Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

OKSIJEN Konulu Şiirler - oksijen Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "oksijen" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "oksijen" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. oksijen Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

521  

KÜLTÜR 37 (ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ)

S132

ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
VE DÜNYA

Atatürk tüm insanlığı
Tek bir beden olarak kabul etse de
Serçe parmağa patan bir dikenden
Tüm bedenin acı duyacağını düşünse de
Kalıyor acılar olduğu yerde
Çünkü yüzlerce bedene bölünmeyi
Becerebilmiştir insanlık günümüzde.

Örneğin terörde kan gövdeyi götürüyor
Ve yanıyor ateş düştüğü yerde
Acıyı neden herkes duymuyor
İnsanlık tek bir bedense?
........... devamı >>
 
Nazmi Öner
    
    
    

522  

TEFEKKÜR

Parmağımı oynatıp baktım da boğumlara,
Boğumlarda boğuldum, kramp girdi aklıma.
Hiç akıl sır erer mi, sır dolu doğumlara,
Bir şükür bulamadım O Yüce Yaradan a..

-------Büküp boynumu dedim; Allah!
----------------La İlahe illallah!


Düşündükçe almadı, kalbim kaç kez atıyor,
Ne muazzam bir motor, kanımı pompalıyor,
Bu kadar enerji yi bu kalp nerden alıyor,
Bir şükür bulamadım O Yüce Yaradan a..
........... devamı >>
 
Necati Şimşek
    
    

523  

SÖZÜN ACZİ

Sözün Aczi


EGEMENLİĞİNİ ONLARIN KANIYLA ÇOĞALTARAK VE ONLARI AKILALMAZ BOYUTLARDA BÜYÜTEREK EN BÜYÜK YOKSULLUKLARIN ÜZERİNDE YÜKSELİYOR SALTANATLAR.

EN BÜYÜK GÜZELLİKLERİN ARKASINA SAKLANIYOR EN BÜYÜK ÇİRKİNLİKLER

EN İNANDIRICI SÖZLERLE SÖYLENİYOR, EN BÜYÜK YALANLAR

ŞEYTAN HEP İYİLİK MELEĞİ KILIĞINDA ÇIKIYOR KARŞIMIZA.BİZE EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ YAPANLAR,MUTLAK GÜZEL KONUŞANLAR, GÜZEL GÖRÜNENLER,DAVRANANLAR DEĞİL Mİ.
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    
    

524  

UMURUMDA DÜNYA

yeşermek, filizlenip büyümek, yaşlanabilmek...
aşka kusur eden, sevileri sönük
bahtlarını yüzleri gibi karartanlara
gel kaderim ol da mı demeli?
yüzleri gibi kirletenlerin rahatlığı
çevremizi boğarken
dünya yörüngede ne kadar dayanacak ki?
insanın ahlak boyutuna
dünya yörüngesi bile zayıf...
zayıfa saldır onuruyla mı bekleyip seyredelim?
insan güçlü evet...
ama doğa zayıf, çocuklar, hayvanlar zayıf,
sular temizlemeye yetemiyorlar,
biz insanlar daha güçlüyüz tüm yaratılıştan...
gücü hem yıkmak için kullanacak kadar insanız
hem nefes, soluk keseceğim demeye güçlü...
Allah mı? bilmem?
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

525  

ERMENİ

Türk dostu ermeni Edward Taşçı yoğun bakımda
'Benim ailem 70 milyonluk Türk milleti' diyen ermeni asıllı Türk dostu Edward Taşçı Jewish Medical Center'de tedavi ediliyor.
NEW YORK - Ermeni soykırım iddialarına karşı hayatı boyunca Türklerin yanında yer alan Ermeni asıllı Türk dostu Edward Taşçı, New York'ta kaldırıldığı hastanede komaya girince yoğun bakıma alındı. Yakınlarından edinilen bilgilere göre, iki böbreği de çalışmayan 72 yaşındaki Taşçı, geçen cuma günü aniden fenalaşınca, Long Island Jewish Medical Center'a kaldırıldı. Önceki gece oksijen maskesinin düşmesi sonucu bir süre nefes alamayan Taşçı'nın beyninde hasar meydana geldiği ve bunun sonucunda komaya girdiği kaydedildi. Halen yoğun bakımda bulunan ve hayati tehlikeyi atlatamayan Taşçı'nın durumunun kritik olduğu ifade edildi. New York ve çevresinden Türk dostları hastaneye akın ederken, yıllarca katkıda bulunduğu Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu'na da (TADF) sayısız geçmiş olsun mesajı geldiği kaydedildi. Son 20 yıldır TADF halkla ilişkiler direktörlüğünü yürüten Taşçı, Osmanlı Ermenisi bir anne-babanın oğlu olarak Amerika'da dünyaya geldi. Bütün yaşamı Amerika'da geçmesine rağmen kendi gayretleriyle Türkçe öğrenen Taşçı, 'vatanım' dediği Türkiye ve Türk kültürü sevgisiyle tanınıyor. Başta Ermeni lobileri olmak üzere, ABD'de Türkiye'yi karalamaya çalışan tüm gruplara karşı hep Türk tezlerini savunan Taşçı, özel hayatının her kesimine de Türkiye ve Türklük sevgisinin izlerini taşımakla biliniyor. Otomobilinin plakasını bile 'Vatan' olarak seçen Taşçı, sürekli olarak ay-yıldız şeklinde kolye takıyor. Her yıl hiç aksatmaksızın New York'ta yapılan Türk yürüyüşüne katılarak büyük bir Türk Bayrağı taşıyan Taşçı, mektuplarını, üzerinde 'Bana Türk dostu derler' yazısı bulunan bir mühürle imzalıyor. New York'un Queens semtinde bulunan evini Topkapı Sarayı'nın minyatürü şeklinde inşa eden Taşçı, bu evi yine Osmanlı esintileri taşıyan sayısız eşyayla süsledi. Taşçı, paha biçilmez Türk sanat eserleri koleksiyonlarının yanı sıra geniş bir Türkçe taş plak koleksiyonuna da sahip bulunuyor. Bugüne kadar Ermeni iddialarına karşı, bu iddialara destek veren Amerikalı politikacı, bilim adamı, şirket, medya organı, öğretmen ve din adamlarına binlerce mektup yazan Taşçı, 1960'lardan bu yana New York'ta ve Washington'da görev yapan tüm Türk diplomatları tarafından saygı gösterilen bir isim. 40 yılı aşkın bir süredir Mary Taşçı ile evli olan Taşçı'nın çocuğu bulunmuyor. Yakınlarına daima, 'Benim ailem 70 milyonluk Türk milletidir' diyen Taşçı'nın, vefatı durumunda Türk bayrağına sarılı olarak Türkiye'de defnedilmeyi vasiyet ettiği belirtiliyor. TADF yetkililerinin, eşinin de rıza gösterdiği bu vasiyeti gerçekleştirmek için gerek Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu, gerekse Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimde bulunduğu ifade ediliyor. Taşçı'nın vasiyetleri arasında, sayısız Türk sanat eserinin yer aldığı evinin bir Türk tarafından müze olarak korunması da bulunuyor. Türk dostu Taşçı, son olarak, 'Bana Türk Dostu Derler-Ermeni İddiaları, Gerçek Söylenmeli' adıyla, Ermeni soykırım iddialarına cevap teşkil eden bir kitap yazmıştı. Baskısı tamamlanan kitabın gelecek günlerde piyasaya çıkması bekleniyor.
EDWART TAŞÇI BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞAN HER TÜRLÜ ZİHNİYETE EN GÜZEL CEVAPTIR. TÜM ÖMRÜNÜ VATANI VE MİLLETİ İÇİN HARCAMIŞ EN BÜYÜK MİLLİYETÇİLERDEN BİRİDİR. O HOŞGÖRÜ VE DEV KÜLTÜRÜMÜZÜN EVLADIDIR. AL BAYRAĞIMIZ ONU ŞEFKATLE SARACAK VE TÜRK, KÜRT, LAZ, ÇERKEZ, TATAR ALEVİ SÜNNİ ŞEHİTLERİN KANIYLA SULANMIŞ VATAN TOPRAĞINDA ŞEREFLE YERİNİ ALACAKTIR.
........... devamı >>
 
Aynur Baydar
    
    
    

526  

SILA-İ RAHİM

Bir Temmuz akşamıydı,
hava sıcak mı sıcak.
Bir an sıkıldım,
cinnet! dedim.
Sebebini aradım,
gurbet! dedim.
Sıla aklıma düştü,
hasret yadıma düştü.
İstanbul keşmekeş,
cinnet ikiye çıktı.
Bereket,
havada yok trafik,
günlük ve güneşlikti.
Çare yok,
Çıktım yola.
ta Erzincan da verdim mola.
Hatıralar canlandı,
gönül heyecanlandı.
Bağlar meyveye durmuş,
her taraf güle doymuş.
Heyhat ne tanıyan,
ne bilen.
Erzincan yaban olmuş.
Yolcu yolunda gerek,
yeniden çıktım yola,
Bismillah diyerek…
Vardım Erzurum’a
Saat oniki otuz,
Hava sıcak,biraz toz
Palandöken efkarlı,
Başı dumanlı ve karlı.
........... devamı >>
 
Mukim İşbilir
    
    

527  

İLHAM PERİSİ -11-

Biliyormusun...
Sen güneşim oldun..
Dünyamı aydınlattın..
Oksijen oldun...
Nefes alamıyan..
Yorgun yüreğime..
Bir canım vardı...
Bir can daha kattın...
Gecelerim kördü..
Gecelerim sensizdi....
Gecelerim sessizdi..
Bana verdiğin sevgiyle...
İnan ki bir tanem....
Gecelerime ilaç gibi geldin..
Pırıl pırıl şimdi..
Oturup şiirler yazıyorum..
İçinde hep sen olan...
Renga renk..
Resimler çiziyorum..
Bazen bultlarda..
Bazen dağlarda...
Bazende..
Denizdeki dalgalarda..
Biliyormusun yüreğim...
Cıvıl cıvıl şimdi..
Seninle dolu...
Alıyorum gitarı elime...
Her dokunuşumda tellerine...
........... devamı >>
 
Bilal Geniş
    
    

528  

GÜNEŞ,GÜNEŞ,GÜNEŞ,...

..........Yaşama bir bakıyorum.Ana kaynak nedir,diye.Dünya'nın Güneş'ten kopmuş bir parça olduğu hep iddia edildi.Daha sonraları ayrı bir oluşumdur da,denildi. Güneş'in hiç olmadığını düşünsek...Dünya kendi başına varlıkları ile hiç bir şey ifade etmiyor canlılık için...Kendi başına kendini taşır.Gecesi ve gündüzü olmadan yine dönüp durabilir,belki. Elbet Dünya buz gibi olacak
tı.
.........Bilimin hemen her dalından 50 gram nasiplendiğimi düşünüyorum.Bu elli gram tabiki mecazi.İnsan her şeyi bilemez. Ama birazcık fikri olabilir. Ev reni insanlar beyinlerinde canlandırıp uzam kavramıyla anlayabilirler. Evren gerçektir. Ama gerçekliğini gezip görmediğimiz için(Bunun mümkünatı da olmadığı için...) evren beynimizin içinde bir uzantıdır,derim. Buradan tekrar Dünya'ya ve Güneş'e dönelim:
Şimdi Güneş'i bir an ışıksız ve enerjisiz sayalım.Devasa bir gezegen. Isı ve ışık ışınları yok.Dolayısıyla kendisinden hiç bir şey eksilmiyor çevresine ve de Dünya'ya da hiç bir şey göndermiyor.Dünya buz gibi soğuk.İçinde mag ma yer değiştirip arada bir depremler olsa, metan gazı çıkarsa yanardağlar arada bir faaliyete geçse, yeraltında kömür ve petrol olsa ne yazar.Ki pet rolle kömürün de yeraltında kalmış orman ya da devasa canlıların milyonlar ca yıl kalmasıyla oluştuğunu okumuştuk. Yani petrol ve kömür,doğalgaz gibi fosil yakıtlar,güneş sayesinde oluşmuştur.Oksijene gelince onu da yeşil bitkiler üretmiştir.Güneş olmayınca yeşil bitkiler olmayacak, yeşil bitkilerin de olmayışı oksijenin olmayışı demektir.
..........Yağmurlar yağmazsa akarsular ve yeraltı suları olmayacak, akarsular olmazsa barajlar,barajlar olmayınca elektirik,elektrik olmayınca akü ve akü ve pil olmayınca da bazı aletler,araçlardaki marş motorları çalışmaya cak; Marş motorları da çalışmayınca tüm motorlar çalışmayacak.Devasa elektrik motorları ise hiç çalışmayacak.Diğer taraftan oksijen olmadığı için yediği miz besinler vücudumuzda enerjiye dönüşemeyecek,ne beynimiz,ne kalbi miz ne de diğer oraganlarımız çalışmayacak.Vücudumuzdaki bir buçuk voltluk elektrik de olmayacak...
..........Nereye gitsek Güneş'ten kurtuluş yok.Güneş var hayat var,Güneş yok
hayat yok.Şu klavyenin tuşlarına bastığım parmaklarımın enerjisi de Güneş'in özbe öz malı.Ne büyük nimettir Güneş bir bilsek...O varsa yaşam var, o yoksa yaşam yok.Gezegenlerde dönme enerjisi var.Belki bu bizim Güneş Sistemimizde Güneşimiz sayesinde,başka Güneş sistemlerinde de kendi güneşlerinden elde ediliyordur,kimbilir. Her güneş(Yıldız) döndükçe çekim alanlarındaki gezegenleri de etkiliyor,döndürüyorlardır.Ancak ısı ve ışık ışınları
Dünya'daki canlılığı sağlıyor.Isı ve ışık ışınlarının Dünya'ya sağladığı bir im kan...Burada şu da akla gelebilir Dünya'nın diğer gezegenlerden bir ayır dedici özelliği vardır. Olmazsa tek başına Güneş canlılığı sağlıyorsa diğer gezegenlerde niye sağlamıyor,diyorsunuzdur.Elbette Dünya'nın kendine öz günlüğü vardır. Yine de Dünya'daki canlılığın Güneşten sağlandığını,Güneşin
enerji konusunda tek olduğunu sanıyorum,Dünya ile karşılaştırdığımda...
Dostlarıma Sevgilerle
Delta S X
19.11.2007
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


04.12.2008 22:57:44

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim