Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

MIKTAR Konulu Şiirler - miktar Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "miktar" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "miktar" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. miktar Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

TACİKİSTAN DENİLİNCE (SEYEHATNAME)

TACİKİSTAN DENİLİNCE


Ard arda sıralanmış dağlara karlar yağmış yine
Güneş bulutların arkasına saklanmış düşlerimiz gibi.

İşyerinde harıl harıl çalışırken cep telefonum çaldı. Konuşurken ağzından cümleciklerin gülerek döküldüğü bir güzel insan hepimizin tanıdığı Hüseyin Oruç telefonda Kurban Organizasyonunda gideceğim yeri Tacikistan deyince zihnimin bir yerlerinde bir takım simgeler canlandı ve dudaklarıma tatlı bir tebessüm iniverdi. Hemen başkent Duşanbe aklıma geldi. Sonra Buhara, Semerkand ve eski dostum Halit.
........... devamı >>
 
Hacı Ali Aydın
    
    
    

314  

BABA

İstinye ‘li Haydar Bey bir şirkette müdürdü,
Görevini yıllarca paşa paşa sürdürdü.
O candan hizmet etti, korudu şirket onu,
Böylece sürüp gitti hayat-memat oyunu.
Evlenmişti Haydar Bey, üç çocuk sahibiydi,
Maddiyat bakımından hali-vakti iyiydi.
Çocuklar okuyordu ilk, orta ve lisede,
Aile çok mutluydu eller çekemese de.
Karısı Aynur Hanım tek kızıydı bir evin,
Haddi-hesabı yoktu bu kızı isteyenin.
Nicesini teperek gelmişti Haydar Bey ‘e,
Evet-mevet demişti onunla evlenmeye.
Bu iki iyi insan iyi bir ev kurdular,
Yıllar yılı birlikte çok mutlu oturdular.
Adam iyi bir adam, kadın güzel, namuslu,
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

315  

DİLSİZLERİN DESTANI /2-B

9


Dışarısı oğlanlara serbest
kızlara yasaktı,
Bir gece evden kaçtım
ve bir daha dönemedim geriye.
........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    
    

316  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 8)

Hazırlıklarımızı yaptık, sabah erkenden yola çıkacaktık, anneme gelişmeler nasıl, hocamla konuştunuz mu, kızın tavrı hangi yöndeymiş,konuşa bildiniz mi dedim.
Annem evet oğlum, hocayla konuştuk dedi, ama annem üzgündü, peki sonuç ne oldu, anlat dinleyelim dedim.
Kız konuşurken dinliyor, tebessüm ediyor, çekip gitmiyor, onun için gönlü var sanıyorum, fakat o evde her şey hocadan bitermiş, hoca ne derse, aynen uygulanırmış dedi.
Tamam zaten öyle olması gerekmiyor mu,peki babası ne diyor deyince,hoca diyor ki, kızımı verecek olsam Mustafa dan daha iyisine verecek değilim.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

317  

ÇİFT SIRLI AYNA (MANZUM HİKAYE)

Evvel zaman içinde, genç bir bey oğlu vardı
Çok büyük bir şehirde, bir başına yaşardı
Bir miktar dünyalığı kendine yeter gördü
Yalnızlık tek yoldaşı, onunla yaşıyordu
Felek bir adım önde kurarken tezgâhını
O kendi ikliminde gönlünün aynasını
Hayallere nakş edip, seyrine dalıyordu
Günler hep böyle gelip, böylece gidiyordu

Nerden geldiyse bir gün, bir sıkıntı içine
Çıkıp biraz evinden gezerken öylesine
Pazar yerine vardı, gönülsüzce bir ona
Bir bu eşyaya baktı. Bir esnaf genç kızına
Bir şeyler söylüyordu. Dikkat kesildi birden
“Gülce kızım sen evden, o aynayı getirsen
Ona yüz akçe veren, bir müşterim var şimdi
........... devamı >>
 
Mustafa Nadi Taşçıoğlu
    
    
    

318  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 2)

Davacı olan fakat, benim tanımadığım öğrenciler şikayetlerini dile getirip,polise yazdırdılar, üçü birden rapor almak için hasta haneye koştular.
Bana bir şeyler sordular,cevap verdim dinlediler,yazdılar fakat ne yazdılar bilmiyorum okuma fırsatını vermeden hemen imzalamamı söylediler,imzaladım.
Yarın mahkemeye götürülmek üzere,saat 17.45 civarında mahkeme saatine kadar nezarete bekleyeceğimi söyleyerek bu gün kendilerinin misafiri olacağımı ve kalacağım mekan olarak nezareti gösterdiler,içeriye girerek üzerime kapıyı killediler.
Nezarete girdim,acayip bir koku,her taraf pislik içinde,demir parmaklıklar var, fakat camları kırık,ayaz,rüzgar,kar savruluyor,soğuk mu hat safhada.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

319  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 12)

Fakat bir demlemeye mahsus çay, defalarca kaynatılıp servis yapılıyordu, toplanan paraları kimlerin paylaştığı ve nasıl bir vicdanla harcadıklarına tercüme gerekmiyordu.
Bir ağacın altında, İbrahim isminde uyanık olduğunu zanneden, himmet dedeli olduğunu, hiç sormadan söyleyen, arkadaşla oturuyorduk.
Bu İbrahim’le tanışmamızda, benim için çok enteresan olmuştu, çarpıp azarlamıştım ve bir daha yakınımda dahi, seni görmeyeyim diyerek ikazda bulunmuştum.
Askerliğimizin ilk günlerinde, yemekhanede topluca oturuyorduk, benim yanıma yaklaştı, ön dişleri altın kaplama, göz rengi yeşile yakın, ilk aklıma gelen çalgıcı veya çingenemi olduğu idi.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

320  

MİRACİN ESRARI

Miracın Esrarı:
Mescid’i Haram’dan Mescidi Aksa’ya yapılan bu yolculuk her şeyden haberi olan, her şeyi güzel şekilde düzenleyen yüce Allah’ın yapılmasını istediği bir yolculuktur. Bütün tevhide dayalı dinlerin kutsal saydıkları yerleri birbirine bağlıyor. Baştan sona kadar Hâkka olan bu yolculuk.Allah’tan bir lütuf ve büyük bir mucizedir. O gece bekleyiş gecesidir.O gece normal bir gece değildi. Bunlar tümü ile sadece yüce Allah’ın bilgisine açık gayb konularıdır. Cenabı Hâkkın ilâhi davetçisi olan peygamberimizi s.a.v. yer ve semalar ehli beklemekte, o gece tamamen teyakkuzda, o gece mucizelerle geçti. Ezel esrar perdesi kaldırıldı. Miracı sebepler üstüdür. Dolayısıyla Onun hızı, hayalin, ışığın ve ruhun süratiyle kıyas edilemeyecek ölçüdedir. Mübarek göğsünün açılması, yıkanmasının hikmeti:
........... devamı >>
 
Ali Kılıç Kakiz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 04:18:44

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim