Antoloji.com
Mustafa Kemal'in Kağnısı - Fazıl Hüsnü Dağlarca
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Previous Month Kasım 2008 Next Month
P Pt S Ç P C Ct
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 1 2 3 4 5 6
Günün Şiiri
Herhangi bir güne ait günün şiirini görmek için takvimde ilgili yerlere tıklayın.
 
Her sabah günün şiirini e-mail kutunuzda bulmak ister misiniz? 
Email adresiniz: 
 
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca Fazıl Hüsnü Dağlarca bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Kitaplar  Zevkler 
Mustafa Kemal'in Kağnısı

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok.Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.
 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Atatürk, Anne, Asker, Çocuk

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Mustafa Kemal'in Kağnısı adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
7.9 10
(149 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
Mustafa Kemal'in Kağnısı Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Adalat Tenerli: gurbet ellerde mustafa kemali daha iyi anlıyor insan

10 person liked.
7 person did not like.
Arap Naci: Foks... Atatürk'ün köpeğinin adı.. biliyormuydunuz.. Köpekleri de sevdi malesef o...

6 person liked.
9 person did not like.
Arap Naci: osmanlıcıların yaptığını kimse yapmadı önder'e yüzünü okşayıp sırtından hançerlediler her seferinde kağnılar yazsın dağlarca özgürlüğe... utanmazlar utansın şiirle

5 person liked.
9 person did not like.
muhsin yener: Mustafa Kemal'in Kağnısı Yediyordu Elif kağnısını Kara geceden geceden Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar İnliyordu dağın ardı yasla Herbir heceden heceden Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik Nam salmıştı asker içinde Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü Doğrulmuştu yola, önceden önceden Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif, Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra Gecenin ulu ağırlığına karşı, Hafiftiler, inceden inceden İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti Niceden niceden Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu. Nazar mı değdi göklerden, ne? Dah etti, yok.Dahha! dedi, gitmez. Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş, Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni. Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır Düşerim gerilere iyceden iyceden Kocabaş yığıldı çamura Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar Örtüldü gözleri örtüldü hep Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden. Fazıl Hüsnü Dağlarca

7 person liked.
11 person did not like.
SEN MEVSİMİ-Sultan Yürük: Kendi soyunuzun da devamı olan bir köye geliyorsunuz... Eskiden muhteşem olduğunu bildiğiniz bu köy şu anda karmaşa içinde. Her bir diyardan çeteler, eşkiyalar basmış, milletin de bir kısmını kendilerine yardımcı bile yapabiliyorlar, bu güzelim mevkiye sahip olabilmek için. Siz yanınıza çekebildiğiniz kadar ahâli çekip bu köyü işgalden kurtarmaya ve asıl sahiplerine yurt yapmak için çaba veriyorsunuz. ... Erkekler asker olur da kadınlar durur mu? Kağnısını koşup sizlere mermi taşımaya çalışıyorlar. Yağmurda ıslanmasın mermiler diye çocukalarının örtüsünü çıkarıp mermilere sarıyorlar. Öküz hastalanıp ölüyor yolda ve kadın kendisini koşuyor kağnısına. Böyle bir zorlu mücadeleyle köyü yabancılardan kurtarmayı başarıyorsunuz. ... Şimdi sıra bu köyü imara geliyor. İlk önce bazı yeni ilkeler koyuyorsunuz önlerine. Sonra; Evleri bir bir temizleyip badana boya yapıyorsunuz. Tertemiz otursun milletim diye... Ve kendilerini doyurabilecekleri yiyecekler hazırlıyor, istifliyorsunuz kilerlerine. Ve ölüyorsunuz... ... Şimdi bu temizlenmiş evlerde oturanlardan, pişirdiğiniz yiyecekleri yiyenlerin içinden İleri geri konuşanlar oluyor... Hatta öyle ki, sizden nefret ettiğini bile söyleyerek faydalanıyor ilkelerinizden. Sizden nefret ettiğini söylerek, yalıyor parmaklarını, sofralarına temin ettiğiniz leziz yiyeceklerinden. İşte insanoğlundan bir manzara... ... Yazacaklarım bitmedi aslında ATAM. Sığdırmaya çalıştım kısaca. Söylenecek çok söz var daha çook... ... İşte kısacası bu durumdayız ATAM. ... Üzerimizde çok emeğiniz, hakkınız var. Sizinle bile emek sarfedenlerin de hakları var üzerimizde. Onca zor şartlarda, onca çabayla bizleri düşman devletlerin eline bırakmadığınız için, teşekkür ediyorum size. Yurdumuzun ebediyete kadar muhavazasını ve kadrinizi bilecek, ardınızdan dualar edecek nesiller diliyorum Rabbimden. Ruhlarınız şad olsun, mekânlarınız cennet olsun inşallah. Saygımla ve dualarımla ATAM!.. ........................................... 'Mustafa Kemal'in Kağnısı' Bu değerli şiirin şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca sizin de ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun inşallah. Saygımla ve dualarımla... Sultan Yürük

9 person liked.
7 person did not like.
Hasan Tan 1: İlk okul çocuğu mantığı ile slogan atıp da yorum yazdıklarını sananları anlayamıyorum geçekten... Ahhh hayat!! Bir beyaz kağıttan sana bakmanın imkanı yok ki; sevda kadar karmaşık ve ihanet kadar acısın..!

4 person liked.
5 person did not like.
Şemsettin DERVİŞOĞLU: ATA'mıza ve Usta'ya rahmet dileğimle. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!

5 person liked.
4 person did not like.
İbrahim Necati Günay: ULU ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜ: ÖYLESİNE SEVİYOR, ÖYLESİNE GURUR DUYUYORUMKİ,BUNU KELİMELERLE ANLATABİLMEM GERÇEKTEN İMKANSIZ. O ANCAK YAŞANIR.YEDİDEN YETMİŞE SICACIK SEVGİMİZLE KUCAKLAYIP ATALARIMIZDAN ALDIĞIMIZ BU YÜCE BAYRAĞI NESİLDEN NESİLE TAŞIYACAĞIZ. KANIMIZIN VE CANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR SÖZ VERİYORUZ.RUHUN ŞAD,MEKANIN CENNET OLSUN ULU ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK. Günün köşesine mazhar olan çok değerli şairimizinde mekanı cennet olsun. Ayrıca site yönetimini ve seçici kuruluda böylesine güzel ve duyarlı bir eseri seçtikleri için kutlarım. Saygılarımla......

3 person liked.
6 person did not like.
uzağım: O Elifler 'elif' okuyor şimdi!.. nasıl üzülmem ki!..:(((((((

6 person liked.
4 person did not like.
avukat7: malesef devrimini 80 yıl sonra daha geriye götürdü emanet ettiğin gençlik ve 12 eylül yönetimi .Devlet başkanları bile tarikat liderlerinden medet umar hale geldi gelecekmi daha karanlık

6 person liked.
3 person did not like.
Mertlerin Efendisi: Atatürkün kağnısı hiç bir zaman yolda kalmaz elifler ki bu milletin bağrında yetişmeye devam edecektir yine bir 10 kasım ve Atatürk ün değeri her geçen gün dahada anlaşılmaktadır rahmetle anıyoruz... bu necip milletin kurtuluşunda görev alan şehit düşenlerin ve Atatürkün silah arkadaşlarının ruhu şad olsun şiire gelince: bu şiiri sanırım bilmeyen yoktur şairine Allahtan rahmet diliyorum mekanın cennet olsun büyük usta saygılar

5 person liked.
4 person did not like.
Gönüleri: Elif'in vatan sevgisi,(dolayısıyla Türk'ün vatan aşkı) bu şiirle şahikalara ulaşmıştır.Fazıl Hüsnü Dağlarca Ustaya binlerce rahmet... Enver Özçağlayan

3 person liked.
5 person did not like.
Erdal Sonuç: rahmetle anıyoruz.milletçe başımız sağolsun.

5 person liked.
5 person did not like.
son söz: Şair seçimi güzel,şiir çok güzel, ama seçim bence tam isabetli olmamış. Bu gün Tür kadınını,kurtuluş destanını ön plana çıkaran bir şiir değil;Atatürk'ü bütün yönleriyle ortaya koyabilen,inkılaplarını ve bilhassa devlet adamlığına vurgu yapan,birleştirip kaynaştırıcı özelliği olan bir şiirin seçimi daha şık olurdu diye düşündüm.

3 person liked.
5 person did not like.
Esma Arcan: okul yıllarımda çok severek ve hissederek seslendirdiğim şiirlerden bi tanesi. hala okurken duygulanmamak elde değil.Atamın ruhu sad olsun onu rahmetle anıyor ve çok arıyoruz.

4 person liked.
4 person did not like.
gökdere: İstiklal savaşlarının sembolleri kağnılar, Anadolu ormanlarının,süsleri kayın meşe gürgen ağaçları,vatan sevgisi,bağımsızlık yüksek insanlık ideallerine ulaşmak için katedilen uzun ince meşakkatli yolların inançlı çilekeş yolcuları, vatan size minnettar.

5 person liked.
3 person did not like.
Ali Akar: Genede yazacağım....... Üstadın şiirini kullananlara kıl oluyorum.. Nasılsa çok ziyaretçisi var ya sayfanın hemen beleşe konup kendi şiirlerinin reklamını yapanlardan iğreniyorum..... Ve ben şahsen nasıl derler parazitler gibi ünlülerin şiirlerine kendini yamayanların yazdıklarını zırt diye okumadan geçiyum.. Bunu bir tür asalaklık olarak görüyorum.... E hadi bundan sonra da yazın......

4 person liked.
4 person did not like.
Yüksel Erentürk YILMAZ: Atamı yalnız bugün değil her zaman saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Eline sağlık büyük şair. Şiir güzel, kağnı güzel, kağnının sahibi hepsinden güzel. Böyle bir günde müsadenizle bu şiirden benden olsun Sevgili Atama. Saygılarımla CUMHURİYET KAĞNILARI Kağnılar görürüm çürümeye yüz tutmuş, Kağnılar görürüm savaştan kalma, Kurmuş kan lekeleri, Anadolu yollarının çamuruna bezenmiş, Kör kurşun saplanmış tekerleri. Kağnılar görürüm, Muhacir Ninemle aynı yaşta, Anadolu yollarında yağmurda, yaşta Taşıdı; Cepheye, cephane Cepheden; Yaralı, hasta. Kağnılar görürüm üzerinde bebek belenen, Gölgesinde asker dinlenen, Kağnılar görürüm heybetli, Milletine Hürriyet vaat eden. Kağnılar görürüm çürümeye yüz tutmuş, Seksen yıl, omzunda bir hoş seda, Kim bilir! Kucağında Cennet-i âlâya ulaştı kaç şüheda. Kağnılar görürüm, Mitralyözden çıkan kurşunların barut kokusu sinmiş, Kağnılar görürüm, Cumhuriyet ile acısı dinmiş. Cephede siper, Bebeye beşik, Kağnılar görürüm değişik. Kağnılar; Savaşın kartalı, barışın güvercini, Kağnılar bebemin süslü beşiği, Kağnılar gelin arabası, Kağnılar Hürriyetim, özgürlüğüm, Kağnılar Vatanım, var oluşum, Kağnılar bana Cumhuriyeti getiren Kağnılar benim Milli koşum... Yüksel Erentürk YILMAZ Birecik, 24 Eylül 1996

4 person liked.
3 person did not like.
bilgesu2001: çok sevdiğim bir şiir.Duygulanmamak mümkün değil.Bir kez daha Atamızı ve arkadaşlarını,bütün Elifleri ,Ayşeleri,Fatmaları,Nene Hatunları tabiki büyük şairimizi de saygıyla anıyorum.

5 person liked.
3 person did not like.
Ersal Özkan: Kıymetli İlkokul Öğretmenim Sayın Osman ÖZKAN'a… KİMSESİZ DEĞİL ATATÜRK Şimal yıldızımdın benim. Çocukluk düşlerim, paylaşma yanımdın. Ekmeğinin bir ucunu bölen, hayallerimdin sen Atatürk bakışlım. Masmavi gözlerinde dalgaları köpürten, gönüllere hitap eden. Hiç görmediğimiz denizlerde sen, bize yelken açtırdın öğretmenim. O, İlkokul öğretmenimdi benim. Şefkatli elleriyle kavrar ellerimi, yazılar yazdırırdı kara tahtaya. Fakir çocuklar ağlarlardı dizlerinde, garip insanlar sığınırdı gönül limanına. Onları severken severdim seni. Senden habersiz ben, sen olurdum öğretmenim. İsmin Osman'dı. Soyadımız ise aynı 'Özkan' akrabalığımız yoktu ama gönül bağımız vardı seninle. Yitik bakışımındın, erken dönülmeze uğurladığım babam, güzel yanımdın, çiğ düşmüş sabahlarda uyandıran. Köyden yeni gelen bir çocuk olarak, şehir bakışımındın takım elbise giyen. Özgüveni gözlerimize sen çizdin öğretmenim. Yüzümde hissederken nefesini, yamacında kolayca söktüm okumayı. Her harf sayfaya yerleştirdiğim bir tuğlaydı sanki. Yoksulluğuma inat harften evler yapıyordum. Kavgaları ayırandın sen, Sevgiyi her yerde eşit dağıtan. Hala kaçıyorsam anlamsız çatışmalardan, güzel bakan güzel görür sözlerini beynime nakşettiğin içindir öğretmenim. Kışlar, bir adam boyu kar ile gelirdi eskiden. Yem atardık aç kuşlara, kardan adam yapardık, hiç üşümezdi bir ucu eskimiş eldiven içinde ellerimiz. Kışlar, saçlarımızda donardı eskiden. Vakitsiz biterdi kömürümüz, va-kitsiz tüterdi sobamız. Velhasıl, rüzgâr yuva yapardı siyah önlüklerimizin içine. Sıcak çikolata hikâyelerinle içimizi sen ısıtırdın öğretmenim. Boynumuzu saran beyaz yaka gibi dardı imkânlarımız. Özgürlüğün özleminde sık sık koparırdık düğmelerini. İçimizi karartırken siyah önlük, başka şehirleri anlatırdın bizlere ışıkları hiç sönmeyen. Çok okursanız siz de gidersiniz derdin harikalar diyarına. Kitapları bize dost eğledin öğretmenim. Senin gölgende şekillendi hamurum. Ağzından çıkan her kelime patika yollarıma sevgi kaldırımları ördü. Aşkı bize mülk eyledin öğretmenim. Bilmem hatırlar mısın, Ümmügülsüm, yanık türküler söylerdi. Sonradan sınıfımıza gelen İbrahim ile Turgut'a boş vakitlerinde okuma çalıştırırdın. Vehbi Güneş, sol eliyle güzel resimler çizerdi. Ercüment Dinçer, deniz aşırı ülkelerin hayalinde, Murat Belge en zor problemleri çözerdi. İki Hülya vardı sınıfımızda, ikisi de çalışkan. Uğur Kandemir'in zeki olduğu gözlerinden belliydi. Mehmet Demirbaş, düzenli çocuğu sınıfın. Meltem, küçük hanımefendimizdi. Hüseyin Gürsesli, yaşından büyük laflar ederdi. Bense ayak uydurmuştum bu çalışkan sınıfa. Çalışmayı bize yol eyledin öğretmenim. Seninle tanıdık insanı, arkadaşlığı, paylaşmanın erde-mini. Küme çalışmalarında tattık 'Birimiz, hepimiz' için derken birlikte çalışmanın zevkini. İnsanca bir duruşu bize, model eyledin öğretmenim. Yarım hikâyeler anlatırdın, biz tamamlardık gerisini, sonra bize hikâyeler yazdırırdın. Doğaçlamayı o zamanlar öğrendik senden öğretmenim. Yazmaya dair gücü elimize sen sundun öğretmenim. Okuma saatlerimiz vardı bizim. Işıltılı diyarlara gittiğimiz, balonla yolculuk eder, süpürge üzerinde gezen cadılardan uzak dururduk. Ne çok ağlatmıştı Kemalettin Tuğcu, teneffüslerde kâh Simbad olur, dünyaya kafa tutar, kâh küçük kahraman asker olur, bayrağa sevdalı selam dururduk. Keloğlan'ın annesi hepimizin yoksul ve saf annesiydi. Fakirliğin tarhanasını sevdiren. Ve yaz tatillerinde askercilik oynardık, Atatürk olmak için. Atatürk gibi olmayı bize düş eyledin öğretmenim. On Kasım'larda üşürdü ayaklarım. Alkışsız törenlerde, radyodan beklerdik siren sesini, sana bakardım, sen ağlardın, düşlerinin rengiydi ulu önder, sevdalıydın Atatürk'e, hala tanımadım senin gibi yürekten seveni… Ve hala yaşıyorsan kimsesiz değil Atatürk, öğretmenim. Öğretmenliği öğrendiğim senin, yirmi beş yıl sonra buldum adresini. Acaba görebilir miyim? Acaba hatırlar mı? Sorularında… Bir bozuk yol götürdü evinin önüne. İnsanlar yaz güneşinden kaçmış, etrafta evini soracağım kimse yok. Sezgilerim hükmederken ayaklarıma, bir evin zilini çalıyorum, bahçesinde güller olan. Olsa olsa bu evdir diyorum. Taze tandır ekmeği gibi kokun geliyor burnuma. Öğrettiğin bütün duaları okuyorum, çevirme kapılarından Allah'ım, derken. Kapıyı açan gül yüzlü teyzeye 'Osman öğretmeni arıyorum.' Diyorum. Osman Özkan. Hatırlama telaşıyla bakıyor yüzüme. Çölden gelmişim, Leyla'sını arayan Mecnun'um. Burası yavrum diyor. Ama siz kimsiniz? Sevgi tarlasından su verdiği binlerce öğrencisinden sadece biriyim diyorum. Öğrencisi Ersal Özkan. İçeri buyur ederken yaşlı teyze, Yunus misali, Taptuk Emre'nin kapısındayım sanki. Eğri odun girmemeli bu kapıdan. Telaşla düzeltiyorum üstümü başımı. -Yeni köyden geldik, duş alı-yor öğretmenin diyor. Sanki yıllardır tanıyorum teyzeyi. Sorular soruyorum öğretmenime dair. Yaşlı kadın cevaplıyor, hatta sormadıklarımı da anlatıyor. Kolay değil 25 yıl sonra gelmişim kapılarına. -77 yaşında, hala okuyor, anılarını yazıyor, hiç vazgeçmedi, doğayı, insanları sevmekten, hala Atatürk'ün arkasından ağlıyor. Masasında her satırını okuduğu gazetesi, ucu açılmış; kalem ve silgisi ve kokulu tespihi ile özenle katlanmış seccadesi. Onun gelmesi ile kalkıyorum ayağa. Zaman tünelinden 25 yıl öncesine gidiyorum. Küçük bir çocuğum artık, üzerime bol geliyor elbiselerim. En uslu halimle öpüyorum ellerini, en çocuk halimle bakı-yorum gözlerine. Tanıdınız mı hocam? Diyorum. Tohumlar yerçekimine inat fışkırıyor topraktan, bahçede güller, bizi dinlemekte. Kuşlar çoktan yerlerini almış pencere pervazında. - Kaldır kafanı bakayım, diyor gözlerine. Mavi gözlerine bakıyorum, denizlere inat hiç kirlenmemiş, hala güzel, hala med-cezir dalgaları vuruyor, göz kapaklarına. Kısa süren sessizliği billur sesi bozuyor. İsmimi söylüyor yıllar sonra. Sen, Ersal Özkan'sın. - Nasıl hatırladınız öğretmenim, diye hayretle soruyorum. - Ben öğrencilerimin gözlerini çizerim, gözlerime. Ve asla unutmam, gözlerinden tanırım onları. Donup kalıyorum, öylece ayaküstü. İçimden kızıyorum kendime, çok insanlar unutmuşum çook… Demek ki hiç bakmamışım gözlerine. Meğer hala öğreneceğim varmış öğretmenimden. Ana fikrini bulmaya çalışıyorum verdiği ayaküstü dersin. Parmak kaldırmadan dökülüyor ağzımdan kelimeler. Kalbiyle bakmayan hayata, gördüm demesin asla… www.mansetgazetesi.com

4 person liked.
3 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 49 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Taner Çakıl
Emrullah Doğan
Elmas Çalış
Gülay Çelık
Cevdet Altay
Yunus Küçük
Mehmet Turgut Altı
Cafer Sönmez
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Paslı kör bir hançersin (Aynur Sultan)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Üye Şairlerden Günün Şiiri
Gecenin Koynundan ÇIK GEL (Canan Eren)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Mustafa Kemal'in Kağnısı - Fazıl Hüsnü Dağlarca

Antoloji.com
03.09.2014 05:19:02  #.234#
[69261]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

# ##