Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

RISALE Konulu Şiirler - risale Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "risale" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "risale" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. risale Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

RİSALE-İ NUR’DA ALLAH AŞKI VE DİĞER MESLEKLER (DÜZ YAZI)

Allah’ın selam, sevgi ve merhameti üzerinize olsun.

Üstad Risalelerde Allah aşkını tasvip etmiyor denilir, oysaki dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, mecazi aşktan hakiki aşka dönüşümde dikkat edilmesi gereken bazı durumlar olduğunu ve bunların insanı yanlışlara sürükleyebileceğini ifade ederek ikaz eder. Yoksa Allah aşkının veya direk Allah aşkına gitmenin tehlikeli veya yanlış olduğundan bahsetmez, bilakis Risalede pek çok yerlerde kendi de kullanır ve hatta kendi kullanmakla kalmayıp birkaç yerde Allah aşkına nasıl ulaşılınabileceğini bile:
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

50  

TENKİDİN TENKİDİ..

TENKİDİN TENKİDİ VE TASSUBUN KOMİKLİĞİ

Taassup yanlış algılama ve anlayamama dahası önyargı hastalığı bu gün ümmeti bölüp parçalayan ve de emperyalizme yumuşak lokma yapan en önemli hastalıklardır.Birleştirici olan unsurlar yerine; mezhep meşrep siyaset ve tarikat taassubunu İslami algılama biçimi hatta bundan öte itikat edinenlerin düşeceği nihai durum maalesef bu olmuştur ve de bu durum uzun süre böyle devam edecek gibi görünmektedir.Esasen Müslümanlar için Kuran ve sahih Sünnet dışında bağlayıcı mutlak ittifak edilecek bir kaynak yok iken tarihi süreç içerisinde ihdas edilen bağlılıklar ve bağımlılıklar dün olduğu gibi bu günde ümmetin vahdetinin önünde en büyük engel olmaya devam etmektedir. İman edenlerin yeniden iman etmeye çağrılışlarının beklide en elzem olduğu bu nokta daha önceki ümmetlerinde vahiy atmosferinden kopmalarını sağlayan virüstür. Yahudi Hıristiyan ve diğer milletlerin sapmaları hep bu hastalık sebebiyle olmuştur.Geçmiş uluları Salih insanları ve hatta peygamberleri kul ve tebliğci olma konumundan çıkarıp değer verme ve saygı bahanesiyle olduklarının dışında birer mitoloji kahramanı haline getiren ve kutsayan zihniyet güya bu sadakatlerini onları anıtlaştırma (putlaştırma) ya kadar taşımış tabiri caizse Şeyh uçmamış Mürit onu uçurmuştur.Hz İsa’nın bile bir peygamber olarak başına gelen bu durum bağlılarını sevgide aşırıya gitme neticesinde onu ilahlaştırmaya kadar taşımıştır.Bu gün Hıristiyanlar Hz İsa’yı peygamber olarak görenleri onun gerçek kıymetini taktir edememekle suçlamaktalar.Hz peygamberden sonra Müslümanların yaşadığı süreçte budur.Peygamber ve sahabeye daha sonra büyük alim ve Salih zevata maalesef bu olumsuz misyon yüklenmeye çalışılmıştır.İnsan nefsinde bulunan bu putlaştırma virüsü bu saydığımız zevatı Kitap ve Sünnetin emrettiği ölçü dışına taşıma ile neticelenmiştir.Sonuçta ortaya atalar dini diye tabir edebileceğimiz hurafe ve mitolojinin yoğunlaştığı bir anlayış çıkmıştır.Daha sonraki dönemlerde itikadi ve siyasi mezheplerin hadis dahi uydurarak kendi mezheplerini Fırka’i Naciye (Kurtulan Gurup) ilan etme çabasının ürünü olarak bu anlayış daha da kemikleşmiş ve içinden çıkılmaz bir ayrılığın temeli haline gelmiştir.Bunu tarikat tasavvuf anlayış ve algılama biçimleri takip etmiş ve kendi içerisinde farklı birer disiplin olan bu meşrepler çerçevesinde yeni hizipler oluşmuştur.Son dönem itibariyle İslam’i değerleri ön plana çıkaran devlet olgusunun yerini laik devlete bırakması insanları daha da başı boş bırakmış bu disiplinler dışında müstakil yapılar oluşmuş her birey kendine uygun bir fikir ve ya alimin istimdadını medet eder hale gelmiştir.Bu zevat içerisinde mutlaka büyük hizmetleri olanlar olduğu halde kitlenin cehaleti daha sonraki dönemlerde bu alimlerin fikirlerini kemikleştirip Kuran ve Sünnetin yerine koyma ve en iyi alim benimkidir anlayışı içerisinde yeni hizipleşmelerin kaynağı haline getirmiştir.Bazen aynı alimin talebeleri kendi içinde 40 50 hizbe ayrılabilmektedir veya aynı şeyhin aynı şehirde bağımsız birkaç halifesi bulunabilmektedir.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

51  

• ☻ NE DERSİN ☻ •

Diyar – diyar gezer, ararız biz,
Dostlar irşadına hazırız biz,
İlim meclisinden alırız biz,
“ İlmin sultanı “ hangisi dersin?

Kurtulmak isteriz, kurtulamayız,
Hayır işi nefse dinletemeyiz,
Hele şeytanı susturamayız,
Nefs, susturanı dinler mi dersin?

Keşke, tek düşman nefsimiz olsa,
Şeytan da ona müzahir olsa,
İkisi birleşip düşmanın olsa,
Sadece saldıran bunlar mı dersin?

Sağına, soluna şöyle baksan,
Kulağın üstüne şöyle bir yatsan,
Dikkatle herkese nazarın atsan,
İnsanlar acep şeytan mı dersin?
........... devamı >>
 
Bedri Tahir Adaklı
    
    
    

52  

YA NEBİ

Kalb-i cihan hasta bitap düşmüştü
Şafi melhemini sürdün ya Nebi
İnsanlık yarası hicran kapmıştı
Azim ve sebatla sardın ya Nebi

Ak ettin çağların kara bahtını
Aydınlattın karanlığın sathını
Gönüllerde sultan gibi tahtını
Nübüvet mührünü vurdun ya Nebi

Ab-ı hayat olup kalplere aktın
Ortaçağ zihnini nurunla yaktın
Kalplere girerek tabuyu yıktın
Düşmanını darda sordun ya Nebi

Rahmet idin geldin bütün aleme
Nurun ile engel oldun zulame
Değer verdin bütün ehli ilime
Tevhitle kıyama durdun ya Nebi
........... devamı >>
 
Abdurrahman Tepe
    
    

53  

BEDİÜZZAMAN VE NUR

Bak hele asrın mütefekkirine,
Zaman zaten O’nu beklerdi,
Gelişiyle gönüllere nur serpti nur,
Bediüzzaman ve nur.

Dimağda nur, akılda nur,
Kalpte nur, gönülde nur,
Nurun alâ nur,
Bediüzzaman ve nur.

Onunla marifetullah umanına daldık,
Kâinattaki hikmetten hisse aldık,
Terakkide kemalat kesbettirdi,
Bediüzzaman ve nur.

Efendimizi bize tanıttırdı
Gönül sultanı olduğunu gösterdi,
Hakikati temaşa ettirdi,
Bediüzzaman ve nur.
........... devamı >>
 
Muhammet Yarbaşı
    
    
    

54  

DELLAL

Her asırda bir dellal
“Gelmiş “diyor tarihler!
Mirat olur dine hal,
Der; ” müceddid” tarifler!

İhya eder o dini,
Rüsva eder,”la din’i”!
Bilir münkir haddini,
Teşhir eder tarihler.

Her asırda gelmiş o!
Çok ilimi bilmiş o.
Tam mümeyyiz olmuş o!
“O müceddid”tarif der!

Ayna olmuş hak nur’a,
Sebep olmuş huzura!
Mürşit olmuş asır’a,
Bilir onu arifler!

Kur’an dellalı onlar,
Gönüllere sultanlar!
Nefret eder şeytanlar,
Böyle diyor maarifler!
........... devamı >>
 
Cihat Şahin
    
    

55  

(BİR MİLLET FEDAİSİ:37) ÜSTAD İSTANBUL’DA

Bin Dokuz Yüz Elli Üç yılının baharında,
Üstad misafir kalır bir kaç ay İstanbul’da.

‘Fırıncı’ Ağabey’in üç ay evinde kalır,
Mehmet Güleç ‘Fırıncı’ namı ile anılır.

Üstad’a sual: “Niçin, eskiden hürriyetin
Başında siyasetle çok fazla meşgul idin? ”

“Kırk seneye yakındır ki, büsbütün terk ettin? ”
Cevabı şöyledir ki, Üstad Said Nursi’nin:

“-Toplum selametine fertler kurban edilir.
Vatan uğrunda her şey feda edilebilir-.”
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    

56  

(BİR MİLLET FEDAİSİ:30) DENİZLİ HAYATI

Isparta, Kastamonu ve diğer beldelerden,
Yüz yirmi altı kişi Nur Talebelerinden

Toplayıp getirirler ve de tevkif ettiler.
Bir kaç memurla ehl-i vukuf teşkil ettiler.

Risaleler, mektuplar tek tek araştırılır,
“Siyasi içerikler var mı? ” diye aranır.

Üstad karşı çıkar, der: “Bilgisiz ‘Bilir Kişi’,
Risaleler de bunlar yapamaz tetkik işi.”

“Yüksek bir ‘Bilir Kişi’, şimdi teşkil edilsin
Ve hem Avrupa’dan da filozof getirilsin.”
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 09:28:07

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim