Mutluluğun Dört Hali Ne mutlu inleyen kalbe, hisseden öze
Ne mutlu kızaran yüze, ağlayan göze.
En mutlu olduğum an, ağladığım andır.(E.Y.)
*
Dostlardan gelenler:
Rabbim karayı değil renklileri bağlatsın,
Seni kederden değil, mutluluktan ağlatsın........(İrfan Yılmaz)
Teşekkürler Sayın Yılmaz. Teşekkürler Kızıl Gülün müellifi ve renklerin mütehassısı. Teşekkürler asrın Levnîsi. Dualarımız müşterektir.
*
Ağlayın ki yıkansın suya hasret benizler
Ağlayın ki yükselsin kifayetsiz denizler............(E.Yalbuz)
*
Gülümse çatma kaşını çatana inat
Gülümse ayna misali gülsün kâinat...............(Ümran Tokmak)
Teşekkürler Büyükanne. Annelik şefkati tebessümü gerektirir. Kâinatın yaratılışı da, ayakta durması da sevgi iledir. Ancak gülmek, gören gözün hakkıdır. Bu anlamlı beyit için tebrikler ve teşekkürler. Çok beğendim. Sayfayı dolduracak bir beyit. Aliterasyon sanatı barındıran tunç kafiyeli örnek bir beyit.
*
Birikir her kem bakış, göze barikat olur
Gözyaşı gözü yıkar, esma hakikat olur..................(E.Yalbuz)
*
Gözlerim utanmadan ağlayan gözü özler
Gözyaşların yanarken, gözüm özünü gözler……(Nuray Alper)
Teşekkürler Sayın Alper. Bir mısra veya bir beyit de şairin büyüklüğünü ispata kâfidir. Merhum Akif de: Utandım ağlayarak, ağladım utanmayarak buyurmuştu. Demek ki her söz kendi katmanındaki ile örtüşüyor. Ve kaleminiz yükseklere yakışıyor. Tebrikler ve teşekkürler.
*
Kelimesiz ve harfsiz dildir gözyaşı,
Eli boş dönmeyen eldir gözyaşı..........................(E. Yalbuz)
*
Hakikatlı gözyaşı gönülden göze taşır
Ona râm olan gönül, yaşla Ona ulaşır......(Y.Ziya Karahasanoğlu)
Demek ki yaşlar; yol bağlamaz, yol açarmış. Cehennemin gayzını söndüren o bir damla yaş, ne mübarektir. Seher vakitlerinde yalnız Onun için akıtılan ve yalnız Onun gördüğü yaş... Ak ve şahidimiz ol. Saygılar ilminize, tebrikler kaleminize Sayın Karahasanoğlu.
*
Cennet seyre gelir bir damla inse
Gönüller taşa döner gözyaşı dinse.....................(E.Yalbuz)
*
Ne dendi mutluluk için, ne dendi söyle,
O gönlün duasız ise, dur mutsuz öyle.............(Çağlar Karataş)
Sayın Çağlar Öğretmenim Âşık Seferî mahlasını almış. Çok beğendim. Çok da yakışmış. Âşık ağzı ile ne de güzel söylemişsiniz. Doğrudur efendim. Bir ağaç bile zikirden kesilirse, kesilir. Özlemiştim. Çok teşekkür.
*
Bir pınar ki kurumuş; sittin sene kim özler
Ancak anlayabilir, ağlayabilen gözler.............(Gençosman Denizci)
Pınar / göz benzetmesi çok hoşuma gider. Çağlamaları bolluk bereket ve rahmetin, kurumaları; ölümün, ruhsuzluğun, akametin ifadesi. Çok teşekkür Sevgili Denizci. (beytinizden mülhem)
*
Pınarsız bir belde, yangın çölüdür
Gözlerde yaş yoksa, ruhlar ölüdür..................(E.Yalbuz)
*
Ne mutlu o pak gönül’e, hamd eden dile
Ne mutlu sabreden hale, zikreden dile.........(Âşık Gürkani)
Eyvallah usta. Halık-i Zül-Celale yâr olasın. İki cihanda bahtiyar olasın. Sağ olsun seni seven eşin dostun. Sazınla ve sözünle var olasın.
*
Huzurun anahtarı; sebat, ihlas ve şükür,
Nefsini dizginleyip melun şeytana tükür.........(Fesih Aktaş)
Rabbim ilham etti, dostlar ikram etti. Sayfamız, mübarek bir risaleye dönüştü. Çok teşekkür Sevgili Aktaş. |
| |
Ekrem Yalbuz |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Mutluluğun Dört Hali adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
|
|
Şiire bağlı ses, video ve resim dosyaları:
RESIM (JPG) Dosya Boyutu: 17kByte
 |
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|