Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

SIHHAT Konulu Şiirler - sihhat Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "sihhat" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "sihhat" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. sihhat Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

409  

BORABOY / BİR RÜYA GİBİ BİTTİ (11-12 MAYIS 2007)

BORABOY ŞİİR ETKİNLİĞİ BİR RÜYA GİBİ BİTTİ

YEŞİLIRMAK ŞİİR VADİSİ GRUBU

***BORABOY ŞİİR ETKİNLİĞİ***

(11-12 Mayıs 2007)

Taşova İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Rıza ATASOY tarafından, antoloji.com kültür ve sanat portalı bünyesinde 12 Mayıs 2006 tarihinde kurulan ***Yeşilırmak Şiir Vadisi Grubu*** bir şiir etkinliği düzenlendi.Grubun birinci kuruluş yıldönümü olan 11-12 Mayıs 2007 günlerinde yapılan ***Boraboy Şiir Etkinliği*** programı, katılımcıların ve izleyicileri hafızalarında unutulmayacak renkli anılar bırakarak son buldu.
........... devamı >>
 
Ali Rıza Atasoy
    
    
    

410  

TÜRK TOPLUMUNDA ŞİİR VE ŞAİRİN YERİ

İnsanın ruhunu etkileyen sözlerin başında şiir gelir. Şiirin toplum içerisinde ne kadar önemli bir yeri olduğunu hepiniz biliriz. Şiir, toplumsal hayatın en temel öğesi olup, dilin ve insanın özüdür. Şiir öylesine apayrı bir dildir ki başka hiçbir dile çevrilemez. Bir şiirde önemli olan şey; ne söylenendir, ne de söyleme şeklidir, ne anlamdır, ne de musıki... O bambaşka birşeydir ve anlatılamaz.

Elbette ki şiirin hamuru insandır, insan sevgisidir. İnsanı anlamayan şiir yazamaz, yazsa da eksik yanı çoktur, şiir olmaz. Şiirin olmadığı yerde, şairin bulunmadığı toplumda insan da, insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir, insanı insana yaklaştırır.
........... devamı >>
 
Hikmetî Elitaş
    
    

411  

BİZE NE OLDU - DÜZ YAZI

Altı asır adalet bayrağını kıtalarda dalgalandıran bir milletin evladı olarak soruyorum bize ne oldu? Yediği üzüm salkımının ücretini dalına asan bir geçmişin sahibi nasıl olduda hortumcu oldu şaşırmadınız mı? Üç kıtaya yedi düvele özgürlük tüllendiren aynı bahçede cami-havra-kilise inşa edilmesine hoşgörü ve şefkat yağdıran bir geçmişten nasıl olduda namaz kılmanın suç olduğu bir nihayete varabildik? Ne oldu bize söyler misiniz? Elbette cevabını o büyük mazinin küllerinde arayacağız. Ki o koca imparatorluğun yükselme ve çöküş devrine göz attığımızda bu günkü halimizin ve ızdırabımızın şifasını ve reçetesini bulacağız elbette şüphem yok. Fatih Sultan Mehmed ve terbiyesini aldığı Akşemseddin ve yine Domaniç’te Hayme Ananın evladına o koca hükümdara öğütleri ve yine Şeyh Edebalinin nasihatlerine bu günlerde ne kadarda muhtacız. Bunları tefekkür ettikçe bize ne oldu sorusunun cevabı acı acı beynimde zonkluyor. Maalesef ülkemizde ne özelde nede resmi olarak bu nasihat ve terbiyeyi verecek tam anlamıyla bir kurum yok. Olanlara da irtica yaftasını yapıştırıp kapılarına kilit vuruyoruz. Elbette tasavvuf adına çıkan sahtekârlar, kalpazanlar var tabi paranın kalpazanı olduğu gibi. Fakat asırlarca tasavvuf terbiyesiyle yetişen milletimiz Mevlanalar, Yunuslar, Hacı Bektaşi Veliler ve onların yetiştirdiği nesiller sayesinde dünyaya hükmetmişler. Ve her devirde Mevlanalar vardır. Sizi fazla yormadan bir büyük erenin bizlere ve bilhassa şahsıma ve nefsime kabul ettiğim nasihatlerine kulak verelim:
........... devamı >>
 
Ömer Ekinci Micingirt
    
    
    

412  

-♥ -MAVİYILDIZINOĞLU O BİR DOST (TOPLU MESAJ)










........... devamı >>
 
Erhan Demir
    
    

413  

MUHABBET BAĞININ GÜLLERİ(YAZILARIM)

GÖNLÜMÜN DUYGU MİMARLARI
M.NİHAT MALKOÇ

Her insanın sevdiği,kendine yakın bulduğu ve benimsediği şâir ve yazarlar vardır.Onların fikirleri,üslûpları ve bakış açıları model olur sevenlerine…Daha sıcak buluruz bu kalemleri kendimize ….Tercih sebebimiz olur ruh dünyalarındaki çalkantılar,gel-gitler….Yazarken tesirleri altında kalırız farkında olmadan…Kâğıda döktüklerimiz her ne kadar orijinal olsa da onların üslûbundan izler taşır.
Sanatta etkilenme kaçınılmazdır.Hangimiz güzel bir şiir okuyup da ondan etkilenmeyiz ki? ...Tesiri altında kaldığımız eserler bilinçaltına yerleşir.Duygularımız kabarınca da ona benzer bir şeyler yazmaya kalkışırız.Ama o sadece ilham kaynağımız olur.Körü körüne taklit etmeyiz onları.Hareket noktası olur eserleri bizim için…Taklitle hiçbir yere varılamaz zaten.Taklit eser her ne kadar güzel görünse de orijinalinin yanında sönük kalır.Onun için sanatta etkilenmeye hoş bakabiliriz ama taklide asla! ...
........... devamı >>
 
Mustafa Nihat Malkoç
    
    
    

414  

GİTME

Sen gittiğinde,
...sonbahar tüm hüznü ile çöker omuzlarımın üstüne.
Yapraklar sararır birden bire,
dökülürlü omuzlarımdan kırık kalbimin
derinliklerine.
Yabancı dilde söylenen bir tangonun
anlaşılır hisleri
ele geçirir ruhumu,
sessizce...
Omuzlarıma doğru, uçurumlara kendimi feda ederim.
Göz yaşlarımın umutsuz direnişinde
seninle birlikte sensiz
sonsuzluğa düşerim.
Pencereler kapatır göz kapaklarımın önünü.
Gözlerim duymaz
olur.
Sesin zaten görülmez...
Oysa sen yankılanırsın uzaklardan
kopup gelen yüzünün izinde..
Beni bana taşıyan bin bir türlü aşk
tarifinde...
Bir koku hediye kalır sen gittiğinde...
........... devamı >>
 
Cüneyt Özdemir
    
    

415  

TIBBIN TARİHİ(1)

Bazı kesimlerce adeta dışkılarına dahi talip olunan Avrupalılar, her şeylerini bizden aldıklarının üzerine bina ederek bu günlere geldiler. Avrupalılarda Kilise her zaman bilimin önünde geçilmez bir set teşkil ediyordu. Reform ve Rönesans hareketlerine kadar bilim ve teknolojide bir arpa boyu yol kat edemediler. Reform ve Rönesans’la Kilise’nin sırtını yere getirerek papazların hayatlarındaki yaptırımcı güçlerini ellerinden aldılar ve böylece bilimin önündeki seti yıkmış oldular. İslam aleminin bin yıllık ilmi birikimlerini hızla dillerine çevirdiler. Adeta hazıra konmuşlardı. O gün bu gündür Avrupalı bilim ve teknoloji yarışında liderliği kimseye bırakmamıştır.
........... devamı >>
 
Fikret Oğuztürk
    
    

416  

YABANIL İNSANLAR – NE ÖĞRENEBİLİRİZ?

“Yabanıl insanların medeniyet görmemiş hayvanlar olduğu” alışılmış sanının aksine, genelde barışçıl ve mutlu olmaya meyillidirler. Tamamen ihtiyacın olduğu her şeyin olduğunda kavga edecek ne olur?

Mutluluk tecrübe ile anlatmak için çok zor bir şeydir, fakat insan mutluluğu için can alıcı olan şeylerin bir çoğu gözükmektedir. Uygun beslenmeye sahip olma, hastalıklardan bağımsız olmak, barınağa sahip olmak, sevgi gösteren bir topluluğun bir parçası olmak, güvende hissetmek, temiz hava ve suya sahip olmak… Yabanıl insanlar bunların hepsine ve daha fazlasına sahip.
........... devamı >>
 
Berzan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 12:52:11

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim