Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

RISALE Konulu Şiirler - risale Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "risale" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "risale" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. risale Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

57  

(BİR MİLLET FEDAİSİ:25) ESKİŞEHİR HAYATI

Isparta çevresinde gizli dinsizler derler:
“İdam edilecektir Üstad ve talebeler.”

Böylece yaptırarak menfi propaganda,
Korku, dehşet saçılır bölgenin her yanında.

Ani baskınlar ile toplatıp getirilen,
Risale ve mektuplar göz önünde dururken,

Didik, didik edilip suç unsuru ifade,
Mahkumiyete delil bulunmadığı halde,

Üstad’a on bir ay ve on beş arkadaşına
Altışar ay verildi, ceza kişi başına.
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

58  

DÖRT SAYFALIK RİSALE

Ant içinilerek
Söz verilindiği
Topraklara götürünülecek.
Sonra onlara
Ant içinilerek
Tanrı kesilinlikle
Size yarılındım
Edinilecek denilindi.
O zaman kemiklerimi
Buradan götürünülürsünüz.
Yüzülün on
Yaşında ölünülündü.
........... devamı >>
 
İsa Yazıcı
    
    

59  

(AŞK-I İLAHİ - 1) KALBİMİ KADEH YAPTIM

Ah! Seni bir bilseler, bilselerdi Sevgili,
Değil kalpler taş olsun, taşlar kalp olur idi.
Bütün nefisler Sana yönelirdi ezeli,
Sonsuz güzellikteki Cemalin seyrederdi.

Kalbimi kadeh yaptım ruhum aşkını içti,
On sekiz bin aleme sığamadım dar geldi.
Gözlerim seyran olup Cemalini seyretti,
Başka şeylere artık bakamadım ar geldi.

Hep Seninle olayım razıyım Cehenneme,
Kalbimi ısıtamaz dünyanın ateşleri.
Sensizlik zemherisi buz kestirir sineme,
Çözemez buzulları kainat güneşleri.

Kalbim özlemle geçer Senle her temasına,
Her dem bendeki Senle beni buluşturarak.
Varlıklar vecde gelir gözümün dem'asına,
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

60  

RİSALE-I

RİSALE-I (Nasılsın)

Sevgili Dilruba,
Nasılsın.
Bunun düz bir soru olduğuna inanırsan kırılırım. Bu sorum, seni baştan sonra tanımak için sorduğum gerçek bir sıra dışı bir soru. Yok sa, iyi olduğunu biliyorum. Sıhhat ve afiyettesin. Bunu görmenin mutluluğunu hep yaşıyorum. Zaten, senin iyi olmadığını hissettiğim zaman ben de iyi olmuyorum. Eğer ben iyi değilsem, biliyorum ki sen de iyi değilsin. İşte bundan dolayı kendimi iyi olmaya zorluyorum.
Dilruba,
Samimi olarak bilmeni isterim ki, sen benim için önemlisin. İsmin gibi şahsın da gönlüme esenlik veriyor. Sesin bir rüzgarın yaprakları salladığı gibi gönlümü titretiyor. Sen de biliyorsun ki, gönüller, sevdiğinin titretmesi ile ancak kendisine gelebilir. Sevmeyen insanın esenliği bulması ne kadar mümkün değilse, seven insanın da gönül titreteni olmadan esenliğe kavuşması mümkün değildir. Bundan dolayıdır ki, sen benim gerçek dilrubamsın.
Sana itiraf edeyim ki, ilk olarak ne zaman gönlümü titrettiğini tam olarak hatırlayamıyorum. Bunu affına sığınarak söylüyorum. Ama sen de takdir edersin ki, katmerleşen gönüller birden titreyemez. Nice kör kütükler vardır ki, en ılıman rüzgarların esintisine zamanında cevap veremezler. Ama nice ılıman rüzgarlar da vardır ki en kör kütükleri bile titretirler. İşte ben bundan dolayı senin ilk olarak ne zaman gönlümü titrettiğini hatırlayamıyorum. Ve gerçekten merak ediyorum ki, senin ılıman rüzgarların kör kütükleri harekete geçiren bu esintiyi nasıl kazandı. Bu yüzden benim için değerlisin, Dilruba.
Bugün seni fazla yormayacağım. Ama bana sabredebildiğin zaman aralığı içerisinde seni anlamaya gayret edeceğim. Bundan dolayı senden bir tek ricam var. Bana nasıl olduğunu tam olarak söyle ki, bana yardım etmiş olasın.
Kendine iyi bak.
........... devamı >>
 
Dilruba
    
    

61  

GÜZEL OKU

Güzel oku! Her zerrede coşkun birer mânâ var,

Derd ehline bu mânâda canlar sunan edâ var.

Vermek için parlaklığı, gamlı gönül evine,

Bir bak hele, her cilâdan üstün olan cilâ var.

Derin, güzel düşünce ile incelersen bunu sen,

Zaiflemiş ruhlar için dağlar gibi gıdâ var.

........... devamı >>
 
Hasan Feyzi
    
    
    

62  

RİSALE-4

Dördüncü Risale
04.09.2006

“BİZ” OLALIM

Sevgili Dilruba,
Mutluluğumuzu kaçıracak her türlü çekişmeden vaz geçelim. İkimiz biriz. Haklılığımız da haksızlığımızda ortak olsun. Yanlışlarımızı da doğrularımızı da paylaşalım. Paylaştıkça, doğrularımız artacak yanlışlarımız azalacaktır. Ben bunan eminim. Eğer ikimizde bunu böyle görmezsek yürüyeceğimiz yolları aşamayız.
Hangi yol çukursuz ve engelsizdir ki.
Ve bizim maksadımız, geçtiğimiz yollardaki çukurları kapatmak, engelleri kaldırmak değil midir ki… Evet, biliyorum, geçtiğimiz yollara tekrar dönme niyetimiz yok. Ama dönmeyeceğimizi kim garanti edebilir ki…
........... devamı >>
 
Dilruba
    
    

63  

ALİ KUŞÇU

(Türk – İslâm büyüğü 5)

ALİ KUŞÇU

On beşinci yüzyılda dünyaya gelmişti,
Babasının adına Muhammed denirdi.
Semerkand’ta doğdu diye söylenmektedir,
Asıl adı, Alaaddin Ali bilinir...

Babası Uluğ Bey’in Doğancıbaşısı,
Bundan dolayıdır ki “Kuşçu” anılması.
Kâdızade-i Rûmi’den dersler almıştır,
O devrin alimleri içinde yaşamıştır...

Kirman’a kaçıp orada kitap yazmıştı,
Tusi’nin eserlerini tercüme yaptı.
Tusi’nin “Şerhu’t-Tecrid’i”ni neşretmiştir,
Bunu Ebû Said Han’a takdim etmiştir...
........... devamı >>
 
Abdullah Yaşar Erdoğan
    
    

64  

(BİR MİLLET FEDAİSİ: 7) ‘KEÇE KÜLAHLILAR’

Yıl Bin Dokuz Yüz On Beş, Bediüzzaman Van’da.
Birinci Dünya Harbi başlamıştı dünyada.

Gönüllü siviller ve talebelerle kurdu,
Toplam dört-beş bin kişi, bir alay oluşturdu.

Ermeni komiteler, onlardan korkuyorlar,
Sanki kartal gibiler, koşmuyor uçuyorlar.

Hepsinin sırtlarında beyaz birer pelerin,
Hepsi ‘Keçe Külahlı’ bu kanatlı erlerin.

Onlar at üzerinde silah kullanırlardı,
Dört nal giderken bile hedefi vururlardı.
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 10:20:17

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim