzde canlanir.. bir yanda.. orman gumburtusu ve yar.. - parasininda.. alamanyasininda.. sinsilesini sulalesini der.. geri memleketinize donerdiniz.. orman demek.. guzellik demekti.. ormanin kendisi siirdi.. sairler.. karli kayin ormanlarini anlata anlata bitiremez.. .. biri gokte kusmu gordu.. ormani hatirlar.. ucun kuslar ucun.. dogdugum koye.. simdi daglarinda mor sumbul vardir.. ormanlar koynunda bir serin dere.. dikenler icinde sari gul vardir.. diye kendisi kusu deresi cicegi kari buzu tas toprak ot pusuru sisi dumani kokusu agaci ile siir olan ormanin siirini yazar.. -yalniz senin gezdigin bahcede acmaz cicek.. bizim diyarimizda bin bir bahari saklar.. sen kolumuzdan tutup.. ister bizi cek.. incinir duz caddede.. dagda gezen ayaklar.. diyerek.. orman sevgisi dile getirirlerdi.. o zaman bu kadar guzel ormani.. bir engel gibi goren.. nazli yari kaybettigi.. oicin.. icinden cikamadigi.. gumburtusu.. bortusu bocegi ormanda agliyan.. saire.. yarami sarmiya.. lokman hekim kar etmez yar gelsin ilacim o diyen saire hak verir.. ne yar imis bee.. ormana degismiyor der.. iceri yaginiz sipir sipir erir.. siir oyle guzellikte olur.. ormanini birak.. diyar diyar gez.. olacak ismi.. bulbulu altin kafes ko ah vatan der.. cali dibine konar.. orman gumburtusunden irak.. nazli yar hayali gozu onu gitmez.. gumburtu basina vurur duyar gibi olur.. geride biraktigi bas asagi indigi ormani agliyarak.. ic yaglari cozur cozur erir boyle.. siir oyle olur.. siir gonul teli titiretir.. siir yakar kavurur.. yoksa dedemde yazar.. ormandan gel ormandan.. yatirdim cam dibine can haticam diye.. bumu siir.. o dize.. bogaza yumruk gibi oturacak.. o dize.. goz pinarindan.. sicim gibi sicim gibi.. bak iste bu lazim.. bunlar cok guzel seyler cok.. heee..

0 person liked.
0 person did not like.
sinyali: ''insanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır'' demiş bir şair ve ayrıca şöyle de söylemiş.....''yürek elbet acıyor esvap değiştirirken '' değişim her zaman zordur...zihinsel değişimden daha zor olan ise duygusal değişimdir ayrıca..bu yüzden özellikle yürekle ilgili değişimler beyinle ilgili değişimlerden daha acıtıcıdır... ikinci zorluk ise, dünya var oldu olalı değişimin ivme katsayısı hiç bu kadar, günümüzdeki kadar yüksek olmamıştı... bu yüzden,geğirme gürültüsüne alışık kulakların orman gümbürtüsüne veya ''bombalara, bööö seslerine, savaş alaborasına '' verecekleri tepki farklı farklı olacaktır elbet...onlar için ''yaşamak bir tıkırtıdır, aldırmazlar'' Gibi şeyler işte..düşündükçe...

0 person liked.
0 person did not like.
mete tek: Evet bence şiir adına gümbürtü.

0 person liked.
0 person did not like.
Hüseyin Demircan 1: zenaat alt kademesi idi sanatin.. siz kabaca baltaniz ile tomrugu indirip.. dal budaktan arindiracak.. kurtlanmamasi icin kabugu soyup.. marangoz tezgahi koydugunuz vakit.. zenaatkar ortalama insan genisligi bacak uzunlugu bilmek.. binlerce yillik sirt yaslanma konforu icin.. isledigi koltugun.. alt kismi ve sirt yaslama kismini yumusak materyalle doldurma mecburiyetinde idi.. dogada en degerli materyal.. elmasin.. yontulup traslanip.. isigi en guzel verecegi.. matematiksel.. geometri bilinmeksizin.. siz onu kafaniza gore.. yuvarlak dortgen yamuk sekledemezsiniz.. sekiz onalti yirmidort kirksekiz ellialti altmisdort simetrisi saglamak.. kuyumcu iseniz o taci basa oturacak bicem o altina o en guzel deseni naksetmek zorundasiniz ki.. tum zenaatkar agiz birligi bu artik sanat oldu desin.. kimsenin veremedigi centik firca golge.. akis nota.. sanat bu.. yoksa dedemde yontar.. rasgele okuzluk karasabani camasir tokacini.. sen sanatkarsan.. ona havyan.. ona keserin.. ona muc cekicin.. ona donemini.. ona devrini tarihini kaziycan.. ona diyecek sozunu.. ona fikrini.. ona estetigin ona ruhun.. gerisi lafi guzaf.. odul dersen.. kulak cignesin pehlulun.. dedesi bi avuc fazla verimis yemi.. un dersen hocanin karakacandan unlu kim var.. sen okudun sen sevdin sen begendin sen kendine sair dedin.. sen kendini sanatkar saydin.. gerisi fasa fiso.. saygilar..

0 person liked.
0 person did not like.
sinyali: ŞEYH GALİB'in Fanusu bu şiirde nasıl bir imgeye bürünmüş...çukur olarak algılanmış şairce... yeni zamanların müthiş şiirleri var..yeni zamanlarda oluşan içsel ve içli müziği dinlemek gerek...dinlemezsek ne olur? hiç bişey olmaz ''hiç bişey olmaması'' iyi midir kötü müdür? bu da insanın tercihine bağlı tabi.. Kurgu ve bu gökyüzü bir çukurdur aslında uçaklarla yükseldiğimiz zaman anlarız mezarların hep bir elden çıkmış yuvarlak taşlar gibi dümdüz savrulup yeryüzüne oturtulduğunu buğulu bir camdan yaratılsaydı tabutlar diyorum insanların değil incir ağaçlarının omuzlarında taşınsaydı kulübelerine kadar ve o kulübeler bize bakar bakmaz kar yaşaydı her akşam üstü diz boyu ve hiç vurulmasaydı o kulübelerin kapısı yalnızca testilerde su taşısaydık beyaz bir denizden beyaz bir denize doğru ama yeryüzü bizim ellerimize bırakılmış herkeste bir başkası olan bir beyaz taş donmuş bir kartopu ilişki bu arkadaş söyle bana bu ilişki yeryüzünde kime doğru kime doğru kurulmuş bir ilişki bu MUSTAFA ATİKER

0 person liked.
0 person did not like.
Selma Ecer 1: Emeğine sağlık Şair. 100 üzerinden 61 puan.

0 person liked.
0 person did not like.
sinyali: geometri bilmeyenler bu bahçeye giremez demişti yunanlı bilge ...bugün bizim lise dediğimiz ve yunancası liceum olan ve devrin her bilgisinin ve felsefesinin tartışıldığı yere giremez demişti geometri bilmeyenler ...bu yer bir bahçeydi ve bahçeye yunanlılar liceum diyorlardı çizgi, geometrinin can yakıcı dört mütemmim temel çıkış ögesinden birisidir..nokta, çizgi,alan, hacim... çizgi ve kırmızı çizgi..redborder veya redline kırmızı çizgi nedir? sorusunu tartışıyor aslında baştan başa şiir.. nokta ve küre aynı şeydir geometride...alanın 360 derece açısı daire ile temsil edilir..hacmin katı açısı vardır..katı açı 360 derece ise küre ile temsil edilir..hacimler evrene sonsuz tane 360 derece ile bakar..insan bedeninin arayüzü,tenimiz yani, evrenle sonsuz tane 360 derece ile buluşur.. tenimiz evrennle maddesel arayüz oluşturur..interface diyelim de iyice bir entelektüel olsun.. işte insan bedeninin evrenle kırmızı çizgisi tenidir..ancak insanın birde tensel olmayan hacmi vardır..ruhu diyelim , bilinci diyelim adına ne dersek diyelim bu hacmin evrenle arayüzünün sınırlarını tarif insanı aşmaktadır.. Şiir işte tam da bu noktada yazılmış...ruh veya bilinç evreni kaplama ve içine alma arzusundayken beden bu gidişe frenleme etkisi yapmaktadır.. Bir şulesi var ki şem i canın fanusuna sığmaz asumanın demiş şeyh galip bu can denen mum'un , bir ateş sünüşü , bir alev buklesi var ki, gökyüzü dediğimiz sonsuzluk dediğimiz, fanusa, saydam mahfazaya sığmıyor.. peki nedir o halde insan için ve insanın düşünce harasındaki en hızlı ,müthiş binit olan duygusunun, at biiin !!! komutunun mücessem hali olan şiirin kırmızı çizgisi.. şiirin kırmızı çizgisi yoktur... atlı bindi gitti ona..atlıyı görenler için göz veya dürbün veya teleskop kadar bir sınır mahkumiyeti var..şiirin kendisi sınırsızken , algısı sınırlı... algı sadece okurda değil..şiiri rüyada atlı bir yolculuk olan yaşayan şair içinde rüyanın yani şiirin dışına çıkınca elinde bir algısı kalır.. algıların sınırından söz etmektir zaten şiiri yorumlamak...

0 person liked.
0 person did not like.
Naime ERLAÇİN: Aşk da tek kişilik, ölüm de… Doğru söyler şair. İkisi de kaçınılmaz, ikisi de kader, ikisinden de korkar ama ikisini de yeri geldiğinde severiz… Ama şiir bundan ötesini söylüyor bana. Ormanların güzelliğini mi, şehrin ışıkları ve dünyanın karmaşasını mı, hangisini seçmeli? Ormanların sessizliği bir gümbürtüye mi dönüşüyor zamanla? Gerçek ormanlardan çıkıp kentsel ormanlara mı giriyoruz? Ve giderek bundan korkuyor muyuz? Aslında ikisinde de bakırdan altın yapmak mümkün değil. Yağmurlar yağmıyor artık. Bu kuraklık yüreğimizi mi kavuruyor peki? Kısacası yanıtlarını bilemediğimiz sorularla dolu ve ikilemler içerisinde kendini tamamlıyor hayat. Şiirdeki “sevgili” motifi bir bahane… Sorular hayata karşı gibi geliyor bana ve derininde acı yatıyor… Hüzünlü, karamsar, kimi zaman isyankâr, fakat ironik bir yaklaşım ve alaycı bir tavır da görüyorum: Bunca şair/yazar yazmış da ne olmuş? Kim neyi çözebilmiş? Çözebilmiş olsalardı eğer, Scott Fitzgerald bunalım geçirir miydi, Ernest Hemingway kendini vurur muydu, Anton Çehov insan psikolojini deşeleyen bunca eser verir miydi? Şiire gelince, teknik açıdan benim için fazla uzun. Düzyazıya daha yakın. Ancak tek şiirle şair hakkında hükme varmak adil değil. Bu yüzden diğer çalışmalarına bakmak lazım... Neler üretmiş, şiir hakkında neler demiş. Bunlar önemli. Aslında yukarıdaki şiirden daha net anlatımları var. Şiire epeyce kafa yormuş birisi… Örneğin şöyle diyor; “Şiirin bakarak yazıldığı doğrudur, ama değişmeyene, boşluğa bakarak. Şair yaratmaz, arar ve bulduğunu hiç bozmadan yavaşça yere indirir. Şairin zamanı, bunun için, yavaş geçmesi gereken bir zamandır. Her şiir, şairini mutlaka yanında ister. Yoksa kendisi olmaktan çıkar, başkası olur, edebiyat olur, saflığını, şiirliğini kaybeder…” (A. Güntan - “İyot” kitabından alıntı, YKY, 2006) Şu manifesto ise, alaycı tavrının bir simgesi: -PARÇALI HAM MANİFESTO- 1. Şiiri yaratma, yavaşça ara. 2. İçeride değil, dışarıda - somutta. 3. Beyin kimyana ihanet etmeden bak. (Nasılsa seni kimse takmıyor.) 4. Gözlemlemediğin, dokunmadığın şeyi şiire sokma. 5. Görmediğin coğrafyaları, yaşamadığın tarihi yazma. (Kitaplardan somut bilgiyi ham olarak alabilirsin. 6. Sıfatlardan kaçın. 7. Dize kurma. 8. Kafiye yapma. 9. Söz sanatlarından sakın. 10. Gizli gönderme yapma. (Okuyucunun donanımına ihtiyaç duyma.) 11. İmgeyi bilgi vermek için kullan. 12. Tıfıl Garson’u unutma. (A.Güntan, “Parçalı Ham”, YKY, 2011) Üstü kapalı konuşmayı da seviyor. Aşağıdaki örnekler öyle çok şey söylüyor ki bize. Bozuk düzene olan başkaldırısını okuyoruz satır aralarında… “Ne kelimeler ne cümleler, ne de sözdizimi Yalnızlığını aşmak gerek söyleme’nin / Baktım, anladım, gerçek olsun dedim bu mevsim / Gri bir deniz, gri gökyüzü ve yağmur sürekli Artık sonbaharın sahibi benim nitekim…” (A. Güntan, “İlk Kan”, “Sonbaharın Sahibi” şiirinden son bölüm, YKY, 1998) “İnsanın büyüme istikameti de ağaca benzer hâkim bey/ kümbet gibi dikilir. Ne var ki ağaç sabit, insan gezegendir… Tohum ağaç olduktan sonra Kaybolmuştur hâkim bey / Gasptan korkmayacak kadar Mülkiyetten uzak…” (A.Güntan, “Toplu Şiirler, “Mahkeme Kitap”tan, YKY, 2008) Adını çok duyduğum ama poetikasının detaylarını bilmediğim bir şair. Bu yüzden derinlemesine yorum yapamıyorum. Tarafsızca bakmaya, anlamaya ve bende bıraktığı izlenimleri anlatmaya çalışıyorum sadece… Sağlıcakla kalın dostlar…

0 person liked.
0 person did not like.
Hüseyin Demircan 1: ormanlarimiz guzel yerlerdirler.. bu yerlerden gecerken guzel araba surmek gerekir.. her an bir geyik sincap veya sair cikabilir.. ormanda kus sesleri insani sair yapar.. selale sesi.. dere sesi.. ruzgar.. yaprak hisirtisi sesi.. cok guzel siir olur.. usumemeliyiz ormanda.. usutmemeliyiz.. her an kurt ayi mamut dinazor maymun cikabilir ormandan.. korumali korunmaliyiz.. baltalar elimizdeee biz gideriiiz ormaaanaaaa diye orman sevilmez.. agaca kalp cizilip.. icinden ok gecirilip.. manitanin ad kendinizin adin bas harf.. kalp altina.. ben ahu yu bu agac altinda.. ben pakizeyi burda optum yazmakla siir olmaz agac sevilmez.. orman korunmaz.. siir baska.. yasamak bir agac gibi tek ve hur.. ve orman gibi kardesce diye.. edebi metne tevdii edebilme sanatidir siir.. oyle ikinayim zorlanayim aklima geleni icimden geldigi gibi yazayim.. hic bi sey bulamadilar.. kereste tomruk vereyim... bunlar fikir bazi guzel sey.. siir olarak ekonomik degeri yoktur.. islenir emek caba sarf edilir.. okuyucu aptal yerine komaksizin.. didilir cira yapilirsa.. belki az aydinlatir.. rehber olur ic isitir.. bu birikim ile ozveri ile caba ile ask ile ruh ile mumkun.. baltalar elimizde biz gideriz ormana orman ne guzel ne guzel.. bu vesile ilede.. bu bu basyapit.. saheser gibi sozcugun naif kaldigi.. sanatkeresanat abideyi.. bu bu.. billur kalkavan ve nazmiye demirelden sonra en buyuk ovunc kaynagimiz.. kultur varligimiz orman gumburtu siirini.. gumburteuye gitmedrn.. sinei millet.. altin harf odul alkislarim tebrik.. siir bu iste masallah..

0 person liked.
0 person did not like.
uzağım: 'bütün gün sobayla sevişiyorum' :)))) şeviş şair,bana neki!?cıks cıkssss...sevişecek şey bulamayanlara iyi bir öneri bu bence...yastığı aşan bir sevişme şeklinde insanı düşünmek,geceyi sabaha erdirmek olasılığı doğurur mu gibi şeyler düşündüm ki;şimdi birileri ortaya çıkıp 'hiştttttttt' diyecek diye de korkuyorum açıkçası...hem insan ormanların gümbürtüsünden korkar mı hiç yanim...ancak ağaçların yıkılmasından korkar...yıkılan ağaçların altında yatıyorsan eğer,korkarsın tabii!..çünkü hayat tatlıdır.tarifsiz vazgeçilmezdir,korkunçtur ölüm...ölüm anında okunan dualar var ya;az korkalım ama muhakkak ölelim diye okunur...unutmak için hayatı!. ah hayat!..seni onca film şeritlerine sardılar,sinema sinema oynattılar,anlatamadılar yine...seyircinin algılama gücü yetmedi buna...benim de!.. şu duayı okuyup kaçayım en iyisi mi: Allah sopası olmayanlara sabır versin!.. :))))herkese saygılarımla

0 person liked.
0 person did not like.
Nazır Çiftçi 2: Ormanların gümbürtüsü başıma vurur, nazlı yarin hayali karşımda durur.Anonim halk türküsü vardı.Sevgi özlem doluydu. Bu şiire okuyorum okuyorum,şiirselliğin dışında,bir diyalog gibi geldi bana.Soyluluk,mutluluk, şiirin ahenginde olmalıydı diye düşünürüm. Hem ölüm hem aşk zıt kavramlar. Kutluyorum.Saygılarımla.

0 person liked.
0 person did not like.
Xalide Efendiyeva: 'artık yalnızca ölümü ve aşkı seviyorum' - çünkü aşk ve ölüm tek kişilikdir...

0 person liked.
0 person did not like.
Hüseyin Demircan 1: toplumsal baglamda carpik kentlesmenin disa vurumu olarak adlandirabilecegimiz cadde ve sokagi camur deryasi.. sokak aralari patlamis kanalizasyon borusu.. lagim kokan.. bi sehirde yasamak istemeyiz.. ayni sekilde.. catisi akan.. kokmus tahta dosemesi altinda fare sesleri gelen.. duvar oyuklarinda bocek dolasan.. rutubetli bir ev bize huzur vermez.. her zaman her yerde guzellik estetik arariz.. hic kimse.. birr gergedanla su aygiri ile.. opusmek istemedigi denli.. es seciminden.. ogluna kiz.. kizina damat ararken.. bir takim kriter belirleriz.. agzi kokuyormu.. gece horlar oglu kizi rahatsiz edermi.. isi varmi.. durumlari nasil zengin varliklilarmi.. huyu suyu karekteri nne alemde.. gibi.. insan sohbet edeceksede.. sstetik guzellik arar.. abuk subuk konusan.. anlamsiz sacma sapan.. yalan dolan.. aptalca salakca mantiksiz konusan birini kimse dinlemek istemez.. sovup sayan yuksek sesle nara atan birini kimse dinlemek istemez.. estetik olmasini edebli olmasini.. kulagi oksayan bir sesle.. kadife gibi.. ruhumuza islemesini.. yurekteki taslari.. rezonansi ile kirmasini.. bedeni sarip sarmalayip.. yaksin kavursun isteriz.. bu normal dialogta boyledir.. yazili yorumda akli basinda guzel estetik anlasilir yorum bekleriz.. gazetede.. guzel estetik kose yazisi haber sunum.. romanda hikayede estetik hos anlatim bekler.. bu alandan beslenir.. tiyatro sinemada.. yorumluyan oyuncunun.. en estetik en guzel yorumlamasini.. adile nasit gibi hos intiba birakmasin bekler.. edebiyatin diger dali nazimda.. bir karacoglan degisini en guzel en estetik en kavurucu verir neseti bagra basariz.. kisaca.. resim heykel bir yana.. karikaturde dahi estetik diyor.. duz yazida dahi estetik diyor.. her vakit her zaman estetik diyoruz.. hal boyle olunca da.. ister istemez.. kabiliyeti.. kapasitesi.. becerisi.. ortada olanlar.. hayatami kussun.. estetik ameliyatmi olsun.. dudaklarina silikonmu basalim gres pompasi ile gibi soru akla geliyor ister istemez.. hayir efendim niye hayata kussunler.. insan sesi en akustik halini.. bugulu su damlali.. mermer ile izale edilmis.. kubbe tavan yerde hos olarak cikar.. siir yazan arkadaslarimiz.. eger koklayarak goz ucu ile bakarak.. henuz ilk iki dizeden.. basligindan.. cikardiklari.. cikarttiklari.. apartuman gibi nesnenin.. estetik oldugunu olmadigini anlamakta zorlaniyorlar ise sayet.. sozunu ettigim yapida.. kendi kendilerine okusun.. evet.. guzel ve estetik diyor.. diyebiliyorlar ise.. herkesce estetik bulunacak anlami tasimiyorsa bile.. baslangic icin.. yuzde elli guzel olur bence.. cunku gonul guzeli iyiyi estetigi dengeyi.. saglikli kafa saglikli bedeni.. estetik sirin tatli guzel dili arar.. duz yazida siirde.. estetik.. standardi dunyada degismez.. isik golge oyunu.. denge.. ve parilti.. piril piril parliyacak.. gozu kamastiracak.. gonle hitap edecek.. mucevher olabilir.. sevgilinin gozunde olabilir o pirilti denizde yakamoz.. yildizda kayma bicimindedir.. yeni basliyanlar icin.. rehber.. siir ve estetik konulu yapmayi dusundugum sempozyum metninden.. saygilar.. heee..

0 person liked.
0 person did not like.
Sükûn Ve İnşirah: kendini ağaçlarla anlatmak ister insan misal koca çınar körpe filizim fidan boylu endamı servi vesaire saire ağaçların tek onların ormandaki duruşlarından çok bir bahçede bir tepede bir gökyüzü resmindeki tekil duruşlarıyla tanımlamak ister kendisini (ya da insanı)insan ne zaman biri içinden bahsetmeye kalkışsa bir ağaçtan değil bir ormandan başlar söze bu niyedir..bu nedir..iç karmaşa ve orman (cangıl) arasındaki imaj benzerliği midir bunda amil..yoksa mesele bu kadar basit değil midir aslında toprak gibi kokular geliyor burnuma çürümüş yapraklar gibi kokular ölüm ormana mı benzer yoksa orman yeşil değil de gri mi.. @..

0 person liked.
0 person did not like.
Sükûn Ve İnşirah: Varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza, yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki. İsmet Özel

0 person liked.
0 person did not like.
Selçuk Bekâr: Sevgili dost, elbette güzel söyledin ama bu sorunumuzu çözmüyor. Bu durumda bizler bir seçim yapmak durumundayız: Bir şiir sitesi veya sayfasında ya kendimiz 'şiir işte şuradan şuraya kadar olanlara denir' deyip sanatsal diktayı oynayacak veya her kim 'ben buna da şiiir diyorum' derse Mevlânâlaşacağız. Pekâlâ, üzerinde (aslında hudutları üzerinde) bu kadar fazla tartışmanın bulunması bu söz sanatını yüceltir mi, aşağılaştırır mı? Her iki ihtimal de mümkün olmakla birlikte muhtemelen diğerlerinden üstün kılıyor çünkü bu tartışmanın yoğunluğu bu sanata olan talebin de bir göstergesi. Aynı tartışma diğer sanat dallarında şiir kadar acımasız hiç olmamıştır. Heykel -bir şekilde- heykel, resim resim, müzik müziktir. Onlarda da tartışma benzer tartışmalar elbette var ama şiir üzerine olduğu kadar değil. Bu belki şundandır: Şiir zaten yapılan bir başka şeyle aynı alanda at oynatıyor. Bu aynı alan konuşma alanıdır. Heykel, resim, müzik yapıyorsanız insanlardan zaten zuhûr edenden farklı bir şey yapıyorsunuz, araç gerecinizi delil getirebilirsiniz o sanatla iştigal ettiğinize. Ama şiir yazıyorsanız herkesin zaten yaptığı konuşmadan farklı bir şey yaptığınızı muhtevaya dâir delillerle ispatlamak durumundasınız. Yaptığınız şey bir parkın ortasına çıkıp aykırı cümleler kurarak konuşan bir meczubun yaptığından ancak ve ancak neyi nasıl söylediğinizle farklıdır. Sanırım güçlük de burada. Sohbete devam etmek isterdim ama sabah yine yolcuyum şehir dışına. Şimdilik müsaade istiyorum özür dileyerek. Hayırlı geceler diliyorum.

0 person liked.
0 person did not like.
sinyali: ben gittim..kalanlara selam olsun...

0 person liked.
0 person did not like.
sinyali: Bana şiirin kırmızı çizgilerini çizmeye kim cesaret edebilir? istifhamını şöyle de sorabiliriz... Bana, evrenin sınırlarını kim çizebilr.. Dr Haluk Nurbakinin bir kitabında görmüştüm bunu öğrencilik yıllarımda..hesaplama yöntemleri vardı fizikçilerin.. epeyce kafa yordum ama çözemedim..zaten ben matematikte sıfır ve sonsuz gibi tanımlarında yer almamsı gerektiğini düşünüyorum..bu iki rakam özellikle bilimsel bilgiden çok felsefe ve ilahiyatın disiplinleri içinde yer almalı şiirin sınırlarından değil belki ama ortak paydalarından söz edebiliriz..objektif korelasyonlar dan yani edebiyat sanatı değil ama edebiyat bilimi de bunu yapıyor.. çünkü sanat bilim değilidr..ama sanata dair bilimsel araştırmalar vardır......yapıp yapabilidiği de bununla sınırlı zaten..bu biliminde..objektif bağıntılar kurmaya çabalamak... desek mesela...bir açılım olarak selçuk hocama

0 person liked.
0 person did not like.
Selçuk Bekâr: 'o ilk sözünden -bize malûm- olan süreçte bir kere olsun değiştirmedi' değil 'o ilk sözünden -bize malûm- olan süreçte bir kere olsun dönmedi' olacak, bunun dışında pek bir hata yok. Eh, zararsız bir şeyler söylemişiz işte. Saygı ve sevgiyle

0 person liked.
0 person did not like.
Selçuk Bekâr: Buraya mı yazmıştım, Twitter'a mı 'Manifesto kelimesi hatalıdır. İnifesto ve finifesto şeklinde ikiye ayrılmalıdır' diye, hatırlamıyorum. Sanırım Twitter idi. 'Şu benim finifestom olsun' diye devam etmiş ve bir tavrı terkimi ilân etmiştim. Ne yazık ki bir yanda insanlar defalarca manifestolarını (genellikle inifesto) yayınlarken öte yanda evren inifesto ve finifestosunu birlikte ve bir defa yayınladı, o ilk sözünden -bize malûm- olan süreçte bir kere olsun değiştirmedi. Bundan hareketle üzerinde değişiklik(ler) yapılabilenlerin -daha iyiyi gidiyor olma ihtimali her zaman var olmakla birlikte- eksik veya kusurlu olmalarının kaçınılmaz olduğunu söylersek haksızlık etmiş sayılmayız. Nihayet, inifestocular da onları başkalarının takip edeceğinin pekâlâ farkındadırlar ve o gün geldiğinde orada olmamaktan başka bir şey dileyecek de değillerdir. Bu kadar şeyi neden yazdım? Temel kavramlar -farklılaşmaları bulunmakla birlikte- genellikle pek değişmeyen kavramlardır. Vasatî örnekler karşısında iyi, kötü; güzel, çirkin tartışmaları yaşansa da güzel çiçekler yeryüzündeki hemen herkes için güzel, kötü fiiller yine hemen herkes için kötüdür. Hâsılı, sosyal rölativite fizik rölativiteden çok farklı bir şeydir. Fizik rölativite bireye göre değişirliği evrensel değişim algısına sabitleyerek aslında yine değişmezleştirdiği halde sosyal rölativite zâhiren değişken olduğunu söylediği kavramların ayrıntılarında boğuşup durduğu içir fertlere bırakarak fertlerde sabitleştirerek kararlılık durumuna aslâ ulaşıp huzûr bulamayacak. İşte böyle kavramlarımızın belki en başında aşk geliyor. Aşk nedir tartışması süregidiyorsa eğer hâlâ, onun sosyal rölatif bir kavram olduğunu söylememiz de aynı nedenle mümkün. Aynı şey şiir nedir ve hangi şiir güzel, hangisi değildir tartışması için de geçerli. Bana şiirin kırmızı çizgilerini çizmeye kim cesaret edebilir? Şiir değildir dediğimin başkalarınca şiir olması benim o türü şiir kabul etmeme değil, belki manifestoyu parçaladığım gibi bu kavramı da ayrıştırıp içinden canımın çektiği lezzeti çekip çıkarmama götürmeliydi beni. Hele bir okuyayım bakayım yazdığım bir şeye benzemiş mi. (Yazmaya devam etmezsem bu ne benzemiş ne de benzememiş anlamına gelecektir, duyururum :)

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 29 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Gülsen Çakal
Mehmed İhsan Uslu
Hatice Nayır
Mahir Toksoy
Önder Kırmızıtaş
Fatih Han Terzioğl...
Baykal Kaanalp
Ahmet Köse
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
10  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Üye Şairlerden Günün Şiiri
Ay İzi (Bahadır Özdemir)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Ormanların Gümbürtüsü - Ahmet Güntan

Antoloji.com
18.04.2014 03:13:34  #.234#
[1778547]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]