Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

MUTA Konulu Şiirler - muta Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "muta" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "muta" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. muta Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3

 
    

17  

VATANDAŞ NE YAPSIN?

Vatandaşlar her bir soruyu, milli eğitim bakanlığına soruyorlarmış' diyor manşetler. Milletin bireyleri neyi, kime, ne şekilde, hangi vakitte soracağını henüz öğrenememişler. Vatandaşlar mı suçlu, öğretim kurumlarımı suçlu, hala anlayamadım! '




Milletin efradı, milliyetinden dışlandı!
Vatandaşlara, dini yaşatılmadı!
Devlet yönetiminden dışlandı?
Efrada hizmet değil, vaziyet edilir dendi!
Her bir kurumda, kuyruklarda bekletildi!
Mehmetçik dendi, anası kapı dışarı edildi!
Sütçü imam ünvanı verildi!
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    
    

18  

TEBAA NAZARIYLA HALİMİZ!

Milletin efradı,
Milliyetinden dışlandı!
Vatandaşlara hissiyatı akidesi yaşatılmadı!

Bizzat
Devlet yönetiminden dışlandı?
Efrada hizmet değil, vaziyet edilir dendi!

Her kurumda,
Kuyruklarda bekletildi!
Mehmetçik dendi, anası kapı dışarı edildi!

Kime
Sütçü imam ünvanı verildi!
Mücahidelerimizin, tesettürüne leke sürüldü!

Softalık
Peygamber sünneti dendi sakala!
Yeşilçam’da, yıllarca çemberle maskelendi!
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

19  

BABA GURGUR

Ey eski imâm, eski ocak, hân Babagurgur
Ey şehrimize şa'şa'a-i efşân Babagurgur
Ey kutlu ziyâretgehimiz cân Babagurgur
Var müşkülümüz eyle sen asân Babagurgur

Kerkük'te bizim bir babamız bir dedemiz var
Zengin baba yoksul dedemiz gamzedemiz var
Bir pîr-i mugân bir de 'aceb mey-kedemiz var
Gayri mey içer biz kuru sekrân Babagurgur

Ey kenz-i zeheb mürşid-i erbâb-ı mehâret
Ettik seni biz hayli zaman canla ziyâret
Gösternıe de ağyâre bugün keşf i kerâmet
Hemşehrini de gözle ki bir an Babagurgur
........... devamı >>
 
Hicri Dede
    
    
    

20  

BETER OL NAZIM BETER / SÖZ MİLLETİN ARTIK YETER

NAZIM’A SİTEM

Kimse vatan haini değil artık Nazım
Yarını öngörmek senin nene lazım
İçtiğin su,
Yediğin ekmek değil artık vatan.
Çıktı artık soluduğun hava,
Uğruna öldüğün toprak;
Vatan olmaktan.

Vatan cebindeki para
Vatan sattığın fabrika
Kazık atmayı bilmektir
Fakire fukaraya

eşe dosta yâre

Arsıza hırsıza namussuza
Küfretmek,
Yüzüne tükürmek değil;
Haspaya kahpeye,
Sülüğe sömürüye
Tahammül etmektir vatan.
........... devamı >>
 
Mahmut Nazik
    
    

21  

YUKARI TIRTAR




çalı çokaştırılmış sobanın etrafına
kürklerini omuzlarına atmış bir-kaç kişi

kapıdan her giren selam verir onlara
“-aleyküm-selam, merhaba, “
“-merhaba,”
“-merhaba,”
“-merhaba...”

her masada ayrı muhabbet,
konuşmalar argolu
konken oynayanlarda hiddet
ve seyredenler oyunu

“dinleyen yok” ya,
radyo kapattırılır
köyde kaç adam varsa
yavaş yavaş toplanır
veterinerin ava gittiği en aktüel haber
'Derviş'in yanına gelmiş' diyor
kahvede müdavimler
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    
    

22  

YUKARI TIRTAR / KÖY KAHVESİ

Köy Kahvesi

çocukluğumda bu köy
böyle tenha değildi
kimi sorsam Koca Hüseyin
'epeydir gelmez' dedi.

kimin pazarda,
kimin ovada olduğunu
bir bir sıraladı,
Aşçı Ali'nin oğlu

bütün ayak izleri sundurma
bir kahveye odaklanmış
bu karda kışta gidecek yer,
yapacak iş mi? varmış.

pencereden süzülen loş ışıkta
yükselen kör sigara dumanı,
acı tütün kokusu
ve burcu burcu demli çay buğusu
eskimiş afişler duvarlarda
yerler masa-sandalyeler çamurlu
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

23  

TAADDÜD..

TAADDÜD’İ ZEVCAT VE AŞK’I MEMNÜ

Evlilik müessese olarak ilk insanla beraber başlayan bir kurumdur.Allah insanı birbirine ilgi duyan ve birbirini tamamlayan iki ayrı cins olarak yaratmış ve bu iki cins arasındaki ilişkiyi nikah olarak addedilen bir akitle meşru zemine oturtmuştur.Bu kurum sadece iki cinsin şahsi ilişkisinden ibaret olmayıp boşanma (talak) ,miras intikali,nafaka,nesep tespiti,akrabalık ve sıhriyet bağı gibi bir dizi şahsi ve toplumsal muameleyi beraberinde getirir.Tarih boyunca bu meşru ilişki biçiminden sapmak suretiyle farklı saplantılara yönelen toplumlar olagelmiştir.Kadının sömürüldüğü ve cinsel istismar konusu edildiği bu toplumlar neticede sağlıklı nesillerin oluşmaması sebebiyle tarihten silinip gitmişlerdir.Değişik tarihi ve toplumsal sebeplerle evlilik müessesesi toplumlarda değişik biçimlerde ortaya çıkabilmektedir uzun süren savaşlar ve hakimiyet kavgaları,göçler ve zor koşullar sebebiyle güce dayalı üstünlüğün öne çıkması ve yaradılışı erkeği kadına hakim duruma getirmiştir.Bu gücü elinde bulunduran erkek doğal olarak evlilik ilişkisi ve hakimiyeti noktasında da inisiyatifi elinde bulunduran taraf konumundadır.Biyolojik tabiatı itibari ile daha erken yaşlanan ve yıpranan taraf olarak kadın muhtemel rakiplerine(kuma) fırsat tanımakta ve bu çoğu zaman isteği dışında gerçekleşmektedir. Bazen da uzun süren savaşlar ve afetlerde yok olan erkek nüfusun koruması altındaki kadınları sahipsiz bırakması bir erkeğin birden çok kadınla ilişkisine zemin oluşturmaktadır,dolayısı ile genelde toplumlar erkeklerin Poligam (çok eşli) olması neticesini doğurmaktadır.Bu ve bunun benzeri sebeplerle insanlığın başlangıcından beri yaşanmakta olan çok eşlilik konusuna İslam’ın duyarsız kalması düşünülemez elbette çünkü İslam hayattan ve realiteden kopuk salt bir felsefi nazariye değildir.O muhatap aldığı insanı ve toplumu bazen toptan bir radikal değişime uğratırken bazen de onun davranışlarındaki aşırılıkları meşru zemine çekmekte ve ıslah etmektedir.Taaddüd-i Zevcat dediğimiz çok nikahlılık bu ıslah ve dönüştürme çabası ve olağan dışı durumlara çözüm kapsamında ele alınması gereken İslam’ın bu tarihi gerçeğe müdahalesidir.Bu vakıayı anlamamızda çok evliliğin tarihi toplumsal sürecini incelememizin katkısı olacağını düşünmekteyiz.Geçmiş medeniyetlerde çok evlilik şöyle idi:
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

24  

MECNUN’UN KORKAKLIĞI-LEYLA’NIN YÜCELİĞİ-LEYLA İLE MECNUN HİKÂYESİNE BİR BAŞKA AÇIDAN BAKMAK

LEYLA İLE MECNUN HİKÂYESİNE BAŞKA BİR AÇIDAN BAKMAK
—MECNUN’UN KORKAKLIĞI-LEYLA’NIN YÜCELİĞİ-

Mecnûn oda yandı şu'le-i âh ile pâk
Vâmık suya batdı eşkden oldı helak
Ferhâd hevesle yile virdi ömrin
Hâk oldılar anlar menem imdi ol hâk


(Mecnun, ah alevi ile yandı ateşlerde tertemiz. Vamık, gözyaşından sularda yok oldu.
Ferhat, idtekle ömrünü yellere verdi.
Onlar toprak oldular, şimdi o toprak benim.)
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3


??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


10.01.2009 03:50:14

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim