Antoloji.com

Monna Rosa Şiiri - Sezai Karakoç

Şiir
Antoloji.com Şiir Kitap c Nedir? c Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
Şair Sezai Karakoç Sezai Karakoç Popülerlik=5/5
Bu nedir? 
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Kitaplar  Zevkler 
 << Önceki ŞiirSezai Karakoç ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Monna Rosa

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben öteliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
 

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Bayram, Kadın, Yağmur, Güneş, Gurur

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Monna Rosa adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
9.2 10
(1287 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

 << Önceki ŞiirSezai Karakoç ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Monna Rosa Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Eren Buğdaycı: Zaman ne de çabuk geçiyor mona..

4 person liked.
0 person did not like.
Alper Alp 3: ŞAİR Sezai Karakoç’un meşhur "Mona Roza" şiirinde, Türk edebiyatının en mahrem akrostişi gizlidir. Şiirin her kıtasının başındaki harfleri yan yana getirdiğinizde "Muazzez Akkayam" çıkar. Karakoç, 1950’de Mülkiye’de öğrenciyken yazmıştır bu şiiri. Ancak 2002 yılına kadar hiç yayınlamamıştır. Buna karşın tam 50 yıl kuşaktan kuşağa aktarılmıştır bu etkileyici şiir. 60’larda daktiloyla, 70’lerde teksirle, 80’lerde fotokopiyle çoğaltılmıştır. Bu efsane şiir, bir aşk acısının yürek burkan sesidir. Şöyle başlar: "Mona Roza siyah güller ak güller / Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak / Kanadı kırık kuş merhamet ister / Ah senin yüzünden kana batacak / Mona roza siyah güller ak güller." * * * Ketumluğu, vakarı, onuruna düşkünlüğü, içe kapanıklığı, aşırı kırılganlığı ve küskün bir çiçek oluşuyla tanınan Sezai Karakoç’un, tam 50 yıl Muazzez Akkaya hakkında tek bir kelime etmesi tabii ki beklenemezdi. Herhangi bir babayiğidin de Muazzez Akkaya konusunu Sezai Karakoç’a sormaya cüret etmesi de düşünülemezdi. Bundan dolayı Muazzez Akkaya, Türk edebiyatının bir büyük gizi olarak kaldı. Giz devam ettikçe de, efsane üretmeye meyilli tipler girdi devreye. Neler neler anlatılmadı ki... En meşhur hikáye şudur: Güya Sezai Karakoç, Mülkiye’de okuyan Muazzez Akkaya’ya aşkını itiraf etmiş ama karşılık bulamamış, bunun üzerine "Mona Roza" şiirini yazmış, şiiri okuyan Muazzez Akkaya intihar etmiş. Bu rivayet, "Sezai Karakoç da bu nedenle hiç evlenmemeyi tercih etmiş" diye bitiyor. * * * Dikkat! Dikkat! Edebiyatımızın büyük sırrı çözüldü. Nasıl mı? Anlatayım: Bundan bir süre önce bir yazımda Sezai Karakoç’un "Mona Roza" şiirine ve Muazzez Akkaya’ya şöyle bir değinmiştim. O yazının yayınlanmasının ardından New York’tan bir e-posta aldım. Şunlar yazılıydı e-postada... "Selam Ahmet Bey... Ben New York’ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya’nın kızıyım. Yazınız ailecek çok hoşumuza gitti. Annemin adını yazınızda geçirdiğiniz için çok teşekkürler. Ayşe." Okuyunca "Vay be" diye haykırdım. Muazzez Akkaya’nın izini bulmuştum. Hemen bir yanıt yazdım: "Lütfen anneniz hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?" Yanıt şöyleydi: "Annem Mülkiye’de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç’un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor: Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı’nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik." * * * Muazzez Hanım’ın Mülkiye’de okurken "pingpong şampiyonu" olduğunu öğrenince... Hemen aklıma Sezai Karakoç’un "Ping-Pong Masası" adlı başka bir şiiri geldi. Şiiri bulup okudum... Şu dizelere dikkat kesildim: "Ha Sezai ha ping-pong masası / Ha ping-pong masası ha boş tüfek / Bir el işareti eyvallah ve tak tak / Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi / Ne kadar güzel ne kadar sıcak / Tak tak tak tak tak." Gözümün önüne şöyle bir görüntü geldi: Ezik ama onurlu Ergani çocuğu Sezai, uzak bir köşeden Muazzez’in pingpong oynamasını izlemektedir. Muazzez topa şımarık bir edayla vurdukça "Ha Sezai ha ping-pong masası" diye içlenmektedir. Ne dokunaklı değil mi? * * * Hadi girin internete ve bu çok eski devirlere aitmiş gibi gözüken dokunaklı aşka nüfuz etmek için "Mona Roza" şiirini bulup okuyun. 50 yıllık büyük gizin aydınlanmasının hatırına... Bir parça kederlenip aşka olan imanınızı tazeleyin. Okuyun ve içinizi ısıtın: "Yağmurlardan sonra büyürmüş başak / Meyveler sabırla olgunlaşırmış / Bir gün gözlerimin ta içine bak / Anlarsın ölüler niçin yaşarmış / Yağmurlardan sonra büyürmüş başak."

16 person liked.
4 person did not like.
Nuri İmre: Doğrusunu ben hep roza olarak bilmişimdir. buradan gördüğüm kadarıyla rosa'ymış. inanılmaz bir aşk, lezzetine doyulmaz bir şiir. bir de hikayesi bilindiğinde verdiği haz inanılmaz oluyor. eline tutuşturdukları davetiye de Muazzez Akkaya'nın, yani sevdiğinin ismini görünce neye uğradığını şaşırıyor. Tabii düğün günü çıktığı yüksekçe bir yerden doğaçlama olarak başlıyor okumaya ki o anlam, o hitap, o içtenlik, bütün davetlileri kilitliyor olduğu yere. bana kalırsa Cahit Zarifoğlu'nun yada her gerçek aşk erbabının aşkı ile büyük benzerlik gösteren bir aşk. tartışılabilir tabii ki ama o dünyevi sevdanın ardında daha başka, daha büyük, daha ilahi bir aşk var. bu insanların içinde beslediği aşkın patlaması da böylesine bir şiirle inanılmaz bir şiddetle patlayabilir ancak. yüreğine sağlık diyorum. günümüzün aşkları, bir kırmızı gülün tomurcuklaşmasından son yaprağını döktüğü ana kadar bile sürmüyor. sevgiliye sunulan çiçek, ertesi gün kimsenin dikkatini bile çekmiyor. öyle yerlerde öyle ahlar çekmiş ki Karakoç, her çektiği 'ahhh' okuyucuların yüreklerine birer ok gibi saplanıyor.

18 person liked.
2 person did not like.
yalinca: şiiri sevmeye devam, çünkü bize iyi gelmeye devam ediyor , üstadım yüreğine -emeğine sağlık. saygımla kaçtım...

8 person liked.
8 person did not like.
Doğa Fendi: Üstad döktürmüş, tam Top 100 listesine yakışan bir şiir..

16 person liked.
13 person did not like.
Kenan Atlak: Her dinlediğimde etkilendiğim özel bir şiir... Bana neleri ve kimleri hatırlatıyor bir bilseniz.

42 person liked.
15 person did not like.
İbrahim Bağmancı: defalarca okudum her okuduğumda daha çok sevdim..

38 person liked.
19 person did not like.
*GÜLBAZ* Uğur Benek: Acayip bir şiir... Hikayesini çok okuduk. Sonra bir ara röportajda bu hikayeyi reddetti şair. Vardır bir hikmeti. Usta yazmış, biz okuduk yıllarca.

37 person liked.
22 person did not like.
erolan69: Cemal Süreya ve Sezai Karakoç üniversitede sınıf arkadaşıdır..Ve sınıflarında 'Muazzez Akkaya' isminde bir de kız varmış..İkisi de bu kızı gizliden gizliye severlermiş..Sınıfta gün boyu aynı kıza duydukları ilgiyi birbirlerine anlatırlarmış..Hatta Muazzez'e yazdıkları şiirleri birbirlerine okurlarmış..Sonra bu aşk, zamanla kızışmış ve birbirlerine 'ben elde ederim, sen edersin' derken 'kim elde edecek?' diye iddiaya tutuşmuşlar..Kaybeden büyük bir bedel ödeyecek demişler..Ve bu bedel ömrü boyunca üzerinde kalacak..Bedene fiziksel bir zarar olmayacak diye de karar kılmışlar..Ve sonunda adını değiştirmeye gelmiş olay.. Cemal Sürey(y)a kazanırsa ;Sezai Karakoç'un soyadı 'Karkoç' olacak.. Sezai Karakoç Kazanırsa ; CemaL Süreyya'nın soyadı 'Süreya' olacak. ve tabi tahmin ettiğiniz gibi kızı Sezai Karakoç elde eder ve onunla çıkmaya başlar..Cemal Süreya da gidip tek 'Y' harfini attırır soyadından.. İşte Süreyya'dan Süreya'ya geçiş dönemi böyle olmuştur.. Peki sonrasında ne oldu diye merak ediyor musunuz? Muazzez Akkaya bir iddia sonucu Sezai Karakoç'un kendisi ile çıktığını öğrenir..Biraz da sorunları olan Muazzez bunu kaldıramamış, okulu bıramış ve memleketi oLan Geyve'ye gitmiştir.. Sezai Karakoç bu duruma çok üzülür ve Muazzez Akkaya'ya ithafen Mona Rosa'yı yazar.. Şair Karakoç,1950 yılında Mülkiye'de öğrenci iken yazmıştır bu şiiri..Ancak 2002 yılına kadar yayımlanmamıştır... 'Mona Roza' Türk edebiyatının en mahrem akrostiş şiiridir..Şiirin her kıtasının baş harfine bakar mısınız... Şehir efanesi olabilir ama Mona Rosa'daki akrostiş bunu ispatlar nitelikte

75 person liked.
28 person did not like.
Nisan Rüzgarı: bir kere daha bir sezai okudum,

21 person liked.
27 person did not like.
Asi Nehir: Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister. Ah senin yüzünden kana batacak. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller...

55 person liked.
40 person did not like.
Ali Çoban: Türk edebiyatına yanlışlıkla gelmiş bir şiirdir. böylesini bir daha ne sezai*, ne de herhangi birimiz yazabilir..

89 person liked.
51 person did not like.
Buğrahan Çelik: Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur...

50 person liked.
38 person did not like.
Helbesteké Benavîm: Açma pencereni perdeleri çek, Mona Rosa seni görmemeliyim. Bir bakışın ölmem için yetecek. Anla Mona Rosa ben öteliyim. Açma pencereni perdeleri çek.çok güzel bir şiir...

51 person liked.
36 person did not like.
Yasin Hayal 1: Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi, Bende çıkar güneş aydınlığına. Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi. Seni hatırlatır her zaman bana. Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi. harika bir şair harika bir şiir ...

32 person liked.
32 person did not like.
Murat Yumuşakkaya: şerh edilmesi gereken harika bir şiir. her okuduğum da farklı anlıyorum.

16 person liked.
25 person did not like.
Dilara Poem: Yağmurlardan sonra büyürmüş başak, Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış. Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

22 person liked.
19 person did not like.
Dilara Poem: Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur. Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

17 person liked.
16 person did not like.
Dilara Poem: Açma pencereni perdeleri çek, Mona Rosa seni görmemeliyim. Bir bakışın ölmem için yetecek. Anla Mona Rosa ben öteliyim. Açma pencereni perdeleri çek.

17 person liked.
14 person did not like.
metinaykut: s1. kıta: siyah güller ak güller-geceler ve gündüzler. geyvenin gülleri, gece gördüğümüz rüyalar,hayaller. dünya hayatı bir rüya gibi, dünya üzerinde gündüz seyrettiklerimiz yine düştür, dünya beyaz bir yatak. kanadı kırık kuş, umudunu yitirmiş şair gibi çaresizdir. kana batması, buluşmamasına hasretin derin acısı.

19 person liked.
14 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 268 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Yusuf Ceylan
Rıdvan Tulum
Habibe Sevinç
Hüdayi Azbay
Hasan Bozok
Bünyamin Çanakçı
Hatice Öksüz
Naime Erlaçin
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Yalnızlık... (Cemal Safi)
www.cicekci.com

 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Aşka Nifak? (Naşide Göktürk)


  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2015. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Monna Rosa Şiiri - Sezai Karakoç

Antoloji.com
01.07.2015 15:44:55  #.239#
[119]
  » Şiir  » Kitap  » Nedir  » Gruplar  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim     » Çiçek Siparişi  
[Hata Bildir]

#119 ##129